T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/341
KARAR NO: 2025/800
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/06/2024 (Karar)
NUMARASI: 2024/21 Esas, 2024/306 Karar
DAVA: Mülkiyet (Tespit İstemli)
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Asıl ve birleşen dava davacısı ...vasisi...15/01/2024 tarihli yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçesinde özetle; davalı kooperatife olan üyelikten kaynaklanan mülkiyetin tespiti ve teslimi ile geç teslimden dolayı tazminat davası açtığını, mahkemenin 2017/... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamada davanın reddine karar verildiğini, kararın temyiz edilmesi üzerine hükmün onanmasına karar verildiğini, karar düzeltme taleplerinin de reddedilerek kararın kesinleştiğini, davalı kooperatife ödemelerin tam olarak yapıldığını, bu nedenle borcun kalmadığına 05/12/2008 tarihinde ibraname düzenlenerek kendisine verildiğini, bu ibranamenin karşı tarafça muvazaalı olarak saklanması nedeniyle elinde olmayan sebeplerle kararın verilmesinden sonra ele geçirildiğini, bu nedenle yargılamanın iadesini talep ettiklerini, davalı kooperatife üyelikten kaynaklanan tüm yükümlülükleri yerine getirdiklerini belirterek yargılamanın iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Birleşen dosya davalısı... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesini savunmuştur.
Birleşen dosya davacısı ... cevap dilekçesinde özetle; yasal şartları oluşmayan yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı kooperatif temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; ödemelerle ilgili belgenin sahte olduğunu, davacı tarafından ibraz edilen ibranamenin de sahte olduğunu, kooperatifin çift imza ile temsil edildiğini, tek imza ile düzenlenen ibranamenin geçerli olmadığını, belge altındaki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştur.
YEREL MAHKEME KARARI;
Mahkemece, "... Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve yapılan yargılama neticesinde; davacının üyesi olduğu davalı kooperatif aleyhine tapu iptal tescil ve tazminat talepli dava açtığını, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiğini, davalı kooperatife olan üyelikten kaynaklı tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, buna ilişkin olarak kooperatiften ibraname aldığını, bu ibranamenin yargılama sırasında davalı tarafın muvazaalı eylemleri neticesinde ele geçirilemediğini, hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay tarafından onanması ve karar düzeltme taleplerinin reddedilmesi nedeniyle kesinleştiğini, ibranamenin yeni ele geçirildiğini belirterek yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda; davacının mahkememizin 2016/... esas sayılı dosyası üzerinden davalı kooperatif aleyhine dava açtığı, talebinde kooperatife üye olduğunu ve ödemelerini yaptığını, dairenin henüz kendisine teslim edilmediğini belirterek ...Blok, ... kat, ...numaralı dairenin kendisine ait olduğunun tespiti ve dairenin teslimine, ayrıca geç teslimden kaynaklı 2.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, birleşen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/... esas sayılı dosyasında davacı ...'ın davalı kooperatif aleyhine açmış olduğu davada ... Blok, .... kat, .... numaralı dairenin kendisine satıldığını, daire üzerinde ihtiyati tedbir olduğu için devrin yapılamadığını belirterek tapu iptal tescil talepli dava açtığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 2016/... esas sayılı davada davanın kabulü ile bağımsız bölümün davalı kooperatif adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ...adına tapuya kayıt ve tesciline, birleşen 2014/...esas sayılı davanın reddine karar verilmiş olup; mahkememiz kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2016/5420 esas, 2017/828 karar sayılı kararı ile davacının hacizlerden ari olarak tapu kayıt ve tescili talep etmesi halinde haciz alacaklıların davaya katılması gerektiği gözetilerek bu yönde davacıya mehil verilmesi, tapunun iptalini talep eden tarafın edimlerini tam olarak yerine getirip getirmediğinin belirlenip edimlerini yerine getirdiği kanaatine varılırsa tahsis önceliğinin davacı ...'a ait olduğunun göz önünde bulundurulması, davacı....'ın edimlerini yerine getirmemiş olması halinde taşınmaz talep edemeyeceğinden bu durumda birleşen dosya davacısı ...'ın ödemelerinin tam olması halinde tahsis sonradan olmasına rağmen tapu iptal tescil talep edebileceğinin göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkememiz kararının Yargıtay tarafından bozulması üzerine mahkememizin 2017/... esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuş, davacı mahkememizin 2019/... esas sayılı dosyasında tapu iptal tescil talebinde bulunduğu bağımsız bölüm üzerinde bulunan haciz alacaklılarına karşı dava açmış ve bağımsız bölümün hacizlerden ari bir şekilde kendi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Açılan davanın işbu dosya ile birleştirilmesine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Yapılan yargılama neticesinde; asıl davada davacı ... ...'ın kooperatif üyeliğinden kaynaklanan ödemeleri tam olarak yerine getirmediği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen 2014/... esas sayılı davada ... Kat, ... numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının davacı ... adına tesciline, birleşen 2019/.... esas sayılı dosyada haciz alacaklılarına karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir. Asıl dosya davacısı mahkememize sunmuş olduğu temyiz dilekçesinde davalı kooperatif tarafından kendisine ibraname verildiğini, buna göre davalı kooperatife borcunun bulunmadığını, ibranamenin aslının temyiz dilekçesi ekinde yer aldığını belirterek mahkememiz kararını temyiz ettiği ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/4119 esas 2023/1737 karar sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verildiği, davacının karar düzeltme talebinde bulunması üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/3900 esas, 2023/4299 karar sayılı kararı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verilerek hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır.
...
Somut olayda; davacının tapu iptal tescil talepli açmış olduğu davada; gerek ilk bozma öncesinde gerekse bozma sonrasında yapılan yargılamada davalı kooperatife olan tüm ödemelerini yerine getirdiğine dair ibraname düzenlenerek kendisine verildiği yönünde iddia ve beyanda bulunmadığı, mahkemece 2017/... esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı temyiz yoluna başvururken temyiz dilekçesinde ibranamenin varlığından bahsederek kararın bozulmasını talep ettiği, temyiz merciince ''bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla'' denilmek suretiyle hükmün onanmasına karar verildiği, yargılamanın yenilenmesi talebine dayanak olan ibranamenin temyiz aşamasında ileri sürüldüğü görülmektedir. Yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan davacının dayandığı belgeler temyiz aşamasında dosyaya sunulan belgelerdir. Sunulan belgeler kesinleşmeden sonra elde edilen yeni bir belge niteliğinde değildir. Yargılamanın iadesi dilekçesinde ileri sürülen hususlar, temyiz ve karar düzeltme aşamalarında ileri sürülmüştür. Bu nedenle yargılamanın yenilenmesine yönelik talepte yasada aranan şartların gerçekleşmediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş olup; aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "Davacının yargılamanın yenilenmesi talebinin REDDİNE," şeklinde karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen dava davacısı ...vasisi...tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF İTİRAZLARI:
Asıl ve birleşen dava davacısı ...vasisi...istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davacı ... ...'ın .... ... ...Konut Yapı Kooperatifi aleyhine dava açtığını ve işbu davada kooperatife borcu olup olmadığının araştırıldığını, davacı ...tarafından dosyaya sunulan 17/12/2011 tarihli ibranamenin diğer başkan tarafından tanzim edilerek dönemin kooperatif başkanı ... tarafından imza altına alındığını, buna bağlı olarak davacı ... ...'ın 2011/ yılı itibariyle kooperatife borcu bulunmadığını, davacı ... ...'ın kooperatife karşı herhangi bir borcu bulunmadığının kuşkuya mahal vermeyecek derecede ispat olduğuna göre mülkiyet hakkının tespitine karar verilmesi gerektiğini, yargılamada usuli kazanılmış haktan söz edilmiş ise de bu hususun mülkiyet hakkını ihlal edecek derecede uygulanmaması gerektiğini, aksi takdirde Anayasa ve AIHS tarafından teminat altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edilmiş olacağını, ele geçen ibranamenin ulaşabilecekleri herhangi bir yerde olmadığının aşikar olduğunu, ibranamenin kooperatifte ya da herhangi bir kurumda değil, bizzat düzenleyenin elinde olduğunu, bu belgeyi elinde bulunduran şahsın kendilerine teslim etmesinden başka elde etmenin başka bir yolunun da olmadığını, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak esas hakkında yeniden karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklı tapu iptal tescil ve geç teslim nedeniyle tazminat alacağı talebine ilişkin açılan davada yargılamanın yenilenmesi talebine yöneliktir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vasisinin dava dilekçesinde davalı kooperatife ödemelerin tam olarak yapıldığını, bu nedenle borcun kalmadığına 05/12/2008 tarihinde ibraname düzenlenerek kendisine verildiğini, bu ibranamenin karşı tarafça muvazaalı olarak saklanması nedeniyle elinde olmayan sebeplerle kararın verilmesinden sonra ele geçirildiğini iddia ederek yargılamanın iadesini talep ettiği, birleşen dosya davalısı... A.Ş vekilinin cevap dilekçesinde yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesini talep ettiği, birleşen dosya davacısı ... cevap dilekçesinde yasal şartları oluşmayan yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesini talep ettiği, davalı kooperatif temsilcisi cevap dilekçesinde ödemelerle ilgili belgenin sahte olduğunu, davacı tarafından ibraz edilen ibranamenin de sahte olduğunu, kooperatifin çift imza ile temsil edildiğini, tek imza ile düzenlenen ibranamenin geçerli olmadığını, belge altındaki imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiği, birleşen dosya davalısı ... Başkanlığı vekili duruşmadaki beyanında davanın reddine karar verilmesini talep ettiği mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın davacının yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
a-Yargılama aşamasında davacı ... ...'ın Erzurum.... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/... E. 2021/... K. sayılı kararı ile 4721 sayılı TMK'nun 405. maddesi gereğince akli dengesinin akıllıca yaşam sürmek için yeterli olmadığı, iradesinin verdiği kararlar ve hareketleri üzerinde olumsuz etki yaratacağı, kendi işlerini görecek güce sahip olmadığı, yardıma muhtaç olduğu gerekçesiyle 1 yıl süre ile kısıtlandığı ve kendisine ... ...'ın vasi olarak atandığı, aynı mahkemenin 20.10.2022 tarihli ek kararı ile de ... ...'ın vesayet görevinin TMK'nın 456/2. Maddesine göre 2 yıl süre ile uzatılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, dava ehliyeti, 6100 sayılı HMK'nin 51. maddesinde (1086 sayılı HUMK'nın 38. maddesi), dava şartı olarak benimsenmiş, 03/03/1993 günlü ve 773/82 sayılı Hukuk Genel Kurulu kararında da; dava şartlarının davanın açıldığı tarihten, hükmün kurulduğu tarihe kadar varlığını devam ettirmesinin temel kural olduğu açıkça vurgulanmıştır. Dava şartlarının, davanın açıldığı tarihte gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği tartışmasızdır.
Öyle ise; vesayet altına alınan davacı ... ...'ın davada yasal temsilcisi olan vasisi tarafından temsil edilmesi, vasinin 4721 sayılı, TMK'nin 462/8. maddesi gereğince husumete izin kararı alarak bizzat veya tayin ettiği vekil aracılığıyla yargılamayı yürütmesi gerekeceği kuşkusuzdur.
Ne var ki, dosya içerisinde husumete izne ilişkin kararın olmadığı görülmüştür. Dava ve taraf ehliyeti dava şartlarından olup kamu düzenine ilişkindir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 114,115).
Hal böyle olunca, öncelikle davacı ... ...'ın vasisinin husumete izin kararı alarak davada yer almasının sağlanması gerekmektedir (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2015/13166 E. 2018/13030 K. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2021/442 E. 2021/2420 K. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2018/4911 E. 2020/3925 K. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/863 E. 2021/1063 K. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2016/4-244 E. 2017/691 K.)
Bu durumda mahkemece, davacı ... ...'ın yargılama sırasında kısıtlanması nedeniyle davaya vasisi aracılığıyla devam edip etmeyeceğinin tespiti için vasisi ... ...'a 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun şekilde tebligat yapılarak duruşmaya davet edilmesi; davaya devam edilecek ise 4721 sayılı TMK'nın 462 maddesi gereğince eldeki davanın takibine dair izin ve yetki alması için vasiye uygun bir süre verilmesi ve belirtilen eksiklikler giderildikten sonra işin esası hakkında oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözardı edilerek yargılama devam edilip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden, hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
b-6100 sayılı HMK'nin 374 vd. maddelerinde düzenlenen yargılamanın iadesi talebi, ayrı bir dava olarak açılır ve incelenir. Başka bir deyişle; dava, yargılamanın iadesi istenilen davanın devamı niteliğinde değildir.
6100 sayılı HMK’nin Geçici 3/2. maddesi ile kanun yollarına ilişkin olarak 1086 sayılı HUMK'nun 427 ile 454'üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı öngörülmüştür. (22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 47 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “454” ibaresi “444” şeklinde değiştirilmiştir.) Bu nedenle yargılamanın yenilenmesi talebi sebep ve koşulları hakkında HUMK'nun 445-454. maddeleri uygulanacaktır. Yargılamanın yenilenmesi istemi ayrı bir dava konusu olup; buna ilişkin dava dilekçesi hükmü veren mahkemeye verilir ve orada tetkik olunur. (HUMK mad. 448).
Diğer taraftan, 492 sayılı Harçlar Kanununun 10 uncu maddesi; "İadei muhakemenin kabulü üzerine cereyan edecek davalar, yeni davalar gibi harca tabidir. İadei muhakeme talebinde bulunan neticede haklı çıkarsa evvelce alınan harç mahsup edilir." hükmünü içermektedir. Açıklanan bu madde hükmüne göre, yargılamanın iadesi davalarından başvurma harcı ile (davanın konusunun belli bir değeri içerip içermemesine göre) peşin karar ve ilam harcı alınmalıdır.
Bu itibarla talebin (yargılamanın yenilenmesi dilekçesinin) harcı yatırılarak ayrı bir dava olarak esasa kaydedilmesi, diğer davalarda olduğu gibi HMK'nın 122 vd. maddelerindeki yargılama aşamalarına göre gerekli usuli işlemlerin yürütülmesi gerekir. 6100 sayılı HMK’nın 379. maddesi uyarınca yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra; talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, ileri sürülen yargılamanın iadesi sebeplerinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını kendiliğinden inceler. Bu koşullardan biri eksik ise hakim davayı esasa girmeden reddeder.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27 ve 127. maddelerinde yazılı olduğu gibi peşin harçların tamamı dava dilekçesi ile birlikte ödenmeden harca konu işlem yapılamaz. Yine aynı Kanun'un 32. maddesi hükmü uyarınca da yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer tarafın ödemesi halinde işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe gerek kalmaksızın hükümde nazara alınır (...,...., ....; Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt- 5, Mayıs 2001, İstanbul, s: 5245- 5246).
(Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2017/5568 E. 2021/2392 K. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2014/64 K. 2014/3280 K. )
Yargılamanın yenilenmesi dilekçesi müstakil bir davanın dilekçesi olup Hukuk Muhakameleri Kanunu hükümleri uyarınca yeni bir davanın yargılama sürecine tabidir. Davacının mamelek hukukunu ilgilendiren bir davayı açması halinde Harçlar Kanunu uyarınca peşin harcı yatırması ve mahkemece de bu hususun re sen gözetilmesi gerekir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut dava incelendiğinde; Mahkemece yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan taraftan sadece maktu olarak başvurma harcı ve peşin harç alınmıştır.
Hâl böyle olunca, mahkemece; öncelikle asıl dosyada ve birleşen 2019/... E. 2019/.... K. Sayılı dosyada dava konusu taşınmazların yargılamanın yenilenmesi talebi tarihi itibariyle değerlerinin tespitinden sonra eksik harcın tamamlanması sonrasında sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu sebeple mahkemece davacı ... ...'ın yargılanmanın yenilenmesi talebinin yeni bir dava gibi değerlendirilerek 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi hükmü de gözönünde bulundurularak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan tarafın talepleri de dikkate alınarak yargılamanın yenilenmesi talebi tarihi itibariyle tespit edilecek dava değeri üzerinden nispi olarak peşin karar ve ilam harcı alınması gerekirken, bu husus gözardı edilerek davacının talebinin esastan incelenmesi doğru olmamış, kararın re'sen kaldırılması gerekmiştir.
c-Yargılamanın iadesi davasının bağımsız niteliği gözetilerek gerekçeli karar başlığında yargılamanın yenilenmesi istenen dosyanın esas ve karar numarasının gösterilmesi ve dava tarihinin yargılamanın iadesi davasının dava tarihi olarak belirtilmesi gerekirken, yargılamasının yenilenmesi istenen ve kesinleşen mahkemenin 2017/... E. 2020/... K. sayılı kararının karar başlığında gösterilmemesi ve dava tarihinin yargılamanın iadesi davasının dava tarihi olarak yazılmaması, HMK'nın 297/1-b maddesi hükmüne aykırı olmuştur. Bu eksiklerin mahallinde giderilmesi gerekmektedir.
HMK.'nun 353/1-a-6. maddesinde "...Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması" bölge adliye mahkemesince başvuruya konu kararın esası incelemeden kaldırılmasına karar verilmesi gereken haller arasında sayılmıştır. Somut olayda; yukarıda ayrıntılı biçimde izah edilen yargılamadaki eksiklikler uyuşmazlığın esasının çözümü için olmazsa olmaz niteliktedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ...vasisinin istinaf başvurusu üzerine kamu düzeni yönünden yapılan incelemeye göre, kararın kararın kamu düzenine aykırı olduğu anlaşılmakla, HMK'nın 355 ve 353/1-a-4-6 maddeleri uyarınca kararın re'sen kaldırılmasına, davacı vasisinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın usulü kazanılmış haklara riayet edilerek yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Yerel mahkemece verilen hükmün dava dosyasının esası incelenmeksizin HMK’nın 353/(1)-a-4-6 ve 355. Maddeleri uyarınca RE'SEN KALDIRILMASINA,
2-Kaldırma nedenine göre bu aşamada asıl ve birleşen dava davacısı ...vasisi ... ...'ın istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
3-Dava dosyasının HMK’nın 355, 353/(1)-a maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine,
5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,
6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,
7-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.