(5271 S. K. m. 280) (5237 S. K. m. 53, 152, 167)
Yukarıda açık kimliği ve atılı suçu yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan duruşmalı istinaf incelemesi sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İDDİA: Sanık …….. hakkında Yusufeli Cumhuriyet Başsavcılığının 09/03/2018 tarih ve 2018/63 Esas sayılı iddianamesi ile Dikili Ağaç, Fidan veya Boğ Çubuğuna Zarar Verme suçundan açılan kamu davasının Yusufeli Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılaması sonucunda verilen 11/04/2018 tarih ve 2018/68 Esas, 2018/88 sayılı kararı ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş, verilen hükmün sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Mahkemesince dosya Dairemize gönderilmiştir.
Yusufeli Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada;
Sanık …… savunmasında; "Ben konu hakkında öncesinde beyanda bulunmuştum bu beyanımı tekrar etmekle birlikte iddianame tarafıma tebliğ oldu savunma için süre talebim yoktur. Ben üzerime atılı bulunan suçlamaları kabul etmiyorum. Benim ve müştekinin arazisi bitişiktir. Sınır komşusuyuz. Aynı zamanda müşteki benim kardeşim olur. Müşteki benim arazimden yaklaşık 3 yıl önce benim 5 tane ceviz ağacımı sökmüştü. Geçene sene arazime geldiğimde iki tane ağacımın sökülü veziyette olduğunu yerine bir tane ağaç dikildiğini gördüm. Bunu müştekinin yaptığını döşündüm bende arazime dikmiş olduğu ağacı yerinden söküp attım. bir anlık sinir ile müştekiye ait arazide bulunan iki adet ağacı kestim üç adet ağacı yerinden söktüm. Müştekinin arazimdeki ağaçları söktüğüne dair tanığım yoktur ancak müşteki ile 30 yıldır konuşmuyoruz aramızda husumet vardır. Ayrıca müşteki arazi komşum olması sebebi ile onun yaptığını düşünüyorum. üzerime atılı bulunan suçlamaları ifadem doğrultusunda kabul ederim. Suç işleme kastım yoktur. Öncelikle Beraatime karar verilsin mahkeme aksi kanaatte ise hakkımda HAGB hükümlerinin uygulanmasını istiyorum. Hakımda şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim. Müştekinin maddi bir zararı var ise karşılamak istemem. Tanığın eşi ile aramızda husumet vardır yanlı beyanda bulunuyor. Beyanlarını kabul etmiyorum. İtibar edilmemesini talep ediyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan ... beyanında; "Ben konu hakkında öncesinde beyanda bulunmuştum bu beyanımı tekrar etmekle birlikte iddianame tarafıma tebliğ oldu. Konu hakkında bilgim vardır. Sanık benim öz kardeşim olur, yaklaşık 30 yıldan beri konuşmamaktayız mülkiyeti bana ait taşınmazlara dikmiş olduğum fidanlarımın bir kısımın keserek bir kısmını ise sökerek zarar vermiştir sanığın fidanlarımı söktüğü esnada olayı görmeme rağmen müdehale edemedim çünkü kendisi tehditler savuruyordu elinde kesici alet vardı. Sanığın fidanlarıma zarar verdiği esnada olayı köyümüzde ikamet eden fatma bayraktar ve cevriye yılmaz görmüştür sanıktan şikayetçiyim davaya katılma talebim vardır olay ile ilgili maddi zararım 20 ağacımın bedelidir. Sanık tarafından giderilmedi," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık …. beyanında; "Ben konu hakkında beyanda bulunmuştum bu beyanımı tekrar etmekle birlikte Olaya konu ağaçların sanık tarafından kesildiğini gördüm ağaçları keserken metin aynı zamanda sinkaflı küfür de ediyordu tehditler savuruyordu. Sanığın elinde kesici bir alet vardı. Benim bilgim gögüm bundan ibarettir. Tanıklık için ücret talebim yoktur," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanığın İstinaf istemi üzerine Dairemizce yapılan incelemede;
Ön inceleme sırasında istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmayıp giderilmesi gerekli başkaca bir eksiklik de görülmediğinden esas hakkındaki incelemeye geçilmiş,
Esas hakkındaki inceleme sırasında ise, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-b maddesi kapsamı dışında kalan bir hukuka aykırılık bulunduğunun değerlendirildiği ve bu aykırılığın ancak yeniden yargılama yapılarak giderilebileceği kanısına varıldığı gözetilerek, istinaf nedenlerine uygun olarak 5271 sayılı Kanunun 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Sanık duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesinde alınan savunmasında: "Ben Bölge Adliye Mahkemesinin yeniden yargılama kararına bir diyeceğim yoktur. Ben savunmalarımı ilk derece mahkemesinde yapmıştım. Ayrıca katılan benim kardeşim olur dosyada dinlenen tanıklar yakın akrabalarıdır. Beyanlarına itibar edilmemesini istiyorum, ayrıca istinaf dilekçe içeriğini tekrar ederim. Üzerime atılı bulunan suçlamaları kabul etmiyorum. Erzurum da görülecek dava tarih ve saatini anladım. Beraatime karar verilsin mahkeme aksi kanaatte ise hakkımda HAGB hükümlerinin uygulanmasını istiyorum. Hakımda şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim. Müştekinin maddi bir zararı var ise karşılamak istemem ben suç işlemedim," şeklinde savunmada bulunmuştur.
Katılan duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesinde alınan beyanında: "İstinaf kararına bir diyeceğim yoktur. Ben konu hakkında ilk derece mahkemesindeki ifade ve beyanlarımı tekrar ederim. Sanık hakkındaki şikayetim devam etmektedir. Maddi zararım karşılanmamıştır. Ben İzmir iline gideceğimden Erzurum ilindeki duruşmalara katılmayacağım. Buruda beyanda bulunmak istiyorum. Ben delil ve şikayetlerimi mahkemede sunmuştum. Tanıklarımı da dinletmiştim. Aynen tekrar ederim sanık cezalandırılsın," şeklinde savunmada bulunmuştur.
Cumhuriyet Savcısı Esas Hakkındaki Mütalaasında: Yusufeli Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/04/2018 tarih ve 2018/68 Esas 2018/88 Karar sayılı hükmü hakkında Sanık tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince yapılan inceleme ile; CMK'nın 280/1-b maddesi kapsamı dışında kalan hukuka aykırılıklar bulunduğunun değerlendirildiği ve bu aykırılıkların ancak yeniden yargılama yapılarak giderilebileceği kanısına varıldığı gözetilerek 5271 sayılı Kanunun 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verildiği,
Yapılan yargılama ve dosya üzerinde yapılan incelem neticesinde; Sanık savunması, katılan ve tanık beyanı, bilirkişi raporları, olay tespit tutanağı ile dosyada bulunan diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanık ile katılanın abi-kardeş oldukları, taraf beyanlarından anlaşılacağı üzere yaklaşık 30 yıldır aralarında husumetin bulunması sebebiyle konuşmadıkları, olay günü sanığın katılana bahçedeki fidan ve ağaçları bir kısmını kestiği, diğer kısmını ise yerinden sökerek zarar vermesi şeklinde sübut somut olayda; katılanın sanıktan şikayetçi olduğu, sanığın aşamalarda alınan savunmlarında üzerine atılı suçlamaları samimi şekilde ikrar ettiği, katılan beyanının ve sanığın ikrarının tanık beyanları ile doğrulandığı, ilk derece mahkemesince sanık ile katılanın kardeş oldukları gözardı edilerek TCK nun 167. maddesi değerlendirilmeden karar verildiği, istinaf aşamasında tespit edilen bu eksikliğin giderildiği, yapılan araştırma neticesinde sanık ile katılanın aynı konutta beraber yaşamayan kardeş oldukları ve bu nedenle sanık hakkında 167/2 maddesinin uygulanması gerektiği anlaşılmakla,
Yusufeli Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/04/2018 tarih ve 2018/68 Esas 2018/88 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, sanığın Dikili Ağaç, Fidan veya Boğ Çubuğuna Zarar Verme suçundan 152/1-c,167/2,53 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
OLAY, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
İddia, Yusufeli Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/04/2018 tarih ve 2018/68 Esas, 2018/88 Kararsayılı dosyasına ait hüküm, dosya kapsamında alınan sanık savunmaları, katılan beyanları, keşif zaptı, bilirkişi raporu ve diğer yasal deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde,
Sanık ….. ile katılanın abi kardeş oldukları, olay günü sanığın katılana ait bahçedeki fidan ve ağaçları kesmek suretiyle zarar verdiği, sanığın kolluktaki ifadesinde 3 sene önce katılanın kendisine ait 5 adet fidana zarar verdiği için kendisinin de katılana ait 3 adet ceviz ve 4 adet fındık ağacına zarar verdiğine ilişkin ikrarda bulunduğu; suça konu 321/7 ada parsel sayılı ve bahçe vasıflı arazinin katılana ait olduğu ve sanığın ağaçlara zarar verdiğinin tanık beyanları ile de doğrulandığı anlaşıldığından, sanık ve katılanın aynı konutta birlikte ikamet etmeyen kardeş olmaları ve katılanın da şikayetçi olduğu gözetilerek sanığın sübut bulan eylemi nedeniyle 5237 Sayılı TCK'nun 152/1-c maddesi uyarınca cezalandırılmasına, hakkında aynı kanunun 167/2. maddesindeki indirim maddesinin uygulanmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Mala zarar verme suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkumiyetine ilişkin Yusufeli Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/04/2018 tarih ve 2018/68 Esas, 2018/88 Karar sayılı ilamının sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 28/11/2018 tarihli kararıyla 5271 sayılı CMK'nın 280/1/e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilmiş olmakla, duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Mala zarar verme suçundan sanık ...'a ilişkin olarak Yusufeli Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/04/2018 tarih ve 2018/68 Esas, 2018/88 Karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
1) Sanık ...'un üzerine atılı mala zarar verme suçunu işlediği tüm dosya kapsamına göre sabit olduğundan eylemine uyan 5237 s. TCK'nın 152/1-c maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, sanığın güttüğü amaç ve saiki, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı göz önüne alınarak takdiren alt sınırdan1 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2) Katılan ve sanığın aynı konutta birlikte yaşamayan kardeş olmaları nedeniyle TCK.nun 167/2. maddesi uyarınca sanığın cezasından yarı oranında indirim yapılarak 6 AYHAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3) Sanığın, geçmiş hali, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak sanığa verilen cezadan TCK.nın 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 5 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4) CMK 231. maddesi uyarınca, sanığın, katılanın zararını giderdiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belgenin olmaması nedeniyle zararı karşılamadığı anlaşıldığından ve sanık hakkında bir daha suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat oluşmadığından sanık hakkında HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA YER OLMADIĞINA,
5) TCK 50/1. maddesi uyarınca, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak, sanığa verilen kısa süreli 5 ay hapis cezasının 50/1-a maddesi uyarınca 150 GÜN ADLİ PARA CEZASINA ÇEVRİLMESİNE,
Sanığa verilen ve kısa süreli hapisten çevrilen 150 gün adli para cezasının TCK'nın 52/2 maddesi uyarınca, sanıkların sosyal ve ekonomik durumları gözetilerek günlüğü takdiren 20 TL'den hesaplanmak suretiyle sanığın3.000 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
6)5237 sayılı TCK'nun 52/4 maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri göz önünde bulundurularak sanığa verilen adli para cezasının birbirini takip eden aylarda birer ay ara ile 20 eşit taksitte tahsiline,
7) Sanığa verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verildiğinden yasal şartlar oluşmadığından sanık hakkında TCK 51. ve 53 maddelerinin UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA,
8) İlk derece mahkemesinde yapılan 356 TL ile istinaf aşamasında yapılan 4 adet tebligat gideri toplam 56,00 TL olmak üzere toplam olarak 412,00 TL'nin sanıktan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, Cumhuriyet Savcısı ….'nun huzurunda, tarafların yokluğunda, 5271 sayılı CMK'nın 286/2/b maddesi uyarınca kesin olmak üzere, mütalaaya uygun olarak oybirliğiyle ile karar verildi. 15/02/2019 (¤¤)