(5237 S. K. m. 142) (5271 S. K. m. 196, 280)
Yukarıda açık kimliği ve atılı suçu yazılı suça sürüklenen çocuk hakkında Dairemizce yapılan duruşmalı istinaf incelemesi sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İDDİA: Suça sürüklenen çocuk ...... hakkında Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/245 Esas sayılı iddianamesi ile Hırsızlık suçundan açılan kamu davasının Doğubayazıt 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılaması sonucunda verilen 08/11/2017 tarih ve 2016/446 Esas, 2017/671 sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında mahkumiyet kararı verilmiş, verilen hükmün SSÇ müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Mahkemesince dosya Dairemize gönderilmiştir.
Doğubayazıt 2. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada;
Suça sürüklenen çocuk ...... soruşturma aşamasında savunmasında; "Benden sormuş olduğunuz ...... mahalleden uzaktan akrabam olur. ......'un üzerinde yakalan silahı ben ve ...... isimli arkadaşım ….. mahallesinde bir evden hırsızlık amacıyla girdiğimiz sırada evden almıştık. Söz konusu evden silah dışında başka birşey çalmadık. Silahın şarjöründe beş adet mermisi de vardı. Daha sonra ben ve ...... mahallede bulunduğumuz sırada ...... yanımıza geldi. Silahla ateş etmek istediğini söyleyerek silahı bizden aldı. Benim olaya ilişkin savunma ve söyleyeceklerim bundan ibarettir," şeklinde savunmada bulunmuştur.
Suça sürüklenen çocuk ...... kovuşturma aşamasında savunmasında; "Ben olay tarihinde bahse konu silahı yerde buldum, ...... da yanımdaydı, birlikte bulduk, bu silahı çalmadım, ben silahı karakola götürecektim ancak ...... ben bu silahla bir kere ateş edeceğim ondan sonra verirsin dedi, ben de verdim. HAGB'yi isterim," şeklinde savunmada bulunduğu anlaşılmıştır.
Katılan ...... beyanında; "Ben bu konuda daha önce beyanda bulunmuştum aynen tekrar ederim, her ne kadar ssç evime gece girdiğini beyan etse de; bu mümkün değildir, evime 15:00 sıralarında girmişlerdir, benim çocuğum okuldan 12:00 sıralarında geliyor, o günde akrabamın mevlüdü olduğu için saat 12:30 sıralarında evden çıkmışlar, eve 15:00 sıralarında dönmüşler, eve döndüklerinde evin dağınık olduğunu ve hırsızlandığını görmüşler, ben ssç’lerden şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, maddi zarar talebim yaklaşık 1500-TL'dir, 6 adet çeyrek altın, bir adet ….. marka telefon, …… üzerinden almış olduğum bir adet tablet ve kayın pederimden bana kalan bir adet silah çalındı, silah ruhsatsızdır, zararımın karşılanmasını talep ederim," şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin İstinaf istemi üzerine Dairemizce yapılan incelemede;
Ön inceleme sırasında istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmayıp giderilmesi gerekli başkaca bir eksiklik de görülmediğinden esas hakkındaki incelemeye geçilmiş,
Esas hakkındaki inceleme sırasında ise, Suça sürüklenen çocuk ...... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelemesinde; dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğa yüklenen suç için 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırı nazara alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196/2. maddesinde yer alan, “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.." şeklindeki düzenleme karşısında, suça sürüklenen çocuğun savunmasının bizzat mahkemesince tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, istinabe yoluyla alınması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı anlaşılmakla,
5271 sayılı CMK'nın 280/1-b maddesi kapsamı dışında kalan bir hukuka aykırılık bulunduğunun değerlendirildiği ve bu aykırılığın ancak yeniden yargılama yapılarak giderilebileceği kanısına varıldığı gözetilerek, istinaf nedenlerine uygun olarak 5271 sayılı Kanunun 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesinde alınan savunmasında: "İddianamede bana anlatılan olayı ve suçlamayı anladım. Ben bahsedilen olayı hatırlayamadım, böyle bir olaya karışmadım," şeklinde savunma yapmıştır.
Suça sürüklenen çocuğa savcılıkta vermiş olduğu savunmaları okundu, çelişki nedeniyle soruldu: "Benim Cumhuriyet Başsavcılığında vermiş olduğum ifadem ana hatlarıyla doğrudur, ancak ben söz konusu eve girmedim. İ. bana sen bekle, ben eve girip çıkacağım, dedi. İ.'in hırsızlık yapacağından haberim yoktu. İ. geldikten sonra beraber bir süre ilerledikten sonra mahalleden tanıdığımız ...... bizim yanımıza geldi. İ.'in almış olduğu silahı görünce zorla silahı bizden alarak 1 el ateş etti. Daha sonra silahı vermeyecek uzaklaşıp gitti. Benim evden para ve altın çalındığına dair bilgim de yoktur," şeklinde savunmada bulunmuştur.
Cumhuriyet Savcısı Esas Hakkındaki Mütalaasında: Doğubayazıt 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 08/11/2017 tarih ve 2016/446 E, 2017/671 K sayılı kararı hakkında SSÇ ...... müdafi tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince yapılan inceleme ile; 5271 sayılı CMK'nın 280/1-b maddesi kapsamı dışında kalan hukuka aykırılıklar bulunduğunun değerlendirildiği ve bu aykırılıkların ancak yeniden yargılama yapılarak giderilebileceği kanısına varıldığı gözetilerek, Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verildiği,
Yapılan yargılama ve dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Suça sürüklenen çocuk ...... hakkında hırsızlık suçundan hükümle ilgili olmak üzere, SSÇ nin cezalandırılmasına esas olan 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırı nazara alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196/2. maddesinde yer alan, “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.." şeklindeki düzenleme karşısında, suça sürüklenen çocuğun savunmasının bizzat mahkemesince tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, istinabe yoluyla alınması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı, bu noktadaki eksikliğin istinaf aşamasında giderilmiş olduğu yukarıda belirtilen eksiklik dışında ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, cezanın takdir ve tayininde herhangi bir yanılgıya düşülmediği anlaşılmakla ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF İSTEMİNİN ESASTAN REDDİNE karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
OLAY, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
İddia, Doğubayazıt 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08/11/2017 tarih ve 2016/446 Esas, 2017/671 Karar sayılı dosyasına ait hüküm, dosya kapsamında alınan sanık savunmaları, müşteki beyanları ve diğer yasal deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde,
20.11.2015 günü Doğubayazıt Polis Merkezi Amirliği'ne ......'un annesi olan ….. gelerek oğlunun akşam saatlerinde eve bir adet tabanca ve mermi getirdiğini söylediği, yanında getirdiği tabanca ve mermileri emniyet görevlilerine teslim ettiği, teslim edilen tabancanın …… seri numaralı ….. mm markalı tabancayı ......'nın mahalleden tanıdığı ...... ve ......'dan aldığını beyan ettiği, suça sürüklenen çocuklar tabancayı yer gösterme tutanağında da görüleceği üzere, ......'e ait evde hırsızladıklarını beyan ettikleri, yargılama sırasında suça sürüklenen çocukların çelişkili savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varıldığı, Dairemizce yapılan incelemede dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğa yüklenen suç için 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırı nazara alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196/2. maddesinde yer alan, “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.." şeklindeki düzenleme karşısında, suça sürüklenen çocuğun savunmasının bizzat mahkemesince tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, istinabe yoluyla alınması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesi ile davanın yeniden görülmesi kararı verildiği, suça sürüklenen çocuğun savunmasının istinaf aşamasında alındığı ve bu eksikliğin giderildiği anlaşılmakla hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ...... hakkında Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin başkaca bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan suça sürüklenen çocuk müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ...... hakkında yapılan yargılama sonucunda suça sürüklenen çocuğun yüklenen suçlardan mahkumiyetine ilişkin Doğubayazıt 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08/11/2017 tarih ve 2016/446 Esas, 2017/671 Karar sayılı ilamının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 12/03/2018 tarihli kararıyla 5271 sayılı CMK'nın 280/1/e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilmiş olmakla, duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere ilişkin istinaf başvurusunda bulunulmakla, başvuranların sıfatı, başvurunun süresi ve kararın niteliğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun usulden reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, eleştirilen husus dışında istinaf başvurusunda bulunan suça sürüklenen çocuk müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dair, Cumhuriyet Savcısı ……..'nun huzurunda, tarafların yokluğunda, 5271 sayılı CMK'nın 286/2/b maddesi uyarınca kesin olmak üzere, mütalaaya uygun olarak oybirliği ile karar verildi. 02/11/2018 (¤¤)