T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1378
KARAR NO : 2025/429
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/06/2023 (Karar)
NUMARASI : 2021/215 Esas, 2023/646 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...‘in işleteni ve maliki olduğu ... plaka numaralı aracın ... sevk ve idaresinde, 21.04.2019 günü, saat 17:20 sıralarında, ... caddesi üzerinde seyir halinde iken, o sırada bisikletli olarak seyreden müvekkili ... ile çarpıştığından yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkili ...'nin ağır hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, söz konusu olayla ile ilgili olarak Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/... Soruşturma numaralı dosyası ile yargılama başlatıldığını, olaydan sonra düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca aldırılan bilirkişi raporuna göre trafik kazasının oluşumunda ... ‘in tek asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin olayın gerçekleştiği 21.04.2019 tarihinde... Hastanesinde tedavi altına alındığını ve 22.04.2019 tarihinde çıkışının verildiğini, bahse konu kaza sonrasında ... Adli Tıp Anablim Dalı tarafından düzenlenen 24.06.2019 tarihli raporda; basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı, vücuduna acı verdiği veya sağlığını ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olduğu, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta(3) derecede etkileyecek nitelikte olduğu kanaatinin bildirildiğini, ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle ... Sigorta A.Ş. Tarafından sigortalandığını, müvekkillerinin maddi zararlarının karşılanması adına sigorta şirketine müracaat edildiğini ancak netice alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalması kaydı ile davalarının kabulü ile 100,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi için başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, karayolları trafik kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını tam olarak yerine getirmeksizin işbu davayı ikame ettiğinden başvurusunun usulden reddinin gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve davacıların maluliyet oranının erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik uyarınca tespiti bakımından dosyanın ATK 3. ihtisas kurumu’na sevk edilmesinin gerektiğini, davacının kusura ilişkin iddialarının gerçek dışı olduğunu, nitekim dosyada hazırlanan herhangi bir kusur raporunun bulunmadığını ve müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğuna salt davacının yan beyanlarıyla karar verilmesinin de mümkün olmadığını, kabul manasında olmamak üzere bir tazminat hesaplaması yapılacaksa da bu hesaplamanın genel şartlarda belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapılmasının gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesinin gerektiğini, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerekli olduğunu, SGK'ya yazı yazılarak kaza nedeniyle davacı tarafa herhangi bir nam altında yapılmış ödeme yapılıp yapılmadığının öğrenilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğ'e göre yaptırılmıştır. Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet, kusuru raporları ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak davacının maddi tazminat davasının kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-)Davanın kabulü ile;
143.392,70 TL maddi tazminatın 20/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kazaya ilişkin maluliyetinin ve kusur oranlarının usul ve yasaya uygun şekilde ve denetime elverişli olarak tespit edilmediğini, alınan tazminat hesaplamasına ilişkin raporun hesap hataları ile dolu olup hakkaniyete aykırı olduğunu, zarar görenin SGK'dan geçici iş göremezlik ödemesi alıp almadığının araştırılması yapılmadan karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili şirketin işbu dava öncesi temerrüde düşmediğinden faize hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olacağını belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 21.04.2019 tarihinde yolda bisikletli olarak seyreden davacıya çarpması neticesinde meydana gelen cismani zarara dayalı maddi tazminat talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kabulüne verilmiş, davalı sigorta vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;
Dosyadaki belgeler, kararın dayandığı deliller, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusu aşamasında alınması gereken 9.795,16-TL karar harcından peşin alınan 2.448,79-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.346,37-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere ... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.