T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/252
KARAR NO : 2025/1105
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/11/2023 (Karar)
NUMARASI : 2023/666 Esas, 2023/822 Karar
DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım)
Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... tarafından ... aleyhine 25.06.2020 tarihinde Erzurum ... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin elektronik tebligat adresine 06.06.2023, 11.07.2023 ve 02.08.2023 tarihlerinde haciz ihbarnameleri gönderildiğini, müvekkilinin elektronik posta adresi kullanmadığı için haciz ihbarnamelerinden haberdar olamadığını, bu yüzden itirazda bulunamadığını, borçlu sıfatı kazandırılan müvekkilinin dosya borçlusuyla hiçbir alacak ve borç ilişkisi bulunmamasına rağmen dosya alacaklısının icra müdürlüğüne ve taraflarına hiçbir yasal dayanak ve gerekçe sunmayarak haciz ihbarnamesi gönderdiğini, ihbarname gönderme hakkını açıkça kötüye kullandığını, müvekkilinin alacaklı davalıya ve dosya borçlusuna herhangi bir borcunun bulunmadığını beyanla müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeniyle takip bedeli olan 414.979,28 TL'nin %20'si üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; menfi tespiti istenilen Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı dosyasında takibe konu dayanak belgenin kambiyo senedi olduğunu, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, mahkemenin görevsiz olması nedeniyle dava dilekçesinin usulden reddi ile dosyanın görevli asliye ticaret mahkemesine gönderilmesini, davacı tarafça arabuluculuk yoluna başvurulmadığını, görevli mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, davanın dayanağını İİK 89. Maddesinden alması, belirtilen kanun hükmü gereğince de 3. Haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde davanın açılması gerektiği halde davacı taraf hak düşürücü süre geçtikten sonra davasını ikame ettiğini gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesince; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafça dava dışı borçlu ... aleyhine Erzurum ...İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, 3.kişi konumunda bulunan davacıya işbu icra dosyasında İK 89 maddesi uyarınca 1. 2. Ve 3. Haciz ihbarnamelerinin gönderildiği, davacı tarafça her ne kadar İİK 72. maddesi uyarınca menfi tespit davası açıldığı ileri sürmüş ise de menfi tespit davasının ancak takip borçlusu tarafından takip alacaklısına karşı açılabileceği, kendisine haciz ihbarnamesi gönderilen üçüncü kişinin açtığı davanın İİK 89/3 uyarınca açılan menfi tespit davası olduğu ve 15 günlük hak düşürücü süre içinde açılması gerektiğinden..." gerekçesiyle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İİK 89/3'e göre açılan davanın hak düşürücü süre yönünden reddi durumunda davalı yararına %20 tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılması, dava değerinin %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesi hususunda karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava; İcra ve İflas Kanunu'nun 89/3. maddesi gereğince açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın hak düşürücü sürenin dolmuş olması gerekçesiyle reddine karar verilmiş, davalı vekilince (tazminat talebi yönünden) kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;
1-) İİK'nın 89. maddesi; "Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir.
Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/22 md.) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir.
Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir...." şeklindedir.
2-) Somut olayda Erzurum .... İcra Müdürlüğü 2020/... Esas sayılı dosyasında davalı alacaklının talebi üzerine icra müdürlüğü tarafından davacı şirketin 89/3 haciz ihbarnamesine karşı 15 gün içerisinde ödeme yapmadığı ve menfi tespit davasının açtığını bildirmediği gerekçesiyle borçlu sıfatıyla dosyaya eklendiği görülmektedir.
3-) Uyuşmazlık davanın (hak düşürücü süre kapsamında) reddine karar verildiği halde davalı yararına talep dahilinde tazminata hükmedilmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2004 sayılı İİK'nun 89/3. maddesinde “...Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum edilir ...” hükmü gereğince iş bu tazminat ancak davanın esastan incelenip karar verilmesi durumunda davadaki haklılık durumuna göre verilebilecek bir tazminat türüdür. (emsal için bknz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/1784 E. 2025/895 K. Sayılı ilamı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2023/1771 E. 2023/3538 K. Sayılı ilamı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/4341 E. 2016/15379 K. sayılı ilamı )
Somut olayda İİK'nın 89/3 maddesinde düzenlenen ve davalının talepte bulunduğu tazminata hükmedilebilmesi için üçüncü şahsın açtığı davanın esastan incelenip kaybedilmesi gerekeceği, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair verilen karar esastan verilen bir karar mahiyetinde olmadığından davalı lehine tazminata hükmedilmemiş olmasında isabetsizlik bulunmamakta ise de bu yönde olumlu veya olumsuz karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı niteliktedir.
Açıklanan nedenlerle HMK'nun 355. maddesi uyarınca kararın kamu düzeni nedeniyle (3.) bentteki açıklama dahilinde HMK 353-(1)/a-4 maddesi delaletiyle re'sen kaldırılmasına ancak bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nun 353-(1)/b-2 maddesi uyarınca dairemizce yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
I-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun REDDİNE, ilk derece mahkemesince verilen hükmün HMK'nın 353-(1)/a-4 maddesi delaletiyle 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca RESEN KALDIRILMASINA,
II-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;
"1-Hak düşürücü süre nedeniyle DAVANIN REDDİNE,
2- Davalı tarafın tazminat isteminin yasal şartları oluşmadığından REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca 269,85 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 7.086,81 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.816,96 TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
5-Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine göre 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereğince davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
8-6100 s. HMK'nun 333/1. maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesinden sonra gider avansından artan kısmın davacıya/davalıya talep olmadan (re'sen) İADESİNE," şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,
III-Davalı tarafından yapılan masrafın kendi üzerinde bırakılmasına,
IV-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
V-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında başvuruda bulunan davalı tarafından tehiri icra talebi uyarınca varsa yatırılan teminatın iadesine,
VI-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
VII-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 11/09/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.