T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1745
KARAR NO : 2024/1590
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/06/2022 (Karar)
NUMARASI : 2018/276 Esas, 2022/427 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;13/.../2016 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı römork takılı traktörü ile Erzurum ..., ... istikametinde Erzurum istikametine doğru seyir halinde iken davalı ...in sevk ve idaresindeki... plakalı çekici müvekkilinin traktörüne arkadan çarptığını, çarpmanın etkisiyle traktörün devrildiğini, müvekkilinin devrilen traktörün altında kaldığını ve yaralandığını ve traktöründe ağır hasarın meydana geldiğini, kazanın sorumlusunun davalı çekici sürücüsü ... olduğunu, müvekkilinin zararlarının tazmini talep edildiği ancak davalı şirketin buna yanaşmadığını, trafik kazasında müvekkilinin bedensel zarara uğraması, bakıcı giderleri ve tedavi giderleri nedeniyle maddi tazminat tutarı belirlenerek, davalı işleten sürücü ve ruhsat sahibi yönünden olay tarihinden, diğer davalı sigorta şirketleri yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihi olan 19/.../2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalılardan alınarak müvekkil tarafa verilmesini, ayırca 20.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek avans faizi ile işleten ve sürücüden alınarak müvekkil tarafa verilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP :
Davalı sigorta şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili şirkete karşı hiçbir şekilde ihbar yapılmadığını, müvekkili şirket temerrüde düşürülmediğini, davacı tarafın müvekkili şirkete başvuru yapmış olduğundan kaza tarihinden itibaren faiz talebi hukuka uygun olmayacağını, davanın usulden ve esastan reddini, talep ettiği anlaşılmıştır.
Davacı ... vekilinin tarihli cevap dilekçesinde özetle; haksız ve hukuksuz yere açılan davanın reddini, ceza yargılama sonucunun beklenmesini, eksik olarak müvekkiline tebliğ yapılan dava dilekçesinin eklerinin taraflarına tebliğini, davacının talep ettiği alacak kalemlerinin miktarlarının açık açık belirlenmesinin, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.....2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği'ne göre tespiti yaptırılmıştır. Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Davalı sürücünün geçiş üstünlüğüne riayet etmeden dava konusu kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği anlaşıldığından, Adli Tıp kurumu tarafından düzenlenen kusur raporu hükme esas alınmıştır. Yine Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet raporu ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak davacının maddi tazminat davasının kabulü ile; 5.706,92-TL geçici iş göremezlik, 22.166,56-TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam (taleple bağlı kalınarak) 27.873,00-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından 31/.../2016 tarihinden itibaren, davalı ... bakımından kaza tarihi olan 13/.../2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının yaşı, meydana gelen kazadaki kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının maluliyeti nedeniyle çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi, kazanın meydana geldiği tarih itibariyle işleyecek faiz ve davacının uğradığı manevi zarar göz önüne alınarak ve davalı araç sürücüsünün kusur durumu nedeniyle hakkaniyet ölçüsünde oranlama yapılarak manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 3.500,00-TL manevi tazminat olan kaza tarihi olan 13/.../2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hüküm altına alınan 3.500,00 TL tutarındaki manevi tazminatın miktarının çok az olduğunu, kanunda manevi tazminat miktarının teknik olarak hesaplanmasını sağlayan bir metodun olmadığını, hakimin hakkaniyete uygun bir manevi tazminat miktarı belirlemesi gerektiğini, hakimin manevi tazminat miktarını belirlerken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, beden gücü kaybı sebebiyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmesi gerektiğini, bu günkü enflasyonist ortamda hiç bir şey ifade etmeyen manevi tazminat tutarının hakkaniyetten uzak olduğunu, ülke şartları da dikkate alınarak cismani zarara uğrayan davacı şahsın maddi tazminat talebinin tam olarak karşılanması amacıyla adalet ve hakkaniyet ölçüsünde yeni asgari ücret oranlarının dikkate alınarak yeniden hesaplama yapılması gerektiğini,
belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; 13....2016 tarihinde, sürücü ...idaresindeki ... plakalı traktörü ile sürücü ... idaresindeki... plaka sayılı çekicinin çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi'nin 14...2020 tarihli raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün %30, davalı sürücünün %70 oranında kusurlu olduğu, 30...2019-... karar numaralı ATK raporunda; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre; davacının sürekli iş göremezliğinin %2 oranında olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 6 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, 22.03.2022 tarihli aktüer raporunda, TRH yaşam tablosu ve asgari ücret verileri ile maddi tazminat miktarının hesaplandığı, ilk derece mahkemesinin yukarıda yazılı gerekçe ile maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Maddi tazminat hesabının karar tarihine en yakın asgari ücret verilerine göre yapılması gerektiği, hükmün 23/.../2022 tarihinde verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun 22/../2022 tarihli olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin karar tarihinden sonra temmuz ayında yapılan asgari ücret zammı dikkate alınarak yeniden hesaplama yapılması gerektiği yönündeki istinaf itirazının yerinde bulunmaması nedeniyle reddi gerekmiştir.
6098 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı taraf meydana gelen kaza nedeni ile 20.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş, İlk Derece Mahkemesince 3.500,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir. Kaza nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet oluşması, yaralanmanın niteliği, davalının asli kusurlu oluşu, paranın satın alma gücü, tarafların ekonomik ve sosyal durumu birlikte değerlendirildiğinde takdir olunan manevi tazminatın düşük olduğu görülmüş ve takdiren 16.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı kanaatiyle, HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesinde uyarınca davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulüne, mahkemece verilen kararın kaldırılarak yerine esasa ilişkin yeniden hüküm tesisine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
I-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kısmen KABULÜ ile; mahkemece verilen hükmün HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
II-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;
"1-Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile, 5.706,92-TL geçici iş göremezlik, 22.166,56-TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam (taleple bağlı kalınarak) 27.873,00-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından 31/.../2016 tarihinden itibaren, davalı ... bakımından kaza tarihi olan 13/..../2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 16.000,00-TL manevi tazminatın olan kaza tarihi olan 13/.../2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca;
a) Maddi tazminat yönünden 27.873,00-TL üzerinden hesap olunan 1.904,00-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 76,85 TL ve ıslah ile alınan 85,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.742,15-TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
b) Manevi tazminat yönünden alınması gerekli 1.092,96-TL karar ve ilam harcının davalı ...den alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden;
a)Maddi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 27.873,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Sigorta Anonim Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
b)Manevi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan 16.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...den alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; manevi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan 4.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 35,90-TL başvurma harcı, 76,85-TL peşin harç, 85,00-TL tamamlama harcı, 500,00-TL bilirkişi ücreti, 885,00-TL adli tıp fatura bedeli, 495,20-TL posta, tebligat ve e-tebligat gideri olmak üzere toplam yapılan 2.077,75-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranları nazara alınarak 1.904,14 TL'sinin (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 1.209,72 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, " şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,
III-Davacıdan alınan istinaf karar peşin harcının davacıya iadesine,
IV-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70-TL başvuru harcı, 259,50-TL dosya masrafı olmak üzere toplam 480,20-TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
VI-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.