(5271 S. K. m. 279) (5237 S. K. m. 53, 116, 119)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla dosya görüşüldü, (kısmen) istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi:
A- ÜST CUMHURİYET SAVCISININ İSTİNAF BAŞVURUSU YÖNÜNDEN:
Üst Cumhuriyet Savcısının, 05/02/2018 tarihinde görüldü için Cumhuriyet Başsavcılığına tebliğ edilen karara karşı, 7 günlük istinaf süresi dolduktan sonra 13/02/2018 tarihinde istinaf yoluna başvurduğu anlaşılmakla yasal süresinden sonra yapılan istinaf başvurusunun CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca REDDİNE,
B- SANIK ……'UN İSTİNAF BAŞVURUSU YÖNÜNDEN:
Gerekçeli karar başlığında mağdurların müşteki olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Hükmün esasını, açıklanmakla geçerlilik kazanan kısa kararın oluşturduğu dikkate alınarak;
Kısa kararla, sanık hakkında mağdur …..'e karşı işlediği birden fazla kişi ile birlikte konut dokunulmazlığının ihlali suçundan şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesine rağmen, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında sanığın 6.000,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine dair verilen kararın hukuki değerden yoksun ve hukuken yok hükmünde olduğu, hukuken varlık kazanmayan bir kararın istinaf davasına konu edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle ortada istinaf yasa yoluna tâbi bir kararın bulunmadığı anlaşıldığından;
1-Sanık ....'ın, yok hükmünde olduğu tespit edilen 6.000,00 TL adli para cezasına yönelik istinaf başvurusunun CMK'nun 279/(1-b) maddesi gereğince REDDİNE,
2-TCK'nın 116/1, 119/1-c maddelerinde düzenlenen birden fazla kişiyle birlikte konut dokunulmazlığının ihlali suçunun şikayete bağlı suçlardan olmadığı gözetilmeden, kısa kararla sanık hakkında şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmiş ise de; aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından bu hususta mahallinde KANUN YARARINA BOZMA İHBARINDA BULUNULABİLECEĞİNE,
C- O YER CUMHURİYET SAVCISININ SANIK ABDULLAH TAŞDEMİR HAKKINDA SİLAHLA TEHDİT SUÇUNDAN KURULAN HÜKME YÖNELİK İSTİNAF BAŞVURUSU YÖNÜNDEN:
Hüküm fıkrasının (G-1) bendinde yer alan "sanık ...." ibaresinin mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olduğu kabul edilmiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmemesi ve hapis cezası ertelenen sanık hakkında belirlenen denetim süresinin alt sınırının mahkum olunan cezadan az olamayacağının gözetilmemesi yasaya aykırı ise de; bu hususların yeniden yargılamayı gerektirmediği, Dairemizce düzeltilmesinin mümkün olduğu anlaşıldığından,
1-Hükmün(G-8) no'lu bendinin hükümden çıkartılarak yerine "Cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nın 51/3 maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün denetim süresi belirlenmesine",
2-Hükmün (G-12) bendinden sonra gelmek üzere "Sanık hakkında 24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinin uygulanmasına"
İbarelerinin eklenmesi suretiyle, CMK’nın 280/(1-c) maddesi uyarınca hükümlerin DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
D-Dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, (A, B) bentlerindeki red kararları yönünden kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde Dairemize dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunulması, bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya İlk Derece Ceza Mahkemesi, hükümlü veya tutuklu olanlar için Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla dilekçe gönderilmesi suretiyle, nihai olarak Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince incelenmek üzere Dairemiz nezdinde İTİRAZ yolu açık; düzeltilerek esastan red kararı yönünden ise CMK'nun 286/2 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 01.03.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)