T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/655
KARAR NO : 2025/381
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/12/2022 (Karar)
NUMARASI : 2021/527 Esas, 2022/757 Karar
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ilçesinde ticari taksi işletmeciliği yaptığını, 14.09.2021 günü hastane kavşağında meydana gelen çift taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumun da sürücü ...'un sevk ve idaresin de ki ... plaka sayılı kamyonet cinsi aracı ile Erzurum istikametinden ... istikametine seyir halinde iken hastane kavşağına geldiği esnada aracının ön kısımları ile kavşak içerisinden ... Devlet Hastanesi istikametine gitmek isteyen sürücü ...'ın sevk ve idaresin deki ... plaka sayılı aracın sağ yan kısımlarına çarpması sonucu çift taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, bu kazanın oluşumun da sürücü ...'un tek ve asli kusurlu olduğunu, kaza nedeni ile müvekkiline ait ... plakalı aracın hasar gördüğünü kazadan 1 ay sonra tamiri yapıldığını ve 14.10.2021 tarihinde aracın kendisine teslim edildiğini, müvekkilinin söz konusu kazadan dolayı yaklaşık 1 ay iş yapamadğını, devamlı müşterilerini mağdur ettiği gibi büyük bir ekonomik kayıp yaşadığını, söz konusu kaza sebebiyle müvekkilinin aracın da yaklaşık 30.000 TL'lik bir hasar kaydının meydana geldiğini, müvekkilinin aracın da değer kaybının da söz konusu olduğunu, bu nedenlerle davacı için, trafik kazasın da meydana gelen zarar nedeniyle fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalması kaydıyla, 6100 Sayılı Yasa’nın 107.maddesine göre belirlenecek maddi tazminat tutarının (1.000,00 TL şimdilik harca esas olmak üzere) davalı ...Sigorta A.Ş için kaza tarihi olan 14.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin 24/10/2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini toplam 33.709,13-TL olarak artırdığı anlaşılmıştır.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmaya müvekkil şirketin yargı çevresinde bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemeleri yetkili olduğunu, bu sebeple davanın yetkisizlikten reddi gerektiğini, davanın "HMK 107. md. gereği belirsiz alacak davası" olarak nitelendirilmesi halinde ise davanın reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla araç mahrumiyet zararının zarar niteliğinde olduğu trafik sigortası genel şartları gereğince poliçe teminatı dışında kaldığını, davanın kabulü anlamına gelmemeık kaydıyla, müvekkili şirketin sorumluluğunun bakiye poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın, sigortalı kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, davanın kabülü anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, bu nedenlerle yetki itirazının kabul edilerek dosyanın yetki yönünden reddine, aleyhe haksız olarak açılan davanın reddine, davacının davasının ispatı halinde; müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı bakiye poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını savunmuştur.
YEREL MAHKEME KARARI;
Mahkemece, "... Tüm deliller birlikte değerlendirildiğine; Makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda aracın dava konusu kaza nedeniyle hasarlı parçalarının oluşturduğu değer kaybının 28.459,13 TL olacağı değerlendirilmiştir. Kaza tespit tutanağı incelendiğinde, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'un kırmızı ışık ihlali yapması nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davalı sigorta şirketinin 43.000,00 TL"araç başına maddi zarar" poliçe limiti ile ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu sabittir. Yine davalı sigorta şirketi tarafından davacının aracının tamiri için 29.000,00 TL tutarında hasar ödemesi yapılmıştır. Mahkememiz'ce davalı sigorta şirketinin sigortaladığı aracın sürücüsünün kırmızı ışık ihlali yapması nedeniyle söz konusu kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Araçta meydana gelen değer kaybı 28.459,13 TL olsa da, poliçe limitinin 43.000,00 TL olması ve sigorta şirketi tarafından 29.000,00 TL tutarında ödeme yapılmış olması nedeniyle davacının poliçe limitleri dahilinde davalıdan 14.000,00 TL talep edebileceği değerlendirilmiştir. Ayrıca aracın kullanılamamasından kaynaklanan zararın poliçe teminatları kapsamında olmaması nedeniyle bu talebin de reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü ile; 14.000,00 TL maddi tazminatın 14/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "Davanın kısmen kabulü ile;
14.000,00 TL maddi tazminatın 14/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF İTİRAZLARI:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari taksi işletmeciliği yaptığını, mahkemeden hükmedilecek tazminata ticari faiz uygulanmasını talep ettiklerini, ancak mahkemece yasal faize hükmedildiğini, ticari taşımadan anlaşılması gerekenin ticari amaçla yolcu taşıması olduğunu, bir taksiye ücret karşılığı binilmesinin, bir otobüse ücret karşılığı binilmesi gibi ticari bir taşıma olması halinde avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, diğer hallerde ise yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, bilirkişi raporu ile dava konusu kaza nedeniyle maddi zararın toplamda 33.709,13-TL olduğunun tespit edildiğini, ancak mahkemece araç tamiri için 29.000,00-TL ödendiğinden ve poliçe limitinin 43.000,00-TL olduğundan bahisle 14.000,00-TL maddi tazminata hükmedildiğini, sigorta şirketinin aracı tamir ettirdiğini, ancak müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, karşı tarafın kusurlu olduğunu, zararın da karşı tarafın sigorta şirketinden talep edildiğini, aracın tamiri için servise yapılan ödemenin bu klozdan düşülmemesi gerektiğini, müvekkilinin aracından 1 ay boyunca mahrum kaldığını, sigorta şirketinin araç mahrumiyet zararından da sorumlu olduğunu, sigorta şirketinin değer kaybından da sorumlu olmasına rağmen aracın tamirinden kalan ile sınırlanamayacağını, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde müvekkilinin ... ilçesinde ticari taksi işletmeciliği yaptığını, kazanın oluşumun da sürücü ... tek ve asli kusurlu olduğunu, kaza nedeni ile müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü ve kazadan 1 ay sonra tamiri yapıldığını ve iddia ederek maddi tazminat talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde davaya bakmaya müvekkil şirketin yargı çevresinde bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemeleri yetkili olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla araç mahrumiyet zararının zarar niteliğinde olduğu trafik sigortası genel şartları gereğince poliçe teminatı dışında kaldığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun bakiye poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, ileri sürerek davanın reddini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin trafik kazalarından dolayı zarar gören 3. kişilerin araç mahrumiyet bedeli ve kazanç kayıplarından herhangi bir sorumluluğunun bulunmamasına (Yargıtay 17. HD 2010/10283 E. 2011/9776 K.) göre davcı vekilinin aşağıda belirtilenler dışındaki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan ve somut olaya uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 3. maddesinde ticari işler; “(1) Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.” şeklinde açıklanmıştır.
Kanun’un “Ticaret karinesi” başlıklı 19. maddesi ise; “(1) Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır.
(2) Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.” hükmü bulunmaktadır.
Anılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde, avans faizi istenebilmesi için borçlunun tacir olması ve borcun da ticari işletmesi ile ilgili bulunmasının yeterli olduğu, alacaklının da tacir olmasının gerekmediği, alacaklının haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacakları için tacir olan borçludan avans faizi oranında temerrüt faizi isteme hakkının bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem de dahil, her türlü nedenden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, açıkça talep edilmesi hâlinde ... kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmektedir. Eldeki davada kazaya karışan davacı araç ticari taksi olup ticari araçtır. Davacı vekili dava dilekçesi ile, kaza tarihinden itibaren ticari faiz talep ettiğinden, mahkemece ... kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2020/(17)4-170 E. 2022/698 K.)
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 353/1-b.2. Maddesi gereğince İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
I-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; yerel mahkeme kararının HMK’nın 353/(1)-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, sair istinaf itirazlarının reddine.
II-KALDIRILAN KARARIN YERİNE YERİNE GEÇMEK ÜZERE;
"1-Davanın kısmen kabulü ile; 14.000,00 TL maddi tazminatın 14/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine,
2-Harçlar kanunu uyarınca 14.000,00 TL üzerinden hesap olunan 956,34 TL karar ve ilam harcının, peşin ve ıslah harcı ile alınan toplam 617,91 TL harcın mahsubu ile bakiye noksan 338,43 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin harç, 558,61 TL ıslah harcı, 580,00 TL bilirkişi ücreti ve 71,20 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam yapılan 1.328,41 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranları nazara alınarak 551,71 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Dava şartı olan arabuluculuk son tutanağı gereğince arabulucuya ödenen 1.320,00-TL'nin davanın kabul red oranları nazara alınarak 548,22 TL'sinin davalı sigorta şirketinden, 771,78 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine," şeklinde yeniden HÜKÜM TESİSİNE,
III-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
IV-Davacı tarafından istinaf aşamasında yatırılan 492,00-TL Başvuru harcı ile 159,00-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 651,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
VI-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 10.03.2025 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/3 maddesinde; "Hangi sebeple olursa olsun, temyiz veya istinaf başvurusu üzerine verilen bozma veya kaldırma kararı sonrasında hükmolunan yargı kararlarında, hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır." denilmekte olup, Dairemizce ilk derece mahkemesi tarafından verilen hüküm kaldırılarak yeniden hüküm tesisi nedeniyle istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti takdiri gerektiği kanaatinde olduğumdan, hükmün 3 ve 4 nolu bendinde davacı ve davalı yönünden hükmedilen vekalet ücreti yönünden sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2024/1618 Esas 2024/1903 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/289 Esas 2024/3925 Karar sayılı ilamları da aynı yöndedir.)