T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/263
KARAR NO : 2024/1570
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/11/2022 (Karar)
NUMARASI : 2022/98 Esas, 2022/641 Karar
DAVA : Alacak (Vade Farkından Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2014/... İflas sayılı takip dosyası ile iflasa açılan, iflas masası oluşturulan ve iflas idare memurları atanmış müflis şirket olduğunu, davalı şirket hakkında Erzurum .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 27/03/2014 tarih ve 2013/... Esas - 2014/... Karar sayılı iflasının açılması kararı verildiğini ve hükmün kesinleştiğini, davalı şirket, davacı müvekkiline Erzurum... İcra Müdürlüğünün 1999/...Esas sayılı takip dosyası ile borçlu bulunan firmanın 3.şahıs ile muvazaalı olarak taşınmaz mallarını takip ve hacizden önce satın aldığı için Erzurum ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/12/2000 tarih ve 1999/... Esas - 2000/... Karar sayılı tasarrufun iptali kesinleştiğini, tasarrufun iptaline karar verildiğini, Erzurum ... İcra Müdürlüğünün 1999/...Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferilerinin, tasarrufun iptaline konu taşınmazların davalı şirketten cebri icra yolu ile tahsiline karar verildiğini, alacağın tahsilinde davalı şirket muvazaalı olarak borçlu mal varlığı satın aldığını ve alacağın tahsiline engel olduğunu, tasarrufun iptali davası açılmasına sebebiyet verdiği ve bu suretle hileli ve kusurlu davrandığını, icra takip dosyası ve kesinleşmiş Yargı İlamı ile sübuta erdiğini, dava konusu maddi vakıaların kesinleşmiş Yargı İlamı ile, davacının alacağını tahsilinde davalı şirketin muvazaalı olarak davacının alacaklı bulunduğu borçlusunun mal varlığını 3.şahıs üzerinden muvazaalı olarak satın alarak ve bu şekilde alacağın tahsiline engel olduğunu, tasarrufun iptali davası ile sübuta ermiş bu suretle hileli ve ağır kusurlu davrandığı kesin delillerle sabit olduğunu, davalı şirketin tasarrufun iptali davasına konu şu anda atıl ve içinde bulunan süt fabrikası makine ve aksanı hurda haline gelmiş ve yapıların ayıplı hale geldiği taşınmazın Erzurum ... İcra Müdürlüğünün 1999/...Esas sy.lı dosyası için icra tetkik merciine sunulan 25/05/2002 tarihli bilirkişi raporu ile arsa değerinin 312.930.- TL olduğu, aynı taşınmazların Erzurum...İcra Müdürlüğünün 2014/... İflas sayılı dosyasının 06/01/2021 tarihli kıymet takdiri raporu ile 2021 yılı birim fiyatları ile 15.432.630,62 TL olduğu, davalı şirkete ait taşınmazın değeri 49 kat (%4900) arttığını, davacının alacaklı bulunduğu Erzurum...İcra Müdürlüğünün 1999/...Esas sayılı takip dosyası ile takibe alınan 20/10/1998 vadeli 43.000.000.000.- TL (43.000.- TL)'lik ve 20/11/1998 vadeli 45.000.000.000.- TL (45.000.- TL)'lik senetlerin takibi nedeni ile toplam 88.000.- TL asıl alacağın takip talebine göre bugünkü faizi ile birlikte değeri, Erzurum...İcra Müdürlüğünün 2014/... İflas sy.lı dosyasının 28.09.2015 tarihli sıra cetveline göre değeri 578.579,70 TL hesap edilmiş ve alacağın değeri 7 kat (%700) arttığını, borçlu şirketin taşınmazının arsa değeri 49 kat (%4900) kat arttığı halde, davacının alacağının değeri 7 kat (%700) arttığını, 1999 yılı itibari ile ana para olarak 88.000.- TL ve faizleri toplamı ile 149.556.- TL olan davacı alacağını, davalı şirketin taşınmazının 2002 yılında değeri 312.930.- TL olduğu düşünüldüğünde, taşınmazların yarı değerine denk geldiğini, davalı şirketin taşınmazı 2021 yılı birim fiyatları ile 15.432.630.- TL olduğu sabit bulunduğundan, davacı alacağının 2021 yılı itibari ile davalı şirketin taşınmazlarının yarısına denk gelen en az değerinin 7.716.315.- TL olması gerekli olduğunu, bu rakama 2022 yılı TUİK enflasyon oranı %49 artış ilave edildiğinde, 11.497.309.- TL değere ulaştığını, dava açılmadan önce yapılan arabuluculuk girişimi olumlu sonuçlanmadığını, 6098 sayılı yasanın 122. maddesinde belirtilen aşkın zararın tüm unsurları oluştuğunu, Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas (İflas) sayılı dosyasındaki Erzurum... İcra Müdürlüğünün 1999/...Esas sayılı kambiyo senetlerine mahsus takip dosyasına dayalı iflas alacağının, 6098 ve 6102 sayılı yasalara göre senetlerin vade tarihi bulunan 1998 yılından dava tarihi bulunan 2022 yılına kadar 24 yıllık gecikmeden doğan munzam zararın ve günümüz şartlarına uyarlanmış alacağın iflas masasına aynı derece ve sırası ile kayıt ve tescili için iş bu davayı açtıklarını, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile 20.000.00-TL munzam zarar alacağının davalı müflis şirketten ticari faizi ile tahsiline ve iflas masasına aynı derece ve sırası ile kayıt ve tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı temsilcileri cevap dilekçesinde özetle; yasal mevzuata göre davacı ticari temerrüt faizini aşan zararını ispat etmek zorunda olduğunu, davacı, borçlu şirketin kusurlu olduğunu ve zarar ile temerrüt arasındaki nedensellik bağını ispat etmek zorunda olduğunu, davacının alacağını tahsil edememesinden, davacının kendi kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
YEREL MAHKEME KARARI;
Mahkemece, "... Ülkede yaşanan ekonomik kriz nedeniyle paranın döviz karşısında hızlı değer kaybı, yüksek enflasyon gibi genel, afaki ve doğrudan davacının zararını ifade etmeyen umumi ekonomik konjonktürel olgular BK’nun 105. maddesinde sözü edilen munzam zararın varlığını göstermeyecektir. Kaldı ki, Erzurum...İcra Müdürlüğü 1998/...Esas sayılı dosyası borçlusunun... Süt Ürünleri Gıda ve Hayvancılık Tic San.Aş. olduğu, mahkememizce alacaklının munzam zararını asıl borçludan istenmesi gerektiği kanaatine varıldığından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
" gerekçesiyle "Pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF İTİRAZLARI:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hiçbir gerekçe gösterilmeksizin davanın pasif husumet nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davalı şirketin Erzurum .... İcra Müdürlüğü'nün 2014/.. sayılı iflas dosyasının iflas alacaklısı olduğunu, davalı şirketin müflis olarak temsil yetkisi iflas idaresi bulunduğundan görülen davanın muhatabının .... Süt Ürünleri Gıda ve Hayvancılık Ticaret Sanayi A.Ş.'nin iflas idaresi olduğunu, mahkemece pasif husumetten davanın reddine karar verilmesine rağmen işin esası hakkında değerlendirme yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçede belirtilen Yargıtay ilamının iş bu dava ile doğrudan benzerliği ve ilgisi bulunmadığını, davaya emsal ve bağlayıcı niteliği bulunmadığını, müvekkilinin alacak miktarının reel olarak azaldığının dosyadaki deliller ile sabit olduğunu, Erzurum... İcra Müdürlüğü'nün 1999/...Esas sayılı dosyası için icra tetkik merciine sunulan 25/05/2002 tarihli bilirkişi raporu ile arsa değerinin 312.930 -TL olduğunu, Erzurum .... İcra Müdürlüğü'nün 2014/... iflas sayılı dosyasının 06/01/2021 tarihli kıymet takdiri raporu ile 2021 yılı birim fiyatları ile 15.432.630,62-TL olduğunu, davalı şirkete ait taşınmazın değerinin 49 kat arttığını, Erzurum... İcra Müdürlüğü'nün 1999/...Esas sayılı takip dosyasında takibe konu iki adet senedin toplam 88.000,00-TL asıl alacağın takip talebine göre bugün ki faizi ile birlikte değerinin Erzurum.. İcra Müdürlüğü'nün 2014/... iflas sayılı dosyasının28/09/2015 tarihli sıra cetveline göre değerinin 578.579,70-TL olarak hesap edildiğini ve alacağın değerinin 7 kat arttığını, alacaklının Erzurum'da borç ilişkisinin doğduğu tarih itibari ile tanınmış mandıracılık faaliyeti yapana tacir olduğunu ve işletme sermayesinin büyük kısmını teşkil eden dava konusu alacağını tahsil edemediğinden sermayesini kaybettiğini, vadeli olarak satın aldığı süt ürünleri üretimi için kullanacağı ham madde ve makine aksamından doğan borçlarını ödemeyemediğinden dolayı Erzurum ilindeki satış mağazasını kapatmak zorunda kaldığını ve kendi mandıra tesislerini işletemediğinden dolayı kısaca ticari faaliyetinin sona erdiğini ve halen daha borçlarını ödeyemediğini ve borca batık tacir durumuna düştüğünü, iş bu dilekçede belirtilen Yargıtay ilamına göre aşkın zararın tüm unsurlarının gerçekleştiğini, müflis şirketin açık ve sübuta ermiş kötü niyetinin korunmamasının adaletin vazgeçilmez gereği olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, alacağın iflas masasının kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde davalı şirketin iflas dosyası ile iflasa açılan, iflas masası oluşturulan ve iflas idare memurları atanmış müflis şirket olduğunu, davalı şirket hakkında iflasının açılması kararı verildiğini ve hükmün kesinleştiğini, davalı şirketin, davacı müvekkiline Erzurum...İcra Müdürlüğünün 1999/...Esas sayılı takip dosyası ile borçlu bulunan firmanın 3.şahıs ile muvazaalı olarak taşınmaz mallarını takip ve hacizden önce satın aldığı için Erzurum .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/12/2000 tarih ve 1999/... Esas - 2000/... Karar sayılı tasarrufun iptali kesinleştiğini, tasarrufun iptaline karar verildiğini, 1999/...Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferilerinin, tasarrufun iptaline konu taşınmazların davalı şirketten cebri icra yolu ile tahsiline karar verildiğini, alacağın tahsilinde davalı şirket muvazaalı olarak borçlu mal varlığı satın aldığını ve alacağın tahsiline engel olduğunu, tasarrufun iptali davası açılmasına sebebiyet verdiği ve bu suretle hileli ve kusurlu davrandığını iddia ederek 1999/...Esas sayılı kambiyo senetlerine mahsus takip dosyasına dayalı iflas alacağının, senetlerin vade tarihi bulunan 1998 yılından dava tarihi bulunan 2022 yılına kadar 24 yıllık gecikmeden doğan munzam zararın ve günümüz şartlarına uyarlanmış alacağın iflas masasına aynı derece ve sırası ile kayıt ve tescilini ve şimdilik 20.000.00-TL munzam zarar alacağının davalıdan tahsilini ve iflas masasına aynı derece ve sırası ile kayıt ve tescilini talep ettiği, davalı temsilcileri cevap dilekçesinde davacı, borçlu şirketin kusurlu olduğunu ve zarar ile temerrüt arasındaki nedensellik bağını ispat etmek zorunda olduğunu, davacının alacağını tahsil edememesinden, davacının kendi kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep ettiği mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın Pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde; Erzurum...İcra Müdürlüğü'nün 1999/...Esas sayılı dosyasında davacının dava dışı.... Süt ve Hayvan Ürünleri Tic. A.Ş. aleyhine iki adet bonoya dayalı olarak icra takibi başlattığı anlaşılmıştır. Davacının borçlu şirketin taşınmazları üzerine haciz işlemi yapmak istediğinde taşınmazların işbu istinafa konu dosyanın davalısı şirket tarafından tapuda satış gösterilerek devralındığı, bunun üzerine davacı tarafından Erzurum .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/... Esas 2000/... Karar sayılı dosyasında ...Süt Ürünleri Gıda ve Hayvancılık Tic. San. A.Ş, Cavit Kılıç, ... Süt ve Hayvan Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine tasarrufun iptali davası ikame ettiği, yapılan yargılama neticesinde mahkemece "davanın kabulü ile tapu kaydının tashihe gerek olmaksızın davacı alacaklının İİK. 283 maddesi gereğince Erzurum...İcra Müdürlüğünün 1999/...Esas nolu dosyasında takibe konu alacağını iptale konu taşınmazlar üzerinde cebri icra yolu ile haciz ve satış isteyerek elde edebilmesi için yetki verilmesine'' karar verildiği, kararın Yargıtay tarafından onandığı ve onama kararına karşı karar düzeltme talebinin de reddi ile kararın 18.02.2002 tarihinde kesinleştiği, davacının somut davadaki talebinin de davalı şirket ile dava dışı şirket arasındaki muvazaalı satış işleminin mahkemece iptal edilmesi sebebiyle icra dosyasındaki alacağının taşınmazlar karşısında alım gücünün düştüğü iddiasıyla icra dosyasına konu bonoların vade tarihinden dava tarihine kadar 24 yıllık gecikmeden doğan munzam zararın ve günümüz şartlarına uyarlanmış alacağın iflas masasına aynı derece ve sırası ile kayıt ve tescilini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000.00-TL munzam zarar alacağının davalı müflis şirketten ticari faizi ile tahsilini ve iflas masasına aynı derece ve sırası ile kayıt ve tescilini talep ettiği anlaşılmıştır.
Bu haliyle Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen tasarrufun iptali davasında davalı şirketin muvazaalı olarak borçlu malvarlığını satın alarak alacağın tahsiline engel olduğunun sabit olduğu, davalının tasarrufun iptali davasının açılmasına sebep olduğu, bu suretle hileli ve kusurlu davrandığının sabit olduğunun mahkeme ilamı ile kesin hale geldiği, bu sebeple davacının mahkeme kararı ile kesinleşen muvazaalı işlemin tarafı olan davalı şirkete husumet yöneltmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2017/3637 E. 2019/2805 K. aynı daire 2014/16590 E. 2015/85 K.) mahkemece tarafların iddia ve savunmaları birlikte değerlendirilerek davanın esası hakkında yargılama yapması gerekirken aksine değerlendirme ile mahkemece pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
HMK.'nun 353/1-a-6. maddesinde "...Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması" bölge adliye mahkemesince başvuruya konu kararın esası incelemeden kaldırılmasına karar verilmesi gereken haller arasında sayılmıştır. Somut olayda, yukarıda ayrıntılı biçimde izah edilen yargılamadaki eksiklikler uyuşmazlığın esasının çözümü için olmazsa olmaz niteliktedir.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın esasının çözümü için olmazsa olmaz nitelikte delillerin usulüne uygun biçimde toplanılıp değerlendirilmediği, toplanılan bir kısım dellilerin hükme esas alınamayacak derecede yetersiz olduğu, tarafların iddia ve savunmalarının karar gerekçesinde değerlendirilmediği anlaşılmakla; HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, yerel mahkeme kararının, HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf peşin karar harcının davacıya iadesine,
4-İstinaf başvurusu aşamasında yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,
7-Gerekçeli kararın tebliği, teminat ve harç iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere ... tarihinde oy birliği ile karar verildi.