(5271 S. K. m. 280, 283) (5237 S. K. m. 6, 37, 53, 63, 116, 119, 142, 143, 145, 168)
Yukarıda açık kimliği ve atılı suçu yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan duruşmalı istinaf incelemesi sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İDDİA: Sanık …… hakkında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 06/05/2016 Tarih ve 2016/2358 Esas sayılı iddianamesi ile hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme suçlarından açılan kamu davasının Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılaması sonucunda verilen 08/12/2017 tarih ve 2016/316 Esas, 2017/500 sayılı kararı ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş, verilen hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Mahkemesince dosya Dairemize gönderilmiştir.
Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada;
Sanık ...... Savunmasında; "İddianamede bana anlatılan olayı ve suçlamayı anladım. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. İddia edildiği gibi diğer sanıklar …. ve ……… ile birlikte müştekiye ait iş yerinden hırsızlık yapmadık. Dosya kapsamında bulunan belge ve görüntüleri kabul etmiyorum. Suçsuzum beraatime karar verilmesini talep ediyorum. Hakkımda şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, mahkumiyetim düşünülüyorsa hakkımdaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını isterim," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mağdur ...... beyanında: "Olay gecesi ben evdeydim, gece saat 03;00-03;30 sıralarında bana telefon geldi, iş yerime hırsızların girdiğini söylediler. Bende bunun üzerine dükkana gittiğim, dükkana gittiğimde polisler de oradaydı. Dükkandan içinde para bulunmayan yazar kasa ve toplamda 300 TL civarında değeri olan sigaraların alınmış olduğunu gördüm. Yazarkasanın değeri de 600 TL civarındadır. İş yerinin ön kapı camının kırık olduğunu gördüm. İş yeri kapısının camını da sonradan 50TL ye değiştirdik. Benim sonradan zararım da karşılanmadı. Zaten şikayetçi de değilim, davaya katılmak istemiyorum, zarar talebim de yoktur," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ...... beyanında: "Ben Erzurum Emniyet Müdürlüğü'nde polis memuruyum. Olay tarihinde söz konusu hırsızlık olayına ilişkin kamera kayıtları gelmişti. Bu kamera kayıtlarında gerekli incelemeleri yaptık. Aynı gün olan olaya ilişkin her iki olaya da karışan sanıkların da aynı kişiler olduğunu tespit ettik. Ancak bunların kimlik tespitlerini yapamamıştık. İkinci olayda aracın plakasını tespit edince ......'a ulaştık. Kendisini alıp her iki olaya ilişkin cd leri de gösterdiğimizde adı geçen kişi gerekli teşhisi yaptı. Buna ilişkin tutanak tuttuk. Görüntü inceleme ve teşhis tutanağında imza da bana aittir. İçeriğini aynen tekrar ederim. Olay hakkında bilgim ve görgüm bunlardan ibarettir. Yaptığım tanıklıktan dolayı ücret istemiyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ...... beyanında: "......'ı ve ......'yı aynı mahalleden olduğumuz için tanırım, ......'nın bir akrabası yoğun bakımda yatıyormuş, beni hastaneye bırak dedi, benim arabam vardı, üçümüz birlikte hastaneye gittik, yakınını ziyaret etti, akabinde ben onları evlerinin yanına bıraktım, meğersem hırsızlık yapmışlar, benim arabanın plakası mobese kamerasında görünmüş, sabah polisler geldi, bana hırsızlık yapmışsınız dediler, bunun üzerine ben mağdurun tüm zararını karşıladım, ancak ben hırsızlık yapmamıştım, her ikisi de karakolda suçlarını itiraf etmişlerdi, benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık müdafiinin İstinaf istemi üzerine Dairemizce yapılan incelemede;
Ön inceleme sırasında istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmayıp giderilmesi gerekli başkaca bir eksiklik de görülmediğinden esas hakkındaki incelemeye geçilmiş,
Esas hakkındaki inceleme sırasında ise, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-b maddesi kapsamı dışında kalan bir hukuka aykırılık bulunduğunun değerlendirildiği ve bu aykırılığın ancak yeniden yargılama yapılarak giderilebileceği kanısına varıldığı gözetilerek, istinaf nedenlerine uygun olarak 5271 sayılı Kanunun 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Sanık duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesinde alınan savunmasında: "İddianamede bana anlatılan olayı ve suçlamayı anladım. Ben bu hususta daha önce savunma yapmıştım, o savunmalarımı tekrar ederim. Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben ...... ve ......'yı mahalleden tanırım. Ancak kesinlikle müştekinin işyerine girmedim. Suçlamayı kabul etmiyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Cumhuriyet Savcısı Esas Hakkındaki Mütalaasında: Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08/12/2017 tarih ve 2016/316 Esas 2017/500 Karar sayılı kararı hakkında sanık müdafi tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince yapılan inceleme ile; 5271 sayılı CMK'nın 280/1-b maddesi kapsamı dışında kalan hukuka aykırılıklar bulunduğunun değerlendirildiği ve bu aykırılıkların ancak yeniden yargılama yapılarak giderilebileceği kanısına varıldığı gözetilerek, Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verildiği,
Yapılan yargılama ve dosya üzerindeki inceleme neticesinde; Olay tarihinde sanık ......'ın yanında bulunan ve istinaf incelemesi dışında olan ...... ve SS. Çocuk ...... ile birlikte müştekinin işyerinin kapı camını kırmak suretiyle içeriye girip işyerinde bulunan bir miktar sigara ile ...... marka yazar kasayı aldıkları, olay yerine ait güvenlik kamera kayıtlarının bulunduğu ve bu kayıtlara istinaden sanık ...... ve istinaf incelemesi dışında bulunan diğer sanıkların atılı suçları işlemiş olduklarının tespit edildiği, ilk derece mahkemesi tarafından sanığın Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını İhlal, Mala Zarar Verme suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; kararın gerekçesiz olması, TCK'nın 143. Maddesinde düzenlenen artırım oranının yanlış tayin edilmiş olması ve etkin pişmanlık şartları oluşmadığı halde halde uygulanmasının hukuka aykırılık oluşturduğu anlaşılmakla,
Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08/12/2017 tarih ve 2016/316 Esas 2017/500 Karar sayılı kararında yer alan sanık ...... hakkında verilen hükümlerin kaldırılmasına ve sanığın Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını İhlal, Mala Zarar Verme suçlarından TCK nun 37/1 maddesi delaletiyle 142/2-h,143,53,63, 116/1,4,119/1-c,53,63, 151/1,53,63 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına ve kısıtlanmasına karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
OLAY, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
İddia, Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08/12/2017 tarih ve 2016/316 Esas 2017/500 Karar sayılı dosyasına ait hüküm, dosya kapsamında alınan sanık savunmaları, mağdur ve tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu ve diğer yasal deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde,
Olay tarihinde sanık ......'ın, istinaf incelemesi dışında olan suça sürüklenen çocuk ...... da yanında olduğu halde tanık ......'a: "On dakika bir işimiz var." diyerek ikna etmek suretiyle tanığın kullandığı araç ile şikayetçinin işyerinin bulunduğu mevkiye geldiği, tanık ...... araçta beklerken sanığın ve istinaf kapsamında olmayan suça sürüklenen çocuğun müştekiye ait işyerinin kapı camını kırmak suretiyle içeriye girip işyerinde bulunan müşteki beyanına göre 300 TL değerinde bir miktar sigara ile 600 TL değerinde bir adet yazar kasayı aldıkları, böylece müştekiyi toplam 900 TL civarında zarara uğrattıkları, tanık ......'ın da 20/03/2016 tarihli kolluk beyanında sanığın ve suça sürüklenen çocuğun 15 dakika sonra soğan filesi içinde sigaralarla birlikte nefes nefese geldiklerini açıkladığı, olay yerine ait güvenlik kamera kayıtlarının bulunduğu ve bu kayıtlarda sanık ve suça sürüklenen çocuğun olay yerinde görüldükleri, nitekim tanık ...... da CD görüntülerini incelediğinde 20/03/2016 tarihli görüntü ve teşhis tutanağı içeriğine göre sanık ve suça sürüklenen çocuğu teşhis ettiği, bu delillere göre sanık ......'ın atılı suçları işlediği, ilk derece mahkemesi tarafından sanığın hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiş ise de kararın gerekçesiz olduğu, TCK'nın 143. maddesinde düzenlenen artırım oranının yanlış tayin edildiği ve sanığın aşamalardaki beyanlarında zararının giderilmediğini belirtmesine ve etkin pişmanlık şartları oluşmamasına rağmen uygulanmasının hukuka aykırılık oluşturduğu kanaatine varılıp 5271 sayılı CMK'nın 283/1 maddesi gereğince önceki hükmün yalnızca sanık müdafii tarafından istinaf edildiği ve sanık hakkında daha ağır bir ceza verilemeyeceğinden kazanılmış hakkı gözetilerek, sanık hakkında Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08/12/2017 tarih ve 2016/316 Esas 2017/500 Karar sayılı hükmün CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca kaldırılmasına, sanığın TCK.nın 142/2-h, 116/4, 151/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını İhlal, Mala Zarar Verme suçlarından sanık ...... hakkında yapılan yargılama sonucunda sanığın yüklenen suçlardan mahkumiyetine ilişkin Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08/12/2017 tarih ve 2016/316 Esas 2017/500 Karar sayılı ilamının sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 03/04/2018 tarihli kararıyla 5271 sayılı CMK'nın 280/1/e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilmiş olmakla, duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını İhlal, Mala Zarar Verme suçlarından sanık ......'a ilişkin olarak Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08/12/2017 tarih ve 2016/316 Esas 2017/500 Karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
A-Sanık ......'ın Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Olan Eşya Hakkında Hırsızlık Suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesinin yollamasıyla 142/2(h) maddesi uyarınca ve aynı yasanın 61. maddesindeki kriterlerden olan suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği zaman ve yer ve kastın yoğunluğu hep birlikte göz önünde bulundurularak takdiren alt sınırdan ceza tayini ile 5 YIL HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın eylemi, 5237 Sayılı Yeni TCK’nın 6/1(e) maddesinde tanımlanan gece vakti gerçekleştirdiği anlaşıldığından tayin olunan bu cezada 5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesi uyarınca yine takdiren 1/2 oranında artırım yapılarak, 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Müştekinin 12/12/2016 tarihli celsede zararının karşılanmadığını beyan etmesi, sanığın da bizzat zarar gidermeye yönelik eylemde bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmakla 5237 sayılı TCK'nın 168 maddesinde tarif edilen etkin pişmanlık şartlarının oluşmadığından sanığın cezasında bu madde gereğince indirim yapılmasına YER OLMADIĞINA,
Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değeri az kabul edilemeyeceğinden sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145. Maddesinin uygulanmasına takdiren YER OLMADIĞINA,
Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak tayin olunan bu cezadan 5237 sayılı TCK’nın 62/1.-2. maddesi uyarınca yine takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak, NETİCETEN 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 283/1 maddesi gereğince önceki hükmün yalnızca sanık müdafii tarafından istinaf edildiği ve sanık hakkında daha ağır bir ceza verilemeyeceğinden kazanılmış hakkı gözetilerek neticeten 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında hapis cezasına hükmedildiğinden, Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da gözetilerek, TCK'nın 53/1-2-3 maddesinin uygulanmasına,
Yasal şartları oluşmadığından ve sanığın sabıkalı geçmişi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 50/1, 51/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 231 maddelerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
B-Sanığın Nitelikli Olarak Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme Suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesinin yollamasıyla 116/4. maddesi uyarınca ve aynı yasanın 61. maddesindeki kriterlerden olan suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği zaman ve yer ve kastın yoğunluğu hep birlikte göz önünde bulundurularak takdiren alt sınırdan ceza tayini ile 1 YIL HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Eylemin birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirildiği anlaşıldığından, tayin olunan bu cezada 5237 Sayılı Yeni TCK’nın 119/1(c) maddesi uyarınca bir kat artırım yapılarak, 2 YIL HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak tayin olunan bu cezadan 5237 sayılı TCK’nın 62/1.-2. maddesi uyarınca yine takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak, NETİCETEN 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Verilen cezanın süresiyle niteliği göz önünde bulundurulduğunda ertelenmesi ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün olan cezalardan ise de, çocuk mahkemesi tarafından verildiği için tekerrür oluşturmayacak biçimde kasıtlı suçlardan mahkumiyetilerinden ötürü sabıkasının olması ve yargılama sürecindeki davranışlarından tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu kanaat oluşturmaması nedenleriyle verilen bu cezanın 5237 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesi uyarınca paraya yada başka bir tedbire çevrilmesine, 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 5271 Sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ayrı ayrı YER OLMADIĞINA,
Sanık hakkında hapis cezasına hükmedildiğinden, Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da gözetilerek, TCK'nın 53/1-2-3 maddesinin uygulanmasına,
C-Sanığın Mala Zarar Verme Suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesinin yollamasıyla 151/1. maddesi uyarınca ve aynı yasanın 61. maddesindeki kriterlerden olan suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği zaman ve yer ve kastın yoğunluğu hep birlikte göz önünde bulundurularak takdiren alt sınırdan ceza tayini ile 4 AY HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak tayin olunan bu cezadan 5237 sayılı TCK’nın 62/1.-2. maddesi uyarınca yine takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak, NETİCETEN 3 AY 10 GÜN HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Verilen cezanın süresiyle niteliği göz önünde bulundurulduğunda paraya yada başka bir tedbire çevrilmesi, ertelenmesi ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün olan cezalardan ise de, çocuk mahkemesi tarafından verildiği için tekerrür oluşturmayacak biçimde kasıtlı suçlardan mahkumiyetilerinden ötürü sabıkasının olması ve yargılama sürecindeki davranışlarından tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu kanaat oluşturmaması nedenleriyle verilen bu cezanın 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesi uyarınca paraya yada başka bir tedbire çevrilmesine, 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 5271 Sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ayrı ayrı YER OLMADIĞINA,
Sanık hakkında hapis cezasına hükmedildiğinden, Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da gözetilerek, TCK'nın 53/1-2-3 maddesinin uygulanmasına,
D-Adli Emanetin 2016/559 sırasında kayıtlı,'Ağzı kapalı bulgu torbası içinde olay yerinden elde edilen 1 adet rulo sarılı halde sarı ve beyaz renkli yazar kasa fişi, 1 adet siyah renkli Plastik makara ve üzerinde sarılı halde sarı renkli yazar kasa fişi, 1 adet ...... ibareli renkli yazar kasa plastik parçası, 1 adet siyah renkli yırtık naylon parçası' türünden eşyaların delil özelliği bulunduğundan, DOSYADA DELİL OLARAK SAKLANMASINA;
Yargılama giderleri olarak kovuşturma aşamasında yapılan 10 adet tebligat gideri 100 TL'nin sanıktan alınarak hazine lehine gelir kaydına, istinaf kararı sanık lehine olduğundan istinaf aşamasında yapılan giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair, Cumhuriyet Savcısı .........'nun huzurunda, sanığın yüzüne karşı, sanık müdafiinin yokluğunda, 5271 sayılı CMK'nın 286/2/b maddesi uyarınca kesin olmak üzere, mütalaaya uygun olarak oybirliğiyle ile karar verildi. 08/06/2018 (¤¤)