T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/334
KARAR NO: 2025/556
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: (05.02.2025 Ara Karar)
NUMARASI: 2025/35 Esas,
DAVA: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)|Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen genel kurul kararının iptali istemine ilişkin ihtiyati tedbir talebi ile ilgili olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı .... ... Yapı Kooperatifinin arsa sahibi ve kurucu üyelerinden olduğunu, kooperatif üyeleri arasında arsa sahibi olan üyeler ve ev yaptıran üyeler şeklinde ikili bir ayrım olduğunu, 16/03/1993 tarihinde kurulan davalı kooperatifin 1998 yılında kooperatife yeni üyeler almaya başladığını, müvekkil ve bir kısım üyenin arsalarına inşaat yaptırmamış ve genel kurullarda "ev yaptırmamış arsa sahibi ortak" olarak anıldıklarını, müvekkilinin ..., ... ve ...'e ait hisseleri devraldığını, bu devir işleminin müvekkilin kooperatif içerisindeki haklarını artırdığını ve üyelik durumu üzerindeki önemini pekiştirdiğini, müvekkilinin hala kooperatifin üyesi olduğunu ve üyelik durumunun Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/...Esas sayılı kararıyla ispatlandığını ve kararın kesinleştiğini, 26/06/2007 tarihinde olağan genel kurul toplantısına müvekkilin çağrılmadığını ve toplantıda alınan kararları tesadüfen öğrendiğini, müvekkilinin genel kurullara çağrılmadığı gibi üyelik bilgilerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne de bildirilmediğini, bu sebeple müvekkilinin üyelik statüsüne dair bilgilere idari ve resmi kanallar aracılığıyla ulaşmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin arsa sahibi olarak sahip olduğu hakların gasp edildiğini, kooperatife ait taşınmazlar üzerine inşa edilen konutların tapularının haksız ve kötü niyetli bir şekilde diğer üyeler adına tescil edildiğini, 2007 tarihli genel kurulda alınan kararların haklarının gasp edilmesine dayanak oluşturduğunu öğrendiğini, bu bilgilerin teyidi amacıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne başvurduğunu ve 24/06/2007 tarihli genel kurul toplantısına ilişkin belgelerin bir örneğini talep etmesi üzerine bu bilgilere ancak 13/01/2025 tarihinde ulaşabildiğini, 24/06/2007 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısına arsa sahibi olup ev yaptırmayan üyelerin davet edilmediğini, toplantıya çağrılmayan müvekkili gıyabında kendisini etkileyen kararlar alındığını, 24/06/2007 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlara göre kooperatifin malik olduğu bazı taşınmazlar üzerinde binalar inşa edildiğini ve bu binaların daha sonra üye olan toprak sahibi olmayan üyeler adına tescil edildiğini, 13/01/2016 tarihli, 2015/... Esas, 2016/... Karar sayılı Yargıtay kararında toplantıya davet edilmemesi sebebiyle genel kurulda alınan kararların yürütmesinin hükmün kesinleşmesine kadar tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, emsal karar doğrultusunda, 2007 tarihli genel kurul kararlarının da hükmün kesinleşmesine kadar yürütmesinin durdurulması, yürütülecek bir işlemin kalmaması halinde ise müvekkilin ve diğer hak sahiplerinin zarar görmemesi için şerh konulması gerektiğini, kooperatifin malik olduğu ve bir kısmının üzerinde bina yapılan taşınmazların tapu kayıtlarının yolsuz tescile dayandığını, kanuna aykırı olan genel kurul kararının hüküm ve sonuçlarıyla birlikte iptalini ve ... adalar ve üzerilerinde ki taşınmazlara şerh konulmasını talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; " Somut uyuşmazlıkta; dava dilekçesindeki açıklamalar ve ekindeki kayıtlara göre geçici hukuki koruma yargılamasında aranan yaklaşık ispat unsurunun davacı taraf yararına oluştuğu değerlendirilmiştir.
Ne var ki, dosyaya katılan tapu kayıtlarının tetkikinden, dava konusu edilen ve 03.02.2025 havale tarihli dilekçede yer verilen taşınmazlardan ...ili, ...ilçesi, ...Mahallesi ... ada .. parsel sayılı taşınmaz dışındaki aynı yer ... ada ..parsel; ... ada, ...parsel sayılı taşınmazların, ferdileştirme işlemine tabi tutularak davada taraf olmayan üçüncü kişiler adına kaydedilmiş olduğu; davada husumetin yöneltildiği kooperatif adına kayıtlı olmadıkları; yalnızca ... ada... parsel sayılı taşınmazın davalı kooperatif adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca, ihtiyati tedbir isteğinin yalnızca ...ili, ...ilçesi, ...Mahallesi ... ada .... parsel sayılı taşınmaz yönünden kabulü cihetine gidilerek, davada taraf olmayan üçüncü kişilerin hak ve hukukunu etkileyecek şekilde tedbir uygulanması ilgililerin anayasal haklarının ihlaline sebebiyet vereceğinden " gerekçesiyle " İhtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ ile;...-...ili, ...ilçesi, ...Mahallesi, ... ada .... parsel sayılı taşınmazın karşı taraf .... adına kayıtlı olması halinde ve yalnızca adı geçenin hissesi üzerine 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi bakımından İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA; fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE " şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin “üçüncü kişi” olarak değerlendirdiği şahısların, aslında tamamıyla kooperatif üyesi olduklarını, Ferdileştirme işleminin kooperatif içinde gerçekleşmiş olduğunu, bu kişilerin kooperatifle doğrudan bağlantılı olduklarını, tapu iptali tescil işlemlerinin tamamen hukuka aykırı olduğunu, talebin reddedilmesinin hatalı olduğunu, Kooperatif üyelerinin taşınmazlarını devretmeleri halinde gerçek bir üçüncü kişi durumu doğacağından telafisi imkansız zararlar doğacağını, mahkemenin " üçüncü kişi" gerekçesiyle tedbir talebini reddetmesinin, hukuken hatalı olduğunu, Mahkemenin kabul yönünde karar aldığı .../... arsa üzerinde müvekilinin zaten ihtiyati tedbir kararı bulunduğu ve bu kararın devam ettiğini, müvekkilinin haklarının korunabilmesi ve üçüncü tarafların zararının engellenmesi için ...ili, ...ilçesi, ...Mahallesi ... ada ....parsel; ...ada, ... parsel; ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların üzerine tedbir konulmasının talep edildiği, mahkemenin kanaatinin ve kararının yerine gelebilmesi .için, .../. ada/parsel numaralı arsa hariç diğer taşınmazlar üzerinde ihtiyati tedbir kararı alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılması istemi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, talep, ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun onuncu kısım birinci bölümde geçici hukuki korumalar üst başlığı ile ihtiyati tedbirin şartları ise 389 maddede düzenlenmiştir. Maddede, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakınca yahut ciddi bir zarar doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği belirtilmiştir.
Somut davada, davacı vekili müvekkilinin davalı kooperatifin arsa sahibi kurucu üyelerinden olduğunu, 24/06/2007 tarihli genel kurul toplantısına davet edilmediğini, bu genel kurulda alınan kararlara göre müvekkilinin haklarının gasp edilerek müvekkili lehine tescili gereken taşınmazların devredilmediğini iddia ederek, ...ili, ...ilçesi, ...Mahallesi ... ada ... parsel; ...ada, ... parsel; ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların üzerine tedbir konulmasını talep etmiş, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile taşınmazların dava da taraf olmayan 3. kişiler adına kayıtlı olması nedeniyle talebin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati tedbir talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusu sırasında yeteri kadar harç alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusu sırasında ihtiyati tedbir talebinde bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran davacı şirket aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 17/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.