(5271 S. K. m. 100, 223, 226, 279, 280, 289, 299, 325) (5237 S. K. m. 53, 54, 58, 62, 63, 82) (6136 S. K. m. 13)
I-ÖN İNCELEME
Hükmün tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı, istinaf dilekçesinin tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı, hükmün istinaf incelemesine tabi hükümlerden olduğu, başvuranın istinaf istemeye yetkisi bulunduğu, başvurunun süresinde yapıldığı, CMK'nun 279/1-b maddesindeki red sebeplerinin bulunmadığı, Dairemizin yetkili olduğu hususu ön incelemede anlaşılmakla işin esasına geçilmiştir.
II-USUL İNCELEMELERİ
Yapılan yargılamada usul kurallarına ilişkin esaslı bir aykırılık bulunmadığı, hukuka aykırı delil kullanılmadığı tespit edilmiştir.
III-ESASA İLİŞKİN İNCELEME
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-İDDİANIN ÖZETİ
Maktul ve şüphelinin resmi nikahlı karı koca oldukları, tarafların Melekli beldesinde K. H. ve M. E.'a ait büyükbaş hayvanların bakım işleri ile uğraştıkları, dosya kapsamında tanık beyanı bulunan maktülün kardeşi olan K. D. D.'ın da müşteki ve şüpheli ile birlikte ikamet ettiği ve köy işlerinde kendisine yardım ettiği, olay tarihinde tanık K. D. D. ve şüpheli arasında tartışma yaşandığı, bu sebeple maktül ve şüpheli arasında da tartışma yaşandığı, tartışmanın büyüdüğü ve şüphelinin maktülü beyanına göre ince bir çubukla darp ettiği ve ikametlerinde bulunan peynir kovalarının kırıldığı, kova almak amacıyla şüphelinin ikametinden ayrıldığı ancak kova bulamadığı ve ikametine geri döndüğü, peynir kovası bulamaması nedeniyle maktül ve şüpheli arasında yeniden bir tartışma yaşandığı ve tartışmanın ardından maktülün babasının evine gitmek istediği, şüphelinin bunu kabul ettiği ancak mağdurun ortak çocuklarını götürmesine izin vermediği, bu sebeple aralarındaki tartışmanın büyüdüğü ve şüphelinin maktülü yine darp ettiği, maktülün "bana vurma, beni öldürmek istiyorsan silahı al beni öldür" dediği, şüphelinin de bunun üzerine ikametlerinde bulunan tek kırma av tüfeğini yatağın altından aldığı, mermi doldurduğu, emniyetini açtığı ve maktüle doğrulttuğu, bunun üzerine maktülün "erkeksen vurursun, sen de beyin yok ki" dediği, bunun üzerine şüphelinin maktulü av tüfeği ile vurduğu, olayın ardından maktülün Iğdır Devlet Hastanesine kaldırıldığı ancak tüm müdahalelere rağmen maktülün kurtarılamadığı ve hayatını kaybettiği,
Şüphelinin alınan savunmasında üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği,
Dosya kapsamındaki mevcut maktülün kardeşi olan tanık K. D. D.'ın tanık beyanında olayı yukarıda anlatıldığı şekliyle doğruladığı,
Maktülün annesi ve babası olan müştekiler T. ve K. D.'ın alınan ifadelerinde şüphelinin sürekli olarak kızlarını darp ettiğini, şüpheliden davacı ve şikayetçi olduklarını beyan ettikleri,
Maktül hakkında tanzim edilen adli tıp raporunda sağ hemitoraks klavikuler bölgesinde cilt, ciltaltı, kas, kemik doku parçalanmasının (doku bütünlüğü bozulan alanca akciğer dokusu parçalanmış şekilde görülen) eşlik ettiği 1 (bir) adet av tüfeği saçma tanesi giriş yarası mevcut olup, tek başına öldürücü nitelikte olduğunun, av tüfeği saçma tanesi giriş deliğinin cilt, cilt altı bulgularına göre atışın bitişiğe yakın atış mesafesinden yapılmış olduğunun, kişinin ölümünün ateşli silah saçma tanesi yaralanmasına bağlı kemik kırıklarıyla birlikte gelişen iç organ yaralanması ve kanamaya bağlı oluştuğu tıbbi kanaat bildirildiğinden bahisle;
Sanığın TCK'nun 82/1-d, 53,54, 63, CMK 325/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.(Dizi:341)
Ayrıca; olayın ardından şüpheliye ait ikamette yapılan aramalarda sol yan yüzeyinde carizma-............ çerçevesinin sağ yan yüzeyinde 31146, sağ yan yüzeyinde cal9mm ibareleri bulunan 9 mm çapında ses ve gaz fişeği ile saçma tanesi vb. maddeleri ihtiva eden özel nitelikteki fişekleri de istimal edebilen tabanca ve tabancaya ait şarjörün ele geçirildiği,
Ele geçirilen tabanca hakkında Van Jandarma Kriminal Labaratuvarı Amirliğince tanzim edilen uzmanlık raporunda ele geçirilen tabancanın 6136 sayılı yasaya göre istimale salih, memnu evsafı haiz, vahim nitelikte olmayan ateşli silahlardan olduğunun bildirildiği,
Tüm dosya kapsamındaki mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu ve Mahkemenin 2016/403 esas sırasına kayıtlı yargılama dosyası ile birlikte değerlendirilmesi ve yargılanmasının yapılması gerektiğinden bahisle 6136 Sayılı Kanun'un 13/5 maddesi delaletiyle 13/1, TCK'nun 53, 54 maddeleri uyarınca birleştirme talepli kamu davası açılmıştır.(Dizi:15)
B-SAVUNMANIN ÖZETİ
Sanık A. G. soruşturma aşamasında kollukta alınan ifadesinde; eşi ile birlikte hayvan çobanlığı ve bekçilik yaptıklarını, 05/05/2016 günü eşinin küçük kardeşi olan A.'in kendi yanlarına gelerek kendisine yardımcı olacak ve aylık 600 TL kazanacak olduğunu, 08/05/2016 günü sabah saatlerinde A.'e yaşı küçük olduğundan işleri yapamadığını ve kendisini babasına göndereceğini söylediğini, A.'in bunun üzerine kendisine kürek fırlattığını ve ablasının yanına gittiğini, bir süre sonra kendisi ahırdayken eşinin yanına geldiğini ve "sen neden A.'i gönderiyorsun" diye sorduğunu, kendisinin de işin ağır olduğunu, çocuğun yapamadığını söyleyince eşinin kendisine "sana ne, para senin cebinden mi çıkıyor" dediğini, kendisinin de yardımcı olmadan işin kendisine kaldığını söylediğini, eşinin "A.'i gönderiyorsun ama ben babama ne derim" dediğini, kendisinin de eşine "A.'in işi beceremediğini söylersin" dediğini, bunun üzerine eşinin kendisine "gerizekalı aptal" diye söyleyince elindeki yabayı önünde bulunan plastik kovalara doğru fırlattığını, ardından yerde bulunan ince çubuk ile eşinin koluna ve başına birer kez vurduğunu ve yattıkları yer olan tek göz odaya gönderdiğini, bir süre sonra kendisinin de tek göz odaya geldiğini, 2 saat kadar uyuduğunu, eşinin kendisine kırdığı kovaları almasını söylediğini, kendisinin de "tamam" diyerek A. ile birlikte Melekli belgesine gittiklerini, fakat kova bulamadıklarını, eşine kova bulamadığını söyleyince eşinin kendisine "git götünü mü veriyorsun, ne yaparsan yap bana kova al gel" deyince sinirlendiğini, dolabın içinde bulunan peynirleri fırlattığını, eşinin bunun üzerine "ben babamın evine gideceğim" dediğini, kendisinin de "gideceksen tek gidersin" diyerek çocuğunu alıp tek göz odaya geçtiğini, kısa süre sonra eşinin peşinden geldiğini, kendisinin de kucağındaki çocuğunu A.'e verdiğini, hayvanları doğru gitmek istediği sırada eşinin kendisine "ulan köpek ben babamlara gideceğim duymadın mı, seni de boşayacağım" dediğini, bunun üzerine eşine bir kaç kez vurduğunu, bu tartışmanın tek göz odanın içinde olduğunu, A.'in o esnada dışarıda olduğunu, kendisinin dışarıya çıkmak için hamle yaptığı esnada eşinin kendisine küfürler etmeye başladığını, bunun üzerine iyice sinirlendiğini ve sırf kendisine zarar vermek için yatağın altında bulunan tek kırma tüfeği aldığını, bir adet mermi bastığını ve tüfeği kapattığını, tam dışarıya çıkacağı esnada eşinin oturduğu kanepeden "beni vur köpek" diyerek ayağa kalkmak istediği sırada kendisinin ona doğru dönerek "yerine otur" dediğini ve tüfeğin namlusu ile eşini geri ittirmek istediği sırada tüfeğin birden ateş aldığını, eşinin sağ omuzundan vurulduğunu, bunun üzerine tüfeği fırlatarak 112'yi aradığını, sonrasında patronu olan Kadir'i aradığını ve dışarıda bulunan A.'i komşulardan yardım istemek üzere gönderdiğini, olayın kazaen meydana geldiğini savunmuştur.(Dizi:126)
Soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde; Ben bu konuda Jandarmada beyanda bulunmuştum o beyanlarımı aynen tekrar ederim, G. Günal ile 2 yıldır evliydik. 3 yılda kendisi ile nişanlı kaldık, evliliğinizden 11 aylık bir erkek çocuğumuz vardır. Eşimle daha önce aramızda ufak tartışmalar yaşandı ancak kesinlikle mahkemelik olmadık. Ben geçimimi çobanlık yaparak sağlarım, Melekli beldesinde yaşayan K. H. ve M. E. isimli şahısların büyükbaş havanlarının çobanlığını ve bekçiliğini yaparım, eşimle birlikte aynı köyde R. Ç. isimli şahsın hayvan damının yanında bulunan tek göz oda şeklindeki evde yaşıyorduk. Eşimin erkek kardeşim olan K. D. D.'da yaklaşık 3 gündür bizimle birlikte yaşıyordu, A. bize bekçilik konusunda ve hayvanların bakımında yardımcı oluyordu, olay günü sabah saat 08:00 sıralarında A. ile aramızda sözlü bir tartışma yaşandı, A. işini düzgün yapmıyordu, ben de bunu gördüğüm için kendisini uyarmıştım, hatta bana sinirlendi ve elindeki küregi yere fırlattı ve ablasının yanına gitti, ben A.'in yanımızda kalmasını açıkçası istemiyordum ve bu sebeple eşimle aramızda tartıştık. Eşim de A.'in yanımızdan ayrılmasını istemediği için bana gerizekalı, aptal diyerek hakarette bulundu ben de hayvan damının bahçesinde bulunan ince bir çubuk ile eşimin koluna ve bacağına bir kez vurdum, ancak hangi bacağına ve hangi koluna vurduğunu tam olarak hatırlamıyorum, daha sonra eşim eve girdi, ben sinirden elimdeki yaba ile bahçede bulunan plastik kovaları kırdım. Daha sonra eşimin yanına gittim, gönlünü aldım ve daha sonra eşimin talebi üzerine A. ile birlikte belde merkezine giderek kova aradık, ancak bulamadık. Tekrar eve döndüğümüzde eşim yaşadığımız evin hemen yanında bulunan ve yine R. Ç.'ya ait diğer evdeydi (bahse konu bu evi ise buz dolabı için kullanıyorduk), eşimin yanına gittiğimde kovaları temin edememem sebebiyle eşimle tartıştık, peynirleri kovada muhafaza ettiği için eşim bana çıkıştı, ben de peynirleri alarak buzdolabının bulunduğu oda içerisine fırlattım, tekrar yaşadığımız tek göz odaya gittim, bebeğimde kucağımdaydı bu sırada eşim tekrar eve geldi bana "ben babamların evine gideceğim, seni de boşayacağım" dedi, ben de bunun üzerine çok sinirlendim, eşim akabinde bana küfür etmeye başlayınca hayvanları korumak için bulundurduğum aynı oda içerisindeki yatakların altında muhafaza ettiğim tek kırma Delta marka av tüfeğini elime aldım ve içerisine bir adet mermi bastım, bastığım bu mermi mermi yatağına oturmadı, onu çıkarttım oda içerisine fırlattım, tekrar kütüklükten bir adet mermi aldım, tüfeğin içerisine koydum tüfekle birlikte evden dışarı çıkıyordum, (bu sırada çok sinirliydim, evden dışarıya çıkıp havaya ateş edecektim yada kendime zarar verecektim) tam o sırada eşim arkamdan "nereye gidiyorsun, köpek, beni vursana" deyince arkamı döndüm eşim bu sırada oturduğu çekyat minderi üzerinden kalkmaya çalışıyordu, elinde bulunan av tüfeğinin namlusu ile eşimin sağ omuzundan ittirmeye çalıştım, tam o sırada tüfek patladı, eşim yaralandı, ben şoka girdim, evden dışarıya çıktım, o sırada A. evin önündeydi, A.'i yardım bulması için gönderdim, daha sonra 112 aradım ve yardım istedim, ayrıca patronum Kadir'i aradım ona o anki şok ile eşimin intihar ettiğini söyledim, 10 dk içerisinde ambulans geldi ve eşimi alarak hastaneye götürdüler ben de ambulansla birlikte hastaneye geçtim, eşim halen hayattaydı, hastanede abim Mehmet Günal'a ve dayım Salih Önder'e eşimi kaza ile vurduğumu söyledim, akabinde jandarma ekipleri hastaneye geldiler ve beni ordan alarak karakola götürdüler.
Olay anlattığım şekilde gerçekleşmiştir. Olayda kullanılan bahse konu av tüfeğini hayvanları korumak amacıyla bulunduruyordum. Evde yapılan aramada ele geçen kuru sıkı tabanca ise ben eve ilk girdiğimden beri ordaydı, bu tabanca ise hırsızlardan ve yabani hayvanlardan korunmak için bulunduruyordum, aramada ele geçen kütüklük ve içerisindeki fişekler olayda kullanılan tüfeğe aittir.
Ben eşimi öldürme kastı ile hareket etmedim, eşimin beni aldattığına dair herhangi bir şüphem yoktur, zaten olay bundan ötürü kaynaklanmamıştır, olay anlık bir gaflet sonucu meydana gelmiştir. Olaydan ötürü çok üzgün ve pişmanım, 11 aylık çocuğumun kayınpederime verilmemesini talep ederim " şeklinde savunma yapmıştır.(Dizi:56)
Sorguda alınan savunmasında:" ben eşimi kaza eseri öldürdüm, çok pişmanım, eşim ile aramızda şiddetli bir tartışma hiç olmadı, savcılık aşamasında giren avukat İrem Ateşoğlu'nun savunmasını kabul etmiyorum, çünkü kendisi örgüt avukatıdır. Eşim ile genelde eşimin ailesi yüzünden tartışırdık, olay günü eşimin küçük kardeşi A. bana yardımcı olmak için yanımıza geldi ama kendisi çok küçük olduğu için işleri halledemiyordu bu yüzden ben tek başıma yapıyordum, A.'i geri ailesine göndermek istedim, eşim bunu duyunca çok sinirlendi, aramızda bundan dolayı ilk kavga çıktı, ben sinirlenince elimdeki yaba ile kapının önünde duran kovaları kırdım, daha sonra yerden bulduğum bir çubukla da eşime bir kaç defa vurdum, daha sonra A.'i de alarak Melekli kasabasına gittik, amacım kırdığım kovaların yerine yenisini almaktı, aradık ama bulamadık, eve dönüp eşime kovaları bulamadığımı söyleyince kendisi deliye döndü, ağza alınmayacak kelimeler sarf etti, bana küfürler etti, bende karşılık verdim, aramızda böyle bir tartışma çıktı. Ben evde bulunan silahı aldım, içine bir mermi takmaya çalışırken sinirlendiğimden takamadan fırlattım, daha sonra ikinci mermiyi içine takınca kapıdan dışarı çıkmak için yöneldim, amacım sakinleşmekti, silahla havaya iki el ateş edip dönecektim, tam çıkarken eşim koltukta bana bağırdı "köpek beni vur" dedi, bende silahla omzundan itekledim ve "otur oturduğun yerde" dedim, tam o esnada silah ateş aldı, kesinlikle eşimi öldürme kastım yoktu, böyle bir planım düşüncem olsaydı küçük kardeşini eve yollayıp kendisine iftira atıp adımı temize çıkartırdım, evimde ele geçirilen silahlar ve mühimmatlar çobanlık yaptığım yerde bulunmaktaydı, ele geçirilen silahlar ve mühimmatlar kesinlikle bana ait değildir.
Kimse eşini öldürmek istemez, ben eşimi bilerek öldürmüş olsaydım firar ederdim, oysaki eşimi ben hastaneye gönderdim, eşimin ailesinin terör örgütü ile bağlantısı vardır, Cezaevinde can güvenliğimin olmayacağını düşünüyorum, ben çocuğumun eşimin ailesine verilmesini kesinlikle istemiyorum, çok pişmanım" şeklinde savunma yapmıştır.(Dizi:70)
Sanık A. G. kovuşturma aşamasında alınan savunmasında: "Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben eşimi kasten öldürmedim. Kaza ile oldu. K. D. D. benim eşimin erkek kardeşi olur. Aynı zamanda da teyzemin oğludur. Biz eşim ile birlikte bir aileye ait hayvanlara bakıyorduk. Eşimin kardeşi K. D. D.'da bizim yanımızda işe girdi. A. işi yapamıyordu. Bende işi yapamıyorsun diye kendisine söyledim. Kendisine seni yarın göndereceğim, yevmiyeni de cebimden vereceğim diye söyledim. O da elinde bulunan küreği benim önüme attı. Ablasının yanına gitti. Eşim benim yanıma geldi. Kendisi benimle kardeşi K. D. D. ile ilgili tartıştı. Eşim bana bu çocuk oyuncağı değil, bir gün işe alıp, ertesi günü işten çıkaramazsın diye söyledi. Bende kendisine yapamadığını bildirdim. Ondan sonra bana bağırıp çağırdı. Bende sinirlendim. Önümde bulunan kovaya tekme attım. Kova kırıldıktan sonra eşim şiddetli bir şekilde üstüme geldi. Ağza alınmayacak cümleler kullandı. Babama söyleyeceğim gelip beni alacak diye söyledi. Sonra babam senin ananı, bacını böyle yapar diye sözler söyledi. Bende al telefonu babanı ara gelip seni götürsün dedim. Yalnız çocuğumu sana vermem diye söyledim. Sonra etrafta biraz dolaştıktan sonra eşimden özür diledim. Ben kırılan kovayı almak için A. ile birlikte Melekli'ye gittim. Ancak aynı kovadan bulamadım. Geri döndük. Aynı şekilde eşim bağırmaya devam etti. Bende bağırma diye söyledim. İçeri geçtim. Üzerimi değiştirdim. Eşim bana babama gideceğim diye söyledi. Ben ona yine çocuğumu vermeyeceğimi söyledim. O esnada silahı elime aldım. Dışarıya çıkacağım esnada sol kolumu tuttu. Bende kendisini kolumu bırakması için ittim. O esnada silah patladı. Eşim boynundan yaralandı. Hemen 112'yi aradım. Atletimi çıkardım. Yarasına bastım. Kanı durdurmak istedim. Daha sonra patronu aradım. Abimi aradım. Kardeşlerimi aradım. Eşim vuruldu. Çabuk gelin diye söyledim. Ambulans geldi. Ancak bütün çabalara rağmen eşim kurtarılamadı. Ben kasten öldürmüş olsaydım, hastaneye haber vermezdim. Hatta çocuğumu aileme bırakıp kendim kaçabilirdim. Ancak kaçmadım. Ambulansa haber verdim. Kasten bir suç işlemedim. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatime karar verilsin. Pişmanım. Dedi.
Sanığa hazırlık aşamasında vermiş olduğu ifadesi okundu soruldu: doğrudur aynen tekrar ederim dedi.
Sanığa eyleminin sübutu halinde hakkında TCK.nın 58. maddelerinin uygulanması ihtimaline binaen CMK.nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmesine oybirliği ile karar verildi, açık yargılamaya devam olundu.
Sanık ek Savunmasında: Ek savunma için süre talep etmiyorum, önceki savunmalarımı aynen tekrar ederim, Yüce Adaletinize sığınıyorum."
Birleştirilmesine karar verilen dosyada alınan savunmasında; Ben evde bulunan av tüfeğini kendim çobanlık yapmamdan dolayı 120 TL'ye silahçıdan aldım. Ruhsatı yoktur. Evde bulunan kuru sıkı tabanca ise bana ait değildir. Kendisi zaten kuru sıkıdır. Gerçek tabanca değildir. Tabanca kime aittir bilmiyorum. Ben o eve hayvanlara bakmak için gittiğimde silah o evde vardı" şeklinde savunma yapmıştır.(Dizi:346)
C-SÖZLÜ DELİLLER
Katılan K. D. soruşturma aşamasında kollukta alınan ifadesinde; olay gününden yaklaşık 3 gün önce damadı ve kızının kendisini aradığını ve işler yoğun olduğundan küçük oğlu olan A.'i yanlarına göndermesini istediklerini, kendisinin de gönderdiğini, olay günü oğlu olan Salih'in kendisine damadı A. ile kızı olan G.'in kavga ettiklerini ve A.'ın kızını vurduğunu ve öldürdüğünü söylediğini beyan etmiştir.(Dizi:142)
Kovuşturma aşamasında alınan beyanında: "ben sanıktan davacı ve şikayetçiyim. Davaya katılmak istiyorum. Sanık suçsuz ve günahsız benim çocuğumu öldürmüştür. Kendisi kızımla yedi yıldır evlidir. Kendisi oğlum A.'i bizzat beni arayarak yardım amaçlı istemiştir. Yardıma gitti. Üç gün aradan geçmeden sanık kızımı öldürdü. Olay sabah sekizde olmuş. Ben çocuğumu saat ikide hastanede morgda buldum. Ben olayı görmedim. Oğlum oradaydı. Ben sanığın en ağır ceza ile cezalandırılmasını talep ediyorum. Dedi.
Müştekiye hazırlık aşamasında vermiş olduğu benzer mahiyetteki beyanı okundu soruldu: doğrudur aynen tekrar ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:347)
Katılan T. D. soruşturma aşamasında kollukta alınan ifadesinde; kızı G.'in evlendiğinden bu yana sürekli olarak eşinden şiddet gördüğünü söylediğini, ancak kendisinin bu durumu eşine ve çocuklarına anlatmadığını, olaydan 1 yıl önce yine şiddet gördüğünden evinden ayrılarak yanına geldiğini, kendisinin eşine ve çocuklarına misafirlik için geldiğini söylediğini, damadının kendisine ailesinin yanında bir daha şiddet uygulamayacağına dair söz verdiğini, olaydan 1 gün önce kızının kendisini arayarak eşi ile kavga ettiğini ve dayak yediğini anlattığını, kendisinin kızına sabırlı olmasını öğüt verdiğini, hastanede oğlu Salih'in kendisine A. ile G.'in kavga ettiklerini ve A.'ın G.'i av tüfeği ile vurduğunu söylediğini beyan etmiştir. (Dizi:143)
Kovuşturma aşamasında alınan beyanında: "Ben sanıktan davacı ve şikayetçiyim. Kızım 7 yıldır sanıkla evlidir. Kızıma her gün şiddet uyguluyordu. Ben kaç kere ailesine ve kendisine şiddeti bıraksın, kızımı boşasın diye söyledim. Sanık kızımı öldürdükten sonra onun ne kadar üzerinde takısı varsa hepsini soymuş. Kızım cenazesi geldiğinde üzerinde hiç bir şey yoktu. Sanığa çok kez yalvardım. Kızıma şiddet uygulama diye yalvardım. Kızımı kocası öldürmüştür. Önce Allah'a sonra Adaletinize ve Devlete güveniyorum. Kızımı kara toprağa gönderdim. Davaya katılmak istiyorum. dedi.
Müştekiye hazırlık aşamasında vermiş olduğu benzer mahiyetteki beyanı okundu soruldu: doğrudur aynen tekrar ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:347)
Tanık K. D. D. soruşturma aşamasında kollukta bilgi sahibi sıfatıyla alınan ifadesinde; olay günü sabah saatlerinde eniştesi A.'ın kendisine ablasının yanında kızdığını, ablasının da "neden çocuğa kızıyorsun" deyince eniştesinin ablasına bağırmaya başladığını, sonrasında eve geçtiklerini, burada ablası ile eniştesinin tekrar tartışmaya başladıklarını, eniştesinin ablasına bir kaç kez eliyle vurduğunu, sonrasında sakinleştiklerini, ablası ve eniştesinin tekrar ahırın girişinde bulunan odaya geçtiklerini, burada şiddetli şekilde yine tartışmaya başladıklarını, eniştesinin ablasına tekrar vurduğunu, eniştesinin sinirlenerek kapının önünde bulunan bidonları sopa ile kırdığını, ablasının eniştesine "bidonları nasıl kırdıysan git al getir" dediğini, bunun üzerine Melekli beldesine eniştesi ile birlikte gittiklerini ve bidon sorduklarını, ancak bulamadıklarını, tekrar ahırın bulunduğu yere geldiklerini, eniştesinin ablasına bidon bulamadığını söyleyince ablasının bağırıp çağırmaya başladığını, eniştesinin de sinirlenerek bağırıp ablasına vurmaya başladığını, tartışmanın giderek şiddetlendiğini, ablasının tekrar odaya girdiğini, peşinden eniştesinin de girdiğini, burada eniştesinin ablasına eliyle sürekli vurduğunu, ablasının eniştesine bu sırada "bana vurma, beni öldürmek istiyorsan silahı al beni öldür" dediğini, eniştesinin de iyice sinirlenerek odada bulunan yatakların altındaki av tüfeğini aldığını, bir adet mermi çıkartarak tüfeği doldurduğunu, emniyeti açtığını, ablasına doğrulttuğunu, ablasının bu sırada kanepede oturduğunu ve eniştesine hitaben "erkeksen vurursun, sende beyin yok ki" dediğini, birden tüfeğin patladığını, ablasının yere düştüğünü, bunun üzerine dışarı koşarak evin önünden traktör ile geçen birini durdurup 112'yi aramasını söylediğini, ambulans geldiğinde eniştesinin de ambulansa bindiğini, kendisi de binmek istediğinde eniştesinin "sen gelme, zaten ne olduysa senin yüzünden oldu, ablan kendisini vurdu" dediğini, sonrasında ailesine haber verdiğini beyan etmiş, sosyal çalışmacıya sorulduğunda; yaşı küçük tanığın beyanlarına itibar edilebilir olduğu ifade edilmiştir.(Dizi:120)
Tanık K. D. D. kovuşturma aşamasında alınan beyanında: "Aslen ben 2000 doğumluyum, ancak benim nüfusta yaşım küçük gözükmektedir. Tanıklık yapmak istiyorum. Sabah saatlerinde sanık tarlayı temizlemem için beni tarlaya gönderdi. Ben tarlanın köşesini iyi temizlemediğim için bana kızdı. Bana küreği at, seni babanın yanına göndereceğim diye söyledi. Sonra ablam geldi. Bana niye iyi temizlemedin diye söyledi. Sonra da sanığa niye bağırıyorsun, o daha küçüktür diye söyledi. Sonra tartışmaya başladılar. Tartışma tarlanın dışına kadar, evin kapısına kadar devam etti. Sonra ablam içeriye gitti. O da sinirden ablamın yanına gitti. Zaten sanık sürekli ablama şiddet uyguluyordu. Ablam dışarıya çıktı. Sanık elindeki sopa ile plastik peynir kovalarına vurdu. Sonra ablam niye kırdın, ben bulaşıkları ne ile yıkayacağım diye söyledi. Sanık küfür etti. Sopa ile ablama iki üç kez vurdu. Ben ne yapacağımı bilemedim. Yeğenimin gözünü kapatmaya çalışıyordum. Zaten ablam hamileydi. Ben araya girmeye çalışıyordum. Ancak gücüm yetmiyordu. Bana vurmadı. Sonra ablamı dövmeye başladı. Sonra sakinleştiler. Sonra ablam bana git kova bul diye söyledi. Ben ve sanık Melekli beldesine çarşıya gittik. Kova aradık, ama bulamadık. Gelince ablam diğer çatılı evdeydi. Sonra ablam suratını astı. Morali bozuldu. Sonra bir tane taş vardı. Taşı alıp ablama fırlattı. Taş büyüktü. Sonra ablama yine yumruk ile vurdu. Kafasını duvarlara çarptı. Ablamı kaldırıp balkonda yere fırlattı. Ablamı boğmaya çalıştı. Nerdeyse boğuyordu. Sinirinden ablama vuruyordu. Yeğenim de ağlıyordu. Ben onun gözünü kapatmaya ve onu avutmaya çalışıyordum. Ben çok korktum, çok panik yaşadım. Kaçmaya çalışacaktım, ancak nereye ve nasıl kaçacağımı bilemedim. Panik içindeydim. Ablamı çok dövdü. Ablamı çok dövdü. Ablam da ona seni abime, aileme söyleyeceğim, senden boşanacağım diye söyledi. Daha sonra ben ailemi telefon ile arayacağım dedi. Kendisi bizim ailemize küfür etti. Senin ailen olsaydı, gelip seni alırdı dedi. Ablama çok dövdü. Ablam takatsiz kaldı. Ablam diğer odaya ağlayarak geçti. Sanık da onun peşinden gitti. Tek göz odada ablamı dövmekten dolayı çok terledi, hatta atletini çıkardı ve ablamın yüzünden tutarak kafasını duvara çarptı. Morga kaldırıldığında hem boynu kırılmıştı. Her yeri morluk içindeydi. Kafası kırılmıştı. Ablamın ayağından tuttu. Dışarıya doğru çık tarlada uyu, bir dahada buraya gelme dedi. Ben araya girmeye çalıştım. Ablam bana git milleti çağır diye söyledi, ancak sanık bana gitme seni de böyle yaparım diye söyledi. Bunun için ben bir yere gidemedim. Ablam artık yeter, sen beni öldürüyorsun, silahı al vur artık yeter dedi. O da hemen silahı çıkarttı. Bir adet mermi koydu. Silahın emniyetini açıp çekyatın üzerine oturan ablamın boyun boşluğuna silahı yukarıdan dayadı, sonra seni öldüreyim mi diye söyledi. Ablam da; öldür yeter artık, zaten sen beni her gün öldürüyorsun diye söyledi. Sonra birden silah patladı. Ben ablama ateş edeceğini düşünmüyordum. Silah birden patlayınca ablam yana doğru düşüp titremeye başladı. Sonra ben panik halinde çocuğu yere bırakıp kaçtım. Yaşlı bir adam traktör ile geçiyordu. Onu durdurdum. Cep telefonunu aldım. 112'yi acil ambulansı aradım. Sonra yine eve gittim. Ablamın titremesi durmuştu. Sanık silahı ile ablamı vurduktan sonra silahı diğer tarafa atmıştı. Ben ambulansı çağırıp eve gelince kendisi silahı saklamıştı. Sonra ambulans bir müddet gelmedi. Sanık patronunu çağırdı. Dedi yetiş eşim kendini vurdu dedi. O esnada ambulansın sesi gelmeye başladı. Ambulans geldi. Ablamı aldı. Sanık da yeğenim ile birlikte ambulansa bindi. Ambulans geldiğinde tam olarak hatırlamıyorum ama ablamın nefesi durmuştu. Sonra ben arabaya bindim. O da annesini aradı. Ona da gel karım kendini vurdu diye söyledi. Sonra bende arabaya bindim. Beni itti. Senin yüzünden oldu dedi. Kendi suçunu benim boynuma atmak istedi. Sonra ambulans gittiğinde bunun patronu hayvanların başında sen dur diye söyledi. Ancak ben sanık suçu benim üzerime atar diye Karakoyunluya gidip babama olanları anlatacağım dedi. Sonra asfalta çıktım. Orada jandarmayı gördüm. Jandarma ile birlikte eve gittim. Ben jandarmaya tüm gördüklerimi ve olayı anlattım. Bu güne kadar olayla ilgili söylediklerimin hepsi doğrudur. Ben bu olaydan 15 gün önce de gelmiştim. O zaman da yine ablama kendisi şiddet uyguluyordu. Ablam ile biz baba bir anne ayrı kardeşiz. Kendisi benim üvey ablam olur. Ben ablamı öldüren bu kişinin cezalandırılmasını istiyorum dedi.
Tanığa hazırlık beyanı okundu. Benzer olduğu görüldü. Soruldu: Doğrudur aynen tekrar ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:348)
Tanık M. E. soruşturma aşamasında kollukta bilgi sahibi sıfatıyla alınan ifadesinde; sanık A.'ı çoban olarak tuttuğunu, ayrıca A.'ın kayın biraderi olan K. D. D.'ı da onun yanında çalıştığından ücretini verdiğini, A.'ın olayda kullanılan tüfeği para karşılığında aldığını kendisine söylediğini ve tüfeğin parasını kendisinden talep ettiğini, kendisinin 170,00 TL para verdiğini, aralarında herhangi bir sorun, problem görmediğini beyan etmiştir.(Dizi:102)
Tanık M. E. kovuşturma aşamasında alınan beyanında: "K. H. benim ortağımdır. Sanık benim hayvanlarıma bakmak için çoban olarak tuttuğum kişidir. . Benim öldürmeye olayına ilişkin bir bilgim yoktur. Ben kiraladığımda evin içi boştu. Ben evde bulunan kuru sıkı silahın kime ait olduğunu bilmiyorum. dedi.
Tanığın hazırlık aşamasında vermiş olduğu beyanı okundu. Benzer olduğu görüldü. Soruldu; doğrudur, aynen tekrar ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:351)
Tanık K. H. soruşturma aşamasında kollukta bilgi sahibi sıfatıyla alınan ifadesinde; A. G. ile ailesinin kendisinin işçileri olduğunu, ahırın yanında bulunan tek odalı evde ailesi ile birlikte ikamet ettiğini, 08/05/2016 günü saat 12:39'da Iğdır merkezde olduğu ve A.'ın bu sırada kendisini arayarak eşi G.'in kendisini vurduğunu söylediğini, bunun üzerine ikamete gittiğini, G. ile A. arasında herhangi bir problem bulunmadığını beyan etmiştir.(Dizi:103)
Tanık K. H. kovuşturma aşamasında alınan beyanında: "Benim öldürme olayına ilişkin herhangi bir bilgim yoktur. A. G. bizim hayvanlarımıza çoban olarak tuttuğumuz kişidir. Biz hayvanlarımızın barınacağı yeri ve A. ile ailesinin kalacağı yeri Melekli'de R. Ç.'dan kiraladık. Biz evi ve ahırı kiraladığımızda boştu. Hiç bir eşya yoktu. Biz A. ve ailesine iki tane çekyat verdik. Geçmiş gün olduğu için tam olarak da hatırlayamıyorum. Diğer eşyalarını da kendileri getirdiler. Evde bulunan kuru sıkı tabanca bana aittir. Bu hususta sanığın beyanları doğrudur. Sanık bizden bir kaç defa silah istedi. Çünkü ıssız bir yerdeydi. Ben kendisine gerçek silah sana veremem, ancak kuru sıkı silahı kendisine ben verdim. Dedi.
Tanığın hazırlık aşamasında vermiş olduğu beyanı okundu. Benzer olduğu görüldü. Soruldu; doğrudur, aynen tekrar ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:352)
Tanık R. Ç. soruşturma aşamasında kollukta bilgi sahibi sıfatıyla alınan ifadesinde; maktul ile sanık arasında herhangi bir problem veya husumet olup olmadığı konusunda bilgi sahibi olmadığını, olayı görmediğini beyan etmiştir.(Dizi:104)
Ambulans görevlileri olan tanıklar G. T., Z. S., M. E. ve H. B.'in doğrudan olaya ilişkin bilgilerinin bulunmadığı anlaşılmıştır.(Dizi:121-124)
D-MADDİ DELİLLER
Dizi 45'de bulunan 08/05/2016 tarihli olay yeri inceleme, ölü muayene ve otopsi tutanağına göre; ikametin kapısının açık vaziyette olduğu, ikametin önünde 1x3 metrekare genişliğine bir alan ve bu alanın üzerinin mavi branda ile kapatıldığı, tahta kalaslar ile çevrildiği, tenteyi tutan ahşap kalasın yerden yaklaşık 80 cm üzerinde kan izlerinin görüldüğü, evin içine girildiğinde tek göz odadan ibaret olduğu, içeride bulunan üzerinde TV bulunan sehpanın ayağının önünde 1 adet dolu fişek görüldüğü, TV sehpasının hemen önünde duvara dayalı kan lekesi olan çekyat minderi görüldüğü, duvara bitişik kaplı vaziyette yorganlar olduğu, yorganların arasında içerisinde 6 adet fişek bulunan kütüklük, bunun altında tek kırma Delta marka üzerinde 12-0140 ibaresi bulunan içinde boş kartuş bulunan ve namlu kısmında saç kılları olduğu tespit edilen av tüfeği bulunduğu, tüfekte barut kokusunun olduğu, tüfeğin altında Karizma marka üzerinde 31146 ibaresi bulunan Magnum marka mermi yatağı ve şarjörü boş vaziyette kuru sıkı olduğu değerlendirilen tabanca olduğu, evin ilk halinin genel olarak dağınık gözüktüğü, duvarda, tabanda ve tavanda herhangi bir mermi isabet noktasına rastlanılmadığı, cesedin incelenmesinde sağ zigomatik alan üzerinde 1 cm çapında morluk, sol çene aurikulanın 5 cm altında 1 cm çapında morluk, yüzde sağ yanda yaygın biçimde ciltten kazımakla çıkan muhtemel barut tanelerine ait görünüm olduğu, boyun sağ tarafta klavikula üzerinde 3 adet mavi renkli dikiş bulunan toplam 4 cm çapında ateşli silaha ait giriş deliği olduğu, sol uyluk ön yüzde 8x5 cm lik ortası mor renkli etrafı sarı renkli morluk, sağ uyluk lateralinde 1/3 üstte 5x4 cm lik mor renkli ekimoz olduğu, kişinin ölümünün ateşli silah saçma tanesi ve fişek tapası yaralanmasına bağlı büyük damar ve iç organ harabiyeti neticesinde oluştuğu, yara özelliklerine göre muhtemel atış mesafesinin yakın atış olduğu, kişinin kesin ölüm nedeninin cesetten alınan örnek sonuçları üzerine tekrar değerlendirilerek rapor düzenleneceği tutanağa bağlanmıştır.
Dizi 228'de bulunan Iğdır Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 31/10/2016 tarihli otopsi raporu ile; kişinin sağ hemitoraks klavikuler bölgesinde cilt - cilt altı kas kemik doku parçalanmasının eşlik ettiği 1 adet av tüfeği saçma tanesi giriş yarası olduğu ve tek başına öldürücü nitelikte olduğu, atışın bitişiğe yakın atış mesafesinden yapılmış olduğu, kanında paresetamol saptanan kişinin ölümün ateşli silah saçma tanesi yaralanmasına bağlı kemik kırıkları ile birlikte gelişen iç organ yaralanması ve kanamaya bağlı oluştuğu bildirilmiştir.
Dizi 207'de bulunan Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığının 02/08/2016 tarihli raporu ile; maktule ait iç organ parçalarından alınan örneklerde ilaç etken maddesi olan paresetamol bulunduğu, sistematikte bulunan başka maddelerin bulunmadığı bildirilmiştir.
Dizi 155'te bulunan Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığının 09/06/2016 tarihli raporu ile kanepeden alınan kan örneği ve tüfek namlusunun uç kısmından alınan sürüntü örneği ve olay yerinden alındığı bildirilen sürüntü örneğinden DNA profilleri elde edildiği ve maktulun DNA profili ile uyumlu olduğu, yine maktule ait olduğu bildirilen tırnak örneklerinden birden fazla kişi içeren DNA profilleri tespit edildiği ve bunların maktul G. G. ile sanık A. G.'a ait olduğu belirlenmiştir.
Dizi 215'te bulunan Van Jandarma Kriminal Laboratuvarı Amirliğinin 12/08/2016 tarihli raporu ile; sanığa ait sağ el svabı üzerinde ve maktule ait yüz svabında atış artıklarının tespit edildiği, atışın bitişiğe yakın atışın olduğunun değerlendirildiği bildirilmiştir.
Dizi 234'te bulunan Van Jandarma Kriminal Laboratuvarı Amirliğinin 07/10/2016 tarihli raporu ile; suç konusu av fişeği kartuşunun sol yan yüzeyinde "............" ibareleri bulunan silahtan atıldığı, sürgüsünün sol yan yüzeyinde "Karizma ............" ibaresi bulunan tabancanın 9 mm çapındaki ses fişeklerinin ucuna namlu iç çapına uygun saçma tanesi yerleştirilmek suretiyle imal edilen özel nitelikteki fişekleri patlattığı, bu itibarla 6136 sayılı Yasa kapsamında yasak nitelikte silahlardan olduğu belirlenmiştir.
Dizi 94'de bulunan 08/05/2016 tarihli arama ve el koyma tutanağı ile; maktul ile sanığın birlikte yaşadıkları ikamette yapılan aramada 1 adet ……. marka ……….. seri numaralı tek kırma av tüfeği ve tüfeğin atım yatağında 1 adet patlamış boş av tüfeği kartuşu, 1 adet mermi kütüklüğü ve içerisinde 6 adet dolu av fişeği, 1 adet Karizma marka ............ ………. ibareli kuru sıkı olduğu değerlendirilen tabanca ve içine takılı boş şarjör ve odada TV sehpasının altında halı üzerinde 1 adet av tüfeği fişeği ele geçmiştir.
Dizi 138'de bulunan 18/05/2016 tarihli olay yeri inceleme raporu ile; olayın meydana geldiği odanın içerisinde 1 adet av tüfeği fişeğinin olduğu, odanın güney duvarına bitişik olan kanepenin üzerinde 15x20 cm ebatlarında kan lekesi olduğu değerlendirilen leke olduğu, 1 numaralı bulgu olan fişeğin 60 cm doğusunda 1 adet kapalı vaziyette Samsung cep telefonu bulunduğu, telefonun 13 cm doğusunda 1 adet vodafone ibareli sim kart olduğu, yorgan ve battaniyelerin alt kısmında zeminde 1 adet içinde 6 tane dolu fişek bulunan avcı kütüklüğü olduğu, kütüklüğün bitişiğinde 1 adet üzerinde Karizma ............ ibaresi bulunan gaz tabancası olduğu değerlendirilen tabancanın olduğu, tabancanın bitişiğinde ve zeminde 1 adet ............ ibareli tek kırma av tüfeğinin olduğu, tüfeğin fişek hazinesi açıldığında hazine içine patlamış 1 adet av tüfeği kartuşu olduğu, tüfek üzerinde yapılan incelemede namlu uç kısmında saç kıllarının olduğu, yine namlu uç kısmında leke olduğu, tüfekte parmak izine rastlanmadığı, bunların haricinde ev içerisinde herhangi bir ateşli silaha ait çekirdek, saçma, tapa, boş kovan vs. bulunmadığı, evin dışına çıkıldığında kapıya 1,30 metre mesafede ahşap dikme üzerinde kan lekesi olduğu değerlendirilen lekenin olduğu tespit edilmiştir.
E-İNCELENEN KARARDAKİ KABUL VE GEREKÇENİN ÖZETİ
İlk derece mahkemesince: Maktül ve sanığın resmi nikahlı karı koca oldukları, tarafların Melekli beldesinde K. H. ve M. E.'a ait büyükbaş hayvanların bakım işleri ile uğraştıkları, maktülün kardeşi olan tanık K. D. D.'ın da işlerinde yardım etmek için onların bir süreliğine yanlarına gittiği, olay tarihinde tanık K. D. D. ve sanık tanığın işleri iyi yapamadığından bahisle tartışma yaşandığı, bundan dolayı sanık ve maktülün tartışmaya başladığı, tartışmanın büyüdüğü ve sanığın kendi beyanı ve tanığın beyanına göre ince bir sopa ile darp ettiği ve ikametlerinde bulunan peynir kovalarının kırıldığı, sanık ve maktulün tartışmaya devam ettikleri, bir süre sakinleştikleri ve sanığın kova almak amacıyla tanık A.'le birlikte çarşıya indikleri ancak kova bulamadıkları ve geri döndükleri, peynir kovası bulamaması nedeniyle maktül ve sanık arasında yeniden bir tartışma yaşandığı ve tartışmanın ardından maktülün babasının evine gitmek istediği, sanığın bunu kabul ettiği ancak mağdurun ortak çocuklarını götürmesine izin vermediği, bu sebeple aralarındaki tartışmanın büyüdüğü ve sanığın maktülü yine darp ettiği, sanığın ikametlerinde bulunan tek kırma av tüfeğini yatağın altından aldığı, maktülün " bana vurma, beni öldürmek istiyorsan silahı al beni öldür" dediği, sanığın tüfeğe mermi doldurduğu, emniyetini açtığı ve maktüle doğrulttuğu ve onu av tüfeği ile vurduğu, olayın ardından maktülün Iğdır Devlet Hastanesine kaldırıldığı ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığı ve hayatını kaybettiği, sanığın hazırlık aşamasında ve mahkememizde alınan savunmalarında eşini vurduğunu ikrar ettiği ancak bunun kaza ile olduğunu, eşini vurmak istemediğini beyan ettiği, maktülün kardeşi olan tanık K. D. D.'ın tanık beyanında olayı doğruladığı, eniştesi ve ablasının tartıştığını, tartışma büyüyünce sanığın ablasını öldüresiye darp ettiğini, ablasının artık dayanamayacak hale gelince ''artık yeter beni öldürüyorsun, silahı al vur artık yeter '' dediğini beyan ettiği,
Maktülün annesi ve babası olan katılanlar T. ve K. D.'ın alınan ifadelerinde sanığın sürekli olarak kızlarını darp ettiğini, ondan davacı ve şikayetçi olduklarını beyan ettikleri,
Maktül hakkında tanzim edilen adli tıp raporunda sağ hemitoraks klavikuler bölgesinde cilt, ciltaltı, kas, kemik doku parçalanmasının (doku bütünlüğü bozulan alanca akciğer dokusu parçalanmış şekilde görülen) eşlik ettiği 1 (bir) adet av tüfeği saçma tanesi giriş yarası mevcut olup, tek başına öldürücü nitelikte olduğunun, av tüfeği saçma tanesi giriş deliğinin cilt, cilt altı bulgularına göre atışın bitişiğe yakın atış mesafesinden yapılmış olduğunun, kişinin ölümünün ateşli silah saçma tanesi yaralanmasına bağlı kemik kırıklarıyla birlikte gelişen iç organ yaralanması ve kanamaya bağlı oluştuğu tıbbi kanaat bildirildiği, olayda kullanılan av tüfeği hakkında Van Jandarma Kriminal Labaratuvarı Müdürlüğünce tanzim edilen Uzmanlık Raporunda 6136 sayılı yasaya göre istimale salih, memnu evsafı haiz, vahim nitelikte olmayan ateşli silahlardan olmadığının bildirildiği,
Sanığa ait ikamette yapılan aramalarda sol yan yüzeyinde carizma-............ çerçevesinin sağ yan yüzeyinde ………., sağ yan yüzeyinde cal9mm ibareleri bulunan 9 mm çapında ses ve gaz fişeği ile saçma tanesi vb. maddeleri ihtiva eden özel nitelikteki fişekleri de istimal edebilen tabanca ve tabancaya ait şarjörün ele geçirildiği, ele geçirilen tabanca hakkında Van Jandarma Kriminal Laboratuvarı Amirliğince tanzim edilen uzmanlık raporunda ele geçirilen tabancanın 6136 sayılı yasaya göre istimale salih, memnu evsafı haiz, vahim nitelikte olmayan ateşli silahlardan olduğunun bildirildiği, sanığın birleşen dosya kapsamında mahkememize vermiş olduğu ifadesinde evde bulunan kuru sıkı tabancanın kendisine ait olmadığını, tabancanın kime ait olduğunu bilmediğini, o eve hayvanlara bakmak için gittiğinde silahın o evde olduğunu beyan ettiği ve mahkememizde 07/02/2017 tarihli celsede tanık olarak ifadesi alınan K. H.'ın kuru sıkı silahın kendisine ait olduğunu beyan ettiği, mahkememizce olay ve oluşa göre kabul edilmiştir.
Sanık ve maktül arasında önceki tartışmanın devamı olan kavganın büyümesi üzerine sanığın maktülü yine darp ettiği, sanığın ikametlerinde bulunan tek kırma av tüfeğini yatağın altından aldığı, tüfeğe mermi doldurduğu, emniyetini açtığı ve maktüle doğrulttuğu ve onu av tüfeği ile vurduğu, olayın ardından maktülün Iğdır Devlet Hastanesine kaldırıldığı ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığı ve hayatını kaybettiği, sanığın hazırlık aşamasında ve mahkememizde alınan savunmalarında eşini vurduğunu ikrar ettiği ancak her ne kadar bunun kaza ile olduğunu, eşini vurmak istemediğini beyan etmişse de aralarındaki tartışmanın sonucunda sanığın mağduru darp ettiği, kendi beyanlarından da anlaşıldığı üzere bununla yetinmeyerek yatağın altından av tüfeğini çıkardığı maktülü bu av tüfeği ile vurarak öldürdüğünün tanık beyanları, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu anlaşıldığından; suçun işleniş biçimi nazara alınarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş,
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanık A. G.'ın dosyaya yansıyan kişiliği dikkate alınarak sanık lehine olabilecek ve cezayı hafifletebilecek takdiri indirim nedeni bulunmadığından koşulları oluşmadığından sanık hakkında TCK nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş,
Sanığa ait ikamette yapılan aramalarda sol yan yüzeyinde carizma-............ çerçevesinin sağ yan yüzeyinde ………, sağ yan yüzeyinde cal 9mm ibareleri bulunan 9 mm çapında ses ve gaz fişeği ile saçma tanesi vb. maddeleri ihtiva eden özel nitelikteki fişekleri de istimal edebilen tabanca ve tabancaya ait şarjörün ele geçirildiği, ele geçirilen tabanca hakkında Van Jandarma Kriminal Laboratuvarı Amirliğince tanzim edilen uzmanlık raporunda ele geçirilen tabancanın 6136 sayılı yasaya göre istimale salih, memnu evsafı haiz, vahim nitelikte olmayan ateşli silahlardan olduğunun bildirildiği, sanığın bu tabancanın kendisine ait olmadığını beyan ettiği ve mahkememizde 07/02/2017 tarihli celsede tanık olarak ifadesi alınan K. H.'ın kuru sıkı silahın kendisine ait olduğunu beyan ettiği sabit olduğundan sanık A. G.'ın mahkememizin birleşen 2016/408 Esas sayılı dosyasından üzerine atılı "Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanununa muhalefet" suçunu işlemediği sabit olduğundan sanığın üzerine atılı "Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanununa muhalefet" suçundan CMK.nun 223/2-b maddesi gereğince beraatine karar verilmiş,
Yapılan aramada ele geçirilen tabancanın kendisine ait olduğunu duruşmada beyan eden tanık K. H. hakkında gereğinin takdir ve ifası için Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiş," kabul ve gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.
F-İSTİNAF BAŞVURUSUNDA GÖSTERİLEN NEDENLER
Sanık müdafiileri istinaf başvurularında; kararın eksik inceleme ile verildiği, suç vasfının hatalı tayin edildiğini, haksız tahrik ve takdiri indirimlerin uygulanması gerektiğini beyanla ve resen gözetilecek nedenler ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesine, aksi takdirde hükmün bozularak yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
G- İNCELEME SONUCUNDA DAİREMİZİN KABULÜ
a-Sanığın tevilli ikrarı, otopsi raporu, tanık anlatımları, olay yeri inceleme ve ekspertiz raporları bir arada değerlendirildiğinde; sanığın suç tarihinde eşi olan maktulu yanlarında kalan 2004 doğumlu kayınbiraderi A.'i evden göndermek istemesi nedeniyle aralarında çıkan tartışmada önce darp ettiği, tartışmanın devam etmesi üzerine ikametlerine giden maktulün peşinden giderek, ikametlerinde bulunan tek kırma av tüfeğini bulunduğu yerden aldığı, ilk fişeğin hazneye sığmaması nedeniyle odanın içine attığı ve tekrar doldurduğu, tüfeğin emniyetini açtığı ve o sırada kanepede oturmakta olan maktule bitişiğe yakın mesafeden ateş ettiği, boyun kısmından yaralanan maktulün kaldırıldığı hastanede öldüğü,
b-Sanığın eşi olan maktulün hayati bölgesini hedef alarak ateş etmesi dikkate alındığında kastının öldürmeye yönelik olup eyleminin eşe karşı kasten öldürme suçuna nitelik olarak uyduğu,
c-Sanığın ilk savunmalarından itibaren işini düzgün yapamayan A.'in küreği atıp gittikten sonra ahıra gelen maktule A.'i eve göndereceğini söylemesine nedeniyle maktulun kendisine "gerizekalı, aptal" sözleri ile hakaret ettiğini iddia etmesi karşısında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği vicdani kanaatine varılmıştır.
IV-İSTİNAF HÜKMÜ
A-CMK'nun 299. maddesinde temyiz incelemesi için öngörülen duruşmalı inceleme usulü istinaf incelemesi için öngörülmediğinden, sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme isteminin REDDİNE,
B-Sanığın ilk savunmalarından itibaren işini düzgün yapamayan A.'in küreği atıp gittikten sonra ahıra gelen maktule A.'i eve göndereceğini söylemesine nedeniyle maktulün kendisine "gerizekalı, aptal" sözleri ile hakaret etmesi karşısında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeyerek haksız tahrik yönünden gerekçesiz olarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması,
Karşısında CMK'nun 289/1-g maddesi yollamasıyla 280/1-b maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,
C-Dosya kapsamına, sanık aleyhindeki delillerin durumuna, suçun CMK'nun 100/3-a-2 maddesinde sayılan suçlardan olmasına, sanık hakkında hükmedilen sonuç cezaya kıyasen tutuklu kaldığı süreye ve adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacak olmasına göre tutukluluğun ölçülü ve gerekli olduğu anlaşılmakla; sanığın HÜKMEN TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
D-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, hükmen tutukluluk halinin devamı kararına karşı tebliğinden itibaren 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya İlk Derece Ceza Mahkemesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, cezaevinde olan sanık için aynı süre içerisinde cezaevi aracılığıyla göndereceği dilekçe ile nihai olarak Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince incelenmek üzere İTİRAZ yolu, bozma kararı yönünden ise CMK 286/1 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)