T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/856
KARAR NO : 2026/642
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/06/2025 (Karar)
NUMARASI : 2024/324 Esas, 2025/350 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 24/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/04/2026
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesini özetle; ... tarihinde davacı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucunda, davacı ...'un yaralandığını ve % 34 oranında malul kaldığını, davalı sürücünün ağır kusurlu olduğunu, davacı ...un kuaförlük yaptığını, ... plaka sayılı aracın ... numaralı trafik poliçesinin davalı ... şirketi tarafından düzenlendiğini, sigorta şirketine başvuru yaptıklarını, hasar dosyası açıldığını, sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını iddia ile fazlaya ilişkin hakların saklı tutarak aracın hasarı, aracın değer düşüşü, müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararların tamamı, bedene gelen zarar, ayrıca 200.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek avans faizinin ortaklaşa ve zincirleme işleten ve sürücüye ödetilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ...Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın ... numaralı trafik poliçesi ile sigortalandığını, ...plaka sayılı aracın ... numaralı kasko poliçesi ile sigortalandığını, araç hasarı ve değer kaybına ilişkin taleplerinin zaman aşımına uğradığını, iddia edilen zararların ispat edilmesi gerektiğini, davacının kusurlu olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, aktüerya rapor alınması gerektiğini, davacıların Sosyal Kurumdan tazminat alıp almadıklarının tespitinin gerekeceğini, almış iseler tazminattan düşülmesine, davacıların sigorta şirketine başvuruda bulunmadıklarını ve sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taleplerin zamanaşımına uğradığını, yasal dayanağının bulunmadığını, meydana gelen kazada davacıların kusurlu olduğunu, aracın küçük ve ehliyetsiz biri tarafından kullanıldığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; "11/05/2012 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı işbu maddi ve manevi tazminat talepli davanın ikame edildiği, davacılar tarafından bedeni zarar, araçta meydana gelen zarar ve manevi tazminat taleplerinin ileri sürüldüğü, bedeni zarara dair mahkememizce daha evvel yapılan yargılama neticesinde 2016/... E. Sayılı dosya üzerinden karar verildiği ve anılan kararın istinaf edilmeden kesinleştiği, araçta oluşan maddi zarar ile manevi tazminat taleplerine yönelik ise dosyanın tefrik edilerek 2019/... Esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunduğu, mezkur dosyada mahkememizce araçtan kaynaklı maddi zarara yönelen davanın reddine karar verildiği, manevi tazminat davasının ise kısmen kabulüne dair hüküm kurulduğu, işbu kararın istinaf edilmesi üzerine yukarıda yer verilen gerekçe ile anılan kararın kaldırıldığı ve mahkememizce 2022/... Esas sayılı dosya üzerinden yargılama yapılarak yeniden hüküm kurulduğu, bu kararın da yukarıda yer verilen gerekçe ile kaldırıldığı ve nihayet mahkememizce işbu dosya üzerinden yargılamaya tekrar başlandığı, bölge adliye mahkemesi kaldırma ilamında farklı bir makine mühendisinden bilirkişi raporu alınmasına işaret edilmesi üzerine dosyada görevlendirilen makine mühendisi bilirkişice tanzim edilen ve hükme esas alınan raporda "Dava dosyasında bulunan kusur raporuna göre hesaplama yapılıp (%30 kusur oranı düşüldüğünde) ise, 11.06.2012 Kaza Tarihi İtibarı ile
hasar bedelinin (araç onarım tutarı) 4.236.56 TL, ikame araç bedelinin (araçtan yoksun kalma) 598,78 TL, Araç Değer Kaybının 1.596 TL olduğu," şeklinde tespite yer verildiği, maddi tazminat davasında bu doğrultuda hüküm kurulduğu, manevi tazminat davası yönünden ise mahkememizce daha evvel verilen ilk kararda hükmedilen manevi tazminat miktarlarının bölge adliye mahkemesince uygun bulunduğu ve buna yönelen istinaf taleplerinin reddine karar verildiği, bu bağlamda manevi tazminat davası bakımından önceki hükmün değiştirilmeden aynen tekrar verilmesi cihetine gidildiği, yine faiz tarihleri yönünden de, daha evvel verilen kararların istinaf denetiminden geçmiş olması ve buna dair herhangi bir kaldırma gerekçesi bulunmaması gözetilerek faize ilişkin tarihlerin de önceki hükümler gibi tespit edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, netice olarak davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; Hasar bedeli 4.236,56 TL, ikame araç bedeli 598,78 TL, araç değer kaybı 1.596,00 TL olmak üzere toplam 6.431,34 TL'nin sigorta şirketi yönünden 16/11/2016 tarihinden, ... ve ... yönünden ise ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacı ... yönünden 40.000,00-TL manevi tazminat, davacı ... yönünden 10.000,00-TL manevi tazminat, davacı ... yönünden 5.000,00-TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekmiş" gerekçesiyle davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; hasar bedeli 4.236,56 TL, ikame araç bedeli 598,78 TL, araç değer kaybı 1.596,00 TL olmak üzere toplam 6.431,34 TL'nin sigorta şirketi yönünden 16/11/2016 tarihinden, ... ve ... yönünden ise ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacı ... yönünden 40.000,00-TL manevi tazminat, davacı ... yönünden 10.000,00-TL manevi tazminat, davacı ... yönünden 5.000,00-TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece son bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, bunun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, taraflarınca yapılan ıslahta ilk bilirkişi raporunun esas alındığını, bilirkişi tarafından sunulan ilk rapora davalı tarafın herhangi bir itirazının bulunmadığını, bu itibarla müvekkili lehine usuli kazanılmış hak doğduğunu, mahkemece bu hususun göz ardı edilerek karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, nitekim son raporda müvekkillerinin hak etmiş olduğu alacaktan çok daha düşük miktarda alacak belirlendiğini, bunun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, hesaplamaların rapor tarihine göre yapılması gerektiğini, nitekim hali hazırda müvekkilinin zararının karşılanmadığını, paranın alım gücünde yaşanan şiddetli değişim ile yargılamanın uzun sürmesi neticesinde müvekkilinin alacağının ciddi şekilde yok olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere hesaplamanın güncel tarih ile yapılmayacaksa dahi en azından dava tarihine göre belirlenmesi gerektiğini, bilirkişice kaza tarihine göre belirleme yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda hasar onarım bedelinin oldukça düşük belirlendiğini, raporda parça karşılığı fiyat belirlemesi yapıldığını, ancak belirlenen miktarların oldukça düşük olduğunu, günümüz piyasa koşullarında belirlenen miktarların üzerinden parçaları elde etmenin mümkün olmadığını, raporlar arasında müvekkili aleyhine olacak şekilde çelişki meydana geldiğini, söz konusu kaza gerçekleştikten sonra sigorta şirketi tarafından,....'da yapılacak tamirin daha fazla masraf çıkaracağından bahisle ....ilinde araç tamir ettirildiğini, bu itibarla ağır hasarlı aracın şehir değiştirmesi için çekici hizmeti almasının mecburi olduğunu, ikame araç bedeli için salt aracın tamirde kalacağı makul sürenin tayinine göre hesaplama yapılmasının maddi gerçeğe aykırı olacağı gibi müvekkilinin zararını tazminden de çok uzak olacağını, diğer yandan müvekkilleri için hükmedilen manevi tazminat miktarının da oldukça düşük olduğunu, HGK kararları incelendiğinde manevi tazminatı belirlerken zarar görenin ekonomik ve sosyal durumu, paranın alım gücü, ileride duyulacak elem ve ızdırabın göz önüne alınması gerektiği ayrıca kişi bedeni ve ruhuna yönelen haksız eylemlerde caydırıcılık uyandıran oranlar dikkate alınması gerektiğinin vurgulandığını, ayrıca müvekkili için talep edilen maluliyetten kaynaklı tazminat için sigorta şirketi poliçe miktarınca ödeme yaptığını, şahıslar yönünden ise bakiye alacak yönünden mahkemece hiçbir rapor almadığını, ayrıca bir tespitte bulunmadığını ve bu şahıslar yönünden de hüküm vermediğini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaza tarihinin ... olduğunu, kaza tarihinden sonra yasal süreler geçtikten sonra davanın açıldığını, öncelikle işbu dava ile istenen aracın hasarı ve değer kaybına ilişkin maddi tazminat hakkının tarafları açısından zamanaşımına uğradığını, konu talepler için uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasının mümkün olmadığını, dosyada yargılama yapılırken davacıların 18 yaşına girdikleri bu nedenle annelerinin önceden veli sıfatıyla verdikleri vekaletnamenin geçersiz olduğunu, davacıların kendi adlarına yeni bir vekaletname vermediklerinin dosyada sabit olduğunu, bu nedenle ... yönünden verilen kararlarda mahkemenin vekalet ücreti yönünden müvekkilleri aleyhine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 17/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen maddi değerlerin dosyadaki makbuzlara rağmen kaza anındaki değer ve makbuzlara göre hesaplama yapılmadığından raporun hukuki geçerliliği bulunmadığını, davacı tarafın aracı 02/04/2015 tarihinde ...'a sattığının resmi kayıtlarda mevcut olduğunu, bu satış bedelinin nasıl alındığına ve kaça satıldığına yönelik alan kişinin beyanınn alınması gerektiğini, dosyada kaza tarihinde kazaya sebep verenin davacılar olduğunu, kaza tarihinde aracı kullananın ... olduğunu, davacı ... kazadan sonra aracı kendi kullanıyormuş gibi şoför koltuğuna geçerek delillerin hukuka aykırı olarak toplanmasına sebep olduğunu, dosyada alınan raporları kabul etmediklerini, zira kazadan sonra davacının araçtan inerek şoför tarafına geçtiği akabinde inerek dolaştığı kamera kaydı ile sabit olduğunu, kazada yaralanmasına sebep olan davacıların kendisi olduğu halde müvekkiline kusur mal edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı ... şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanç kaybı (ikame araç bedeli) talebinin poliçe teminatı dışında olduğunu, müvekkili yönünden ikame araç bedeline hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükme esas bilirkişi raporu incelemeye ve denetlemeye elverişli olmadığını, değer kaybının Genel Şartlarda belirlenen kıstaslar çerçevesinde hesaplanması gerektiğini, dosyada tespit edilen kusur oranlarının hatalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazada kusuru bulunmadığını, Adli Tıp Kurumu,.... Trafik İhtisas Dairesi’nden, ... veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, gerekçesiz faize hükmedilmesi hatalı olduğunu, hesaplanan vekalet ücreti, harç, yargılama giderleri hatalı olup, düzeltilmesini talep ettiklerini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı itibariyle; davacılar vekilinin 18/11/2016 tarihli dava dilekçesinde, 11.05.2014 tarihinde davacı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucunda, davacı ...'un yaralandığını ve malul kaldığını, davalı sürücünün ağır kusurlu olduğunu, ... plaka sayılı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile davalı ... şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, sigorta şirketine başvuru yaptıklarını, hasar dosyası açıldığını, sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakların saklı tutarak sigortalı araçta oluşan hasar bedeli aracın değer kaybı, müvekkilinin uğramış olduğu tüm maddi zararların tamamı ve davacı ...’un uğramış olduğu maluliyetten kaynaklı maddi zarara ilişkin şimdilik 1.500,00 TL nin, ayrıca davacı ... ve çocukları olan diğer davacılar için toplam 200.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ettiği,
ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin ... tarihli raporuna göre; kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'nın %70 oranında kusurlu olduğu, sürücü belgesi olmayan davacı sürücü ...'nun %15 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'un sürücü belgesi bulunmayan ...'ya otomobli kullandırmakla kazanın meydana gelmesine zemin hazırlamış olduğundan %15 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği,
Yargılama aşamasında davacı ...'un ATK 1. İhtisas Kurulu tarafından maluliyetinin belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından davacının yaralanmasından kaynaklanan zararının hesaplandığı, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama da ...tarihli celse de davacı vekilinin sigorta şirketi ile cismani zarar nedeniyle meydana gelen maluliyet yönünden sulh olduklarını, 205.000,00 TL ödeme aldıklarını, diğer davalılar yönünden taleplerinin devam ettiğini beyan ettiği, aynı celse ara karar ile "Dosyanın ve bu celse davacı vekilinin talepleri dikkate alındığında, cismani zarar yönünden davacılar ile davalı ... şirketi sulh olduğundan davacının manevi tazminat ve araç değer kaybı ve hasar bedeline ilişkin talebinin tefrikine karar verildi" denildiği ve maddi tazminat davası yönünden sigorta şirketi ile davacı taraflar sulh olduğundan konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, ilk derece mahkemesinin tefrik kararı üzerine ... tarihli tefrik tensip tutanağında "davacının manevi tazminat ve araç değer kaybı ve hasar bedeline ilişkin talebin tefrikine karar verildiğinden" denilerek 2019/... Esas sayılı dosya üzerinden iş bu taleplere yönelik yargılama yapıldığı, ...tarihli karar ile davacı tarafın araç hasarı ve değer kaybı istemine yönelik davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verildiği, davacılar vekilinin manevi tazminatın düşük takdir edildiği ve değer kaybı ile ilgili inceleme yapılmadığı gerekçesi ile istinaf yasa yoluna başvurduğu, davalıların da istinaf yasa yoluna başvurduğu, Dairemizin 2020...Esas 2022.... Karar sayılı ilamı ile davacılar vekilinin ve davalılar vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, davacılar vekilinin sair istinaf itirazları yönünden; "araç hasarı ve değer kaybı istemine yönelik davanın kanıtlanamadığından reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, davacılar vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile yerel mahkemenin istinafa konu kararının ortadan kaldırılarak, davacı tarafa makine mühendisi bilirkişiden alınan ... tarihli bilirkişi raporunda bildirilen bilgi ve belgeleri sunması için süre verilerek, aynı bilirkişiden, araçta oluşan hasar bedeli ve değer kaybının hesaplanmasına yönelik alınacak ek rapor doğrultusunda bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine" gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verildiği,
Kaldırma kararı sonrası alınan 17/10/2022 tarihli bilirkişi ek raporda; hasar bedeli, değer kaybı bedeli ve araç mahrumiyet bedeli talebinin değerlendirildiği, araç onarım süresinin 330 gün olduğu, rapor tarihi itibariyle davacı tarafın kusuru düşüldüğünde hasar bedelinin 55.718,29 TL, araç değer kaybının 11.970,00 TL, ikame araç bedelinin 115.000,00 TL araç çekici bedelinin 4.130 TL olduğu görüşünün bildirildiği,
23/01/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; onarım süresinin 229 gün olduğu, güncel rapor tarihi itibariyle 55.718,29 TL araç hasar bedeli, 11.970,00 TL araç değer kaybı, 4.130 TL çekici bedeli, 80.150,00 TL ikame araç bedeli belirlendiği,
...tarihli ek rapor da; makul onarım süresinin 35 gün olduğu kabul edilerek kök rapor tarihinde ikame araç bedelinin 12.250,00 TL olduğu görüşünün bildirildiği,
... tarihli bilirkişi ek raporunda; dava tarihi esas alınarak araç hasar bedelinin 9.923,68 TL, araç değer kaybı 2.131,90 TL, çekici bedeli 735,60 TL, ikame araç bedeli 229 gün için 14.275 TL, 35 gün için 2.181,70 TL olduğunun bildirildiği,
Davacı vekilinin...tarihli ıslah dilekçesi ile, araç hasar bedeli, araç değer kaybı, çekici bedeli, ikame araç bedeli yönünden davasını toplam 186.818,29 TL olarak ıslah ettiği,
İlk derece mahkemesinin ...tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilerek dava tarihi itibariyle belirlenen hasar bedeli, değer kaybının davalılardan tahsiline araç mahrumiyet bedelinin davalılar ... ve ...'dan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine ve kesinleşen miktarlar yönünden manevi tazminata hükmedilmiştir.
...tarihli karara karşı davacılar vekili ve davalılar ... ve ...'nın istinaf yasa yoluna başvurması üzerine, Dairemizin 2023/.... Esas 2024/,,,,,,,,, Karar sayılı ilamı ile; "Kaza tarihi 11.06.2012 tarihi olup, davacının talep ettiği alacak kalemlerinin kaza tarihindeki piyasa koşullarına göre belirlenmesi gerektiği, ikame araç bedelinin aracın makul tamir süresi üzerinden belirlenmesi gerektiği, bu sebeple önceki bilirkişi dışında alanında uzman makine mühendisi bir bilirkişiden tarafların itirazlarını karşılar, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak karar verilmesi" gerektiği gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası alınan... tarihli bilirkişi raporunda; kaza tarihi itibariyle davacının kusuru düşüldüğünde; hasar bedelinin 4.236,56 TL, makul onarım süresi 10 gün olup kaza tarihi itibariyle ikame araç bedeli 598,78 TL, aracın 2010 yılından sonra üretimden kalkması nedeniyle yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca hesaplama yapılmayarak genel şartlar uyarınca belirlenen değer kaybı 1.596,00 TL olarak belirlenmiştir.
İlk derece mahkemesince 19/06/2025 tarihli karar ile; hasar bedeli 4.236,56 TL,ikame araç bedeli 598,78 TL, değer kaybı 1.596,00 TL olmak üzere toplam 6.431,34 TL'nin davalılarda tahsiline, davacı ... yönünden 40.000,00 TL, davacı ... yönünden 10.000,00 TL, davacı ... yönünden 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
Dosya da yargılama yukarıda özetlendiği şekilde yapılmış olup, her ne kadar davacı vekili maluliyetten kaynaklı tazminat için bakiye alacak yönünden hiçbir rapor alınmadığı, tespitte bulunulmadığı ve hüküm verilmediği yönünde istinaf itirazında bulunmuş ise de, maluliyetten kaynaklı talep yönünden Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/... Esas sayılı dosyasında karar verildiği, manevi tazminat ve araçta meydana gelen maddi zarar nedeniyle dosyanın tefrik edildiği, tefrik ile yeni esas alınan dosya da (2019/...) araçta meydana gelen zarar ve manevi tazminat nedeniyle yargılama yapıldığı, ... ve ...tarihli kararlarda da araçta meydana gelen maddi zarar ve manevi tazminat talepleri hakkında hüküm kurulduğu, davacı vekilinin de iş bu kararlara karşı maluliyetten kaynaklı bakiye tazminata yönelik ve tefrik kararına yönelik bir itirazı bulunmadığı, davacı ...'un maluliyetten kaynaklanan bakiye tazminat talebinde ilişkin itirazların Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/... Esas sayılı dosyasında ileri sürülmesi gerektiği anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının reddi gerekmiştir.
Tarafların diğer istinaf itirazları yönünden yapılan inceleme de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. HMK’nun 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır. Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir. Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.
Hal böyle olunca kaldırma kararı öncesi aynı bilirkişiden alınan bir çok raporda makul tamir süresinin 35 gün olduğu, ancak aracın tamir süresinin 229 gün olduğu bildirildiği halde, hükme esas alınan raporda ise, diğer rapor ile çelişki oluşturacak ve çelişkinin sebebi açıklanmadan makul tamir süresi 10 gün olarak belirtilmiştir. Çelişkili rapora dayalı hüküm tesis edilemez. Bu durumda, mahkemece; dosya kapsamında alınan raporlar arasındaki çelişkileri giderecek şekilde, somut verilere dayalı, gerekçeli, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınıp, kaza tarihinde ki hasar onarım bedelinin hesaplanması, yine yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca değer kaybının belirlenip, aracın makul tamir süresi arasındaki çelişki giderilip bir karar verilmesi gerekirken, çelişkili rapora davalı hüküm kurulması, ayrıca dolaylı zararlar kapsamında olan ikame araç bedeli sigorta poliçesi teminatında olmadığı halde davalı ... şirketi aleyhine ikame araç bedeli tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Açıklanan bu nedenlerle taraf vekilinin istinaf isteminin kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nın 355, 353/(1)-a-6. maddeleri uyarınca, kaldırılmasına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar vekili ve davalılar vekillerinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine,
4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,
5-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,
6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 362-(1)/g maddesi gereğince kesin olmak üzere 24/04/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.