T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/915
KARAR NO : 2025/262
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/02/2023 (Karar)
NUMARASI : 2020/412 Esas, 2023/114 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/12/2018 tarihinde müvekkili ...'ün ...plakalı aracın tek taraflı yapmış olduğu kazada kalıcı olarak sakatlandığını, olay nedeniyle Pasinler Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığı ve takipsizlik kararı ile sonuçlandığını, müvekkilinin olay sebebiyle çeşitli hastanelerde tedavi gördüğü ve bu kaza nedeniyle malul olduğunu, kalıcı sakatlık nedeni ile şirkete başvuru yaptığını akabinde arabulucuya başvurduklarını ancak sonuç alamadıklarını, müvekkilinin ev hanımı olduğunu, geçimini bu şekilde temin ettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile bilirkişi tarafından hesaplanacak gerçek değerler üzerinden davalarını daha sonra ıslah etmek üzere şimdilik maluliyet sebebiyle 100,00-TL maddi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ettikleri anlaşılmıştır.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz yerde açıldığını, davanın aracın işletenine ve sürücüsüne ihbarını, davanın haksız açıldığını, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava, 24.12.2018 tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışmasıyla gerçekleşen trafik kazası neticesinde meydana gelen cismani zarar nedeniyle maddi tazminat taleplidir. Davalıya ZMMS ile sigortalanmış ... plakalı aracın sürücüsü, sevk ve idare hatasıyla direksiyon hakimiyetini kaybetmesi akabinde karşı yönden nizami gelen araca çarpması neticesinde meydana gelen kazada %100 kusurlu bulunmuştur. Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğ'e göre yaptırılmıştır. Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet, kusuru raporları ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak kusuru bulunanlardan zararı tamamının tazmini istenebileceğinden, davacının maddi tazminat davasının kabulü ile; 154.680,17TL tazminatın sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarih olan 20/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmesi gerekmiş," gerekçesiyle davanın kabulüne, 154.680,17-TL tazminatın 20/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalından alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hatalı kusur oranı üzerinden hüküm kurulduğunu, kazaya karışan davacının kusurunun müvekkili şirkete yüklenemeyeceğini, müvekkili şirketin sigortalının kusuru oranında sorumlu olacağını, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kaza tarihinde hangi yönetmelik yürürlükte ise maluliyet tespitinin buna göre yapılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların fahiş olup tazminat tutarının gerçeği yansıtmadığını, sigortanın zenginleşme aracı olmayıp sadece gerçek zararın talep edilebileceğini, TRH 2010 yaşam tablosu esas alınmış ise de teknik faiz uygulanmadan yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri bakımı zararından müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının emniyet kemeri, koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının tespit edilmesi gerektiğini ve % 20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla faizin dava tarihinden itibaren başlayacak yasal faiz olması gerektiğini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; 24/12/2018 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın olay mahalline geldiğinde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu karşı yönden gelen sürücü ... idaresindeki... plakalı araca çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, ... plakalı aracın ... poliçe numaralı ZMMS poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiği, ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi'nin 04/02/2021 tarihli raporuna göre; kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'in % 100 oranında kusurlu olduğu, ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 17/06/2022-... Karar numaralı raporuna göre; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının kalıcı iş göremezliğinin % 8 oranında olduğu, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, mahkemece TRH 2010 yaşam tablosu, prograsif rant yöntemi ve asgari ücret verileri dikkate alınarak davacının zararının hesaplandığı 04/01/2023 tarihli aktüer raporuna itibarla davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının maluliyetinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan doğru yönetmelik hükümleri uyarınca belirlendiği, geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamında olduğu, kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemeri ve kask durumunun "belirsiz" olduğunun tespit edildiği, davacının emniyet kemerinin takılı olmadığı yönünde dosya kapsamında bir bilgi bulunmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmamasının yerinde olduğu, davacılar tarafından dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine 09/07/2020 tarihinde başvuru yapılması nedeniyle faiz başlangıç tarihinin doğru belirlendiği anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusu aşamasında alınması gereken 10.566,20-TL karar harcından peşin alınan 2.642,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.924,20-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere ... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.