T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
1. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1493
KARAR NO : 2026/892
KARAR TARİHİ : 27/04/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/10/2024
NUMARASI : 2023/521 Esas - 2024/428 Karar
DAVA : İtirazın İptali
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/04/2026
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı Vekili İddia ve Beyanlarında Özetle; borçlu ...'ün, müvekkiline olan borcu sebebiyle Erzurum .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını ve borçlu ...'ün 21/02/2018 tarihinde takibe kısmi olarak itiraz talebinde bulunduğunu ve takibin kısmi olarak durduğunu, borçlu vekilinin itiraz dilekçesinde takibin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirmekle beraber bütün imalat bedellerine KDV eklenerek haksız menfaat teminine çalışıldığını beyan ettiğini, takibin haklı ve hukuka uygun olduğunu, davalı borçlunun borçlarını ödemediğinden dolayı takip yoluna başvurulduğunu, borçlunun sözleşmeyi öne sürdüğünü ve 1. madde kapsamında yapılan işlerde KDV'nin hariç olduğunu, diğer sair işler de birim fiyatlara KDV'nin dahil olduğunu belirttiğini, davalının müvekkiline 26/09/2017 tarihinde, 97.483,10 TL + KDV %: 17.546,45 TL olmak üzere toplamda 115.030,05 TL, 04/10/2017 tarihinde ara toplam 148.291,00 TL + KDV %:26.692,38 TL olmak üzere toplamda 174.983,38 TL ödeme yaptığını, yani borçlunun önceden aynı dava konusu sözleşme için yapmış olduğu ödemelerde KDV'yi eklediğini, itiraz edenin öncesinde aynı dava konusu sözleşme için ödemede bulunduğunu ve buna sonrasında KDV'yi eklediğini ve bu durumda borçlu yanın dava konusu sözleşmeye bağlı olarak itirazında bütün imalatlara KDV'nin eklenmesini kabul etmemesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca sözleşmenin 1. Maddesinde KDV hariç ibaresi bulunurken diğer maddelerde KDV'nin hariç ya da dahil olup olmadığının belirtilmediğini, sözleşmenin açık yazılmadığını, doğan zararın bunu yazanın aleyhine yorumlandığını, zarar eden taraf olan müvekkilinin sözleşmede açıkça belirtilmeyen KDV'ye katlanmaması sonucuna varılmasının yeterli bir denge sağlayacağını, bu nedenlerle borçlu ... tarafından Erzurum ... İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, borçlu tarafından yapılmış haksız ve dayanaksız itirazın %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekili Savunma ve Beyanlarında Özetle; Erzurum .... İcra Müdürlüğü’ne sunulan 21.02.2018 tarihli dilekçe ile taraflar arasında yapılan 15.05.2017 tarihli sözleşme ile alacaklı görünen ...Otel yapım işi kapsamında sözleşmede tanımlanan imalatları, sözleşmede tanımlanan fiyatlar ile yapmayı kabul ve taahhüt ettiğini, taahhütlerini kısmen yerine getirmediğini, müvekkilinin sözleşmede tanımlanan bir kısım işleri alacaklı görünenin nam ve hesabına yaptırdığını, keza 15.05.2017 tarihli sözleşmenin 1. Maddesinde “Tavan kaplama malzeme + işçilik dahil alt malzemesi dahil mevcut budaksız yapılan odalarından yapılacak birim fiyat m2 58 Euro (KDV Hariç)” şeklinde olduğunu 1. Madde kapsamında yapılan işlerde KDV Hariç, sair işlerde birim fiyata KDV'nin dahil olduğunu, alacaklı görünen bütün imalat bedellerini KDV ekleyerek haksız menfaat teminine çalıştığını, yine 16.05.2017 tarihinden başlamak üzere 28 ayrı işlemle muhtelif tarihlerde alacaklı görünen adına toplam 438.347,86 TL ödenmiş olduğunu, bu rakamın 107.946,29 Euro karşılığı olduğunu, alacaklı görünenin KDV hariç imalatları 62.160,00 Euro olduğunu, bu rakamın KDV dahil 73.348,80 Euro olduğunu, KDV dahil imalatların toplam 54.832,00 Euro olduğunu, toplam imalat bedelinin 128.180,80 Euro olduğunu, bu rakamın 107.946,29 Euro’luk kısmının ödendiğini, müvekkilinin bakiye borcunun 20.243,51 Euro olduğunu, 15.05.2017 tarihli sözleşmenin müvekkili ... tarafından yapıldığını, ... ve ...’nin herhangi bir hesap mutabakatı yapma yetkilerinin bulunmadığını, sözleşme kapsamında hesaplar yapılıp yapılan işlere ait fatura ve sair yasal yükümlülüklerin yerine getirildikten ve yapılan işin tesliminden sonra bakiye kısmın sözleşme kapsamında ödeneceğini, bu işlemlerin yapılıp kesin hesap hakkedişi düzenlenmeden ödeme yapılmasının söz konusu olmayacağını, bu nedenlerle sözleşmeden kaynaklanan tüm dava ve talep hakları saklı kalması kaydıyla 20.243,51 Euro karşılığı 94.806,43 TL’ye (Euro kuru 4.6833 kabul edilmiştir) ve 73 adet pencere sövesi işi kapsamında 12.780,00 TL’ye itirazlarının olmadığını, (bu rakama eklenen KDV’ye itirazın mevcut olduğunu) toplamda alacaklı görünen şahsın 107.586,43 TL alacağının olduğunu, bu rakam kapsamında icra masrafı ve vekalet ücretinin taraflarınca ödeneceğini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME KARARI; Mahkemece "Davanın kısmen kabulü ile;Davalının Erzurum ....İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 157.333,66 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazla istemin reddine, Hükmedilen tutarın %20'si oranındaki 31.466,73 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ;
Davacı Vekili İstinaf Dilekçesinde Özetle; mahkemece bütün alacak kalemlerine ilişkin KDV sorumluluğunun davalı üzerinde olması gerektiği yönündeki beyanlarının göz ardı edildiğini, hükmün karar kısmının yazılma şekli bakımından icra aşamasında duraksamaya neden olacak nitelikte yazıldığını, ayrıca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin dayanak olarak gösterildiği kararların dava konusu somut olaya tamamiyle uygulanabilecek nitelikte olmadığını, zira, ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kararında alelade neden KDVK 57'nin uygulandığının açıklandığını, somut olayda ise, dava konusu ticari satışın davacı müvekkilinin ticari faaliyet alanı içerisinde mutad olarak yapıldığını, eğer durum buysa, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin dayanak gösterdiği kararların, bu kapsamda somut olaya uygulanamayacağını, KDV hususunda kıyas uygulamasının tartışılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı Vekili İstinaf Dilekçesinde Özetle; mevcut resmi kayıtlara göre davalının, davacı Şirketten 6.250,16 TL tutarında alacağı gözüktüğünü, yani ticari kayıtlar esas alındığında davacı şirketin alacaklı değil borçlu olduğunun tespit edildiğini, aynen aktarılan tespitten de anlaşılacağı üzere ticari kayıtların taraflar arasındaki sözleşme kapsamında tutulmadığı, davacının sözleşme kapsamında fatura keşide etmediği, tarafların arasında imzalanan sözleşmeden sonra fatura düzenlendiği, bu hali ile uyuşmazlığın ticari kayıtlar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, ticari kayıtlar kapsamında müvekkilinin borcu olmadığını davanın reddi gerektiğini, davacının iddia ettiği toplam KDV alacağının 44.239,33 TL olduğunu, bunun dışında herhangi bir KDV alacağı söz konusu dahi olamayacağını, davacının keşide etmediği miktarlar kapsamında KDV talep etmesinin düşünülemeyeceğini, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi müvekkilinin KDV'den sorumlu olduğu kanaatine varmasının sözleşmeye aykırı olduğu gibi davacının keşide etmediği miktara ilişkin KDV alacağını icraya konu edemeyeceğinin göz ardı edildiğini, bu hukuka aykırılığın ötesinde bir hak ihlali olduğunu, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma ilamı kapsamında inceleme yapmadığını, eksik inceleme ile önceki hükümle aynı sayılabilecek hüküm tesis ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava eser sözleşmesine dayalı olarak açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı iş bedeli karşılığı alacağın bir bölümünün ödenmediği gerekçesi ile toplam 269.329,03-TL alacağın tahsili için icra takibine başlamış, davalı 107.586,43-TL dışında borcunun bulunmadığını, davacının imalat bedellerine KDV ekleyerek haksız menfaat temin etmeye çalıştığını ileri sürerek takibe kısmi itirazda bulunmuş, davacı vekili bütün imalat bedellerinin KDV hariç olarak belirlendiğini ileri sürerek davalının takibe vaki itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Daha önce ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin istinafı üzerine, dairemizin 05/07/2023 tarih ve 2022/.... Esas, 2023/....Karar sayılı kararıyla "Uyuşmazlığa konu olayda taraflar arasında yapılan sözleşmenin "Fiyatlar" başlıklı kısmın 3, 4, 5, 6, 7, 8. maddelerine konu işlerin bedellerinin "KDV hariç" olduğuna dair bir kayıt bulunmamaktadır. Bu durumda KDV'nin söz konusu bedellere dahil olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olmasına rağmen söz konusu kalem işlere ayrıca KDV hesaplaması yapılarak alacak miktarının hesaplandığı 05/08/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınması isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde bulunmuştur." gerekçesiyle kaldırılmıştır.
Kaldırma kararı sonrasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verdiği karar taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık imalat bedellerine KDV eklenip eklenilmeyeceğine ilişkindir.
Mahkemece kaldırma kararı sonrasında ek bilirkişi raporları alarak 3, 4, 5, 6, 7, 8. maddelerine konu işlerin "KDV dahil bedelleri" hesaplatılmış, ... ve .... nolu iş bedeline KDV'nin dahil olmaması nedeniyle bu işlere KDV tutarını ekleyip davalı tarafın takipte kabul ettiği bedeli toplam iş bedelinden mahsup ederek alacak miktarını ve takibe devam edilecek miktarı belirlemiştir.
Açıklanan nedenlerle, dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara göre, ilk derece mahkemesi kararında, tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kaldırma kararının gereklerinin yerine getirildiği, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1.maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Taraf vekillerinin Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/521 Esas, 2024/428 Karar sayılı kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunun, HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalıdan alınması gereken 10.747,46TL harçtan peşin alınan 2.687,00TL'nin mahsubu ile eksik kalan 8.060,46TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, davacıdan alınması gereken 732,00TL harçtan peşin alınan 615,40TL'nin mahsubu ile eksik kalan 116,60TL'nin davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin tarafların kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5-Karar tebliğinin Dairemizce, kesinleştirme, harç ve gider avansının ikmal ve iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK 'nun 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 27/04/2026