(5237 S. K. m. 5, 53, 63, 103, 109) (5271 S. K. m. 280)
TÜRK MİLLETİ ADINA
İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla Dairemizce yapılan yargılama sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Ağır Cumhuriyet Başsavcılığının 11/03/2016 tarih 2016/452 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında cinsel istismar, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından TCK'nın 103/1-1.cümle, 109/2,3-f, 5, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi istemi ile kamu davası açıldığı,
Sanık .... ilk derece mahkemesinde yaptığı savunmasında: "Ben daha önce ifade vermiştim, o ifadem doğrudur. Ben, müşteki ve mağdurun beyanlarını kabul etmiyorum, o gün terzi dükkanındaydım, mağdur terzi dükkanımın bulunduğu katta telefonla mesajlaşıyor ve konuşuyordu, birine yer tarif ediyordu, öğleden sonraydı, saati hatırlamıyorum, lavaboda bardakları yıkamak için dışarı çıktım, dışarı çıktığımda mağdurun birine telefonda yer tarif ettiğini duydum, kendisine "Belediye iş merkezi ikinci kat diye söylersen herkes burayı tanır bilir" diye söyledim ayrıca bulamazsa imaj terzi dersen burayı herkes bilir dedim, telefondaki kişiye yer tarif ettikten sonra "abla eğer istersen benim dükkanımda oturabilirsin, bekleyebilirsin" dedim, o da tamam dedi, kendisine herhangi bir zorlama yapmadım, beraber terzi dükkanına girdik, terzide çalışan çırak olarak çalışan kardeşim .... içerdeydi, ben bardakları çaydanlığın olduğu yere götürdüm, çay demledim çayımı demledim, bir dakika aradan geçtikten sonra yanda bulunan Playstation'da çalışan .... geldi, bu sırada mağdur da içerideydi, .... çayı aldı çıktı dükkanına gitti, ondan sonra .... isimli müşterim geldi, ölçüsünü tarif etti, elbiseyi böyle kes şöyle daralt diye sözler söyledi, bu sırada da mağdur içerideydi, ben ....'a benim 10 dakika sonra çıkmam lazım dedim, o da bana bu işi yetiştir dedi, ben de ona ortağım .... gelecek onun telefon numarasını vereyim işini o yapsın dedim, o da ....'un kartını alıp dükkandan çıktı, hatta ....'dan 10 saniye sonra neredeyse arka arkaya mağdur da dükkandan çıktı, ben mağdura herhangi bir şey yapmadım, ben yaklaşık iki yıldır söz konusu dükkanı işletiyorum, yaklaşık yirmi tane aynı iş yerinde müşterim var, hiç gelmeseler 10 dakikada, 20 dakikada veya yarım saatte bir müşteri dükkanıma geliyor, böyle bir şey olsaydı onlar şahit olurlardı ayrıca mağdur kız içerdeyken .... isimli kişi de dükkanıma geldi, o da pantolonunun yapılmasını istedi, ben de kendisine 10 dakika bekle o zaman sana pantolonunu vereyim dedim, .... abla çıktıktan sonra .... mağdur çıkmadan içeri geldi, pantolonum hazır mı dedi, ben de hazır dedim ve alıp çıktı, ben kendisinden yanlış hatırlamıyorsam 3 TL para aldım, bizde fatura olmaz bu nedenle fatura kesmedim, ....'a da fatura kesmedim, ben bu kızı daha önceden tanımıyorum, daha önce benim dükkanıma gelmiş gitmiş iş yaptırmış olabilir, biz iki yıl boyunca Anadolu ve Fen Lisesine elbise yapıp veren kişiyiz, belki bu nedenle mağdur bizi tanımış olabilir, mağdurla olay öncesinde herhangi bir husumetimiz yoktur, olay günü Pazar günüdür, kız Pazar günü şikayetçi olmamıştır, bir gün sonra kızın babası dükkanıma gelmiştir, etrafa bakıp giderken el sallayıp "siz görürsünüz" demişti, ben kendisini şikayet etmiştim ama sonra şikayetimi geri aldım, bir saat sonra da polisler geldi, ben Ağrı'da tanınan bir terziyim, terzi olmam nedeniyle müşterileri kaybetme, çevremi kaybetme ihtimalim düşünüldüğünde benim böyle bir şey yapmam mümkün değildir, benim dükkanımda iki tane çekyat vardır, çekyatlar L biçimindedir, kız duvara yaslı olan sağdaki çekyata oturdu, .... abla gelmeden önce yaklaşık bir dakika ben mağdurun oturduğu çekyata değil diğer çekyata oturdum, biz bazen söküm falan yaparken çekyatlara otururuz, .... geldiğinde elinde poşet vardı, bizden yapmamızı istediği ürün o poşetteydi, poşeti dükkana bıraktı, ben kendisine sadece yardım amacıyla telefonla konuştuğu kişiyi gelene kadar bekleme amacıyla çağırdım, o gün Pazar günüydü, .... Kundura açıktı, .... giyim mağazası açıktı, bilgisayarcı .... açıktı, .... Playstation açıktı, benim dükkanımın sağında solunda .... Playstation ve bilgisayarcı ....'in dükkanları vardı, karşımda da ....'in .... Kundura isimli dükkanı vardır ve açıktı, mağdur da çocuğun dükkanda olduğunu söylemiştir, ben kardeşim polisten korkar diye o anda aklıma gelmediği için veya onun da polisle muhatap olmaması için ismini söylemedim, ben polise de savcılığa da dükkanda müşterilerim vardı diye söyledim ancak o an hatırlayamadım, bu olayın bu kadar ciddi olduğunu öğrenince daha sonra dükkanıma gelen kişileri araştırdım ve ....'ın da geldiğini buldum, ben sorgu hakimine içerde müşterilerin bulunuduğu ve çocuğun bulunduğunu söylemiştim, bunu hakim beye de söylemiştim neden zapta geçmemiş bilmiyorum, ifademin diğer kısımları doğrudur, kızın bana ayakkabı alacağından bahsedip bahsetmediğini hatırlamıyorum, ben kıza "senden hoşlanıyorum, arkadaş olalım" diye bir şey söylemedim, ben çıkarken "kendini amma ağırdan satıyorsun, kendini bu kadar ağırdan satma" diye bir şey söylemedim, ben bu kızın kolundan tutmadım, ağzını kapatmadım, çıkmasına da engel olmadım, aleyhime olan bilgi, belge ve beyanları kabul etmiyorum, ben öncelikle beraatimi talep ediyorum, ancak mahkemece tarafıma ceza verilmesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına muvafakat ederim, tanık beyanlarına bir diyeceğim yoktur, ben Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının dosyaya katılma talebini kabul etmiyorum, ek savunma için süre talep etmiyorum, önceki savunmalarımı tekrar ederim, beraatimi talep ederim." şeklinde savunmasında bulunduğu,
Sanık .... müdafi Av. ....ilk derece mahkemesinde yaptığı savunmasında: "Tanık beyanlarına bir diyeceğimiz yoktur, aleyhe olan hususları kabul etmiyoruz, mağdurun beyanı dışında dosyada suçun işlendiği gösterir herhangi bir somut delil yoktur, ayrıca mağdurun beyanlarını destekleyecek delil de yoktur, müvekkilin savunmalarını destekleyecek deliller mevcuttur buna tanıkların istikrarlı beyanları da dahildir, iddianamede müvekkilin suçlamasına yönelik yapıan açıklamalar tek başına müvekkilin suçu işlediğini gösteren deliler olamaz çünkü dükkanın içine mağdurun girdiği hususu sanık ve mağdur tarafından kabul edilmiştir, mağdur gördüğü şeyi tasvir ederek bir kurgu yapmış olabilir, ayrıca mağdur o gün yurda ilk defa geç gittiği için hakkında tutanak tutulmuştur, bu tutanak sebebiyle ailesinden ve öğretmenlerinden korktuğu için bu şekilde bir kurgu tasarlamış olabilir, bu da aralarında husumet olmamasına rağmen sanık aleyhine beyanda bulunmasının sanığın cezalandırılmasına yeterli değildir, sanığın dükkanına tanıklardan 3 kişi girdiklerini söylemektedir, mağdurun beyanı bir kişinin girdiğini söylemektedir, bu da beyanının çelişkili olduğunu göstermektedir, mağdurun babası sanığın kızına sarıldığını söylemektedir ancak mağdur ilk ifadesininin aksine sanığın kendisine sarılmadığını, kollarından tutarak öpmek istediğini söylemiştir, bu da mağdur ve müşteki beyanlarının çelişkisini ortaya koymaktadır, biz bu durumların mahkemece dikkate alınmasını istiyoruz, mağdur beyanına tek başına itibar edilmesi hususu insanların bu suçu intikam almak için kullanmasına yol açabilir, bunun da mahkemece dikkate alınmasını istiyoruz, tüm bu açıklamalardan yola çıkarak sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin delil bulunmamaktadır, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği müvekkilin beraatini ve eksik hususların ikmalini talep ederiz, katılma talebini kabul etmiyoruz, tanık beyanlarına karşı olarak mağdur olayı bir şekilde tasarlamış ve herkese bu şekilde anlatmıştır, mağdur tanığın öğrencisidir, aralarında bir duygusal bir bağ vardır, bu nedenle tanığın duygusal olarak beyanda bulunduğunu ve gerçeğin bu şekilde olmadığını düşünüyoruz, kaldı ki bilgisi duyuma dayalıdır, görgüye dayalı değildir, tanık beyanlarında aleyhe olan hususları kabul etmiyoruz, esasa ilişkin olarak da geçen celse savunma yapmıştık, o savunmamızı tekrar ediyoruz, biz yan delil bulunmadığı sürece mağdur ve sanığın beyanlarının eşit değerde olduğunu düşünüyoruz, bundan da kaynaklı olarak şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince müvekkilin beraatine karar verilmesi kanaatindeyiz, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkilin lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ederiz, müvekkilin çalışma arkadaşlarıda müvekkil hakkında olumsuz şeyler söylememişlerdir, kolluğua olumlu şeyler söylemişlerdir, " şeklinde beyanda bulunduğu,
Mağdur .... ilk derece mahkemesinde yapmış olduğu beyanında: "Ben ayakkabı almak için iş merkezine gittim, kendime uygun bir ayakkabı bulamayınca sanık yanıma geldi, sen buranın yabancısısın herhalde dedi, ben de evet Diyarbakırlıyım dedim, ben o sırada sanığın dükkanının altındaki kattaydım, sanık ben sana ayakkabı gösterebilirim üst katta bir dükkan var oraya gidelim diye söyledi, ben de sanığın iyi niyetli olduğunu düşünerek kabul ettim, üst kata çıktık, terziden onu bir çocuk çağırdı, çocuk sanığı çağırınca beraber sanığın abisinin çalıştırdığı terziye girdik, abisinin çalıştırdığını sonradan öğrendim, sanık o sırada terzide bulunan kanepelerden birisine benim oturmamı söyledi ve kendisinin çocukla konuştuktan sonra beraber dükkandan çıkacağımızı söyledi, bu sırada çocuk dükkandan ayrıldı, sonra sanık diğer kanepeye oturdu, kanepeler L şeklindedir, bana "aslında seninle farklı bir konu konuşacaktım" diye söyledi, bana "ben senden çok hoşlandım, sevgili olabilir miyiz?" dedi, ben kabul etmedim ve dükkandan çıkmak istedim, ben o sırada çıkmak için ayağa kalktım, o da benim kolumdan tuttu ve çıkmama izin vermedi, bir eliyle de ağzımı kapattı, ben direndim, direndiğim için o da beni itekledi ben kanepeye düştüm, ben düşünce o da benim üstüme eğildi, beni öpmeye çalıştı, elleri ile kollarımı tutuyordu, ben bağırınca o da irkildi, ben de oradan kaçtım, kapı kapalıydı ancak kilitli değildi, ben sanıktan şikayetçi değilim, şu an şikayetimi geri çekiyorum, sanık beni öpmeye çalışırken bana bir şey dememiştir, ben kapıdan çıktıktan sonra arkamdan bağırmıştır, bana "kendini bu kadar ağırdan satma" demiştir, sanık beni sol yanağımın altından öpmeye çalıştı, sanığın yüzü bu bölgeme yanaştı oradan anladım, biz dükkanda sanıkla tek başımıza iken bir bayan geldi, içeri geldi elinde poşetler vardı, oraya bıraktı gitti, sanığın o sırada bana karşı bir eylemi olmadığı için daha sonra bir yapabileceğini bilmediğimden yardım istemedim, bu bayandan başka gelen hiç kimse olmadı, ben dükkana girerken sanığın dükkanının yanındaki dükkanların açık olup olmadıklarını hatırlamıyorum, saat öğlenden sonra 3 gibiydi, hafta sonuydu, ben sanığı daha önceden tanımıyordum, ilk defa gördüm, içeri girdikten sonra kanepeler görünüyor, dışarıdan görünmüyor, dışarıdan ilk bakışta dolaplar görünüyor, sanık bana başka herhangi bir teklifte bulunmadı, biz sanıkla tek başımıza otururken çaycı veya başka birisi gelmedi, sadece bir bayan geldi, gelen bayanla ilgili yukarıda bilgi verdim, ben sanık, sanığı dükkana çağıran çocuk ve poşet bırakmaya gelen bayandan başka dükkanda başka kimseyi görmedim, bayan dükkana geldiğinde sadece poşeti bırakıp gitti, ölçü vermedi, ben oraya tek başıma gitmiştim, bayan geldiğinde ben kanepede oturuyordum, ben öğretmenime bir adam benim çıkmama izin vermedi şeklinde bir kısım şeyler anlattım ancak hepsini anlatmak istemedim, tanık ....'in beyanı doğrudur, kadın gelmeden önce ben bir kanepede oturuyordum, sanık diğer kanepeye oturmak üzereydi, kadın gelince sanık oturmadan ayağa kalktı, kadın gidince sanık geldi ve diğer kanepeye oturdu, olaylar bundan sonra yaşandı, ben çığlık şeklinde "aaaaa..." diye bağırdım, ben bayağı bağırdım ancak diğer iş yeri sahibi tanıklar duymamış olabilir, içeriye kadının dışında hiç kimse gelip girmedi, ben duvar kenarındaki kanepede oturuyordum, sanık da dolapların arkasındaki kanepede oturuyordu, sanık bana tanıdığım ayakkabıcılar var sözünü de söyledi, bu sözleri ben alt kattayken söyledi, sanığı çocuk çağırdı, ilk önce sanık dükkana girdi, ben de arkasından kendi rızamla burada bekle dediği için dükkana girdim, bana sanık "senden çok hoşlanıyorum, sevgi olalım mı, arkadaş olalım mı" diye teklifte bulundu, ifademin diğer kısımları doğrudur, ilk ifademde içeri giren bayan herhalde aklıma gelmedi, dükkana sanığı çocuk çağırmıştır, terzideyken sanıkla çocuk yaklaşık bir 10 saniye konuşmuştur, ondan sonra çocuk kendisi çıktı, ifademin diğer kısımları doğrudur, dükkana gelip giden bayan aklıma gelmemiş olabilir veya bunu söylemenin önemli olacağını düşünmemişimdir, sanık bana sarılamadı, sadece ellerimi kollarımı tutup beni öpmek istedi, sanık savunmasında belirtildiği gibi iş yerine çay almak amacıyla gelip çıkan bir kişi olmamıştır, sanıkla karşılaştığımda elinde bardak yoktu, bayan da poşeti bırakıp gitmiştir, bayanla sanık aralarında konuştular, dikkat etmedim, metreyle ölçü alma olmamıştır, sanki kadının elinde küçük bir kağıt vardı ve onu sanığa verdi, babam sanığın dükkanına gitmiştir, birlikte gittik, babam "siz görürsünüz, ben Diyarbakırlıyım" demedi, orada sanığın abisi de vardı, sanığın abisi "benim de üç kızım var, benim kardeşim böyle bir şey yapmaz" dedi, babam da bu duruma daha çok sinirlendi, sanığı orada dövme niyeti vardı ancak ben kendisine "suçsuzken suçlu duruma düşeriz, darp rapor alır" diye ikna ettim, ondan sonra ayrıldık ve emniyete gittik, ben sanıkla ilk karşılaştığımda telefon elimdeydi ancak telefonla konuşmuyordum, ben sanıkla daha önce telefonla bir arkadaşlık yapmadım, ilk defa orada gördüm, ben iş merkezindeyken telefon görüşmem olmamıştır, bu olay yaşandıktan sonra arkadaşım ....'i aradım, .... nolu telefonuma ait HTS kayıtlarının istenilmesine muvaffakatım vardır." şeklinde beyanda bulunduğu,
Mağdur .... vekili Av. .... ilk derece mahkemesinde vermiş olduğu beyanında: "Mağdur beyanına bir diyeceğimiz yoktur, sanık savunması ile tanık beyanlarından aleyhe olan hususları kabul etmiyoruz, sanık olayı kendi iradesi sonlandırmamıştır, mağdurun çığlığı ve karşı koyması üzerine eylemini sonlandırmıştır, mağdur şikayetçi olmadığı için olayı ayrıntılı olarak anlatmadı diye düşünüyoruz, şikayetçi olmadığı için cezalandırma hususunda takdiri mahkemeye bırakıyoruz, ayrıca sanık savunmasında mağdurun telefonla konuştuğunu söylüyor, bu hususta araştırma yapılmasını talep ederiz, tanık beyanlarından ve gelen belgelerden, aleyhe olan hususları kabul etmiyoruz" şeklinde beyanda bulunduğu,
Sosyolog .... ilk derece mahkemesinde vermiş olduğu beyanında: "Biz duruşmadan önce mağdurla görüştük, kendini ergenlik dönemindedir, kendini ifade edebilme noktasında bir problemi bulunmamaktadır, olayın hukuki sonuçlarının farkında olduğunu düşünüyoruz, olayın etkisiyle ruh sağlığında yıpranma olduğunu düşünüyoruz, dosyadaki diğer deliller ile ilişkilendirilerek beyanına itibar edilebilir kanaatindeyiz." şeklinde beyanda bulunduğu,
Mağdur .... ilk derece mahkemesinde vermiş olduğu beyanında: "Ben bu konu hakkında daha önce hiç ifade vermedim, ben olayı görmedim, çocuğumun anlattığı şekliyle biliyorum, kızım ifadesinde olduğu gibi her şeyi bana anlattı, kızım olayı bana anlatırken sanığın kendisine sarıldığını ve öpmek istediğini söyledi, kızım olaydan bir gün sonra durumu bana söyledi, o zaman da ruh hali iyi değildi, bayağı bir üzgündü, kızım bana herhangi bir arkadaşlıktan veya telefonla konuşmaktan, mesajlaşmaktan bahsetmedi, şikayetçi olmak da kızımın kendi isteğiydi, şikayetten vazgeçme hususu da kendi isteğidir, kızım bana ben artık bu olaydan bıktım, uğraşmak istemiyorum, psikolojik olarak daha fazla etkilenmek istemiyorum, Allah'ından bulsun dedi ve şikayetten vazgeçme dilekçesini o nedenle hazırladı, benim herhangi bir yönlendirmem olmadı, ben sanıktan şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum." şeklinde beyanda bulunduğu,
Tanık .... ilk derece mahkemesinde yapmış olduğu beyanında: "Benim daha önceki ifadem doğrudur, aynen tekrar ederim, ben olay günü Belediye İş Merkezindeki .... Kundura isimli iş yerimdeydim, bizim iş yeri sanığın dükkanının tam karşısında değil çaprazındadır, birbirimizin dükkanlarımızın içini görme şansımız yoktur, Pazar günü saat 14.00-14.30 sıralarında bir kızın sanığın dükkanına girdiğini, çıkarken bağırdığını veya sanığın arkadan "kendini bu kadar ağırdan satma" diye söylediğini duymadım, duysaydım zaten söylerdim, o gün benim gördüğüm herhangi bir olağan dışı olay yaşanmamıştır." şeklinde beyanda bulunduğu,
Tanık .... ilk derece mahkemesinde yapmış olduğu beyanında: "Ben daha önce ifade vermiştim, o ifadem doğrudur, ben Belediye İş Merkezindeki .... isimli mağazının iş yeri sahibiyim, benim dükkanım ile sanığın dükkanı arasında yaklaşık 4-5 dükkan var, terzi olarak sanıkla çalışıyorum, sürekli olarak kendisine müşteri götürüyoruz, olay tarihinde ve saatinde dükkanımdaydım, ben olay günü 2-3 kez sanığın dükkanına müşteri götürdüm ancak ben dükkana gittiğimde sanığın dükkanında kimseyi görmedim, sanığın dükkanında genelde kardeşi oluyor ancak o gün acele girip çıktığım için kardeşi olup olmadığına dikkat etmemiş olabilirim, ben o gün dükkanımdayken herhangi bir ses gürültü, bağırtı, sanığın "kendini bu kadar ağırdan satma" diye bir sözünü duymadım, kızın bağırarak kaçtığını duymadım, görmedim." şeklinde beyanda bulunduğu,
Tanık .... ilk derece mahkemesinde yapmış olduğu beyanında: "Ben daha önce ifade vermiştim, o ifadem doğrudur, ben olay günü sanığın dükkanına gittim, dükkana gittiğimde bir kız ile sanık .... vardı, sanık ve mağdur kız karşılıklı oturuyorlardı, kız duvar tarafındaki çekyatta oturuyordu, .... de camın karşısında dolap var o dolabın önündeki çekyatta oturuyordu, aralarında yaklaşık 1 metre kadar bir mesafe vardı, ben sanığın dükkanına terzi işi için gitmiştim ve elbise götürmüştüm, elimde poşet vardı, ben kendisinden kıyafetimi yapmasını istedim, sanık benden benim tarif ettiğim şekilde elbise üzerinden ölçü aldı, ben kendisine kağıt vs vermedim, dükkana girdiğim sırada bir bağırtı ve gürültü yoktu, ben kızı net olarak gördüm, kız orada oturuyordu, ben dükkanda yaklaşık 5-6 dakika durdum, kendisinden elbisemi yapmasını istedim, sanık yapamayacağını söyledi ancak .... isimli diğer ortağının telefon numarasını aldım ve dükkandan çıktım, ben çıktıktan sonra arkamdan kapı sesi geldi ancak arkama dönmediğim için kimin çıktığını veya kapının neden açılıp kapandığını bilmiyorum, ben dükkana girdiğimde dükkanın önünde sigara içerek bekleyen birisi vardı, o kişinin nasıl birisi olduğunu hatırlamıyorum ancak orta halli birisiydi, bıyıklı ve sakallı birisiydi, bu kişinin sanıklar bir konuşmasına ben şahit olmadım zaten o kapının önünde dışarıdaydı, ben bu kişiyi dükkandan çıkarken de gördüm, sanık ve mağdur dükkanda oturuyorlardı, kızın veya sanığın elinde bir şey yoktu oturuyorlardı, aralarında mesafe vardı, biri bir kanepede diğeri öbür kanepedeydi, ben kızla konuşmadım, mağdur kızın dükkandayken bir konuşması olmamıştır, aradan bayağı bir zaman geçtiği için dükkanın önünde bekleyen kişi görsem belki tanırım belki tanımam, .... dolapların önündeki koltukta oturmaktaydı, savcılık aşamasında bana dışarıda birisinin bekleyip beklemediği sorulmadığı için bu konuda beyanda bulunmadım, benim sigara içerken bekliyordu dediğim kişi tanık ....'tır ben kapının önünde gördüm, kendisi peteğin orada bekliyormuş, çıkarken de tanık kapalı bir bayanın çıktığını görmüş, bu da benim beyanlarımı doğruluyor." şeklinde beyanda bulunduğu,
Tanık .... ilk derece mahkemesinde yapmış olduğu beyanında: "Ben daha önce ifade vermiştim, o ifadem doğrudur, ben olay günü dükkanda çalışıyordum, sanığın dükkanı ile benim dükkanım yan yanadır, o gün saat 2-3 civarlarıydı, hafta sonu olduğu için işler yoğundu, ben Playstation iş yerinin işleticisiyim, abimle birlikte çalışırım, sürekli müşterilerime çay götürdüğüm için ve o gün çay yapmadığımız için çayı sanığın çalıştırdığı terziden alıyordum, 5-10 dakikada bir sanığın dükkanına gidip geliyordum, her şey rutin bir şekilde ilerliyordu bir problem yoktu, ben sanığın dükkanına girdiğimde o gün sanık çalışan olarak kendisi vardı ve dükkanına müşteriler girip çıkıyordu, ben de terzi dükkanına hızlı bir şekilde girip çıktığım için insanlara bakmıyordum, ben yüzlerini tam olarak hatırlamıyorum, kanepede oturanlar vardı, yanlış hatırlamıyorsam bir kapalı ve bir de açık bayan oturuyordu, saat 2-3 sıralarıydı, ben herhangi bir ses duymadım, benim dükkanda müzik sesi ve televizyonların sesi sürekli vardır, sürekli dükkandan dışarı çıkıp içeri giriyordum, herhangi bir ses duymadım, o gün kalabalıktı, sanığın terzi dükkanıa devamlı girip çıkanlar oluyordu, bana polisler bir bayanla ilgili soru sordukları için ben dükkanda bir bayan gördüm şeklinde önceden ifade verdim, yukarıda anlattığım husus dışında soruşturma aşamasında verdiğim ifademin diğer kısımları doğrudur" şeklinde beyanda bulunduğu,
Tanık .... ilk derece mahkemesinde yapmış olduğu beyanında: "Olay saatlerinde ben kapının önündeydim, dükkandan kapalı bir bayan çıktı, ondan çok kısa bir süre sonra da bir tane bayan daha çıktı, bayan çıkarken sanık bayanın arkasından bağırmadı, ben sanığın dükkanının içini görmedim ancak dükkanlarımız çok yakındır, ben o sıralar dükkanımın kapısının önündeydim, içerideki sesin bana bir etkisi olmadı, ben o gün kapının önünde yaklaşık 20 dakika oturdum, sanıkla kızı terzi dükkanına girerlerken de gördüm, girerken herhangi bir konuşmalarına şahit olmadım, ben sanıkla kızın dükkana girmedin önce konuşmalarına ve buluşmalarına şahit olmadım, sadece dükkana girdiklerini gördüm, ben o gün herhangi bir bağrışma ve ses duymadım, herhangi bir şey olsaydı bütün esnaflar toplanıyor." şeklinde beyanda bulunduğu,
Tanık .... ilk derece mahkemesinde yapmış olduğu beyanında: "Ben o gün iş merkezindeydim, alışveriş için çıkmıştım, siyah pantolon aldım, dükkanın ismini hatırlamıyorum, ben o gün 35 TL'ye pantolon aldım, bana fatura fiş kesilmedi, ben nakit ödedim, kredi veya bankamatik kartı ile ödeme yapmadım, ben o gün sanığın dükkanına gittim, dükkanda çalışan olarak .... vardı, ....'in bir de ufak kardeşi vardı, bir de bir bayan oturmuştu, ilk girdiğimde bunları gördüm, sanığa pantolonumun paçasını yaptırdım, 3 TL civarında ödeme yaptım, pantolonu bıraktıktan sonra ben terzi dükkanının koridorunun sol tarafındaki camın yanında bulunan peteğin üzerine oturdum, aradaki mesafe yaklaşık 10 metre civarındaydı, ben kaloriferin üzerinde otururken telefonla uğraşıyordum, 5-6 dakika oturduktan sonra pantolonun bitip bitmediğini sormak için dükkana girmek üzereyken kapalı bir bayanın dükkandan çıktığını gördüm ancak ben bu bayanın yüzünü görmedim, ben daha içeri girmeden bayanın arkasından başı açık bir bayanın daha terzi dükkanından çıktığını gördüm, başı açık bayan dükkandan normal yürüyerek çıktı, bir bağırma çağırma olmadı, ben petekte otururken bir bağrışma falan duymadım" şeklinde beyanda bulunduğu,
Tanık .... ilk derece mahkemesinde yapmış olduğu beyanında: "Ben daha önce ifade vermiştim, o ifadem doğrudur, ben olayın olduğu iş merkezinde bilgisayar dükkanı işletmekteyim, sanığın dükkanı ile benim dükkanım arasında iki tane dükkan vardır, ben sanığın dükkanını sağ tarafındayım, olay günü kendi dükkanımdaydım, devamlı dükkanın kapısının önündeydim, saat 09:00-09:30'dan akşam saat 18:00'a kadar oradaydım, ben sanığın dükkana bir kızla girip çıktığını görmedim ancak terzi dükkanına müşteriler gidip geliyordu, ben terzi dükkanındaki normal konuşmaları duyamam ama bir gürültü ve bağrışma olursa duyabilecek mesafedeydim, oturduğumuz yerden sanığın dükkanını cepheden görebiliyordum ancak detaylı göremiyordum, ben sanığın dükkanına bir kızın girdiğini ve bağırarak çıktığını görmedim, sanığın kızın arkasından "kendini çok ağırdan satma" dediğini duymadım." şeklinde beyanda bulunduğu,
Tanık .... ilk derece mahkemesinde yapmış olduğu beyanında: "Ben daha önce ifade vermiştim, bu ifadem doğrudur, ben Ağrı Anadolu Lisesi pansiyonda nöbetçiydim, .... ve .... isimli öğrencilerin geç gelmesi üzerine haklarında tutanak tuttum, kızlar ilk geldiğinde ben onlarla görüştüm, bana doğru söylemediler ve geç kalma sebeplerinin teyzemdeyiz diye belirtmişlerdi, aradan yarım saat bir saat geçtikten sonra .... adlı öğrencim ağlayarak yanıma geldi, bana öncelikle yalan söylediği için özür diledi, doğruyu söyleseydim, annem babam bana inanmazdı, beni suçlarlardı, bu nedenle ben ilk başta doğru söylemedim, hatta aramızda kalsın diye söz istedi, devamında olayı bana anlattı, anlattığına göre ayakkabı bakmak için işhanına gitmi, o sırada yanına birisi yanaşmı, devamında siz bu kattaki ayakkabıları beğenmediniz herhalde üst katta bir mağazamız var sizi oraya çıkartayım, oradaki ayakkabıları beğenirsiniz, demiş, yukarı çıkmışlar ancak terziye girmişler, ayakkabı mağazasına girmişler, devamında mağdurdan o kişinin hoşlandığını ve mağdurla bu kişinin görüşüp tanışmak konuşmak istediğini, adam öğrenciye söylemiş, devamında .... istemeyince ve dükkandan çıkmak isteyince beyefendi bileğinden tutup çıkamayacağını söylemiş ve koltuğa atmış, bağırmaya çalışırken ağzını kapattığını .... söyledi, bağırmaya devam edince işhanında olduğu için o kişinin mağduru serbest bırakmak durumunda kalmış, bana böyle anlattı, bana öpmeden, kucaklamadan, öpmeye çalışmasından bahsetmedi, o gün ağlamaklı olduğu için ben kendisini konuşturmaya çalıştım, ancak bana bana anlattıkları bu kadardı, ben ailesi ile konuşması gerektiğini kendisine söyledim, .... daha önce hiç geç gelmemişti, ilk defa geç gelmişti, geç gelenler hakkında tutanak tutuyoruz, ertesi gün okul müdürüne bildiriyoruz, müdürde gerekli işlemleri yapıyor, ailesi burada olmayıp il dışında olduğu için babasının kızın üzerinde baskısı olup olmadığını bilmiyorum, ayrıca kız tutanak tutulduktan sonra gelip bana olayı anlatmıştır, ilk geldiklerinde .... ve .... tedirginlerdi, ağlama yoktu, ancak davranış tedirginliği vardı, ben mağdura defalarca sordum, böyle birşey gerçekten oldumu, doğru söylüyormusun diye, o da doğru söylediğini söyledi, kendisini tanıdığım kadarıyla bu konuda yalan söyleyecek bir kız değildir, ancak ilk başta korktuğu için bu olayı söylemediğini, kız olduğu için anne babasının bu olay nedeniyle kendisini suçlayacağını, okuldan alacağını söyledi, ....'nın erkek arkadışı olduğunu hiç görmemiştim, benim evim okula yakın olmasına ve diğer öğretmen arkadaşlarımla konuşmama rağmen bu konuda bir bilgim olmamıştır" şeklinde beyanda bulunduğu,
Tanık .... ilk derece mahkemesinde yapmış olduğu beyanında: "Ben daha önce olayla ilgili savcılıkta ifade vermiştim o ifademi tekrar ederim, .... benim pansiyondan arkadaşımdır, Pazar günü olduğu için ben pansiyondan izin alarak teyzemlere gitmiştim, .... beni cep telefonundan aradı, telefonda ağlıyordu, ben ne olduğunu sordum bana Belediye İş Merkezinin orada .... isimli iş yerinin bulunduğu yeri takip ederek çabuk oraya gelmemi söyledi, ben burada kendisi ile buluştuğumda halen ağlamaktaydı, çok korkuyordu, ben durumu sordum, bana ayakkabı bakmaya gittiğini bu sırada terziye gittiğini terzide bir adamın kendisine saldırdığını söyledi, kötü olunca ben de olayın ayrıntısını çok sormadım ve kafasını dağıtması için sinemaya gittik, ben polise gidelim dedim, o da babasının korkmasından endişelendiği için buna sıcak bakmadı, ben sanığı daha önce görmedim, tanımam, olay anlattığım şekilde olmuştur, beyanlarım bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunduğu,
Yapılan yargılama sonucunda Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin08/11/2016 tarih 2016/76 esas 2016/207 karar sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine yönelik karar verildiği, sanık müdafii, mağdur vekili, o yer Cumhuriyet savcısı tarafından, verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Dairemizce incelemesinde; CMK'nın 280/1-b maddesi kapsamı dışında kalan hukuka aykırılıkların bulunduğunun değerlendirilmesi ve aykırılık hallerinin yeniden yargılama yapılarak giderilebileceği kanısına ulaşıldığından CMK'nın 280/1-c maddesi gereğince duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Sanık .... Dairemizde yapmış olduğu savunmasında: "Daha önceki aşamalarda yapmış olduğum savunmamı tekrar ederim, aynı zamanda şunu söylemem gerekirki ben Belediye iş merkezinde ağırlıklı olarak bayanlara hizmet veren terziyim, bulunduğum yerde 150 esnaf arkadaşım vardır, söz konusu suç yüz kızartıcı bir suçtur, bu suçla celandırılmam halinde bütün iş hayatım etkilenecektir, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, adaletinize ve vicdanınıza sığınıyorum." şeklinde beyanda bulunduğu,
Sanık .... müdafii Av. .... Dairemizde yapmış olduğu savunmasında: "Önceki vermiş olduğumuz savunmalarımızı tekrar ediyoruz, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu mahkumiyet hükmünde sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmamaktadır, mağdurun lehine iki tanık vardır, bunlar da mağdurdan duyduklarını beyan etmişlerdir, görgüye dayalı bir tanık beyanı yoktur, o gün mağdur okula geç gitmiştir, geç gitmesini bahene etmek için böyle bir olay anlatmıştır diye düşünüyoruz, mağdure ilk ifadesinde sanığın kendisine sarılmadığını beyan etse de sonradan dinlenen mağdurenin babası sanığın kendisene sarıldığını beyan etmiştir, bu da mağdurenin ifadelerinde çelişkiyi göstermektedir, müvekkil lehine beyanda bulunan 7-8 tane esnaf vardır, hepsinin de beyanı birbirlerine uygundur, sanığın üzerine atılı suçu işlemediği düşüncesiyle beraatine karar verilmesini talep ederiz " şeklinde savunmada bulunduğu,
İddia makamının esas hakkında mütalaasına karşı sanık ....'dan sorulduduğunda:"Önceki savunmalarımı tekrar ederim, söz konusu olayın meydana geldiği yer yani iş yerim, iş merkezin içindedir, ben olaydan sonra tanıklarımı da dinlettim ancak hiçbirine itibar edilmedi, ben onlarca bayana hizmet veriyorum, bu sebeple böyle bir olayı gerçekleştirip mesleğimden olmayı göze almam düşünülemez üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" şeklinde savunmada bulunduğu,
İddia makamının esas hakkında mütalaasına karşı sanık .... müdafii Av.....'den sorulduğunda: "Cumhuriyet savcısının mütalaasını kabul etmiyoruz, mağdurun beyanları dışında sanığın cezalandırılmasına yeterli ve inandırıcı delil bulunmamaktadır, ilk derece mahkemesince eksik koğuşturmayla karar verilmiştir, olay yerinde keşif yapılmamıştır, yapılacak olsaydı küçük küçük dükkanlardan oluşan bir iş merkezi olduğu ve sanığın iş yerinde meydana geldiği iddia edilen bir olayda mağdurun bağırması halinde çevredeki esnafların duyacağının aşikar olduğu anlaşılacaktı, sanık 20 yıllık bir esnaftır böyle bir eylemi gerçekleştirip hayatını bitirmesi söz konusu değildir, üzerine atılı suçu işlediği yolunda delil sanığın beraatine karar verilmesi talep olunur " şeklinde savunmada bulunduğu,
İlk derece mahkemesince dinlenen tanık beyanları, genel adli muayene raporları, olay ve yer gösterme tutanağı, olay yeri inceleme raporu ve olay yeri krokisi, adli sicil ve sabıka kayıtlarının dosyada mevcut olduğu,
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında; Ağrı Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08.11.2016 tarih ve 2016/76 esas, 2016/207 karar sayılı kararı ile sanık .... hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı suçundan cezalandırılmasına, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçundan ise beraatine hükmedildiği,
Söz konusu Ağrı Ağır Ceza Mahkemesi'nin ilamı üzerinde Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’nin istinaf incelemesi neticesinde; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği,
Sanık savunması, tanık beyanları, mağdur beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, olay tarihinde mağdurun ayakkabı almak amacıyla gittiği iş merkezinde sanık ile karşılaştığı, sanığın mağdura yardım etme bahanesiyle terzi dükkanına götürerek burada mağdura senden çok hoşlandım, sevgili olalım mı? şeklindeki sözlerle yaklaşarak gitmeye çalışan mağduru bileğinden tutup itekleyerek öpmeye çalıştığı, mağdurun bağırması üzerine bıraktığı, böylelikle sanığın üzerine atılı bulunan suçları işlediği anlaşıldığından, sanık hakkında ilk derece mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün kaldırılarak TCK'nın 109/2, 3-f, 5, 53 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, cinsel istismar suçu ile ilgili olarak ilk derece mahkemesince verilen hükümde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini kamu adına talep ve mütalada bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubu çocuklar arasında bulunan mağdurun, ayakkabı almak amacıyla, içerisinde sanığın terzi dükkanının da bu kezine girdiği, mağdurun gezdiğini gören sanığın yardımcı olmak bahanesiyle mağdurun yanına yaklaştığı, kısa bir konuşmadan sonra "akakkabı konusunda yardımcı olabilirim, üst katta tanıdığım iyi bir ayakkabıcı var" şeklinde söz söyleyerek mağduru hileyle üst kata yönlendirerek kendi terzi dükkanına götürdüğü, sanığın burada mağdura, "aslında seninle farklı bir konu konuşacaktım, ben senden çok hoşlandım, sevgili olabilir miyiz?" şeklinde teklifte bulunduğu, mağdurun kabul etmemesi ve dükkanından çıkmak istemesine rağmen, sanığın mağdurun kolundan tutup cebir kullanarak çıkmasına izin vermediği, ardından mağdurun ağzını eliyle kapatarak dükkan içinde bulunan kanepeye doğru iteklediği, kanepeye düşen mağdurun ellerinden tutarak öpmeye çalıştığı ancak mağdurun bağırması üzerine sanığın duraksadığı, mağdurun bu arada kaçarak olay yerinden uzaklaşması şeklinde gerçekleşen olayda;
İlk derece mahkemesinin sarkıntılık boyutunda kalan çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden kabul ve uygulamasının yerinde olduğu anlaşılmakla usul ve yasaya uygun olan hükme karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden kurulan beraat hükmünün incelemesinde;
Sanığın eylemin başından itibaren hile kullanmak suretiyle mağduru kendi dükkanına götürdüğü, burada mağdur ayrılmak istediği halde kolundan tutarak çıkmasına izin vermeyerek kanepenin üzerine iteklediği, sanığın kastı, eylemin başlangıcı ve gelişimi gözetildiğinde, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma fiilinin, cinsel saldırı suçunun işlendiği süre ve eylemle sınırlı olmadığı, sanık üzerine atılı suçu işlemediğini savunmuş ise de sanığa iftira atmasını gerektirir bir neden bulunmayan mağdurun aşamalardaki istikrarlı beyanları, tanık anlatımları, oluş ve olayın ortaya çıkışı itibariyle eylemin sabit olduğu sonuç ve kanaate varılmakla ilk derece mahkemesinin beraata yönelik kararının kaldırılmasına, sanığın eylemine uyan TCK'nın 109/2, 109/3-f, 109/5 ve 62. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilerek aşağıdaki hüküm fıkrası kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)1-Sanık ....'un, TCK'nın 103/1-2.cümlesi gereğince sarkıntılık boyutunda kalan cinsel istismar suçu yönünden yapılan incelemede;
Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan istinaf itirazları yerinde görülmemiş olmakla, usul ve yasaya uygun olan hükme karşı yapılan istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE
B)1-Sanık ....'un, TCK'nın 109/2 maddesi gereğince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden yapılan incelemede ise;
Ağrı Ağır Ceza Mahkemesinin 08/11/2016 tarih 2016/76 esas 2016/207 karar sayılı hükmün A bendinin CMK'nın 280/2. maddesi gereğince KALDIRILARAK aşağıdaki şekilde YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA;
1-Sanık ....'un, mağdur ....'ye yönelik hile ve cebir kullanmak suretiyle hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği Dairemizce sabit görülmekle; TCK nın 61. maddesindeki cezanın belirlenmesine ilişkin koşullar nazara alınmak suretiyle alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir neden de bulunmadığından sanığın eylemine uyan TCK'nın 109/2. maddesi gereğince2 YIL HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
2-Sanığın, eylemini, çocuğa karşı işlediğinden TCK’nın 109/3-f maddesince cezası bir kat artırılarak sanığın4 YIL HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığın üzerine atılı suçu cinsel amaçla işlediğinden TCK’nın 109/5. maddesi gereğince cezası yarı oranda artırılarak sanığın 6 YIL HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
4-Cezanın sanığın geleceği üzerindeki muhtemel olumsuz etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek sanığın cezasından TCK'nın 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-TCK’nın 53/1,2,3. maddelerinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih 2014/140 esas 2015/85 sayılı kararıda dikkate alınarak UYGULANMASINA,
6-Yargılama nedeniyle sarfedilen 8 adet davetiye gideri olan 112 TL'nin sanıktan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair sanık .... ve müdafii Av.....'ün yüzüne karşı, katılan kurum Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Kurum vekilinin yokluğunda, sarkıntılık boyutunda kalan cinsel istismar suçu yönünden CMK'nın 286/2. maddesi gereğince KESİN, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden yüzlerine karşı verilenlere kararın tefhiminden, yokluklarında verilenlere kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut İlk Derece Ceza Mahkemesi veya başka bir Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, CMK'nın 286/1 maddesi uyarınca Yargıtay ilgili Ceza Dairesince TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere 16/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 16/01/2019 (¤¤)