(5271 S. K. m. 279, 303) (5237 S. K. m. 52, 53, 106, 125, 131)
I-ÖN İNCELEME
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı yapılan istinaf başvurusuna ilişkin yapılan ilk incelemede; hükmün istinaf incelemesine tabi hükümlerden olduğu, başvuranın istinaf istemeye yetkisi bulunduğu, başvurunun süresinde yapıldığı, Dairemizin yetkili olduğu, CMK'nun 279/1-b maddesindeki red sebeplerinin bulunmadığı, hükmün tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı, istinaf dilekçesinin tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin önceki kararın kesinleştiği 19.09.2016 tarihinden itibaren işlemeye başlayan denetim süresi içinde 05.10.2016 tarihinde işlediği basit yaralama suçundan mahkumiyetine ilişkin Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2017 tarih 2017/6 Esas-2017/141 Karar sayılı kararının 05.05.2017 tarihinde kesinleşmesi karşısında hükmün açıklanmasının yerinde olduğu hususu ön incelemede anlaşılmakla işin esasına geçilmiştir.
II-USUL İNCELEMELERİ
Yapılan yargılamada usul kurallarına ilişkin esaslı bir aykırılık bulunmadığı, hukuka aykırı delil kullanılmadığı tespit edilmiştir.
III-ESASA İLİŞKİN İNCELEME
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-İDDİANIN ÖZETİ
Suç tarihinde şüpheli .......'un yakınını hastahaneye getirdiği ve hastasına serum takılacağı sırada Tatvan Devlet Hastahanesinde görevli olan hemşire müşteki .......'e hitaben " senin elini kırarım" şeklinde tehdit içerikli sözler sarf ettiği, yine hastahanede görevli doktor müşteki .......' nın üzerine yürüyerek " sıra sana da gelecek seni öldüreceğim, ananı sinkaf edeceğim ulan şerefsiz" şeklinde tehdit ve hakaret içerikli sözler sarf ettiği, şüphelinin alınan ifadesinde suçlamaları kabul etmediği, olayla ilgili olarak müştekilerin şikayetçi olmadığı ancak TCK'nın 106. Maddesinde düzenlenen tehdit suçu ile 125. Maddesinde düzenlenmiş olan hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi halinde takibinin şikayete bağlı olmadığı TCK'nın 131. Maddesinden anlaşılmış olmakla şüphelinin üzerine atılı suçu işlediği hususunda yeterli delil ve şüphe bulunduğundan;
Sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 106/1, 125/3-a,4 (müşteki .......'ya karşı) ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. (Dizi:85)
B-SAVUNMANIN ÖZETİ
Sanık ....... kollukta: hemşirenin çocuğunun eline iğne 3 defa deldiğini ancak serumu takamayınca hemşireye hitaben "bu işi iyi bilen birisi gelsin serumu o taksın" dediğini, görevli doktorun geldiğini, çocuğa iğne yaptıklarını, çocuğun iğne ve ilaçlardan sonra durumu daha kötü olunca saat 23:00 sıralarında hastaneye gittiğini, görevli doktora çocuğa ne ilacı verdiğini sorduğunu, doktorun da "çocuğu getirin " diyerek ne ilaç yazdığını söylemediğini, orada görevli sekreterin kendisine "burada bağırma" dediğini, kendisinin de kimseye hakaret etmeden olay yerinden ayrılarak evine gittiğini savunmuştur.(Dizi:68)
İhbar öncesi kovuşturma aşamasında: "Üzerime atılı suçlamayı kabul ediyorum, olay tarihinde çocuğum hasta olduğu için hastaneye gittim, hastane iğne yapacakken üç defa iğneyi batırmasına rağmen işi yapamadı, bende doktor gelsin dedim, o da işime karışmayın gibisinden söylenince bir anda elini kırarım dedim, daha sonra özel can hastanesine gidip gerekli işlemleri yaptırdım, daha sonra devlet hastanesinde ne yapıldığını merak ettiğim için hastaneye gittim, doktora durumu sordum, doktor bana çocuğu tekrar getirmemi söyledi, bende kızdım ve seni öldüreceğim, ananı sikeceğim gibi sözler söyledim, bunlar muayene odasında oldu, çocuğumu o durumda görünce dayanamadığım için böyle bir şey oldu, müştekinin beyanına bir diyeceğim yoktur, pişmanım" şeklinde savunma yapmıştır.(Dizi:130)
İhbar sonrası kovuşturmada: "Bir diyeceğim yoktur, hala Bursa Denetimli Serbestlik müdürlüğünde cezamı infaz etmekteyim. Cezalandırılmam yoluna gidilecekse hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ederim" şeklinde savunma yapmıştır.(Dizi:186)
C-SÖZLÜ DELİLLER
Katılan ....... kollukta: olay günü nöbetçi olduğunu, bir çocuğa serum takılmasını söylediğini, çocuğun babası olan .......'un hemşireye hitaben "senin elini kırarım git hemen doktoru çağır gelsin buraya" dediğini, aynı gün 23:00 sıralarında şahsın tekrar hastaneye geldiğini, görevli sekretere bağırarak çocuğa yazdığı reçeteyi göstermesini istediğini, kendisinin de bulunduğu yerden "ne oluyor, neden bağırıyorsunuz" dediğin de şahsın kendisine hitaben "sıra sana da gelecek seni öldüreceğim, ananı sinkaf edeceğim lan şerefsiz" dediğini beyan etmiştir.(Dizi:67)
İhbar öncesi kovuşturma aşamasında talimat yoluyla alınan beyanında: "Ben bu konu ile ilgili olarak daha önce Tatvan Emniyetinde ifade vermiştim, o ifadem doğrudur, içeriğini aynen tekrar ederim, ifadem de beyan ettiğim gibi olay günü sabahı sanık acilde görev yaptığım sırada çocuğunu muayeneye getirmişti. Diğer müşteki çocuğun eline serum takacaktı. Serum takmakta diğer müşteki biraz zorlanınca önce sanık ona hitaben "senin elini kırarım" şeklinde hakaret ederek çocuğunu aldı ve gitti. Daha sonra aynı sanık aynı gün akşamında tekrar görev yaptığım acile geldi. Orada yine orada bulunan sağlık görevlileri ile tartışma yaşadı arbede oldu. Daha sonra bana yönelerek "sıra sana da gelecek seni öldüreceğim, ananı sinkaf edeceğim ulan şerefsiz" şeklinde tehdit ve hakaret içerikli sözler kullandı. Olaya güvenlik görevlileri ve orada bulunanlar müdahale etti. Olaydan dolayı sanıktan şikayetçiyim. Davaya katılma talebim bulunmamaktadır. Olaydan dolayı maddi zararım yoktur. Ancak beni çalıştığım ortamda küçük düşürücü ve rencide edici duruma soktuğu için manevi olarak çok üzüldüm " şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:114)
İhbar sonrası kovuşturma aşamasında talimat yoluyla alınan beyanında: "Ben olay ile ilgili olarak daha önce vermiş olduğum ifadelerimi aynen tekrar ederim, sanık hakkında bu konu ile ilgili olarak ceza verilerek HAGB kararı verilmişti, sanıktan hala davacı ve şikayetçiyim, olay nedeniyle maddi olarak zararım yoktur, davaya katılma talebim vardır, dedi,
Müştekiye talimat evrakına ekli gerekçeli karar, karardaki beyanı, HAGB ihbarına ilişkin gerekçeli karar okundu SORULDU: Gerekçeli karardaki ifadem doğrudur, karara ve ihbar müzekkeresine bir diyeceğim yoktur, sanığın cezalandırılmasını istiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:209)
İstinaf dışı müşteki ....... soruşturma aşamasında: çocuğun babası .......'un kolundan tutarak "bir daha denersen seni mahvederim" dediğini, kendisinin de geri çekildiğini, bu sırada doktora haber verildiğini, kendisinin odadan çıktığını, sanığın küfür ettiğini duymadığını, sonrada şahsın hastaneye tekrar gelerek olay çıkardığını duyduğunu, şikayetçi olmadığını beyan etmiştir.(Dizi:80)
Tanık ....... kollukta: hastanın babasının hemşireye küfür ettiği sırada orada olmadığını, ancak hemşire .......'in kendisine şahsın hakaret ettiğini söylediğini, akşam saatlerinde de hastanın babasının tekrar gelerek doktora hitaben "ananı sinkaf edeceğim, seni öldüreceğim lan şerefsiz" şeklinde tehdit ve hakaret ettiğini beyan etmiştir.(Dizi:66)
İhbar öncesi kovuşturma aşamasında:"Ben devlet hastanesinde tıbbi sekreter olarak çalışmaktayım, müşteki ....... doktor olarak çalışmakta idi, mağdur ....... de hemşire idi, sanığı öncesinden tanımam, .......'le aralarında ki ben .......'den duydum, doğrudan bir bilgim yoktur, o gece sanık sinirli bir şekilde gelerek çocuğuma ne verdiniz diye konuşuyordu, daha sonra doktor bey'e hitaben burayı dağıtacağı gibi sözler söylüyordu, olaydan uzun zaman geçtiği için tam olarak hatırlamıyorum, bahse konu konuşmalar muayene odasında geçmişti, tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:131)
D-İNCELENEN HÜKMÜN ÖZETİ
İlk derece mahkemesince, "Dosyada delil olarak yargılama sujelerinin beyanları, uzlaştırma raporu, beyaz kod kayıt formu eki tutanağı ve diğer belgeler bulunmaktadır. Delillerin birlikte değerlendirildirildiğinde, sanığın suç tarihinde muayene odasında bulunan doktor olan müşteki .......'e "seni öldüreceğim, senin ananı sinkaf edeceğim" şeklindeki sözlerle doktor olan kamu görevlisi olan müştekinin şeref ve saygınlığına saldırıda bulunarak kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve tehdit suçunu işlediğinden sanığın her iki suçtan dolayı da hükmün açıklanarak cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
E-DAİREMİZİN KABULÜ
a-Sanığın kovuşturma aşamasındaki ikrarı, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; sanığın olay günü katılanın doktor olarak görev yaptığı hastaneye çocuğunu getirdiği, burada çocuğu muayene eden görevli doktora hitaben "seni öldüreceğim, ananı sinkaf edeceğim" şeklindeki sözlerle üzerine atılı suçları işlediği,
b-Sanığın eyleminin tehdit ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlarına nitelik olarak uyduğu,
c-Mağdurdan kaynaklanıp sanığa yönelen ve haksızlık teşkil edecek söz ve eylem bulunmadığından haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının yerinde olduğu,
d-Mahkemenin kararında düzeltme nedeni dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği, temel cezanın belirlenmesinde, cezanın şahsileştirilmesinde yasaya ve dosyadaki bilgilere aykırılık bulunmadığı vicdani kanaatine varılmıştır.
F- İSTİNAF BAŞVURUSUNDA GÖSTERİLEN NEDENLER
Sanık istinaf dilekçesinde; beraat kararı verilmesini, mümkün olmadığı takdirde cezanın ertelenmesini talep etmiştir.
IV-İSTİNAF HÜKMÜ
A-İncelenen hükme yönelik sanığın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla birlikte CMK'nun 303/1-c maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan kurulan hükmün taksitlendirmeye ilişkin fıkrasının başına "TCK'nun 52/4 maddesi uyarınca" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEN hükümler hakkındaki İSTİNAF BAŞVURUSUNUN CMK'nun 280/1-a maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
B- Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
C-Kararın istinaf isteminde bulunana ilk derece mahkemesince bildirilmesine,
Tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda CMK 286/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere 29/03/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)