T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1791
KARAR NO : 2025/690
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/05/2023 (Karar)
NUMARASI : 2023/326 Esas, 2023/493 Karar
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...Bankası ... Şubesi/Erzurum'a ait; 20.11.2022 keşide tarihli 158.960 TL bedelli ... seri nolu çekin, 10.12.2022 keşide tarihli 377.300 TL bedelli ... seri nolu çekin ve 25.12.2022 keşide tarihli 377.300 TL bedelli ... seri nolu çekin hamili iken, söz konusu çeki kaybettiği iddiası ile Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/... esas sayılı dosyası ile iptali için dava açtıklarını, mahkeme tarafından "...Bankası ... Şubesi/Erzurum'a ait; 25.12.2022 keşide tarihli 377.300 TL bedelli ... seri nolu çekin dava dışı ... Bilişim Plastik ve Yazılım San Tic Ltd Şti tarafından müdahale talepli dilekçe sunulduğu" gerekçesiyle davacı müvekkile davalı şirkete karşı çeki geri almak üzere dava açmak için iki haftalık süre verildiğini, davacı müvekkilinin söz konusu çeklerin yasal hamili olduğunu, ...Bankası ... Şubesi/Erzurum'a ait; 25.12.2022 keşide tarihli 377.300 TL bedelli ... seri nolu çek, keşidecisi ...tarafından lehtar olarak müvekkil şirket adına keşide edildiğini, söz konusu çekin müvekkil şirkete kargo vasıtasıyla gönderildiği, çekin bu aşamada kaybolduğunu, dava konusu çeki eline geçiren kötü niyetli hamil/ler müvekkil şirketin kaşe ve imzasını taklid ederek sahte bir şekilde ciro ederek piyasaya sürdüklerini, bu şekilde ciro silsilesi kopuk hale gelen çekin davalı şirket eline geçtiğini, ayrıca söz konusu çek üzerinde davacı müvekkil şirkete ait olduğu iddia edilen kaşe ve imza üzerinde alanında uzman bilirkişi tarafından imza incelemesi sonucu da söz konusu cironun sahte olduğunun açık bir şekilde ortaya çıkacağını, ...Bankası ... Şubesi/Erzurum'a ait; 25.12.2022 keşide tarihli 377.300 TL bedelli ... seri nolu çekin davalıdan alınarak davacıya verilmesini, talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkil aleyhine açmış olduğu davanın yetkisiz mahkemede ikame açıldığını, İİK 72. Maddesi uyarınca istirdat davasında yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri mahkemesi veya takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, icra takibinin İstanbul İcra Dairelerinde başlatıldığını, davalının resmi adresinin de İstanbul olduğu da dikkate alındığında Erzurum Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, dosyanın usulden reddi gerektiğini, davacının çekin üzerindeki imza ve kaşenin kendilerine ait olmadığını, çekin kargolama faaliyeti sırasında kaybolduğunu, akabinde bu duruma ilişkin olarak çek iptali davasının ikame edildiğini ifade etse de müvekkil firmanın bu iddialardan çek hakkında icra takibine girişilmesi ile haberdar olduğunu, müvekkil firmanın dava konusu çeki ticari faaliyetleri neticesinde üst cirantasından iktisap eden iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, dava konusu çek incelendiğinde çekin müvekkile ciro yoluyla geçtiği ve davacı ile müvekkil arasında başka cirantalar bulunduğunun görüleceğini, müvekkilinin çeki davacıdan almadığından çekteki imzanın davacıya ait olup olmadığını bilmediğini, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, çekten doğan alacağın tahsili amacıyla iyiniyetle takip başlattıklarını, yapılacak inceleme neticesinde çekteki imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmadığı tespit edilse dahi müvekkilinin tazminatla sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacı tarafça haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen işbu davanın yetki itirazı bağlamında öncelikle usulden reddini, akabinde esastan reddini, davacı aleyhine alacağın %20 oranından az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; eldeki davanın İİK m.72/8’e dayalı borçlu olmadığı halde icra takibine ödenen paranın istirdadına ilişkin olmayıp, TTK m. 792’ye dayalı dava konusu çekin istirdatı istemine ilişkin olduğu, TTK'da ve HMK'da çek istirdadı davalarında yetkili mahkemeye ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığı, çek istirdadı davasında HMK.’nın 6. maddesine göre genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, buna göre davanın borçlunun (davalının) ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi gerektiği, (Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi'nin 2021/1019 Esas ve 2021/1000 Karar sayılı ilamı ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi'nin 2021/1274 Esas ve 2022/1741 Karar sayılı ilamı da aynı doğrultudadır) davalı şirket ikametgahının İstanbul'da olduğu ve davalı vekilince süresinde ve usulüne uygun biçimde yetki itirazında bulunulduğu anlaşılmakla mahkememizin yetkisizliği ile İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğuna " gerekçesiyle yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiştir.
08/09/2023 tarihli ek karar ile HMK'nın 344. maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararı istinaf ettiğini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili 08/09/2023 tarihli ek karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle; 23/06/2023 tarihli muhtıranın 11/07/2023 tarihinde taraflarına tebliğ edildiğini, muhtırada belirtilen 179,90-TL'nin tebliğ tarihi itibariyle aynı gün tahsilat makbuzundan da görüleceği üzere tamamlatıldığını, belirterek ek karar yönelik kararın istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, çek istirdadı istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen 09/05/2023 tarihli kararına karşı davacı vekili tarafından 05/06/2023 tarihli dilekçe ile istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İlk derece mahkemesi 06/06/2023 tarihli muhtıra ile istinaf kanun yoluna başvurma harcı 492,00-TL, istinaf karar harcı 179,90-TL'nin bir haftalık kesin süre içerisinde mahkemeler veznesine yatırılmasını ihtar etmiş, muhtıra davacı vekiline 15/06/2023 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının 15/06/2023 tarihinde ikmal edildiği anlaşılmıştır. Bu kez davacı vekiline 179,90-TL istinaf karar harcının ikmali için 23/06/2023 tarihinde ikinci muhtarı çıkarılmış, söz konusu muhtıra davacı vekiline 11/07/2023 tarihinde tebliğ edilmiş aynı tarihte davacı vekilinin gider avansı olarak 400,00-TL ikmal ettiği anlaşılmıştır.
O halde, eksik harcın ikmali için 06/06/2023 tarihinde çıkarılan ilk muhtıra usulüne uygun olup, davacı tarafça belirtilen harcın tamamının tebliğ tarihi olan 15/06/2023 tarihinden itibaren bir haftalık kesin süre içerisinde yatırılmadığı anlaşılmıştır. İkinci kez çıkarılan muhtıranın davacıya yeni süre sağlamayacağı, bu sebeple ilk derece mahkemesince verilen istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair 08/09/2023 tarihli ek kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilerek, davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İlk derece mahkemesinin 08/09/2023 tarihli ek kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 08/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.