T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/520
KARAR NO : 2025/413
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/10/2022 (Karar)
NUMARASI : 2021/658 Esas, 2022/595 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ve ortağı olan ... davalı borçlunun kardeşi ...'e ait Erzurum ... AVM de bulunan ... adlı iş yerinin devri için şifahi anlaşma yaptığını, anlaşma neticesinde iş yeri sahibi ...'in talebi üzerine müvekkili davacı tarafından davalı borçlu hesabına 81.000,00-TL havale yaptığını, iş yeri devri için müvekkilinin ortağı tarafından ...'e araç devredildiğini ve son olarak iş yerinin kira borçlarının müvekkili tarafından ödendiğini, işyeri devri için müvekkilinin yaptığı harici araştırma ile işyerinin ... hibe projesi kapsamında desteklendiğini ve devrin mümkün olmadığını öğrendiğini, bu süreçten sonra iş yeri devrini ve yahut ödenen tarihinde Erzurum .. Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek alacağını talep ettiğini, iş yeri devri için müvekkilinin ve ortağı ... ile anlaşma yaptıklarını ve devir bedelini aldıklarının kabul ettiklerini, ancak devrin gerçekleşmeme sebebi olarak müvekkillerinin kusurlu gördüklerini ve borçlarının söz konusu olmadığını beyan ederek davaya konu icra takibi başlattıklarını, borçlunun icra takibine yaptığı Erzurum ... İcra Müdürlüğü 2016/... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptalini, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen %9 faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işyerinin ...'e ait iken şifai anlaşma yuapılarak devredildiğini, ...'e ait olan işyeri bedelinin ...'e ödenmesi sebebiyle müvekkilinden bedelin iadesinin istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından 81.000,00TL'nin davalıya gönderildiği ve gönderilen bedelin cevap dilekçesinde de yer aldığı üzere işyeri devrine ilişkin olduğu hususunda çekişme bulunmamaktadır. Davaya konu uyuşmazlık, işyeri devrinin gerçekleşip gerçekleşmediği, devrin gerçekleşmemesi hususunda tarafların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkememizce ... Erzurum Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında; Söz konusu işletme 17.03.2015 tarihinde Yeni Girişimci Desteği Taahhütnamesi sunarak destek sürecini başlattığı, yeni Girişimci Desteği Taahhütnamesinin 9. maddesinde, "Yeni Girişimci Desteği kapsamında satın alınan makine, teçhizat, yazılım ve ofis donanımını taahhütnamenin evrak kaydına alındığı tarihten itbaren 3 (üç) yıl süre ile satmayacağımızı, kiralamayacağımızı, kullanım hakkını hakkı her ne ad ve suretle olursa olsun devretmeyeceğimizi, rehin göstermeyeceğimizi (KGF tarafından düzenlenmiş Geri Ödemeli Destek Kefalet Mektubu kapsamındaki taşınırlar hariç), ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz, tedbiri haciz konulması halinde durumu 7 (yedi) gün içinde tüm belgeleriyle birlikte ...'e yazılı olarak bildireceğimizi, aksi halde destek miktarını yasal faiziyle birlikte ödeyeceğimizi .... taahhüt ederiz." ifadelerine yer verildiği, dava dışı ...'in devre konu işyeri ile ilgili 17.03.2015 tarihinde Yeni Girişimci Taahhütnamesi imzaladığı, imzalanan taahhütname kapsamında işyerinin devrinin yapılamadığı, davacı ile dava dışı ... arasındaki şifai işyeri devri sözleşmesinin hukuki imkansızlık nedeniyle kurulamadığı, bu nedenle tarafların birbirlerine ödedikleri tutarların sebepsiz zenginleşme kapsamında iadesinin gerekeceği, davacının icra takibine konu tutarın işyeri devri kapsamında ödendiğinin her iki tarafın kabulünde olduğu, işyeri devri gerçekleştirilemediğinden ödenen bedelin iadesinin istenebileceği" gerekçesiyle "Davanın kabulü ile, Erzurum ... İcra Müdürlüğünün 2016/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile, takibin 81.000,00-TL asıl alacak üzerinden devamına,
Asıl alacağın %20'si olan 16.200,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerçekleşen devir sonrası ... tarafından uygulanan yaptırım devri yasaklamaktan ziyade sözleşmeye aykırı davranmaya bağlı olarak öngörülen bir cezai şart ödemesi olduğu, bu konu daha iş yeri devri görüşmelerinin sürdüğü sırada dile getirilerek karşı tarafa bildirildiği, dolayısıyla haksız ve kötü niyetli olarak sebepsiz zenginleşmek amacıyla hareket edilerek açılan davanın reddi gerekirken müvekkil aleyhine hüküm kurulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerine yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, işyeri devri sözleşmesi için ödenen bedelin devrin gerçekleştirilmediği iddiası kapsamında iadesi istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;
1-) Hakim, tarafların bildirdikleri vakıalarla bağlı olup hukuki sebeple bağlı değildir; dilekçede açıklanan olaylara ve sebeplere göre hukuki vasfı kendisi tayin etmek zorundadır.
Davacı dava dilekçesinde; davalının kardeşi dava dışı ...'e ait Erzurum ... AVM'de bulunan ... adlı işyerinin devri yönünde şifahi anlaşma yaptıklarını, dava dışı ...'in talebi üzerine davacı tarafından davalı hesabına işyeri devri amaçlı 81.000,00 TL'nin havale edildiğini beyanla davalının hesabına yatırılan parayı sebepsiz zenginleşme hükümleri dahilinde iadesi istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmektedir.
Davalı ise yapmış olduğu işlemin kendi nam ve hesabına olmadığını, hesabına yatırılan bedeli dava dışı ...'e verdiğini, bu nedenle husumetin kendilerine yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2-) Eldeki davada alacak isteminin hukuksal dayanağını oluşturan unsurun "iş yeri devrine dair sözleşme" olduğunun kabulü gerektiği açıktır. Öte yandan sözleşmenin dava dışı ... ünvanlı iş yerini öncesinde sahibi olan ... isimli kişi ile yapıldığı, ...'ın yönlendirmesi üzerine devir bedelinin davalı kardeşinin hesabına yatırıldığı, davalının dava dışı ...'ın ortağı olduğu ya da temsilcisi sıfatıyla hareket ettiğine dair bir iddianın bulunmadığı, dosya kapsamı itibariyle devir sonrası işyerinin davacı tarafça yaklaşık bir yıl süreyle işletildiği sabit olmakla uyuşmazlığın dayanağı olan sözleşme hukuku çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğinden, husumete ilişkin taraf beyanları alınarak bu hususun öncelikle tartışılması, sözleşmeden dolayı davalıyı kayıtlayan ve sorumluluğunu gerektiren bir durum olup olmadığına yönelik davacı taraftan diyecekleri ve delillerinin sorulması ve pasif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığına dair hasıl olacak netice dahilinde karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; pasif dava ehliyetinin tartışılması gerektiğinden 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/a-4 maddesi gereğince kararın RESEN kaldırılmasına, kaldırma neden ve şekline göre sair istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-4. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, kaldırma neden ve şekline göre sair istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine,
4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,
5-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,
6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 362-(1)/g maddesi gereğince kesin olmak üzere ...tarihinde oy birliğiyle karar verildi.