(5271 S. K. m. 280, 283) (5237 S. K. m. 35, 53, 149, 150)
Yukarıda açık kimliği ve atılı suçu yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan duruşmalı istinaf incelemesi sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İDDİA: Sanık ... hakkında Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının 09/01/2014 tarih ve 2014/26 esas sayılı iddianamesi ile gece vakti konutta yağmaya teşebbüs, gece vakti konut dokunulmazlığını ihlal etme, hakaret, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan kamu davasının Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılaması sonucunda verilen 14/11/2017 tarih ve 2017/167 Esas, 2017/107 sayılı kararı ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş, verilen hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Mahkemesince dosya Dairemize gönderilmiştir.
Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada;
Sanık ... savunmasında; "Müştekiler akrabam olurlar, olay tarihinden önce ...'ün oğlu ...'e iki araç, babası ...'e de bir araç satmıştım, bu sebepten ...'den yaklaşık 130.000-TL alacağım vardı, ancak şahıs yurt dışına kaçtığı için olay tarihinde ...'ın numarasını almak için ...'ün evine gittim, şikayetçiler kapıda oturuyorlardı, içeri bile girmedim, ...'den ...'ın numarasını istedim ancak kendisi ...'ın numarasının kendisinde olmadığını ...'ın borçlarına da karışmadığını söyledi, daha sonra da yüksek sesle benimle tartışmaya başladı, ben evlerine zorla girmiş değilim, kendilerini tehdit etmedim, olay bundan ibarettir, suçlamaları kabul etmiyorum. Ben müştekilerin evlerine bir kaç kez gittim, daha önceki gidişlerimde davetler üzerine içeri girdiğim de olmuştur, ancak son olayda şahıslar kapıda oldukları için içeri girmedim, kapı önünde şahıslar ile görüştüm, soruşturma aşamasında ne şekilde ifade verdiğimi hatırlamıyorum," şeklinde savunmada bulunmuştur.
Müşteki ... beyanında;"Ben karakolda ifade vermiştim, aynen tekrar ederim, ben ...'yı tanımam, etmem, olay tarihlerinde evime geldi, ben de polisleri çağırdım, hatta bir defasında evin içerisinde yakalandı, yaklaşık 10 defa evime gelip beni rahatsız etti, bana, oğlumun kendisine vereceği olduğunu söyledi, bu sebeple para vermemi istedi, ancak oğlumun borcu falan yoktur, evimizi basıyor, "oğlunun borcu var" diyor, biz ağız dalaşı ettik, ... bana hiç vurmadı, ben de ona vurmadım, ancak önceki beyanlarımı tekrar ediyorum, eski ifadelerim devam ediyor, evimizi basmıştır, ben şuanda Allah'a havale ettim, o yüzden ekleyecek bir şeyim yoktur, kesinlikle borcumuz yoktur, önceki beyanım neyse odur, ancak ben iyilikten yanayım," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Müşteki ... beyanında; "Ben ...'yı hiç tanımam, bizi rahatsız ediyor, kaynanam ...'ya vurdu, bizi ölümle tehdit etti, "paramı istiyorum" dedi, oğlumdan alacağı olduğunu söyledi, oğluma durumu sorduğumda borcu olmadığını söyledi, buna rağmen defalarca kez evimize geldi, bana vurmadı ancak görümceme de vurdu, eşime de vurdu, kaynanama da vurdu, ben bir daha kapıma gelsin istemiyorum, kapıma gelmezse ancak o zaman şikayetçi olmam, önceki beyanlarımı tekrar ediyorum, ben herşeyin doğrusunu söylüyorum, bize ana avrat küfür etti, ölümle tehdit etti, "siz durun, ben sizi nasıl öldüreceğim" gibi bir sürü tehditler savuruyordu, zaten ayrıntılı olarak emniyet ifademde de bu sözleri belirttim, herkesten para isteyen bir insandır, tefecidir," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... Beyanında: "Olay tarihinde kardeşim ...'in evinin balkonunda oturuyorduk, kahvaltı yapıyorduk, bu sırada ... isimli şahıs geldi, ...'den para istedi, daha sonra ...'e küfür etti, ... de ona küfürle karşılık verdi, o sırada evin dışında, balkonda olduğumuz için ... evin içine girmedi, girmeye de çalışmadı, ..., ...'e tehdit içerir sözler söylemedi, ...'den para istedi, ... de para vermeyeceğini söyleyince karşılıklı küfürden sonra kavga ettiler, birbirlerini dövmediler, çünkü araya girdik, konuya ilişkin diyeceğim bundan ibarettir. Ben poliste ne şekilde ifade verdiğimi hatırlamıyorum, ancak olay bu şekilde olmuştur, ...'nın birden fazla olayı olmuştur, ne zaman ne şekilde ifade verdiğimi hatırlamıyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık müdafiinin İstinaf istemi üzerine Dairemizce yapılan incelemede;
Ön inceleme sırasında istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmayıp giderilmesi gerekli başkaca bir eksiklik de görülmediğinden esas hakkındaki incelemeye geçilmiş,
Esas hakkındaki inceleme sırasında ise, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-b maddesi kapsamı dışında kalan bir hukuka aykırılık bulunduğunun değerlendirildiği ve bu aykırılığın ancak yeniden yargılama yapılarak giderilebileceği kanısına varıldığı gözetilerek, istinaf nedenlerine uygun olarak 5271 sayılı Kanunun 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Sanık duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesinde alınan savunmasında: "İddianamede bana anlatılan olayı ve suçlamayı anladım. Ben bu hususta daha önce savunma yapmıştım. O savunmalarımı aynen tekrar ederim. Ben ... ve ...'e bir adet ..., bir adet … ve bir adet … marka otomobil satmıştım. Bu otomobilleri vadeli vermiştim. Ben bu otomobilleri 20 gün içerisinde farklı zamanlarda sattım. Toplamda 120.000 TL alacağım bulunmaktaydı. Otomobiller benim üzerime kayıtlı değillerdi. Ancak mülkiyeti bana aitti. Bu otomobillerin ruhsatları başkalarının adına kayıtlıydı. Ben üzerime almamıştım. Bu otomobilleri 2012 yılı içerisinde satmıştım. Fakat aradan 3 yıl geçmesine rağmen borçlarını ödemediler. Ben kesinlikle müştekilerin evine gitmedim. Kendilerinden tehdit ederek para istemedim. Bu kişiler Bingöl'de benim dışımda da birçok kişiyi dolandırmışlardır. Ben müşteki ...'in evine oğlu ...'ın cep telefon numarasını öğrenmek için gitmiştim. "Çok zor durumdayım, borcunuzu ödeyin," dedim. Kendileri de bu parayı ödemeyeceklerini, ancak alacağımın 2/3'ünden vazgeçmem durumunda ödeme yapabileceklerini söylediler. Ben kabul etmedim. Kendileri beni asılsız yere polise şikayet ettiler. Ben evlerinin orada beklediğim sırada polisler gelip hakkımda işlem yaptı. Üzerime atılı bulunan yağma suçunu kabul etmiyorum. Ben suçun işlendiği tarihte işyeri işletmiyordum. Haricen araç alıp satıyordum. Ben satış yaptığımda ...'den senet almıştım. Senedin tutarı 120.000 TL idi. Borçlusu da ... idi. Senedi önümüzdeki celse dosyaya sunacağım. Ben her ne kadar polisteki ifademde 70.000 TL alacağım olduğunu söylemişsem de, 70.000 TL ...'den alacaklıydım. 50.000 TL de babası ...'den alacaklıydım," şeklinde savunmada bulunmuştur.
Cumhuriyet Savcısı Esas Hakkındaki Mütalaasında: Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 14/11/2017 tarih ve 2017/167 E, 2017/207 K sayılı hükmü hakkında Sanık müdafii tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince yapılan inceleme ile; CMK'nın 280/1-b maddesi kapsamı dışında kalan hukuka aykırılıklar bulunduğunun değerlendirildiği ve bu aykırılıkların ancak yeniden yargılama yapılarak giderilebileceği kanısına varıldığı gözetilerek 5271 sayılı Kanunun 280/1-e maddesi uyarınca Davanın yeniden görülmesine karar verildiği,
Yapılan yargılama ve dosya üzerindeki inceleme neticesinde, Sanık ile müşteki ...'ün oğlu olan ... ile aralarında alacak-verecek meselesi olduğu, bu mesele ile ilgili olmak üzere sanığın 04/01/2014 tarihinde saat 19:15 sıralarında ... sayılı adreste bulunan müştekilere ait ikamete geceden sayılan zaman diliminde gittiği ve müşteki ...'ü iteleyerek ikamete girip müştekilerin odadan çıkmalarına müsaade etmeyerek cebir ve tehditle konutta müştekilerden para isteyerek yağmaya teşebbüs ettiği, kolluk görevlilerinin olay yerine gelmesi ile eylemin sonlandığı, yine 05/01/2014 günü saat 14:20 sıralarında müştekilerin ikametlerine gelen sanığın bağırıp, kapıyı tekmeleyerek, kapının müştekiler tarafından açılmasını sağladığı, müştekiler tarafından açılan kapıdan, her iki müştekiye yumruk atmaya çalışarak ve tehdit sözleri ile, yağmaya teşebbüs ettiği, son olarak 11/02/2014 günü saat 21:00 sıralarında yeniden gelen sanığın , kapıyı çaldığı, müştekinin kapıyı açmaması üzerine bağırarak 'kapıyı açın, içeri gireceğim, paramı verin, sizi öldüreceğim' diyerek tehdit ettiği, tehdit sözleri ile yağmaya teşebbüs eylemini devam ettirdiği, ilk derece mahkemesince 3 eylem nedeniyle alacağın tahsili amacıyla yağma suçundan sanığın ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; Sanığın özgülenen kastının tek bir yağma suçuna ilişkin olduğu sanığın birbirine yakın tarihlerde gerçekleşen olaylarda suç kastını yenilediğinden bahsedilemeyeceği ayrıca sanığın müştekilerden alacaklı olmadığı bu nedenle alacağın tahsili amacıyla yağma suçundan bahsedilemeyeceği ve netice olarak buradan hareketle sanığın eylemlerinin tekbir yağma suçunu oluşturacağı ancak sadece sanık lehine istinaf kanun yoluna başvurulması nedeniyle CMK'nın 283/1 maddesi gereğince sanık hakkında daha ağır bir ceza verilemeyeceğinden kazanılmış hakkının gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla,
Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 14/11/2017 tarih ve 2017/167 E, 2017/207 K sayılı kararının kaldırılmasına ve Sanığın üzerine atılı Yağmaya teşebbüs suçundan TCK nun 149/1-d,h ,35,53/1,2,3 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
OLAY, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
İddia, Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/11/2017 tarih ve 2017/167 Esas, 2017/207 Karar sayılı dosyasına ait hüküm, dosya kapsamında alınan sanık savunmaları, müşteki beyanları, olay tutanağı ve diğer yasal deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde,
Oluş ve dosya içeriğine göre, sanık ...'nın müştekiler ... ve ...'ün oğulları olan ...'den alacaklı olduğunu ileri sürüp 04/01/2014 günü gece saat 19:15, 05/01/2014 günü gündüz vakti saat 14:20 ve 11/02/2014 günü gece vakti saat 23:00 sıralarında olmak üzere toplam üç kez müştekilerin ikamet ettikleri evlerine gittiği ve müştekileri öldürmekle tehdit edip üzerlerine yürüyerek "paramı verin, sizi öldürürüm" şeklinde sözler söyleyip, hukuki ilişkinin tarafı olmayan ve müştekiler ile aralarında borç alacak ilişkisi bulunmadığı halde oğulları ...'ın kendisine olan borcunu ödemesini müştekilerden istediği, sanığın özgülenen kastının tek bir borcun ödenmesine yönelik olması nedeniyle değişik tarihlerdeki eylemlerinin bir bütün olarak tek bir yağma suçunu oluşturduğu, borç alacak ilişkisinin tarafı olmayan müştekilere yönelik eylemleri nedeniyle 5237 sayılı TCK.nın 150/1. maddesinin koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak sanık hakkında gece vakti, konut içerisinde yağmaya teşebbüs suçundan mahkumiyetine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Tehdit suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda yüklenen suçtan sanığın mahkumiyetine ilişkin Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/11/2017 tarih ve 2017/167 Esas, 2017/207 Karar sayılı ilamının sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 06/03/2018 tarihli kararıyla 5271 sayılı CMK'nın 280/1/c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilmiş olmakla, duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Tehdit suçundan sanık ...'ya ilişkin Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/11/2017 tarih ve 2017/167 Esas, 2017/207 Karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
1-Sanık ...'nın özgülenen kastının tek bir yağma suçunu oluşturduğu, sanığın gece vakti ve konutta yağma suçunu işlediği sabit olduğundan, eylemine uyan 5237 S.TCK'nun 149/1-d-h maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kişiliği dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 11 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Yağma eylemi teşebbüs aşamasında kaldığından TCK.nın 35/1 maddesi uyarınca takdiren 3/4 oranında indirim yapılarak sanığın 2 YIL 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığın yargılama sürecindeki iyi hali, lehine takdiri indirim nedeni kabul edildiğinden, TCK 62. maddesi gereğince 1/6 indirim yapılarak ... YIL 1 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Yasal şartları oluşmadığından TCK.nın 150/2 ve 168. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına,
6-5271 sayılı CMK'nın 283/1 maddesi gereğince sanık hakkında daha ağır bir ceza verilemeyeceğinden kazanılmış hakkı gözetilerek neticeten 15 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
7-Sanık hakkında hapis cezasına hükmedildiğinden, Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da gözetilerek, TCK'nın 53/1-2-3 maddesinin uygulanmasına,
8-Yasal şartlar oluşmadığından sanık hakkında verilen cezanın 5237 sayılı TCK’nun 50/1 maddesi gereğince SEÇENEK YAPTIRIMA ÇEVRİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
9-Yasal şartlar oluşmadığından sanık hakkında verilen cezanın 5237 sayılı TCK’nın 51/1. maddesi gereğince ERTELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
10-Yasal şartlar oluşmadığından hakkında kurulan hükmün 5271 sayılı yasanın 231/4-5 maddeleri gereğince AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA YER OLMADIĞINA,
Yargılama giderleri olarak ilk derece mahkemesinde yapılan 50,00 TL yargılama gideri ile istinaf aşamasında yapılan 5 tebligat gideri 62,50 TL ve 14,50 TL posta gideri toplam 77,00 TL olmak üzere toplam 127,00 TL'nin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair, Cumhuriyet Savcısı ….'nun huzurunda, tarafların yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Yargıtay ilgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yolu açık olmak üzere, mütalaaya uygun olarak ve oybirliğiyle karar verildi. 01/02/2019 (¤¤)