T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1773
KARAR NO : 2024/1626
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/06/2022 (Karar)
NUMARASI : 2019/523 Esas, 2022/415 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davalı ...vekili ile davalılar ... ve ...vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/07/2018 günü sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkili ...'ın aracın kaza yapması sonucunda yaralandığını, kazanın oluşumunda davalı ...'nin kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin kalıcı olarak yaralandığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla, davalılardan sürücü yönünden olay tarihinden, diğer davalılar ...Sigorta A.Ş'ye temerrüt tarihi olan 21/01/2019 tarihinden ve ...yönünden temerrür tarihi olan 21/02/2019 tarihinden itibaren, sigorta limitin aşmamak üzere ve temerrüt tarihlerinden itibaren işletilecek avans faizi ile belirlenecek maddi tazminatın ortaklaşa ve zincirleme davalılara ödetilmesine, ayrıca 100.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte ortaklaşa ve zincirleme işleten ve sürücüye ödetilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ...Sigorta A.Ş'nin vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili Mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davacının belirtmiş olduğu aracın kaza tarihi itibariyle müvekkili şirket nezdinde sigortalı olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Erzurum Mahkemelerinin yetkili olmadığını, yetki itirazında bulunduğunu, davacının yaralanması ve zarar görmesinin kazadan kaynaklanmadığını, davacının olay öncesi kapı yanında oturduğunu, hafriyat yığınına çarpacağız endişesiyle paniğe kapılarak araçtan kendisini atması sonucunda oluştuğunu, kendisini araçtan atmasaydı davacının bu derece yaralanmayacağını ve kalıcı hasar oluşturmayacağını, hazırlık dosyasında dinlenen tanıkların beyanlarında kusurun davacıdan kaynaklandığının belli olduğunu, davacının bedeninde oluşmuş sakatlığın geçici bir sakatlık olması nedeniyle, süreklilik oluşturacak bir sakatlık iddiasını kabul etmediğini, dosyaya ibraz edilmiş.... Devlet Hastanesi raporu usulüne uygun hazırlanmış, şartları taşıyan bir rapor olmadığını, bu nedenlerle davanın yetki yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tazminat talebi üzerine, ... hasar numaralı dosya oluşturulduğunu ve gerekli incelemeler yapılarak 14.01.2020 tarihinde 210.937,00 TL tazminat ödendiğini, tazminat hesaplamasında, davacı tarafın %48 oranında maluliyeti bulunduğu esas alınarak hesaplama yapıldığını, yapılan tazminat hesaplamasında TRH tablosu kullanıldığını ve %1,8 teknik faiz uygulandığını, kazaya ilişkin olarak sunulan evrakların tetkiki neticesinde ve davacı tarafından ibranamenin imzalanması sonucunda tazminat ödemesi yapıldığını, ...bir sigorta şirketi ve tacir olmadığından, talep konusu tazminatın haksız fiilden kaynaklandığından ve taraflar arasında ticari bir iş de bulunmadığından avans faizi ödenmesinin hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil edeceğini, bu nedenlerle davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu ... plakalı aracın, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin, kaza anından sonra (23.07.2018 tarihinde saat 19.46'da) tanzim edildiği anlaşıldığından, davalı ...Sigorta A.Ş hakkında açılan davanın, HMK'nin 115/2 maddesi delaleti ile 114/1-d maddesi gereğince dava şartı (pasif husumet) yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğ'e göre yaptırılmıştır. Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Dava konusu kazanın meydana gelmesinde, sürücü ...'nin haddinden fazla yolcu bindirdiği aracının hızını, yolun eğimli ve virajlı şartlarına ayarlayamaması nedeniyle %75 oranında kusurlu olduğu, ...'ın ise araç seyir halindeyken araçtan atlaması nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu yönündeki Adli Tıp Kurumu raporu dosya içeriği ile uyumlu olması nedeniyle hükme esas alınmıştır.
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet, kusuru raporları ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak, davacının ..., ... ve ...'ye karşı açtığı maddi tazminat davasının kabulü ile, 243.781,82 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (...'nın sorumluluğunun 149.063,00 TL ile sınırlı tutulmasına), ...yönünden 07/03/2019 tarihinden diğer davalılar yönünden 23/07/2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Davacının yaşı, meydana gelen kazadaki kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının maluliyeti nedeniyle çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacının uğradığı manevi zarar göz önüne alınarak ve davalı sürücünün kusur durumu nedeniyle hakkaniyet ölçüsünde oranlama yapılarak manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 50.000,00 TL'nin 23/07/2018 tarihlinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılar ... ve ...'tan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine," gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı ...vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava açıldıktan sonra ödeme yaparak tüm sorumluğunu yerine getirdiklerini, tazminat hesaplamasında öncelikle ödeme tarihindeki veriler esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, yapılan ödemenin yetersizliğinin söz konusu olmadığını, Teknik faiz uygulanmaksızın yapılan hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını, TRH 2010 tablosu ve 1,8 teknik faiz ile hesaplama yapılması gerektiğini, davacının müterafik kusuru bulunması nedeniyle Yargıtay içtihatları doğrultusunda müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, istiap haddinin aşılması nedeniyle zararın artmasına neden olunduğunu, söz konusu kazada, ücretsiz bir taşıma söz konusu olduğunu, bu nedenle de, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, başvurunun 8 iş günü sonrasından itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, usule uygun bir başvuru yapmadığını, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı ... ve ...vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaza yeri ... İlçe sınırları dahilinde olup, kazaya bakmaya görevinin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davalı ... yetki itirazında bulunduğunu, davalı müvekkilleri için %75 kusur izafe eden raporların hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, zira, davacı....'ın kaza öncesi, kaza olacak düşüncesiyle kendisini araçtan dışarı atması eyleminin trafik kurallarına aykırı bir eylem olduğunu, davacının araçtan atladığını, akabinde kaza olduğunu, davacının bu davranışının müteveffa davalı ... ile davacının yaralanması sonucu arasında illiyet bağını kesen bir eylem olduğunu, nitekim, kaza yapan araçta bulunan tanıklar ve davalının davacı İsmail gibi trafik kurallarını ihlal etmediği için yaralanmadığını veya hafif sıyrıklarla kazayı atlattığını, bu nedenle davalının kusursuzluğuna, yada kusurun % 75'inin davacıya izafe edilmesi gerektiğini, hatır taşımacılığı yapıldığından bahisle indirim talep ettiklerini, 09/08/2021 tarihli rapor ile 05/12/2021 tarihli ek rapor arasındaki çelişkiye itiraz etmelerine rağmen, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmediğini, manevi tazminatın kaza zamanı ve şartlara göre fahiş miktarda takdir edildiğini belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dosya kapsamı itibariyle, 23/07/2018 tarihinde, sürücü ... idaresinde bulunan ve davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın olay mahalline geldiğinde, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce seyrine göre sağ tarafındaki toprak kesime ardından sol tarafındaki toprak kesime çarpması akabinde takla atarak duruşa geçmesiyle şeklinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, davacının maddi ve manevi tazminat talepli olarak eldeki davayı açtığı, davalı ...'nin yargılama aşmasında 01/10/2020 tarihinde vefat ettiği, davacı vekilinin 04/11/2021 havale tarihli dilekçesi ile ... mirasçılarını davaya dahil ettiği, dahili davalı mirasçıların UYAP'ta taraf olarak eklenilerek, davetiye çıkarıldığı, bir kısım mirasçılar tarafından mirasın reddedildiğine dair cevap dilekçesi ve karar sunulduğu, ilk derece mahkemesince mirası reddeden mirasçılar yönünde bir karar verilmediği ve dahili davalıların karar başlığında yer almadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesi, “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”
Somut uyuşmazlıkta, mirası reddeden dahili davalılar yönünden de bir hüküm kurulması gerekirken, dahili davalılar hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması, anılan davalıların karar başlığında isminin yer almamış olması 6100 sayılı Kanun'un 297/1-b ve 297/2 maddelerine aykırı olup, 6100 sayılı HMK.'nun 355. maddesi uyarınca kararın kamu düzeni gereği resen kaldırılmasına, davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca RESEN KALDIRILMASINA,
2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Davalı ...vekili ile davalılar ... ve ...vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine,
5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere .... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.