(5271 S. K. m. 223, 280) (5237 S. K. m. 141, 142, 223, 253, 254)
Yukarıda açık kimliği ve atılı suçu yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan duruşmalı istinaf incelemesi sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İDDİA: Sanık …. hakkında Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığını'nın 04.04.2016 tarih ve 2016/515 esas sayılı iddianamesi ile Hırsızlık suçundan açılan kamu davasının Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılaması sonucunda verilen 13/09/2017 tarih ve 2016/377 Esas, 2017/605 sayılı kararı ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş, verilen hükmün sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Mahkemesince dosya Dairemize gönderilmiştir.
Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada;
Sanık … Savunmasında; "Ben daha önce beyanda bulunmuştum, aynen tekrar ederim, üzerime atılı suçlamayı anladım olay tarihinde söz konusu inşaata uyuşturucu madde kullanmak için girmiştim, inşaatın dördüncü katından aşağıya inerken işçilerin kıyafetlerini olduğu odayı gördüm, uyuşturucuda kullandığım için kendimde değildim, bir anlık şeytanın vesvevesi ile kıyafetleri karıştırdım, burada telefon buldum, telefonu aldım daha sonra orada bulunan ayakkabıyı denedim ancak ayakkabı bana olmadı, bu nedenle ayakkabıyı almadım, ayırıca ayakakıbıyı bilerek inşaatan dışarayı atmış değilim, sadece kendime olmadığı için ayakkabıyı fırlattım, oda aşağıya düştü, ayrıca ben burada bulunan elbiselerden para almışta değilim ayakkabı ve para yönünden üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, aldığım telefonu da zaten iade ettim, ayrıca bana belirtmiş olduğunuz yakalama tutanağında her ne kadar ayakkabıyı apartman bahçesinde bulunan tekli koltuğunu arkasına koyduğum şeklinde geçmiş ise de; ben bu ifadeyi kabul etmiyorum, benim demek istediğim husus inşaatın arka taraflarında ayakabının bulunabileceği idi, ben ayakkabıları özellikle saklamış ve yerini göstermiş değilim, ayakkabıda sahibine teslim edilmiştir, olay nedeni ile oldukça pişmanım, soruşturma aşamasında babam müştekilerin zararları varsa karşılamak istemişler, ancak kendileri bildiğim kadarı ile herhangi bir zarar talebinde bulunmamışlaır yine de zarar talebinde bulunurlarsa karşılamak isterim ayırca yakın zamanda askere gideceğim tahliyeme karar verilmesini ve beraatimi mahkeme aksi kanaate ise lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ediyorum," şeklinde savunmada bulunmuştur.
Müşteki …beyanında: "Olay tarihinde iddianamede belirtilen adresteki inşaatta duvar işinde çalışıyordum, elbiselerimizi bir altta çıkarmıştık ve çalışma elbiselerimizi giymiştik, benim cebimden cep telefonu ve 30-40 TL para arkaşımın da ayakkabıları çalınmış, biz olayı gömedik, ancak bekçi farketmiş, peşinden koşmuş ama yakalayamamış, telefonumu olaydan sonra polisten teslim aldım, hattı da içindeydi, ancak paramı teslim almadım, kimseden şikayetçi değilim, davaya da katılmak istemiyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Müşteki …. beyanında: "Ben İnşaatlarda yaklaşık 4 yıldır duvarcı olarak çalışmaktayım, Bugün .... Mahallesi .... Sokak kosgep binası karşısında bulunan .... inşaat isimli inşaatta yaklaşık 1 aydır bekçilik yapmaktayım. Bugün sabah inşaata geldiğim esnada işçiler 4. Katta üzerlerini değiştirdi ve çalışmaya başladı, daha sonra 03.04.2016 günü saat 10:00 sıralarında üzerinde siyah mont, siyah kot pantolon, beyaz spor ayakkabı, siyah kep şapka olan 17-18 yaşlarında bir şahsın inşaattan çıktığını gördüm, daha sonra şahsa sen kimsin dediğimde şahıs hemen tazı gibi koşmaya başladı, otogar istikametine doğru kaçtı, peşinden koştum fakat yakalayamadım, daha sonra inşaata geldiğimde işçilere kişisel eşyalarını kontrol etmelerini, inşaata birisinin girdiğini, bazı eşyaları çalabilmiş olabileceğini söylemem üzerine, inşaat işçilerinden .... isimli ustanın bir çift ayakkabısı, … isimli ustanın 1 adet General Marka telefonunun çalındığını öğrendim ve hemen 155 Polis İmdat hattını arayarak buraya geldik, benim bu konuyla ilgili bildiklerim bundan ibarettir," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık … beyanında : "Daha önce beyanda bulunmuştum aynen tekrar ederim, Ben iddianamede bahsi geçen olayın olduğu inşaatta bekçilik yapmaktayım, olay günü sabah saat 09:10 sıralarında siyah giyinmiş beyaz spor ayakkabılı 18-20 yaşlarında bir erkek şahsı inşaattan çıkarken gördüm, şahsı tanımadığım için inşaattan çalışan işçilerden olmadığını düşünerek şahsın yanına doğru gitmeye çalışırken beni fark ederek korkup kaçmaya başladı, ben de kendisini yakalamak üzere otogara kadar kovaladım, ancak kendisini yakalayamadım, bunun üzerine polise haber vererek durumu anlattım, polis ilgili şahsı yakalamış, bu konuda daha önce emniyet birimine ifade vermiştim, olay hakkında bilgim ve görgüm bunlardan ibarettir," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık … beyanında: "Biz olay yerine iz inceleme, delil bulmak için gittik, eşgal ile ilgili bizim bir bilgimiz yoktur, incelemeden de olay yerinde herhangi bir iz bulunamadı, araştıma ve yakalama bilgileri soruşturamacı birimler tarafından yapılır, benim olay ile ilgili bilgim sadece bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebimiz yoktur," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık …beyanında: "Biz olay yerine iz inceleme, delil bulmak için gittik, eşgal ile ilgili bizim bir bilgimiz yoktur, incelemeden de olay yerinde herhangi bir iz bulunamadı, araştırma ve yakalama bilgileri soruşturamacı birimler tarafından yapılır, benim olay ile ilgili bilgim sadece bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebimiz yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur," şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanığın İstinaf istemi üzerine Dairemizce yapılan incelemede;
Ön inceleme sırasında istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmayıp giderilmesi gerekli başkaca bir eksiklik de görülmediğinden esas hakkındaki incelemeye geçilmiş,
Esas hakkındaki inceleme sırasında ise, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-b maddesi kapsamı dışında kalan bir hukuka aykırılık bulunduğunun değerlendirildiği ve bu aykırılığın ancak yeniden yargılama yapılarak giderilebileceği kanısına varıldığı gözetilerek, istinaf nedenlerine uygun olarak 5271 sayılı Kanunun 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Sanığın duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesinde alınan savunmasında: "Ben bu hususta daha önce savunma yapmıştım, önceki savunmalarımı aynen tekrar ederim. Ben suç tarihinde inşaatta bulunan pantolonun cebinden 1 tane cep telefonu aldım. Ayakkabıyı balkondan aşağıya fırlattım. Para alıp almadığımı hatırlamıyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Müşteki İ… İ.. d… duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesinde alınan beyanında: "Bana okumuş olduğunuz belgelerin içeriğini anladım. Önceki beyanlarımı aynen tekrar ederim dava konusu olayla ilgili olarak benim bir telefonum ve 40 tl param çalınmıştı. Çalan kişiyi daha sonra polisler yakaladı. Benim telefonumu polisler getirerek bana teslim etti ancak 40 tl param bana iade edilmedi. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakatım vardır. Şikayetçi değilim," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Cumhuriyet Savcısı Esas Hakkındaki Mütalaasında: TCK.'nın 141/1 maddesi kapsamında kalan hırsızlık suçundan dolayı taraflar arasındaki uyuşmazlığın uzlaşma ile sonuçlandığı anlaşıldığından kamu davasının TCK.nın 254/2 ve CMK.nın 223/8 maddeleri gereğince düşürülmesine karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
OLAY, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
İddia, Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/377 Esas, 2017/605 Karar sayılı dosyasına ait hüküm, dosya kapsamında alınan sanık savunmaları, müşteki beyanları ve diğer yasal deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanık hakkında suç tarihinde, inşaat halindeki binaya girmek suretiyle müştekilerin inşaatın bir bölümünde çıkartmış oldukları elbiselerin cebinden müşteki İ….'a ait bir adet cep telefonu ile 30-40 TL parayı, müşteki ….'a ait bir çift ayakkabıyı hırsızladığı iddiasıyla TCK 142/1-e maddesi uyarınca cezalandırılması talep ve iddiasıyla kamu davası açılmış ise de, sanığın hırsızlık eylemini bekçisi olan inşaattan gerçekleştirdiği ve eyleminin TCK 141/1. Maddesi kapsamında kaldığı, bu maddede düzenlenen suçun 6763 sayılı kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamında bulunduğu halde soruşturma ve koğuşturma aşamasında uzlaşma hükümlerinin uygulanmadığı anlaşıldığından Dairemizce davanın yeniden görülmesine karar verildiği, sanık ile müştekiler arasında CMK’nın 253. maddesinde gösterilen şekilde uzlaştırmanın tatbik edilip sağlandığına ilişkin 08/05/2018 tarihli uzlaştırma raporu bulunduğu anlaşıldığından, mahkememizce de uygun bulunduğundan sanık hakkında Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/377 Esas, 2017/605 Karar sayılı hükmün CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca kaldırılmasına, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 254/2 ve 223/8 maddeleri uyarınca düşürülmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Hırsızlık suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda sanığın yüklenen suçtan mahkumiyetine ilişkin Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/377 Esas, 2017/605 Karar sayılı ilamının sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 26/12/2017 tarihli kararıyla 5271 sayılı CMK'nın 280/1/c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilmiş olmakla, duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Hırsızlık suçundan sanık …a ilişkin olarak Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/377 Esas, 2017/605 Kararsayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
1- Her ne kadar sanığın TCK.nın 142/1-e maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, sanığın eyleminin TCK.nın 141/1 maddesi kapsamında kaldığı, bu maddede düzenlenen suçun 6763 sayılı kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamında bulunduğu, sanık ile müştekiler arasında CMK’nın 253. maddesinde gösterilen şekilde uzlaştırmanın tatbik edilip sağlandığına ilişkin 08/05/2018 tarihli uzlaştırma raporu bulunduğu anlaşıldığından, mahkememizce de uygun bulunduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 254/2 ve 223/8 maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair, Cumhuriyet Savcısı …'ın huzurunda, sanık ve müştekilerin yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Yargıtay ilgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yolu açık olmak üzere, mütalaaya uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. 29/06/2018 (¤¤)