T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/570
KARAR NO : 2025/1287
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/12/2023 (Karar)
NUMARASI : 2022/278 Esas, 2023/918 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/10/2025
Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; malikinin ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şirketi olduğu ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkilinin yolcu konumunda bulunduğu sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 12/11/2021 tarihinde çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkilinin kalıcı olarak sakatlandığını, olay nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığını, düzenlenen kaza tespit tutanağında ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın kazada tek kusurlu olduğunu, yolcu konumunda olan müvekkilinin kazada kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin ev hanımı olarak çalıştığını, iş gücü kaybından dolayı sigorta şirketine müracaat sonrası hasar dosyası açıldığını ancak bir sonuç alınamadığını, arabuluculukta yapılan görüşmeler sonrası anlaşma sağlanamadığını beyanla müvekkilinin yaralanması bağlı olarak oluşan maluliyet nedeniyle şimdilik 100,00-TL maddi tazminat ile müvekkilinin tedavi ve bakıcı gideri olarak şimdilik 100,00-TL maddi tazminat olmak üzere toplam 200,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini, davacı müvekkili için 100.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Petrol ve Ürünleri Taahhüt Maddeleri Hazır Beton Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iş yerinin ... sınırları içerisinde kaldığından davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, mahkemenin yetkisiz olduğunu, dava şartı yokluğu ve pasif husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davanın sigortalı araç sürücüsüne davanın ihbarını talep ettiklerini beyanla davanın reddini istedikleri görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; "...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre yaptırılmıştır. Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 26/05/2023 tarihli kusur raporunda sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğunu, sürücü ...'ın kusursuz olduğu..." gerekçesiyle
"...Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile, 134.350,73-TL maddi tazminatın ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden 22/03/2023 tarihinden itibaren, diğer davalı ... Petrol Ve Ürünleri İnşaat Taahhüt Madencilik Hazır Beton Üretim Tesisleri Gıda Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden kaza tarihi olan 12/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Petrol Ve Ürünleri İnşaat Taahhüt Madencilik Hazır Beton Üretim Tesisleri Gıda Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,..." karar vermiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hükme esas alınan ATK tarafından düzenlenen raporda müvekkilinin maluliyetinin bu kadar düşük tespit edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin maluliyeti daha yüksek olduğundan söz konusu ATK raporunun hükme esas alınmasının müvekkilinin hakkını zedeler nitelikte olduğunu, müvekkili lehine manevi tazminat miktarının düşük takdir edildiğini, manevi tazminatın reddedilen kısmı yönünden karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkemece yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin hatalı belirlendiğini belirterek kararın kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı ... Petrol ve Ürünleri Taahhüt Maddeleri Hazır Beton Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; Karayolları Trafik Kanunu ve yönetmeliğine aykırı olarak 4 kişilik araca 6 kişi binildiğinden davacının kusurlu hareket ettiğini, ayrıca yine davacının Karayolları Trafik Kanunu ve yönetmeliğine aykırı olarak emniyet kemeri takmadan seyahat ettiğini, dolayısıyla bu hususta da davacının kusuru söz konusu olmasına rağmen davacıya herhangi bir kusur izafe edilmediğini, dava dilekçesi incelendiğinde geçici iş göremezliğe ilişkin herhangi bir talep olmamasına rağmen iş göremezliğe ilişkin bilirkişinin hesaplama yapmasının yersiz olduğunu belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının sigorta şirketine eksik evrakla başvuru yaptığını, bilirkişi tarafından yapılan kusur incelemesinde müvekkili şirket sigortalısının asli kusurlu olduğu tespitinin hatalı olduğunu, davacı tarafından yönetmeliğe uygun alınmayan rapor üzerinden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının kaza nedeniyle uğradığı maluliyetinin bulunmadığını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri talebi bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur tespiti bakımından Adli Tıp Kurumu'ndan kusur raporu alınması gerektiğini, huzurda görülen davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu belirterek kararın kaldırılması, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava; davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalı şirketin işleteni konumunda olduğu kamyon ile davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu hususi aracın 12.11.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasıyla çarpışmaları neticesinde davacının uğradığı cismani zarara bağlı olarak 6098 Sayılı TBK 54. ve 56. maddeleri kapsamında açılan maddi manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle maddi tazminatın kabulü, manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355.addesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;
1-) Meydana gelen yaralamalı - maddi hasarlı trafik kazasında ATK Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre davalı tarafların işleteni ve sigortacısı olduğu araç sürücüsü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğu iş bu belirlemenin kaza tespit tutanağıyla uyumluluk arz ettiği görülmektedir.
2-) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. (emsal için bknz. Yargıtay 4. H.D. 2024/17 E. 2024/5625 K. Sayılı ilamı )
Yargıtay kararlarına göre müterafik kusur; emniyet kemeri takılmaması, araçta yolcu olarak bulunan kişinin sürücünün alkollü yada ehliyetsiz olduğunu bilerek araca binmesi, motosiklet sürücü ve yolcusunun kask takmamış olması, istiap haddinin aşılması, yolcu taşımaya müsait olmayan traktörde yolculuk yapması gibi zararı arttıran davranışlardır. Yani müterafik kusur kazanın meydana gelmesinde etkili olan kusur değil, zararın artmasında etkili kusurdur. Ancak maluliyet ile arasındaki illiyet bağının tespiti gerekir.
Esasen karar gerekçesinde tartışılması gereken en önemli unsurlardan biri yukarıdaki paragrafta yer verilen müterafik kusurun var olup olmadığına ilişkin olmalıdır. Ancak ilk derece mahkemesince anılan husus kararda tartışılmamış, incelemenin bu yönüyle eksik bırakıldığı anlaşılmıştır. Davalılar vekillerinin bu yöne vaki istinaf itirazları yerinde bulunmuştur.
3-) 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 12.11.2021 tarihinde meydana gelmiş olmakla ... Üni. Adli Tıp Anabilim Dalı Başk. nezdinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esas alınarak maluliyet oranının belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 4. H.D. 2024/2734 E. 2024/4366 K. Sayılı ilamı)
4-) Davacının maluliyetinin oluşması nedeniyle meydana gelen sürekli işgöremezlik zararının bedeni zararlar klozundan; bakıcı gideri zararının ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edilebileceği (bknz. Yargıtay 4. H.D. 2021/20807 E. 2021/6667 K. Sayılı ilamı) anlaşıldığından aksi yöndeki istinaf itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Aktüer hesaplamasında TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılarak işleyecek devre bakımından progresif rant formülü kullanılmak suretiyle tazminatın belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Konuyla ilgili olarak Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasında uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair alınan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/3323 E. 2024/5474 K. Sayılı ilamı da benzer yöndedir.
5-) Zarar görene tanınmış olan manevi tazminatın amacının; kişinin hukuka aykırı eyleminden dolayı bozulan manevi dengesinin eski haline dönüştürülmesi, kişinin duygusal olarak tatmin edilmesi zarar vereni bir daha böyle bir eylemde bulunmaktan alıkoyması gibi olguları karşıladığı bir gerçektir. Manevi tazminat kişinin çekmiş olduğu manevi acıları dindirmeyi, hafifletmeyi amaçlar. Bu tazminat bizzat yaşanan acı ve elemin karşılığıdır. Manevi tazminatta takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olayda, davacı vekilinin manevi tazminatın düşük takdir edildiğine yönelik istinaf itirazının; kararın, bölüşük kusur değerlendirilmesi yapılması yönünde kaldırılması kapsamında davacıda meydana gelen maluliyet durumu, olayın oluş şekli, tarafların ekonomik durumları, paranın alım gücü, hak ve nesafet kuralları dahilinde ilk derece mahkemesince yeniden oluşturulacak karar dahilinde takdirinde muhtariyetinin bulunduğu gözetilerek bu aşamada incelenmesine gerek ve yer olmadığı anlaşılmıştır.
Bunun yanında, Anayasa Mahkemesi'nin 2024/29 Esas-2024/226 Karar sayılı ve 25/12/2024 tarihli kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinden sorumluluk" kenar başlıklı 326. maddesinin (2) numaralı fıkrasının "manevi tazminat davaları" yönünden Anayasa'ya aykırı bulunduğundan iptaline hükmedilmiş, iptal hükmünün kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak (14/03/2025) dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
İstinaf kanun yolu incelemesinin yapıldığı tarih itibariyle reddedilen manevi tazminata ilişkin davalı yararına yargılama giderlerine hükmedilmesinin gerekip gerekmeyeceği açısından yapılan değerlendirme neticesinde şu açıklamalara yer verilmesi gerekmektedir:
İş bu kararın yürürlük tarihi Resmi Gazete'de yayım tarihinden itibaren 9 ay sonrası olarak belirlenmiş ise de mevcut durum itibariyle, Anayasa Mahkemesi tarafından HMK'nın 326-(2) maddesi hükmünün manevi tazminat davaları yönünden "kanunilik" şartını karşılamadığının tespit edildiği açıktır. Gelinen aşamada salt yürürlük tarihi esas alınarak eldeki davanın yargılama giderlerinin takdiri yönünden Anayasa’ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesinin Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği, yine Anayasa'ya aykırılığı hükmen saptanmış olan bir yasa kuralının uygulanmasının hukuken korunması gibi bir sonuca neden olacağı, bunun yanında mevcut uygulama doğrultusunda iptal kararında işaret edilen tespitlere aykırı olarak karar ihdas edilmesi ve iş bu hükmün yine Anayasa Mahkemesi nezdinde bireysel başvuruya konu edilmesi hâlinde Anayasa ile korunan temel hak ve hürriyetlerin de ihlaline sebebiyet verildiği yönünde karar alınabileceği, eşitlik, kanunilik, iptal kararında yer verildiği üzere Anayasa'nın 36. maddesi kapsamında hak arama hürriyeti gibi temel hukuk kaideleri göz önünde bulundurularak reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiği takdir edilmiştir. Davacı vekilinin bu yöne işaret eden istinaf itirazı yerinde görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf itirazının (5.) bentte yazılı açıklama dahilinde, davalı .... Ltd. Şti vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf itirazlarının (2.) bentte yazılı açıklama dahilinde kısmen kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraflar vekillerinin istinaf kanun yolu başvurularının KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine,
4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,
5-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,
6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 362-(1)/g maddesi gereğince kesin olmak üzere 16/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.