(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 100, 134, 135, 170, 206, 230, 279, 280, 281, 282, 289) (5237 S. K. m. 3, 53, 54, 58, 61, 62, 63, 221, 314) (3713 S. K. m. 5, 7) (2937 S. K. m. 4) (2559 S. K. Ek m. 7)
Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/11/2017 tarihli ve 2017/288 Esas, 2017/203 Karar sayılı ilamı ile sanığın "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan mahkumiyetine karar verildiği,bu kararın sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizce CMK'nın 279 ve 280. maddeleri uyarınca yapılan ön inceleme ve inceleme sonucunda, sanığın suçunun sübutu, suç vasıfının değerlendirilmesi ve diğer hususların takdiri açısından duruşma açılması gerektiği kanısına ulaşıldığından, 5271 sayılı Kanunun 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına 10/04/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
YAPILAN YARGILAMA SONUNDA
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
I-İDDİA:
A)İDDİANAME;
"Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22/02/2017 tarih, 2017/1648 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ..... hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Üyelerinin kullandığı kriptolu iletişim programı BYLOCK'u kullandığına dair kolluk birimi tarafından düzenlenmiş tespit tutanağı, KHK ile kapatılan derneklere olan üyelikleri, emniyet araştırma tutanakları ve tüm dosya kapsamından şüphelinin süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden eylemleri ile üzerlerine atılı ''Silahlı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) Üye olma" suçunu işlediği anlaşılmakla, şüphelinin yargılanmasının yapılarak eylemine uyan TCK 314/2, 53, 54, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/03/2017 tarih, 2017/232 Esas, 2017/50 Karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararına rapten dava dosyasının mahkememize gönderilerek mahkememizin 2017/288 Esas sırasına kaydedilmiştir.
Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12/10/2017 Tarih ve 2017/1415 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında Başsavcılığımızın 2016/5189 soruşturma numaralı dosyasında soruşturma yürütüldüğü, bu dosya üzerinden Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına Yetkisizlik kararı verildiği, yetki uyuşmazlığına ilişkin kararın ardından şüpheli hakkında mahkemenizin 2017/288 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılamanın yapıldığının uyap sistemi üzerinden yapılan sorgulamadan anlaşıldığı,
Sanık hakkında Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/7445 soruşturma numaralı dosyasında benzer şekilde soruşturmanın yürütüldüğü, sanık hakkında mahkemenizde devam eden yargılama dosyası ile birleştirilmek üzere bu dosya üzerinden Başsavcılığımıza hitaben yetkisizlik kararı verildiği ve Başsavcılığımızın 2017/5504 soruşturma numarasına kaydedildiği,
Sanığın dosya içerisinde bulunan bylock yazışmalarına ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağından anlaşılacağı üzere, şüphelinin ..... ID numarası "....." kullanıcı adı, "....." şifresi ile bylock programını kullandığı, sanığı ekleyen kişilerin vermiş olduğu isimlere ilişkin "roster" bölümünde şüpheliye "3aydın, ....., aydn, bilgisayar, aydin" isimlerinin verildiğinin anlaşıldığı, sanığın söz konusu program üzerinden 11 kişiyi arkadaş olarak eklediği, toplamda 429 mail aldığı ve gönderdiği,
Sanık hakkında benzer suçtan kamu davası açılmış olması ve bu dosya içerisinde bulunan evrakların delil niteliğinde olması nedeniyle sanığın ifadesinin alınmadığı,
Böylece sanığın üzerine atılı suçu, bylock programını kullanmak suretiyle işlediği hususunda, mahkemenizin 2017/288 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmek üzere, CMK 170/2 maddesine uygun şekilde iddianame tanzimine yeterli şüphe oluşturacak delilin elde edildiği anlaşılmakla, 1-Sanığın yargılamasının Mahkemenizce yapılarak yukarıda yazılı sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, 2-Sanık hakkında TCK nun 53/1 maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına, 3-Sanığın üzerine atılı suçun niteliği dikkate alınarak şüpheli hakkında TKC'nun 58 maddesinin tatbikine karar verilmesi için kamudavası açılmış ve mahkememizin 2017/363 Esas sırasına kaydedilmiştir.
Mahkememizin 23/10/2017 tarih, 2017/363 Esas, 2017/178 Karar sayılı ilamı ile 2017/363 Esas sayılı dava dosyasının mahkememizin 2017/288 Esas sayılı dava dosyasıyla birleştirilmesine dair karar verilmiştir. "şeklinde kamu davası açılmıştır.
B)İSTİNAF MAHKEMESİNDE İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDA MÜTALAASINDA
"Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13/11/2017 tarih ve 2017/288 (E), 2017/203 (K) sayılı kararı hakkında, Sanık müdafi tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince yapılan inceleme ile; Sanığın suçunun sübutu, suç vasfının değerlendirilmesi ve diğer hususların takdiri açısından duruşma açılması gerektiği kanısına ulaşılarak, Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verildiği,
Yapılan yargılama ve dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, Sanığın istinaf aşamasında dosyaya gelen Hedef IP ve Cg-nat kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre; ..... numaralı GSM hattı üzerinden Bylock isimli FETÖ-PDY terör örgütü tarafından kullanılan gizli haberleşme programını kullandığının her türlü şüpheden uzak bir biçimde tespit edildiği, Bylock isimli programın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tepiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren başlıca delil olacağı, sanığın Bylock programını kullanmış olması yanında örgüte müzahir ..... Eğitim-Sen'e üyeliğinin bulunması ve yine örgüte müzahir Bingöl ..... Eğitimciler Derneği yönetim kurulu asil üyeliğinin bulunduğunun tespit edilmesi karışsında sanığın söz konusu suç örgütünün varlığından ve amaçlarından haberdar olduğu, bu amaçlarının icrası ve gerçekleşmesi için istenilen ve gereken eylem ve işlemleri ika ettiği, sanığın hem organik bağ yönünden hem de örgütsel eylemlerinin sürekliliği, çeşitliliği ve yoğunluğu bakımından örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığı hususunun net olarak ortaya konulduğu anlaşılmakla,
Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13/11/2017 tarih ve 2017/288 (E), 2017/203 (K) sayılı kararının KALDIRILARAK, Sanığın üzerine atılı Silahlı Terör Örgütü Üyeliği suçundan TCK. nun 314/2, 3713 sayılı TMK.nun 5/1, TCK nun 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca CEZALANDIRILMASINA , Dosya kapsamına, suçun CMK'nun 100/3-a-2 maddesinde sayılan suçlardan olmasına, sanık hakkında talep edilen sonuç cezaya kıyasen tutuklu kaldığı süreye ve adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacak olmasına göre tutukluluğun ölçülü ve gerekli olduğu anlaşılmakla; sanığın HÜKMEN TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur dedi.
" şeklindedir.
II-SAVUNMA:
A)İLK DERECE MAHKEMESİNDE YAPILAN SAVUNMALAR:
"Sanık ..... Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde; "Yukarıdaki kimlik bilgileri doğrudur ve bana aittir. Ben üzerime atılı suçlamayı anladım. Bingöl Merkez'de bulunan ..... orta okulunda bilgisayar öğretmeni olarak görev yaparken son çıkan KHK ile meslekten ihraç edildim. ..... numaralı GSM hattı bana aittir, ben kullanıyorum, bilgisayar öğretmeni olmam nedeniyle teknolojiye merakım vardır, bylock isimli programı google playstore'den 2014 yılında indirdim, programın yavaş olduğ3unu görünce sildim, kesinlikle kullanmadım, herhangi bir yazışma yapmadım. ..... Eğitim Sen isimli sendikaya yasal olması ve devletin kurumları tarafından çalışmasına izin verilmesi nedeniyle kaydoldoum, 1 Temmuz 2016 tarihinde üyelikten istifa ettim. Bingöl ..... Eğitimciler Deneğinin FETÖ/QDY ile bağlantılı olduğunu bilmiyordum. Ben öğrencilere yardımcı olmak amacıyla bu deneğe üye oldum, bu şekilde başka derneklere de üye olmuştum, ben illegeal hiçbir faaliyetin içerisinde yer almadım. Fetö/pdy hakkında medyadan bildiğim kadarıyla bilgiye sahibim. Üniversiteyi kendi memleketimde okuduğum için kendi evimizde kaldım, fetö/pdy'&ye bağlı herhangi bir ğitim kurumunda eğitim görmedim. Katılım bankası olması nedeniyle faize bulaşmamak için Bank .....'ya da daha önce hesap açtırmıştım, 17/25 Aralık sürecinden sonra bu hesabımı kapatmadım. Ancak hesapta bulunan paramı çektim, aynı şekilde ..... Bankasında da hesabım vardı, o dönemde Bingöl iinde iki tane faizsiz bankacılık yapan banka olması nedeniyle tecih etmiştim. ..... ve ..... gazetesine abone olmadım, fakat istemediğim halde ..... Gazetesi evime bırakılıyodu, hatta evime gelen gazeteleri ben evmie almadığıma komşularım da şahittir. Bu terör örgütünün yapmış olduğu herhangi bir toplandı, sohbet vb. organizasyonuna katılmadım, benim 3 tane çocuğum vardır. Zamanımı çocuklarımla geçiriyorum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, bu terör örgütünün yapmış olduğu darbme teşebbüsünü kaysı bahçelerinde çalışıyor olmam ve telefonların çekmemesi nedeniyle 2 gün sonra öğrendim, bu terör örgütü ile ilgili tüm bilgileri medyadan öğrendim. Fetö/pdy terör örgütüne karşıyım, bu yüzden örgüt üyeliği suçlamalarını kabul etmiyorum, örgüt üyesi olmadığım içinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmam söz konusu değildir" şeklinde ifadede bulunmuştur.
Sanık ..... Bingöl Sulh Ceza Hakimliğinde alınan savunmasında; "Savcılıktaki verdiğim ayrıntılı ifadeleri aynen tekrar ederim, savcılıkta vermiş olduğum ifadede ayrıntılı olarak belirttiğim meslek öncesi ve meslek sonrası bilgilere dair vermiş olduğum beyanımı aynen tekrar ederim, örgüt üyeliği iddiasını kesinlikle kabul etmiyorum, bu yapıyla herhangi bir organik ve duygusal bağım bulunmamaktadır, sendika üyeliğine dair, gazete aboneliklerine ve bu yapının özel herhangi bir organizasyonuna katılmadığıma dair beyanlarımı da aynen tekrar ediyorum, savcılıkta belirttiğim ..... numaralı hattın bana ait olduğunu belirtmiştim, bu aboneliği kullanırken iletişim programlarına özel ilgim olması nedeniyle incelemek amacıyla aynı zamanda bilgisayar öğretmeni olmam nedeniyle mesleğimle de alakası olması nedeniyle BYLOCK programını indirdim ve inceledim, bunun gibi 8-10 programda indirip incelemiştim, fakat ne BYLOCK programını ne de diğer programlarını herhangi bir örgüt ile özel iletişim amacıyla kullanmadım, veri tabanının çok basit olması nedeniyle daha sonra sildim, örgüt üyeliği iddiasını kesinlikle kabul etmiyorum, Savcının tutuklama talebinin gerekçesiz ve soyut olduğunu düşünüyorum, hangi delillere dayandığını bilmediğim için neye itiraz edeceğimi de bilmiyorum, tutuklama talebini kabul etmiyorum serbest bırakılmamı şayet hakimliğiniz aksi kanaate ise adli kontrol hükümlerinin uygulanmasını talep ederim." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ..... mahkememizde alınan savunmasında; "Öncelikle üzerime atılı bylock ile ilgili olarak yazılı olarak savunmada bulundum, tekrar ederim, bu programı 2014 yılından itibaren kullandım, bilgisayar öğretmeniyim, aşağı yukarı 6 ile 10 bin arası program kullandım, çocuklara bilgisayar dersi verirken bu programda vardı, benim kullandığım tüm programda bulunduğum ..... ismini kullanırım, ..... adını hiç kullanmadı, iddianamede o şekilde geçmiş ise de şirem de ..... 'dır, Bilişim 12 ve Malatya44 diğer programlar için girmiş olduğum yerde kullandığım isimlerdir, ancak Bylockta kullanmadım zaten sitelere girdiğim zaman sabit kullandığım isim ve şifre budur, çocuklara anlattığım programlarda bilişim 12 Malatya 44 kullanmam sadece sitelere girdiğim işlemlerde kullanırım, bylock bir programdır, bu nedenle ..... ismini kullanmam gerekir ve bu şekilde kullandım, Aralık 2013 ve Şubat 2015 tarihleri arasında play store ve ..... de vardır, ayrıca 100-500 bin arası kullanıcısı olan bir programdır, Ekim ve Kasım ayında programın kurucunun açıklaması vardır, program içeriğine bakıldığında Appl Store de rahat bir şekilde indirilen bir programdır, programı anlatırken de öğrencilere anlatmamdaki sebep en iyi ihtimalle bir e-mail veya bir numara kullanmam gerekir, programın terör olarak nitelenmesi bizi sıkıntıya sokmuştur, program indirildiği zaman messengerden sonra gelen bir mesajlaşma programı olduğu görülecektir, playstore kullanıcı 100 bin üzerindeki programları koyar, herhangi bir örgütün özel olarak kullandığı kripto olarak kullanmasına imkan yoktur, bugün Watsap'ın güvenliği Bylock'un güvenliğinden daha iyidir, güvenlik her programda mevcuttur, programın yapımcısı David Keynes Türkiye ye geldi, bununla ilgili yaptığı açıklama medyaya yansıdır, 500 bin kullanıcı Play store de 100 bin kullanıcı Appl storde bulunan bir programın terör amaçlı olması mümkün değildir, programın bir gruba indirgenmesi yanlıştır, yapılan anlaşma bozulduğu için ücret ödenmediği için kaldırılmıştır, bu programa şu anda herkes girebilir." şeklinde savunmada bulunmuştur. Ayrıca;
"Bylock içerikleri IP numarası ..... kullanıcı adı ....., şifre ..... okundu
İçerisindeki kişiler Soruldu: ..... tanımıyorum, ....., .....'u tanımıyorum dedi
içerisindeki ..... ..... ile okunan yazışmalar okundu
İçerişindeki şifreli dökümanlar soruldu: bilmiyorum ben yazışmadım dedi
Devamla: .....'ı tanımıyorum,
İçerisindeki ..... ile ilgili yazışmalar okundu
Soruldu; Bilmiyorum, ben yazışmadım, ilk defa duyuyorum, ben kimse ile ilgili evlendirme işi nedeni ile CV göndermedim,.....'i öğretmen olması nedeni ile tanırım, yazışmaları soruldu; ben bunları ilk defa duyuyorum, .....'ı ile ilgili yazışmaları soruldu: Ben bunları ilk defa duyuyorum, ..... ile ilgili yazışmaları okundu, soruldu; ..... zümredir aynı zamanda, okunan yazışmaları ben yapmadım, bilmiyorum, 482603 ile ilgili yazışmaları okundu, soruldu: bilmiyorum dedi,
Sanığın ..... IP ye bağlı mailler den bir kısmı okundu
Konu başlığı Çanakkale den
Soruldu;: ben böyle bir paylaşım yapmadım, "hoca efendinin arkadaşlarına şehitler bile gıpta edemiyorlar, onların makamına kimse çıkamıyor" şeklinde yazmadım
Konu başlığı Vaaahki ne vah
Soruldu: Elazığ da bir imam la ilgili bir paylaşım yapmadım ilk defa duyuyorum
Konu başlığı : nerede durduğuna bak
Soruldu: ..... hoca isimli kişiyi tanımıyorum, okunan yazışmaları ben yapmadım, hidayet beyin evine gitmek, bu bir zulüm. Birşey bulamayıp çocuğun oyuncağını almak buda zalimlik şeklindeki içerikler okundu soruldu: ilk defa duyuyorum,
Konu başlığı: ..... abiden muhteşem rüya...
Soruldu: ben rüya gören biri değilimdir, peygamber efendimizi rüyasında görmüş gibi rüyası okundu sanıktan soruldu; hadisi şeriflere göre Allah'ın lanetlerine uğramaktır görmediği halde rüyayı anlatmak dedi
Konu başlığı ulaşmadığı yer kalmasa lütfen .. 20 madde de kıymetli not
Soruldu: benim dediğim devlete millete sadakattir dedi
..... ile ilgili yazışmaları okundu
büyüğümüzün önemsediği olay diye yazdığı ..... TV'nin takip etmesi ve Youtube den aynı şekilde takip edilmesi soruldu: bilmiyorum dedi
..... ile ilgili yazışmaları okundu
Sanığın ortak dağıtıcı listesinde olduğu görüldü
..... ile yazışmaları okundu
konu başlığı Tatil
içerisinde Aydın hoca yazdığı, "Maraş ilinin ara tatil kitap okuma programları ile ilgili yazısında yazdığım cevabı sizlerede gönderiyorum lütfen uygulayalım ve takipçisi olalım, yapmayan il kalmamalı, arkadaşlar cumartesi den başlayarak üç gün program yapacaklar, beş altı kişilik sabah kalvaltısından geceye kadar olacak müsait olanlar kalacak, illerimizin tamamında ve mutlaka tüm üyelerin katılımı sağlayarak katılımı sağlayalım..."
Soruldu; Kendi ismimin 15 Temmuz ile anılması beni perişan ediyor, böyle bir şey yazmadım ve gizlilik içerisinde bir şey yapmadım, beş altı kişilik gruplar oluşturmadım, oluşturulmasını söylemedim, dedi
Soruldu:..... isimli kişiyi tanımıyorum, bana sayılar bu gece ulaştırılacaktı abiler bu gece bekliyorum çok acil, yazısı nedir bilmiyorum dedi
Soruldu: .....'ı tanırım, Bilgisayar öğretmenidir, sürekli birlikte çalışırız, birlikte program alışverişi yaparız, dedi
Soruldu: Cevşendeki bölümlere bap denir dedi
Sanıktan soruldu: okunan onlarca mesajın hiçbirin ne yazdım nede hatırlıyorum, ben bylock'u açıklayacaktım, ancak bunları okununca dimağım gitti, okunan şeylere bakınca 15 Temmuz 'un lanse edildiğini gördüm, daha doğrusu 15 Temmuzu ben yapmışım gibi lanse ediyorsunuz, benim üç çocuğum var, üç çocuğumun üzerine yemin ederim, kim yapmış ise sebep olduysa destek verdiyse ve sebep olduysa bütün dini hassasiyetlerim çocuklarım üzerine yemin ederim ki Allah en kötü belasını versin, 15 Temmuz'u yapan kişi kimdir bilmiyorum, sebep olanlar için söylüyorum, dedi
Dosya içinde bulunan 02/06/2017 tarihli Bingöl C. Başsavcılığı Terör Suçları Bürosunun gönderdiği Bingöl Emniyet Müdürlüğünün Mahrem imamlar konulu yazısı okundu
Soruldu: neyle bu kanıya varıldı, bilmiyorum,
İçerisinde 17. Sırada ..... ismi ve TC numarası ..... okundu
Soruldu: neden böyle bir yazı geldi bilmiyorum dedi
Bylock IP HTS detay inceleme bilirkişi raporu okundu 3339 adet bağlantı soruldu; ben programı kullandım, ancak söylenenler ile bir alakam yoktur , yazışmaları yapmadım.
" şeklinde savunmada bulunmuştur.
B) İSTİNAF AŞAMASINDA ALINAN SAVUNMASINDA:
"SANIK SEGBİS VASITASIYLA ALINAN SAVUNMASINDA: Önceki aşamalardaki savunmalarımı tekrar ederim. Beni en çok üzen ve kahreden 15 Temmuz'u gerçekleştiren ihanet şebekesiyle beraber anılmaktır. Kesinlikle terör örgütü üyesi değilim, hayatımın hiçbir döneminde bunların yanından dahi geçmedim. Uzun süredir tutukluyum, işlemediğim bir suçtan dolayı özgürlüğüm yok edildi, hayatım altüst oldu, eşim ve çocuklarımı göremiyorum. Gerekirse bin sene yatmaya razıyım, ancak örgüt üyeliği suçlamasını kabul etmiyorum, beraatimi istiyorum dedi.
SANIK MÜDAFİ BEYANINDA: Önceki savunmaları tekrar ederiz. Terör örgütü yapılanmasına iki şekilde girildiği anlaşılmaktadır. Birincisi gerçekten bu örgütün amaç ve hedefleri doğrultusunda katılanlar, ikinci grup ise tamamen dini hassasiyetleri nedeniyle bu yapının gerçek yüzünü görmeden dahil olanlardır. Müvekkilimin durumu değerlendirildiğinde ikinci grupta yer alan dini hassasiyetleri olan kişilerden olduğunu ve bu nedenle bu yapının içine bir şekilde dahil olduğunu görüyoruz. Müvekkilim ilk aşamalardan beri olaya ilişkin bildiklerini anlatmış hatta herkes inkar ettiği halde ByLock programını kullandığını şifresine kadar söylemiştir. Ancak müvekkilim bunu belirtirken bilişim ve bilgisayarla uğraştığını, bu programı da biraz meraktan indirdiğini ifade etmiştir. Bu husustaki samimiyetini, beyanlarını mahkemenizin takdirine sunuyoruz. Müvekkilim hakkındaki bir diğer iddiada örgüt içinde mahrem imam konumunda olduğuna ilişkindir. Ancak dosya kapsamında buna ilişkin hiçbir delil ve tanık beyanı bulunmamaktadır. Bu yönüyle iddia tamamen soyuttur. Kabul etmiyoruz. Müvekkilim, ilk derece mahkemesinde yargılanırken SEGBİS üzerinden iletişim sorunları ve kopukluklar yaşanmıştır. Bu nedenle kendini iyi ifade edememiştir veya mahkeme bazı hususları yanlış anlamıştır. Sırf bu nedenle mahkeme hem cezayı alt sınırdan oldukça yukarıda belirlemiş hem de takdiri indirim hükümlerini uygulamamıştır. Bu nedenlerle mahkemenizin bu hususu dikkate alacağını düşünerek öncelikle yasal unsurları oluşmayan suçtan müvekkilimin beraatini ve tahliyesini, eğer mahkemeniz aksi görüşte ise cezanın alt hadden belirlenerek yasal ve takdiri tüm lehe hükümlerin uygulanmasını talep ederiz dedi. " şeklinde savunmada bulunmuştur.
III-DELİLLER:
Mahkememizin iş bu dava dosyası ile birleştirilen 2017/363 Esas sayılı dava dosyasında sanık .....'ın bylock içeriklerinin mevcut olduğu görülmüştür.
Kayseri İl Dernekler Müdürlüğü tarafından Kayseri İl Emniyet Müdürlüğüne gönderilen cevabi müzekkerede; Sanık .....'ın Bingöl ilinde bulunan ve 667 sayılı KHK ile kapatılan 12-002- 153 kütük numarasında kayıtlı "Bingöl ..... Eğitimciler Derneği"ne üye olduğu bilgisine rastlanıldığı belirtilmiştir.
Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü tarafından Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen cevabi yazıda; Sanık .....'ın yapılan sorgulamada bylock kullanıcı kaydına rastanıldığı belirtilmiştir.
Dosya arasında mevcut memur sendika aidatı tevkifat listelerinden; Sanık .....'ın ..... Eğitimciler Sendikasına üyelik kaydının bulunduğu, 2015 yılının tamamında 2016 yılının Temmuz ayı dahil üyelik aidatının ödendiği görülmüştür.
Sanık .....'ın ihraç edilmeden önce görev yaptığı ..... İlköğretim Okulu tarafından Milli Eğitim Müdürlüğüne gönderilen ve dosya arasında mevcut Sendika Üyeliğinden çekilme formunda; Sanık .....'ın 18/07/2016 tarihinde istifa formunu doldurarak kurumuna verdiği anlaşılmıştır.
Bingöl İl Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen 05/09/2016 tarihli araştırma tutanağında sanık ..... ile ilgili olarak; "... Aslen Malatya/Darende/Günerli nüfusuna kayıtlı .....-..... oğlu 10.07.1984 Darende doğumlu ..... isiml işahsın adına kayıtlı ..... numaralı gsm hattının fetö/pdy şifreli haberleşme programı listesinde olduğu, fetö/pdy müzahir olarak faaliyet yürüten ..... Eğitimciler Deneğine üyelik kaydının olduğu, eşi ..... isimli şahsın fetö/pdy müzahir olarak faaliyet yürüten Bingöl ..... Eğitim Sosyal ve Kültür derneğine üyelik kaydının olduğu ve fetö/qdy müzahir olarak faaliyet yürüten .....-Sen'e 2016 yılı içerisinde üyelik kaydının olduğu... Belirtilmiştir.
Dosya arasında mevcut bylock tespit ve değerlendirme tutanağında; TC Numarasının ..... olduğu, tespit edilen GSM/ADSL numarasının ..... olduğu, tespit edilen ilk log tarihinin 26/11/2015 olduğu, ID numarasının ..... olduğu, kullanıcı adının "....." olduğu, şifresinin 44. Malatya olduğu, son online tarihinin 18/02/2016 saat 19.12.19 olduğu görülmüştür.
IV-DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
A)İLK DERECE MAHKEMESİNCE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE MAHKEMENİN ULAŞTIĞI KANAAT:
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Sanık ..... hakkında mahkememiz 2017/363E dosyası ile yine mahkememiz 2017/288E sayılı dava dosyası arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu, sanığın ve suçun aynı olduğu silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olduğu hasebiyle dosyalar birleştirilerek 2017/288E dava dosyası üzerinden görülerek ve farklı dosya ile sanık hakkında iki ayrı dava açılmış isede sanığın eylemi tek kabul edilerek tek bir hüküm ile aşağıdaki şekilde karara bağlanmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, dinlenen beyanlar ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; sanığın eylemleri tek tek anlatılmış olup, sanık yönünden Bylock ile ilgili genel değerlendirme ise yine aşağıdaki şekilde yapılmıştır.
Terör örgütüne üye olma suçunun oluşabilmesi için failin hiyerarşik yapı içerisinde yer alması ve örgüt ile organik bağın bulunması gerekmektedir. Hiyerarşik yapıya dahil olup olmadığını tespit etmek için failin eylemlerinin ve faaliyetlerinin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluğuna veya eylemin niteliğine göre belirlenmesi gerekmektedir. Bylock kullanıcısı oldukları belirtilen sanıkların FETÖ ele başının bylock konusundaki "tüm üyelerimiz bylock üzerinden haberleşsin, kullanmayanların hizmete ihanet etmiş olur" şeklindeki emir ve talimatı doğrultusunda örgütün gizli haberleşme sistemini indirip kullanmasıyla gizlilik unsuruna, emir ve talimata riayet ettiği,2937 s. Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununun 4/i maddesi gereğince MİT "dış istihbarat, millî savunma, terörle mücadele ve uluslararası suçlar ile siber güvenlik konularında her türlü teknik istihbarat ve insan istihbaratı usul, araç ve sistemlerini kullanmak suretiyle bilgi, belge, haber ve veri toplamak, kaydetmek, analiz etmek ve üretilen istihbaratı gerekli kuruluşlara ulaştırmak," aynı kanunun 6/1-g maddesine göre MİT "telekomünikasyon kanallarından geçen dış istihbarat, millî savunma, terörizm ve uluslararası suçlar ile siber güvenlikle ilgili verileri toplama" görev ve yetkisine sahiptir. Görüldüğü üzere bu düzenlemelere göre MİT'in "terör suçlarıyla" alakalı olarak "telekomünikasyon kanallarından" her türlü "bilgi" ve "veri toplama", bunları "analiz" ve "kaydetme", akabinde bunları "gerekli kuruluşlara ulaştırma" görev ve yetkisi vardır.
2559 s. Polis Vazife ve Selahiyetleri Hakkında Kanunun (PVSHK) Ek 7/1 maddesine göre; "Polis devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğine dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak, emniyet ve asayişi sağlamak üzere, ülke seviyesinde istihbarat faaliyetlerinde bulunur, bu amaçla bilgi toplar, değerlendirir, yetkili mercilere veya kullanma alanına ulaştırır. Devletin diğer istihbarat kuruluşlarıyla işbirliği yapar."
Bu çerçevede MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından ana kaynağı (Server) yurt dışında olan ve genellikle cep telefonuna kurulan ve internet üzerinden yazışma imkanı veren kriptolu "bylock" programına dair gerekli teknik araştırma, analiz yapmak ve elde edilen verileri bilgi haline getirip, bunları ilgili güvenlik birimlerine ve buradan da adli birimlere ulaştırma yetki ve görevi vardır. Pek çok Yargıtay kararında "istihbarat kaynaklarından gelen veri ve bilgiler" yargılama sırasında delil olarak kabul edilmiştir. Yine Yargıtay kararlarında (Örneğin; Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 28.11.2013 tarih 2013/8995-14476 E.K. Sy. Kararı gibi) terör örgütleriyle ilgili yapılanmanın ve grubun terör örgütü içinde olup olmadığı hususunun Emniyet Genel Müdürlüğünden sorulması gerektiği belirtilmiş olup, bu konuda verilen cevabın da Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından toplanan "istihbarat kaynaklı veri ve bilgilerin" değerlendirilmesi sonucu açıklanan bir hukuki kanaat olmasına rağmen bu bilgiler mahkemelerce delil olarak kabul edilmektedir.
Bu kapsamda "bylock" programına dair veriler CMK.'nun 135. maddesi vasfında "iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması" yada soruşturma sonrası yada yargılama aşamasında uygulanan ve görüşme dökümleri (HTS raporu) alınmasına dair "iletişimin tespiti tedbiri" mahiyetinde olmadığı gibi CMK.'nun 134. maddesinde düzenlenen "sanığa ait bilgisayar vs. dijital materyaller üzerinde inceleme yapılması" mahiyetinde de değildir. Zira üzerinde inceleme yapılan ve bilgi elde edilen bilgisayar vs. dijital materyeller (örneğin ana server. gibi) sanığa ait değildir. Bylock programına dair veri ve bilgiler suç tarihinden sonra MİT veya EGM tarafından bu programın kullanılmasına dair çözümlenen ve analiz edilerek toplanan teknik veri ve bilgiler olup, suç işlenmezden önceki safhayı kapsayan "suçu önleme amaçlı iletişimin dinlemesi ve kayda alınması tedbiri" mahiyetinde de değildir.
Tüm bu bilgiler ve değerlendirmeler ışığında, "silahlı terör örgütü üyeliği"suçundan sanık olanların "bylock" programı kullanımlarına dair bilgiler yasal dayanaklarına göre yetkili kamu güvenlik-istihbarat kurumlarınca usulünce toplandığından yasal çerçevede "kabule şayan delillerden" olup hukuka aykırı şekilde toplanmış "hükme esas alınmayacak" ve CMK.'nun 206/2 maddesi uyarınca "reddi gerekecek"delil mahiyetinde değildir
Öte yandan yukarıda detayı belirtildiği üzere Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 14/07/2017 tarih ve 2017/1443 Esas 2017/4758 Karar sayılı ilamında " .... ByLock iletişim sistemi, yukarıda açıklanan somut delillerle kanıtlandığı üzere, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacaktır. ... " şeklinde ifade edildiği üzere Bylock programının Yargıtay tarafından da FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olduğunun tespiti yapılmıştır.
Bank ..... ile ilgili husus ise, Kamuoyuna yansıyan “Fethullah Gülen‘den Bank ..... talimatı"başlıklı haberde; F.Gülen'in 25.12.2013 tarihindeyaptığı bir telefon görüşmesinde "Borsada tahtası kapanan, Mooody’s tarafından notu düşürülen Bank .....’yı, içinde bulunduğu bu durumdan çıkarabilmek için Gülen’in yukarıdan talimat verdiği konuşuluyor." şeklinde yazıldığı anlaşılmıştır. Yargıtay kararlarında da örgüte mali yardım yapılması örgüt adına para toplanması örgütsel davranış olarak kabul edilmektedir. (Örneğin; Yargıtay 16.Ceza Dairesinin 14.03.2016 tarih ve 2015/5452 E.-2016/1983 K. Sy. Kararı gibi) Yukarıda detaylı bir şekilde açıklandığı üzere Bank .....'ya FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimatı sonrası yani 17/25 Aralık sonrası para yatırarak örgüte mali yardım yapıldığı ve bunun da örgütsel davranış olarak kabul edilmesinin gerektiği kanaatine varılmıştır.
ByLock iletişim sistemi, yukarıda açıklanan somut delillerle kanıtlandığı üzere, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tespiti edilmiş olduğundan kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olarak mahkememizce de kabul edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, dinlenen beyanlar ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında;
.....hakkında, Dosya arasında bulunan 25/01/2017 tarihli Kayseri Emniyet Müdürlüğünün yazısına göre sanık adına kayıtlı ..... nolu hatta "....." IMEI numarası ile "....." ilk tespit tarihli FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yönetici/üyelerinin kullanımı için oluşturulmuş ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bylock programını kullandığı tespit edilmiştir. Sanığın dosya arasında bulunan Bylock IP/HTS Detay inceleme bilirkşi raporuna göre ..... nolu hattı ile 3.339 adet bağlantı sağladığı anlaşılmıştır. Sanığa ait bylock içeriklerinin bulunduğu tespit ve değerlendirme tutanağı dosya arasına alınmış, yapılan incelemede sanığın 119 kez giriş yaptığı anlaşılmıştır. Sanığa ait içeriklerin incelenmesinde; sanığın kullanıcı adının " .....", şifresinin "....." olduğu ve sanığı bylockta ekleyenlerin sanığı "aydin","3 aydın","aydn" olarak kaydettikleri de görülmüştür. Her ne kadar sanık bylock programını kullanmadığını savunmuş ise de, bylock içerik tutanağında sanığı bylocktan ekleyenlerin sanığa verdikleri adın (nick name) sanığın ismi olması , kendi adına kayıtlı telefon hattı üzerinden bylock programının tespit edilmesi ve bylock içeriklerinde ..... ile 2016.02.19- 12:32 tarih ve saatteki yazışmada , ..... ile 2016.01.09- 14:43 tarih ve saatteki yazışmalarda şahısların ..... ismi ile hitap ederek yazıştıkları görülerek sanığın bu savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılarak itibar edilmemiştir. Sanığın böylelikle bylock programını kullanarak FETÖ ele başının bylock konusundaki "tüm üyelerimiz bylock üzerinden haberleşsin, kullanmayanların hizmete ihanet etmiş olur" şeklindeki emir ve talimatı doğrultusunda örgütün gizli haberleşme sistemini indirip kullanmasıyla gizlilik unsuruna, emir ve talimata riayet ettiği görülmüştür.
Sanığa ait bylock içeriklerinin bulunduğu tespit ve değerlendirme tutanağında yapılan incelemede sanığın 119 kez giriş yaptığı, şifreli dökümanların olduğu, kendi listesine 11kişiyi eklediği ,, eklediği kişilere baktığımız zaman diğer dosyalarda mahrem imam olarak isimleri bildirilen kişilerin yoğunlukta bulunduğu anlaşılmıştır. Bylock yazışmalarına baktığımız zaman ise, örneğin sanığa"hiç kimseyi telaşa sevk etmeden özellikle telefon trafiğine dikkat edilerek .. Herkes temizlik yapsın..cok dikkatlice bütün elektronik kitabi ,flas,resim ,not hiç bir şey kalmasın ..ozellikle resmi yerler...","kakao kullanılmasın bu mevzuda","hedeflerimizi yakalama konusunda iki yöntem uygulanabilir..aksi halde bitiriyoruz, bittiler algısı tabanımızı moral bozukluğuna sevkedebilir..."şeklinde mesajlar gönderildiği, ve sanığında değişik başlıklar altında örneğin " Ulaşmadığı Yer Kalmasa Lütfen...20 Maddede Kıymetli Not :..Şu dönemde hizmet edenleri hele yerler gökler alkışlıyorken.....","..... abiden... Muhteşem ruya..:Hizmetteki bütün abi ve ablalar , Allah Resulunun önünüde toplanmışız..."şeklinde yoğun ve uzun bir şekilde toplu mesajlar attığı ve bu mesaj içeriklerinin bir kısmında FETÖ/PDY'nin Hizmet adı altında yaptığı eylemleri dini çerçevede yücelttiği görülmektedir.
Dosya arasında bulunan Memur Sendika Aidatı Tevkifat 2015 ve 2016 Bütçe Yılı Listesinde sanığın FETÖ/PDY'ya müzahir ..... Eğitim Sen'e üyelik kaydının bulunduğu ve üyelik aidatı ödediği Bingöl Valiliği ..... Ortaokulu Müdürlüğü 19/07/2916 tarihli yazısında sanık .....'ın 18/07/2016 tarihinde ..... Eğitim Sen'den istifa ettiği anlaşılmıştır.
Dosya arasında bulunan FETÖ/PDY ile bağlantısı Tespit Edilen Münfesih Durumdaki Derneklerin Üye Listesinde sanık .....'ın Bingöl ..... Eğitimciler Derneğine 01.09.2014 giriş-22.11.2015 çıkış tarihli üyelik kaydının bulunduğu ve asil üye olduğu anlaşılmıştır.
İl Emniyet Müdürlüğü 05/2017 tarihli Bingöl ili sorumluluk bölgesi FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Emniyet Teşkilatı içerisinde mahrem imam olarak tabir edilen mensuplara ilişkin liste de .....'ında yer aldığı ve vasfının C ( Öğretmen) olduğu görülmektedir.
Sanığın yukarıda detaylandırıldığı FETÖ/PDY terör örgütünün yönetici ve üyelerinin kullanmış olduğu bylock programını kullanması, FETÖ/PDY'ya müzahir ..... Eğitim sen'e üyeliğinin bulunması ve FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bingöl ..... Eğitimciler Derneği yönetim kurulu asil üyeliğinin bulunması FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ve örgüt üyeleri ile organik bağ içerisinde olduğu ve FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediğini gösterir şekilde örgütün amaçları doğrultusunda yoğunluk, gizlilik, süreklilik ve çeşitlilik arzeden eylem ve faaliyetlerde bulundunduğu bunun Bylock yazışma içeriklerinden aşikar bir şekilde anlaşıldığı, sanığın mahrem imamlar listesinde yer aldığı neticeten FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu sonucuna varılmış ve üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği mahkememizce sabit görülmüştür. Sanık hakkında bylock kullanıcısı olması, FETÖ/PDY'ye müzahir ..... Eğitim sen'e üyeliğinin bulunması, Bingöl ..... Eğitimciler Derneği yönetim kurulu asil üyeliğinin bulunması ve sanığın mahrem imamlar listesinde yer alması karşısında sanığın eylemlerinin yoğunluğu ve çeşitliliği ve örgüt içerisindeki konumu dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmış, etkin pişmanlığı görülmediğinden TCK 221 maddesi uygulanmamış, sanık savunmasında örgütsel olarak direnç sergileyerek "okunan onlarca mesajın hiçbirin ne yazdım nede hatırlıyorum, ben bylock'u açıklayacaktım, ancak bunları okununca dimağım gitti, okunan şeylere bakınca 15 Temmuz 'un lanse edildiğini gördüm, daha doğrusu 15 Temmuzu ben yapmışım gibi lanse ediyorsunuz, benim üç çocuğum var, üç çocuğumun üzerine yemin ederim, kim yapmış ise sebep olduysa destek verdiyse ve sebep olduysa bütün dini hassasiyetlerim çocuklarım üzerine yemin ederim ki Allah en kötü belasını versin, 15 Temmuz'u yapan kişi kimdir bilmiyorum, sebep olanlar için söylüyorum" demek suretiyle 15 Temmuz hain gecesinde yaşananlara rağmen ve 15 Temmuz gecesinde kalkışmayı yapanlara herhangi şey söylemeyerek özellikle "sebep olan" kişiler demek suretiyle mahkemizce özellikle sorulmasına rağmen fetönün yaptığına ilişkin onlara atfen hiçbir kelime etmeyerek başka sebep olanlar iması yaparak, hala örgütteki mahrem imam konumuna uygun hareket ettiği görülmekle sanık hakkında TCK 62 maddesi mahkememizce sanık hakkında uygulanmamış aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
B)DAİREMİZCE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE ULAŞILAN KANAAT:
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık ..... hakkında yapılan yargılama sonucunda sanığın yüklenen suçtan mahkumiyetine dair verilen Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/11/2017 tarih ve 2017/288 esas, 2017/203 karar sayılı ilamının sanık ve müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine, dosyanın incelemesini yapan Dairemizin 13/03/2018 tarihli kararıyla CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilmiş olmakla;
Dairemizce dosya üzerinde yapılan ilk incelemede, sanığa silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen cezanın TCK'nın 3. ve 61. maddelerindeki ölçütlere uygun olarak belirlenip belirlenmediği, sanık hakkında TCK'nın 62. maddesindeki takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediği hususlarının Dairemizce yapılacak istinaf duruşmasında ele alınması gerektiği kanısına varılmış, bu bağlamda 5271 sayılı CMK'nın 281. ve 282. maddeleri uyarınca sanık ve müdafinin katılımları ve beyanları alınmak suretiyle istinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre,
İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama safhasında Bilgi Teknolojileri Kurumundan (BTK) getirtilen hedef IP (HIS- CGNAT) kayıtlarına ve özellikle de ID tespit ve değerlendirme tutanağına göre kullanımında bulunan ..... numaralı telefon üzerinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından gizli haberleşme amacıyla kullanılan, terör örgütü üyeliğinin başlıca delili niteliğindeki ByLock haberleşme sistemine dahil olduğu, numarasının Morbeyin uygulamaları olarak belirtilen Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) raporunda Ek-1, Ek-2 ve Ek-3 listelerde sayılan numaralar arasında bulunmadığı, Bingöl İl Emniyet Müdürlüğünün yazılarına göre örgüt içinde (C) vasfında öğretmen statüsünde mahrem imam olarak görev yaptığı dosya kapsamından anlaşılan sanığın; sanığın aksi yöndeki savunmalarının oluşa ve dosya kapsamına uygun düşmediği ve bu nedenle Dairemizce itibar edilebilir nitelikte görülmediği, mahrem imam olduğu belirtilen sanığın örgütün amaçları doğrultusunda örgütü idare etme, emir ve direktif verme, örgüt içinde inisiyatif ve karar verme gücüne sahip olduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığı da değerlendirildiğinde, bu konumu ve dosya kapsamından anlaşılan örgütsel faaliyetlerinin kapsamına göre, yukarıda belirtilen esaslara göre TCK'nın 314/1. maddesindeki "örgüt yöneticisi" vasıflarını taşımadığı, bununla birlikte kuruluşu, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemlerine göre nihai amacının devletin anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu tartışmasız bulunan FETÖ/PDY terör örgütüyle kurduğu organik bağ çerçevesinde hiyerarşisine dahil olmak suretiyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314/2. maddeleri kapsamında örgüt üyesi olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin suçun sübutuna ve vasfına ilişkin kabulünde isabetsizlik bulunmadığı,
Bununla birlikte;
Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olmasının Anayasa’nın 141/3, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/g maddelerinin emredici hükmü oluşu,
5237 sayılı TCK'nın "Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi başlıklı 3. maddesinde suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunacağının, "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61. maddesinde ise, Hakimin somut olayda suçun işleniş biçimini, suçun işlenmesinde kullanılan araçları, suçun işlendiği zaman ve yeri, suç konusunun önem ve değerini, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını, failin güttüğü amaç ve saiki göz önünde bulundurarak işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirleyeceğinin düzenlenmesi,
İşlendiği iddia edilen fiilin sübuta erdiğini saptayan ve suçun niteliğini tayin eden Hakim veya mahkemenin bu suça karşılık gelen ceza yaptırımını belirlerken kullandığı takdir yetkisinin ise sınırsız olmayıp, somut olayın özelliklerine, akla ve hukukun genel ilkelerine uygun kullanılması, bu yönüyle de hükmün maddi ve hukuki yönden incelemesini yapan Bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin istinaf denetimine tabi bulunması karşısında;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği Mahkemece sabit görülen sanık hakkında temel ceza tayin edilirken, sanığın örgüt içindeki konumu ve diğer örgüt üyeleri üzerindeki etki etme gücü, somut veriler ortaya konularak saptanacak amaç ve saiki ile kastının derecesi, örgüt adına girişmiş olduğu eylemler ve işlediği suçlar varsa bunların işleniş biçimi ile gerçekleştirildiği yer ve zaman itibariyle örgüte olan nedensel katkısı ile TCK'nın 61. maddesinde belirtilen diğer hususlar gözetilerek temel cezanın işlenen fiille orantılı biçimde belirlenmesi, bu kapsamda, teşdit gerekçesi olarak kabul edilen hususların temel cezanın tayinine ilişkin genel ilkeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, bu itibarla İlk Derece Mahkemesinin dosya kapsamından anlaşılan olgu ve olaylara göre adalet ve hakkaniyet ölçülerine uygun düşmeyen gerekçelerle alt sınırdan önemli ölçüde uzaklaşarak üst sınıra yakın nispette ceza tayininin Dairemizce benimsenmediği, bu bağlamda Dairemizin benzer uygulamalarında olduğu üzere sanık hakkında TCK'nın 314/2. maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırdan makul bir oranda belirlenmesi, müteakip uygulamaların da belirlenen bu temel ceza üzerinden yapılması gerektiği görüşüne varıldığı,
Öte yandan, sabıkasız olan, dosya tutanaklarına yansımış olumsuz tutum veya davranışına rastlanmayan sanık hakkında dosya kapsamına uygun düşmeyen, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi de hatalı bulunmuş, sanık hakkında Dairemizce takdiri indirim hükmü tatbik edilmek suretiyle ilk derece mahkemesinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurduğu hüküm CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM: Gerekçesi yukarı kısımda açıklandığı üzere;
1-)Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/11/2017 tarih ve 2017/288-203 sayılı ilamının CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-)Sanık .....'ın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği yapılan yargılama ve toplanan delillerle sabit olmakla, sanığın eylemine uyan TCK'nın 314/2.maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, sanığın güttüğü amaç ve saik, suç konusunun önem ve değeri ile sanığın eylemselliği gözetilerek takdiren teşdiden 6 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın işlemiş olduğu suçun 3713 Sayılı Kanun'un 3.maddesinde belirtilen terör suçları kapsamında kaldığı anlaşıldığından, sanığa verilen cezada 3713 SY'nın 5/1.maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılarak 9 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın sabıkasız oluşu, yargılama sürecinde olumsuz herhangi bir davranışının olmaması lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek, TCK'nın 62. maddesi gereğince cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 7 YIL6 AY HAPİSCEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın kasten işlediği suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak; 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1, 2 ve 3. fıkralarının tatbikine,
Sanığın atılı suçu örgüt faaliyetleri kapsamında işlediği anlaşılmakla, hakkında hükmolunan cezanın TCK’nın 58/9. maddesi gereğince, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre ÇEKTİRİLMESİNE ve sanık hakkındaki cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri UYGULANMASINA,
TCK'nın 49/son maddesi uyarınca sanığa verilen hapis cezası kısa süreli hapis cezası olmadığından, TCK'nın 50.maddesi uyarınca adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesine YER OLMADIĞINA,
Sanığa verilen hapis cezası 2 yıldan fazla olduğundan CMK'nın 231.maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin sanık hakkında uygulanmasına yasal olarak YER OLMADIĞINA,
Sanığa verilen hapis cezası 2 yıldan fazla olduğundan TCK'nın 51.maddesinde düzenlenen erteleme müessesesinin sanık hakkında uygulanmasına yasal olarak YER OLMADIĞINA,
Sanığın müsnet suç nedeniyle gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürelerin TCK'nın 63.maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,
Sanık hakkında takdiren, yukarıdaki kanun maddelerinden başka lehe ve aleyhe kanun maddesinin uygulanmasına yer OLMADIĞINA,
Sanığa yüklenen suçun nitelik ve ağırlığı ile hükmolunan ceza miktarına göre kaçma şüphesi altında bulunması ve bir başka tedbirin tutukluluktan beklenen yararı sağlamasının mümkün bulunmaması, tutukluluk tedbirinin bu aşamada ölçülü ve orantılı olması nedenleriyle sanığın TUTUKLULUK HALİNİN HÜKMEN DEVAMINA,
Sanık hakkında hüküm özeti düzenlenerek ilgili ceza infaz kurumuna gönderilmesine,
Hükmen tutukluluk devamı kararına karşı Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının 7 gün içinde Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi nezdinde itiraz hakkının bulunduğunun ihtarına (ihtar edildi),
Toplam 34.20 TL bilirkişi giderinden ibaret yargılama giderinin sanıktan alınarak Hazineye GELİR KAYDINA,
Dair, sanık ile müdafinin yüzlerine karşı, iddia Makamında Cumhuriyet Savcısı ..... huzurunda, mütalaasına uygun olarak tefhim tarihinden itibaren 15 gün içerisinde, Dairemize veya bulunulan yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili birimine (yoksa ilk derece Ceza Mahkemesine), sanığın ceza infaz kurumunda olması durumunda cezaevi idaresine verebileceği temyiz dilekçesi veya zabıt katibine yapılacak temyiz beyanının tutanağa geçirilmesi suretiyle başvurusu halinde, TEMYİZ, (temyiz yoluna başvurulmadığı takdirde kararın kesinleşeceği sanığa ve sanık müdafine ihtar edildi) yolu açık olmak üzere ve oybirliğiyle verilen karar açık celsede okunup gerekçesi ana çizgileriyle anlatıldı.04/06/2018 (¤¤)