T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
1. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/636
KARAR NO: 2026/986
KARAR TARİHİ: 07/05/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR NUMARASI: 2026/135 Esas
ARA KARAR TARİHİ: 11.03.2026
DAVA TÜRÜ: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak İstemi
TALEP: İhtiyati Haciz
KARAR YAZIM TARİHİ: 08/05/2026
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında .... İli, ... İlçesinde ...Konut Yapı Projesi ve ...Projesi kapsamında eser sözleşmelerinin akdedildiğini, bu sözleşmeler uyarınca 156 konut ve 2 dükkanın alçı, sıva, boya ve ıslak zemin işlerini, projenin bütününe yönelik 7 cm dış cephe mantolama ve iskele kurulum işlerini, plaza inşaatının fayans ve işçilik işlerini müvekkilinin üstlendiğini ve müvekkilinin anahtar teslim esasına göre kendisine düşen işleri tamamladığını, ancak davalı tarafından herhangi bir ödemenin gerçekleşmediğini veya yapılan iş karşılığı gayrimenkul devrinin yapılmadığını, davalının borcunu ödememesi sebebiyle davacının zarara düştüğünü beyan ederek belirsiz alacak davasının kabulüne ve davalının borcuna yetecek miktarda teminatsız olarak taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 11.03.2026 TARİHLİ ARA KARARI;
Mahkemece; "... İhtiyati haciz talebine esas dava dilekçesindeki ispata muhtaç anlatım ve ekindeki alacak tablosu dışında alacak tablosunun içeriğini destekleyecek hiçbir delil ve belge sunulmamış olduğu, bu bağlamda ihtiyati haciz talep eden tarafın karşı taraftan alacağının olup olmadığı, varsa alacak miktarı vb. hususlar yargılamayı gerektirdiğinden ve bu sonuca göre mevcut durumda ihtiyati haciz talebi açısından yaklaşık ispat koşulunun sağlanmamış olduğu değerlendirilmekle ihtiyati haciz talebinin reddi cihetine gidilmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
G.D./ K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Dava dilekçesi ile talep edilen ihtiyati haciz isteğinin REDDİNE" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yaklaşık ispat kuralının hatalı olarak yorumlandığını, davanın esası ile ihtiyati haciz taleplerinin bir tutularak tam ispat koşulunun arandığını, dosyaya sunulan 03/.../2024 tarihli Gayrimenkul Satış ve Taşeronluk Sözleşmeleri ile taraflar arasındaki akdin varlığının tartışmasız olarak ortaya konduğunu, yine ... Arabuluculuk Bürosu'nun 2025/.... sayılı dosyasındaki Anlaşamama Tutanağının da bu akdi tasdik ettiğini, teknik metraj cetvellerinin yazılı delil başlangıcı olduğunu, toplamda 51.012.285,00-TL'lik alacağı oluşturan somut iş dökümlerinin dosyada mevcut olduğunu, tüm dosya kapsamı ile işin yapıldığının ve hacminin büyüklüğünün ortaya konduğunu, taraflar arasındaki anlaşma kapsamında müvekkilinin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini ve işi teslim ettiğini, davalının da herhangi bir ayıp ihbarının bulunmadığını, ancak herhangi bir ödemenin veya gayrimenkul devrinin yapılmadığını, mahkemece tüm bu hususların dikkate alınmadığını, usul ve yasaya aykırı olarak karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılması talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava, eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olup, eldeki talep ise ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın istinafına ilişkindir.
2004 sayılı İİK'nun 257. maddesi uyarınca, "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa..."
Somut olayda taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu, iddiaların ve alacağın yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati hacze yönelik olarak yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada henüz gerçekleşmediği, davalı iş sahibinin taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemek, kaçırmak veya kendisinin kaçması yahut kaçmaya hazırlanması ya da bu amaçla davacının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunduğuna dair bir bilgi, belge veya delilin bu aşamada mevcut olmadığı, durum ve koşulların değişmesi halinde yeniden ihtiyati haciz veya tedbir talebinde bulunulmasının hukuken mümkün olduğunun açık olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu görülmekle, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1/b.1. maddesi ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/03/2026 gün ve 2026/135 Esas sayılı ara kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı davacı taraftan peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin esas hakkında verilecek kararda ele alınmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın tebliğ ve gider/delil avansı ikmal ve iadesine ilişkin işlemlerinin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.07.08.2026