T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/534
KARAR NO: 2024/619
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/06/2021 (Karar)
NUMARASI: 2019/294 Esas, 2021/222 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili, davalı yan, müvekkilinin babası ... ile yapmış olduğu bir takım işlemlerde kendini garantiye almak için devlet memuru olan müvekkilinden 150.000,00-TL lik teminat senedi almış bu durum da bir sözleşmede düzenleme altına aldığını, davalı yan müvekkilin babasıyla olan ilişkisinde parasını da almasına rağmen müvekkilinin verdiği senet davalı tarafça Erzurum... İcra Dairesinde 2018/... Esas sayılı dosya üzerinden icraya konduğunu, müvekkilinin davanın reddinden sonra devlet memuru olması nedeniyle maaşına yazılacak yazı nedeniyle kurum içerisinde siciline zarar verir korkusuyla paniklediğini ve bu icra takibi için takipte alacaklı görünen davalı tarafla anlaşmaya çalıştığını, davalı vekili ile yapılmış toplamda harçlar dahil 60.000,00-TL'ye yakın bir meblağ ödendiğini, geri kalan miktar için müvekkilden yeni senetler alındığını, bu senetlerden 76.000,00-TL bedelli olan senedin de davalı yanca icraya konulduğunu, müvekkilinin ödeme gücünün kalmadığını, borçlu olmadığının tespiti için dava açmanın son çare olduğunu, Erzurum ... İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitini, icra tehdidi altında dosyaya yapılan ödemelerin yasal faiziyle birlikte istirdadına ve davalı yanın alacak talebinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına çarptırılmasına, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili, açılan davanın haksız olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, haksız ve kötüniyetli itirazı dikkate alınarak alacağın %20'sinden az olmamak üzere müvekkil lehine tazminata hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince, " ... Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyasında takibi yapılan 76.000,00 TL'lik senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine yönelik mahkememizde menfi tespit davası açıldığı, her ne kadar davacı tarafça 150.000 TL'lik senet nedeniyle davalı ile anlaşmaya gidildiği ve 76.000 TL'lik senedin bu nedenle verildiği iddiasında bulunulmuş ise de; Erzurum ...İcra Hukuk mahkemesinin 2018/... esas nolu dosyasında Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinin 2018/1076 esas 2018/1303 karar nolu ilamında belirtildiği üzere; Davacı tarafın teminat senedi iddiasına dayanak yaptığı 04/12/2017 tarihli protokolde davacı tarafından keşide edilerek davalıya verilen 150.000,00-TL' lik bir senetten bahsedilmekte ise de senedin vade ve tanzim tarihlerinin yer almadığı görülmektedir. Takibe dayanak senedin tarafları ve miktarı protokolde belirtilen senetle aynı ise de senedin tanzim tarihi 25/0./2017 vade tarihi ise 25/0../2017 olup her iki tarih de protokol tarihinden önceki bir tarihtir. Alacaklı tarafından da teminat iddiasının kabulü yönünde açık bir beyanda bulunulmadığı nazara alındığında sunulan 04/12/2017 tarihli protokolde bahsi geçen senedin takibe dayanak senet olduğuna kabule imkan yoktur.
Öte yandan 6102 sayılı TTK.'nun 778/2-f maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanan aynı Kanun'un 680.maddesi uyarınca, tamamen doldurulmamış olan bononun tedavüle çıkarılırken doldurulması mümkün olup, bunun anlaşmalara aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı belge ile kanıtlanması halinde geçerlilik kazanması mümkündür. Takip dayanağı bonoda her hangi bir tahrifat iddiası mevcut değildir. Boş kısımların anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu, İİK.nun 169/a-1.maddesinde belirtilen nitelikte yazılı bir belge ile ispatlanmalıdır. Somut olayda borçlu, bononun boş kısımlarının anlaşmaya aykırı doldurulduğuna ilişkin iddiasını, takip dayanağı bonoya açıkça atıf yapılan İİK. nun 169/a-1.maddesinde belirtilen nitelikte yazılı bir belge ile ispat edememiştir. Davalı yanca da davacı tarafın bu itirazı da kabul edilmemektedir. Tüm bu sebeplerle davacı tarafın takibe konu senedin teminat senedi olduğu ve boş olarak verilmesine rağmen sonradan doldurulduğu iddialarının yöntemince ispatlanamamış olduğu, ayrıca teminat senedi olarak verildiği iddia edilen 76.000,00 TL'lik senedin ödendiğine ilişkin bir belgenini dosyaya sunulmadığı, her ne kadar dava dilekçesi ekinde 10/02/2017 tarihli makbuz sunulmuş ise de, makbuzun yapılan incelemesinde davaya konu senet nedeniyle her hangi bir ödeme yapıldığına ilişkin bir kaydın yer almadığı, davacının hazırlamış olduğu yemin metninin usulüne uygun olmadığından yemin teklifinin reddine karar verildiği, açıklanan nedenlerle davacı tarafın iddialarını ispatlayamadığı kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. " gerekçesiyle " Davanın REDDİNE, Şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine, " şeklinde karar verilmiştir.
02/02/2022 tarihli tavzih kararı ile; "Dava şartı olan arabuluculuk son tutanağı gereğince arabulucuya ödenen 1.320,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, şeklinde hatanın düzeltilmesine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. " gerekçeyle " Davalı vekilinin talebinin kabulü ile; "Dava şartı olan arabuluculuk son tutanağı gereğince arabulucuya ödenen 1.320,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine," kısmının tavzihine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere karar verildi. " şeklinde düzeltme yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yemin delilinin mahkemece gerektiği gibi değerlendirilmediğini, yemin metninin usule aykırılığının gerekçelendirilmediğini, yeni bir yemin metni sunma taleplerinin reddedilmesinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, söz konusu senedin düzenlenme ve ödeme tarihinin boş bırakılarak verildiğini, dosyaya sunulan protokolde 150.000,00TL olan teminat senedine dayalı icra takibinde davalı tarafça feragat edildiğini ve müvekkilinden yeni senetler ve nakdi ödemeler aldığını, davalının herhangi bir haklı gerekçe olmadan gerçekte var olmayan bir alacağı tahsile çalışmasından ve hakkı olmayan bir parayı uhdesinde geçirme çabasında olduğunu, mahkemece gerekçeli araştırma yapılması gerektiğini savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, bonoya dayalı başlatılan icra takibinde borçlu olunmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde, davalı tarafça davacı hakkında 76.000,00 TL'lik bonoya dayalı olarak Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde davanın reddini istediği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, bedelsizlik iddiası aynı zamanda suç teşkil eden bir fiil olmakla yemin ve isticvapla da kanıtlanmasının mümkün bulunmadığı (Y. 11. HD 2020/6291 E.- 2021/5241 K. Sayılı ilamı) anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere ........... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.