(5237 S. K. m. 43, 50, 265) (5271 S. K. m. 280, 286, 303)
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelenip görüşüldü:
Tüm dosya içeriğinden, sanığın birden fazla görevli memura silahla direnmesi nedeniyle hakkında TCK'nun 43/1 ve 265/4.maddeleri uygulanması gerektiğinin gözetilmeyerek eksik cezaya hükmolunması karşı istinaf olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre yerinde görülmeyen sair istinaf başvurusunun reddine,
Ancak;
TCK'nun 50. Maddesinin 6. fıkrasında, hükmedilen adli para cezasının, hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligattan sonra ödenmesi gerektiği belirtildiği halde, hüküm fıkrasının 6. bendinde hükmedilen adli para cezasının ödenmesi için, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren bir aylık süre verilerek infazı kısıtlayıcı ve yanlış uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, bu nedenle sanığın istinaf talebi yerinde ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılık, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a ve 303. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, hüküm fıkrasının 6. bendinde yer alan "hükmün kesinleşmesinden itibaren" şeklindeki kısmın çıkarılması suretiyle, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/2-a maddesi uyarınca kesin olarak 31.07.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)