(5271 S. K. m. 55, 289) (5237 S. K. m. 87)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla dosya görüşüldü, istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi:
A-Sanığın üzerine atılı neticesi sebebiyle ağırlaşmış silahla kasten yaralama suçunun Kanunda öngörülen cezasının alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle CMK'nun 196/2 maddesi gereğince sorgusunun bizzat yapılması gerektiği halde, hukuka aykırı olarak, talimatla alınan savunması esas alınarak mahkumiyet hükmü kurulması,
B-Beyanları hükme esas alınan tanık K1t'a CMK'nun 55/1 maddesi gereğince tanıklıktan önce "bildiğimi dosdoğru söyleyeceğime namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim" şeklinde yemin ettirilmesi gerekirken, "bildiğimi dosdoğru söyleyeceğime namusum, şerefim ve kutsal saydığım tüm değerler üzerine yemin ederim" şeklinde yemin ettirilerek CMK'nun 55/1 maddesine aykırı davranılması,
C-Kabul ve uygulamaya göre;
1-Yargıtay CGK'nun 25/04/2017 tarih, 2015/1167 Esas, 2017/247 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, sanığın TCK'nun 87/(1-son cümle) maddesi kapsamında ek savunmasının alınması gerekirken, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulması,
2-TCK'nun 87/(1-c) maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası yapılarak ceza süresinin 2 yıl 12 ay yerine 3 yıl olarak belirlenmesi,
3-Katılan .....'ın ATK Şube Müdürlüğüne sevkinin sağlanarak yaralanmasının yüzde sabit ize neden olup olmadığına dair raporunun temini gerekirken, Aile Hekimi tarafından düzenlenen rapora dayanılarak hüküm kurulması,
4-Sanığın İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/620 D. İş sayılı kararıyla 14/11/2015 tarihinden itibaren koşullu olarak salıverilmesine karar verildiği, hakederek tahliye tarihi olan 15/05/2018 tarihinden önce dava konusu suçları işlediği kabul edilmesine rağmen, koşullu salıverme kararının geri alınması hususunda Mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verilmemesi,
5-Adli emanette kayıtlı cam parçalarının karar kesinleştiğinde imhası yerine müsaderesine karar verilmesi,
Karşısında istinaf başvurusu yerinde olduğundan CMK'nun 289/(1-i) maddesi yollamasıyla 280/(1-d) maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA,
D-Dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olarak 01/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)