T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
1. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1143
KARAR NO: 2024/1706
KARAR TARİHİ: 21/10/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/04/2024
NUMARASI: 2023/525 Esas - 2024/195 Karar
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile ... PTT merkez Müdürlüğü Hizmet Binasının Yıkılarak yerine yeni bina yapılması işi ile ilgili olarak 2013/... ihale kayıt numarası ile sözleşme imzalandığını, Hizmet Binasının inşaatı sonucunda noksan ve hatalı yapıldığı tespit edilen imalatlarla ilgili olarak ... Başkanlığı personelinden oluşturulan raporla ücretlendirme sonucunda tespit edilen noksan ve kusurlu imalat ve işlerin toplam bedeli KDV hariç 63.639,65 TL olarak belirlendiğini, davalı tarafa noksan ve kusurlu imalatların giderilmesi, giderilmemesi halinde toplam bedelin iade edilmesi gerektiğini yazılı olarak bildirdiklerini, ancak bir sonuç alamadıklarını, söz konusu noksan ve kusurlu imalatlar nedeniyle yapılan fazla ödeme ile kurum zararı doğduğunu, sözleşmeden ileri gelen ve eksik yapıldığı tespit edilen imalatlar nedeniyle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla fazla ödendiği tespit edilen, 63.639,65 TL ile 11.455,13 TL KDV olmak üzere toplam 75.094,78 TL'nin 20/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI;
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde,"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava eser sözleşmesindeki ayıplı ifa nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkememizce Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararından önce yapılan yargılamada, yerinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda Yapım İşleri Muayene ve Kabul Yönetmeliği kapsamında değerlendirme yapıldığında, yapılan eksik ve kusurlu imalatın 5.616,57 TL + KDV tutarında açık ayıp olması ve davacı yetkilileri tarafından 31.12.2014 tarihinde kesin kabulün yapılması nedeniyle davalının bu tutardan sorumlu olamayacağı ancak, 43.617,38 TL + KDV tutarında gizli ayıp sayılacak eksik imalat bulunduğundan davalının bu tutardan sorumlu olacağı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkememiz'in bu kararı Bölge Adliye Mahkemesi tarafından "mahkemece davacı iş sahibi, davalı yüklenicinin sözleşme ile üstlendiği edimi eksiksiz teslim aldığını kabul edip etmediği, açık ayıplarla ilgili muayene ve makul sürede ihbar yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği göz önünde bulundurularak, taraflar arasındaki sözleşmenin, yüklenicinin işi eksiksiz ve kusursuz yapıp yapmadığı, ayıpların niteliği ile bunun sonucu olarak eserin reddini gerektirir nitelikte olup olmadığı, bedel indirimi gerekip gerekmediği ile onarımının mümkün olup olmadığı ve bunların miktarı, açık veya gizli ayıp ile eksik imalatın bulunup bulunmadığı, bunların nelerden ibaret olduğu, gizli ayıp varsa ortaya çıkmasından itibaren iş sahibinin gecikmeksizin ihbarda bulunup bulunmadığı ve gizli ayıbın ortaya çıktığı tarih itibariyle mahalli piyasa rayiçlerine göre giderim bedellerine ilişkin, konusunda uzman teknik bilirkişi marifetiyle gerek görülmesi halinde yeniden keşif yapılarak gerekçeli ve denetime elverişli yeni rapor/ek rapor alınarak, usulüne uygun taraf itirazları da değerlendirilerek davanın sonuçlandırılması gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan karar verilmesi hatalı bulunmuştur." gerekçesi ile kaldırılmıştır.
Mahkememizce istinaf ilamı doğrultusunda yeniden rapor düzenlenmesi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi raporunda, işin kesin kabulünün yapılması nedeniyle davacının açık ayıplarla ilgili ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu nedenle davalının açık ayıplarla ilgili sorumluluğunun bulunmadığı, ilk bakışta görülmeyen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan gizli ayıpların 4 kalem imalattan oluştuğu ve bu imalatların istinaf ilamında belirtildiği üzere gizli ayıbın ortaya çıktığı mahalli piyasa rayiçlerine göre tutarının 43.617,38 TL olduğu, gizli ayıplar için yüklenicinin kesin kabulden sonra da olsa sorumluluğunun devam ettiği yönünde değerlendirme yapılmıştır. İstinaf ilamında belirtilen eksik hususlara ilişkin denetime açık bilirkişi raporu tanzim edildiğinden alanında uzman bilirkişilerden alınan rapor doğrultusunda davanın 43.617,38 TL+KDV üzerinden kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
51.468,50 TL'nin 23/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine," şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu eksik ve kusurlu işlerin gizli ayıplar olduğunu, fakat mahkemece açık ayıp olarak değerlendirildiğini, bu hususa ilişkin BAM kararının bulunduğunu, müvekkili kurumun üzerine düşün bütün yükümlülükleri yerine getirdiğini, mahkemenin ise istinaf ilamına rağmen yeniden keşif yapmadığını, son dönem inşaat sektöründeki zamların dikkate alınmadığını, yerleşik Yargıtay kararlarına aykırı karar verildiğini, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan edimin ayıplı ifasından uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır.
Dosyaya yansıyan uyuşmazlıkla ilgili olarak Dairemizin 2021/1412 E. 2023/1395 K. sayılı kaldırma kararıyla, davalı yüklenicinin sözleşme ile üstlendiği edimi eksiksiz teslim aldığını kabul edip etmediği, açık ayıplarla ilgili muayene ve makul sürede ihbar yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği göz önünde bulundurularak, taraflar arasındaki sözleşmenin, yüklenicinin işi eksiksiz ve kusursuz yapıp yapmadığı, ayıpların niteliği ile bunun sonucu olarak eserin reddini gerektirir nitelikte olup olmadığı, bedel indirimi gerekip gerekmediği ile onarımının mümkün olup olmadığı ve bunların miktarı, açık veya gizli ayıp ile eksik imalatın bulunup bulunmadığı, bunların nelerden ibaret olduğu, gizli ayıp varsa ortaya çıkmasından itibaren iş sahibinin gecikmeksizin ihbarda bulunup bulunmadığı ve gizli ayıbın ortaya çıktığı tarih itibariyle mahalli piyasa rayiçlerine göre giderim bedellerine ilişkin, konusunda uzman teknik bilirkişi marifetiyle gerek görülmesi halinde yeniden keşif yapılarak gerekçeli ve denetime elverişli yeni rapor/ek rapor alınarak, usulüne uygun taraf itirazları da değerlendirilerek davanın sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle kaldırma kararı verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, kaldırma kararı gerekleri yerine getirilmiş, denetime elverişli bilirkişi raporu aldırılmış, gizli ayıplar piyasa rayicine göre belirlenmiş, kesin kabulünün yapılması nedeniyle davacının açık ayıplarla ilgili ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği belirlenmiş olmasına göre ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik görülmemiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara göre, ilk derece mahkemesi kararında, tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353-(1)/b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/525 Esas - 2024/195 Karar sayılı kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunun, HMK’nın 353-(1)/b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken harç peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın tebliğ ve kesinleştirme işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.