(5271 S. K. m. 280) (5237 S. K. m. 154)
Yukarıda açık kimliği ve atılı suçu yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan duruşmalı istinaf incelemesi sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İDDİA: Sanık ... hakkında Karayazı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 07/07/2014 tarih 2014/157 Esas sayılı iddianamesiyle hakkı olmayan yere tecavüz suçundan açılan kamu davasının Karayazı Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılaması sonucunda verilen 25/10/2016 tarih ve 2014/197 Esas, 2016/536 sayılı kararı ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş, verilen hükmün sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Mahkemesince dosya Dairemize gönderilmiştir.
Karayazı Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada;
Sanık ... Savunmasında; "Söz konusu evde vefatından önce abim ile ben birlikte oturmaktaydık. Abim 2008 yılında vefat ettikten sonra da ben evin yarım kalan inşaatını tamamlayıp yazları Karayazıya geldiğimde 6-7 ay burada oturmaktaydım. Kışları ise Malazgirt ilçesi ... köyünde geçiririm. Zaten son 2-3- yıldır da Malazgirt’e gitmiyorum. Kışlarıda bu evde geçiriyorum. Müştekinin söz konusu ev ile herhangi bir alakası yoktur. Kendisi kiracı değildir. Neden böyle bir suçlamada bulundu bilmiyorum. Suçsuzum, beraatimi talep ederim," şeklinde savunmada bulunmuştur.
Müşteki ... beyanında:"... benim amca oğlum olur, ben daha önce ifade vermiştim onları aynen tekrar ediyorum, ben 2012 yılının kış ayında sanığın benim 2009 yılında kiralayıp yaz aylarında gelip oturduğum evimin kapısını çilingir, marifeti ile açtırarak evime girip oturduğunu öğrendim, ben durumu Jandarmaya haber verdim ve oturanın sanık olduğunu öğrenince sanık ile irtibata geçtim, evimden en kısa zamanda çıkmasını istedim, sonra araya akrabalar girdi ve kış günüdür çocukları var diyerek yaz mevsimine kadar oturması için benden izin aldılar, ben sanık ile görüştüm ve yazın ben gelene kadar mağdur olmasın diye evimde oturmasına izin verdim, 2013 yazında evime oturmak için geldiğimde ise sanık çıkmayacağını söyledi, ayrıca beni tehdit etti, ben de bunun üzerine sanık evimi boşaltmayınca Cumhuriyet Başsavcılığına gelip şikayette bulundum, ben evi sanığın abisinin oğlundan kiraladım, kira sözleşmesine ... Muhtarı yapmıştı, 2009 yılındaki Muhtar ... 'la birlikte yaptık, sanık halen daha evimde oturmaktadır, davacı ve şikayetçiyim, sanığın kullandığı ev eşyalı bir evdi ve sanık bu süre içerisinde bu eşyaları da kullandı ve halen daha kullanmaktadır, bana göstermiş olduğunuz krokide yer alan ve ...'in ikamet ettiği ev olarak gösterilen yer benim kiralamış olduğum evdir, bu nedenle sanıktan davacı ve şikayetçiyim , davaya katılmak istiyorum, ben sanığa sadece 2012 kışını geçirsin ve iki küçük çocuğu ile kış ayında mağdur olmasın diye evimde kalmasına izin verdimki, evime girişine de iznim yoktu, ancak sanık bu durumu kötüye kullandı," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... beyanında: "Ben ... Köyü ... Mezrasında ikamet ederim. ... benim amcamın kızı olur. Kendisi kış aylarında Adana ilinde yaz aylarında ise ... Köyü ... mezrasında geçirir. Kendisinin babadan kalma evi bulunmaktaydı. Fakat harabe bir halde olduğu için burayı tamir ettirmek istedi. Bu süre zarfında da köye geldiğinde kalmak için ...'e ait, ona da babası ...'den kalan evi kiraladı. Kiralama yazılı şekilde muhtarın yanında oldu. O esnada bende oradaydım. Evi kiraladıktan sonra ... yazları burada kalmaya başladı. Hatta eşyalarını yerleştirirken bizde kendisine yardımcı olduk. Ben kendi traktörümle eşyaları eve taşıdım. ... ise ... buraya kiraladıktan 1-2 yıl sonra buraya gelmiş ve ...'nin evine girmiş. Şikayet üzerine de Jandarma geldi ve bizi çağırdı. S.'in eve nasıl girdiğini bilemiyorum. Eve girdiği esnada ... Adanadaydı. S. aslında Malazgirt ilçesi ... köyünde ikamet eder. Daha önce köye hiç gelmezdi. Daha sonradan öğrendiğim kadarıyla buraya yerleşmek için gelmiş. Kendisi de evden çıkmayacağını burada kalacağını bize söyledi," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... beyanında:"... ile Sanık kardeştir. Köye 2 kardeş yaklaşık 15 yıl önce bir ev yapmışlardı. Bu evde ... ölene kadar yaşadı. O öldükten sonra da kardeşi S. bu evde oturdu. Müştekinin ... ile bir sözleşme yapıp yapmadığını ben bilmiyorum. Bu konuda bir bilgim yok. Müştekinin söz konusu ev üzerine hiç bir hakkı yoktur. Krokide S. Ç.'in ikamet ettiği ev olarak gösterilen yerin ...'e ait olan ev olduğunu ve ... öldükten sonra ...'in oturduğu ev olduğunu söyledi. Ben sözleşme falan görmedim bilmiyorum. Şimdiki beyanım doğrudur. Tanıklık ücreti istemiyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ...'un 14/10/2016 tarihli beyanında: "İddianamede adı geçen müşteki ve sanığı tanıyorum. Ben 2008 yılında ... köyünde muhtardım. Benim nüfustaki adım ... olmasına rağmen köyde bana ... derler. Bana göstermiş olduğunuz 14/09/2008 tarihli sözleşmeyi hatırlıyorum. Altındaki imza bana aittir. Söz konusu ev ... tarafından yapılmıştır. Yapımında sanığın yardım edip etmediğini bilmiyorum. ... öldükten sonra oğlu ...'in bu evi müştekiye kiraladığına dair bir sözleşmeyi bana getirdiler. Ben de tarafların rızası olduğu için imzaladım. Müşteki bu evde hiç oturmadı. Sonrasında sanık bu eve gelip oturdu. Sanığın bu evde hakkı olup olmadığını bilmiyorum. Ancak evin sahibi ... ile kardeş olduğunu biliyorum. Her ne kadar önceki ifadem de farklı şeyler söylemiş isem de şimdi ki ifadem daha doğrudur. O gün olayı tam olarak anlayamamışım. ...'e ait tek bir ev vardır. Kiralanan ev de bu evdir. Başka da bir ev yoktur. Sanık halen bu evde oturmaktadır. Tanıklık ücreti istemiyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık İstinaf istemi üzerine Dairemizce yapılan incelemede;
Ön inceleme sırasında istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmayıp giderilmesi gerekli başkaca bir eksiklik de görülmediğinden esas hakkındaki incelemeye geçilmiş,
Esas hakkındaki inceleme sırasında ise, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-b maddesi kapsamı dışında kalan bir hukuka aykırılık bulunduğunun değerlendirildiği ve bu aykırılığın ancak yeniden yargılama yapılarak giderilebileceği kanısına varıldığı gözetilerek, istinaf nedenlerine uygun olarak 5271 sayılı Kanunun 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Sanığın duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesinde alınan savunmasında: "Söz konusu evde vefatından önce abim ile ben birlikte oturmaktaydık. Abim 2008 yılında vefat etti. 2012 yılında evi ben kullanmaya başladım. 2012 yılından beri sürekli bu evde otururum.... sahte bir evrak düzenleyerek benim eve yerleştiğimden bir yıl sonra Karayazı Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulundu. Savcılıktan her ikisine de takipsizlik kararı verildi. Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yapılan araştırmada evin 2008-2012 yılları arasında boş olduğu tespit edilmiştir. 2012 yılında eve yerleştikten sonra ...'ın kullandığı kepçeyi getirerek eve su çektik. ... bu konuda şahittir. İçerdeki su tesisatlarını da ... çekmiştir. Evin diğer tamiratları için de ... ilgilenmiştir. ..., ..., ... ve ... 'nın uygun görüldüğü halde tanık olarak dinlenmelerini istiyorum, Daha önce istinaf mahkememizde olan dosyamızda kira kontratı yapılan evrakta müşteki tarafından sahte belge olarak sunulmuştur. Yapılan Kira kontratında ismi geçen ... ve ... arasında yapılan kira kontratı ... ,...'in , ... Mahallesi o zaman ki muhtarı ... ve ...'in huzurunda imza attığını beyan etmiştir. Fakat ...'in Karayazı İlçesine 20 senedir gelmediğini ... ve yukarıda belirtiğim tanıklar bilmektedir. ...'in 1990 yılında bu yana bu köyde ikamet etmediği fakat ikametinin halen burada gözüktüğü bilinmektedir Bu konuda mağdur oldum.... hem bana hem ...'e tanıklık ettiğinden dolayı ...'in tanıklığını kabul etmiyorum, Ben ..., ... ve ...'den davacıyım, şikayetçiyim," şeklinde savunmada bulunmuştur.
Müşteki duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesinde alınan beyanında: "Olay 4 yıl kadar önce gerçekleşti. Ablamın evini kiralamıştım, bir gün evde olmadığım bir saatte amcamın oğlu ... evime gelerek anahtarımı değiştirmiş ve evimi işgal etmiştir, evime giremediğim gibi hiçbir eşyamı vermemektedirler ve bu olay halen devam etmektedir, bu sebepten ben sürekli farklı yerlerde kalıyorum, evimin bir an önce boşaltılıp tteslim edilmesini ve bunu yapan kişinin cezalandırılmasını talep ediyorum, şikayetim devam etmektedir, yeniden görülme kararına bir diyeceğim yoktur, ancak bir an önce karar verilmesini istiyorum, çok mağdur durumdayım, ayrıca ikamet adresim olarak geçen Karayazı'daki adres şu an sanıklar tarafından işgal edilmiş durumdadır, oraya yapılan tüm tebligatlar usulsüzdür hiçbiri bana iletilmemektedir, bana yapılacak tebligatların ablamın ikamet adresi olan ''........'' adresine yapılmasını istiyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesinde alınan beyanında:"... benim yıllardan beri komşum olur. 142 ada 5 Parsel 'de ...'den farklı başka kişiler ikamet etmemiştir ve bu evin ... tarafından ince inşaatının yapıldığını biliyorum. Benim gördüğüm yaştan itibaren ... bu evde ikamet eder. İsmi verilen ... isimli şahsı tanımıyorum, kendisini hiç görmedim, bilgim ve görgüm bundan ibarettir," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesinde alınan beyanında: "142 ada 5 parselde bulunan evler ve ahırlar kadastro mahkemesinde derdesttir. Halen mahkemesi devam etmektedir.142 ada 5 parselde oturanların hepsi işgalcidir. ...'in ... adına bulunduğu şikayetindeki ...'in abisi ... inşaata başlamıştır. ... vefat ettikten sonra inşaatı ... bitirmiştir. 2012 yılından itibaren de S. yükselir ikamet etmektedir. Kadastro mahkemesindeki davanın henüz sonuçlanmadığı için evin kime ait olduğu tesip edilememiştir.... bu memlekete 20 senedir gelmemiştir. ... tarafından bana gösterilen kira kontratına baktığımda ...'in ve ...'in imzalarının kendilerine ait olmadığını, ...'e söyledim. Nerden biliyorsun dediğinde ise ... benim halam olur. ... de halamın oğlu olur. Onların babam vefat etmeden önce kendilerine ait çayırlarını olduğunu babam onların adlarına kiraya verdiği, babama vekalet gönderdikleri için kira kontratında atılan imzaların kendilerine ait olmadığını noterden babama verilen vekaletlerdeki imzalarla uyuşmadığından dolayı biliyorum. Bilgi ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık …….. duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesinde alınan beyanında: "Sanık ... benim babamın amcasının oğludur. ...'le aralarındaki davayı biliyorum. Bahsi geçen ev ...'in abisi ...'e aittir. S. yaklaşık altı yıldır bu evde oturuyor. Öncesinde bir yıl kadar abisi ... oturmuştu. Ondan önce ev boştu. ...'in bu evde oturduğunu hiç görmedim. Başka bilgim görgüm yoktur. Tanıklık ücreti istemiyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Cumhuriyet Savcısı Esas Hakkındaki Mütalaasında: Karayazı Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25/10/2016 tarih ve 2014/197 (E) ve 2016/536 (K) 25/10/2016 sayılı kararı hakkında sanık tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince yapılan inceleme ile; 5271 sayılı CMK'nın 280/1-b maddesi kapsamı dışında kalan hukuka aykırılıklar bulunduğunun değerlendirildiği ve bu aykırılıkların ancak yeniden yargılama yapılarak giderilebileceği kanısına varıldığı gözetilerek, Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verildiği,
Yapılan yargılama ve incelenen dosya içeriğine göre; Katılanın Erzurum ili Karayazı ilçesi ... Mahallesi 142 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evi ... isimli kişiden 2008 yılında 7 yıllığına kiraladığı, işleme dair sözleşme yapıldığı ve bu sözleşmeye o dönem muhtar olan tanık olarakta dinlenen ...’un tanıklık ettiği, sanığın katılanın yaz aylarında ikamet ettiği eve 2012 yılı kış aylarında ailesiyle gelip yerleştiği, katılanın sanığa bu konuda rıza göstermediği ve fakat kış mevsimi olması ve sanığın çocuklarıyla eve yerleşmesi nedeniyle 2012 ve 2013 kışını geçirmesine rıza olduğu ve fakat 2013 yılı yaz aylarında kendisi geldiğinde evi boşaltmalarını istediği, katılanın 2013 yılı yaz aylarından itibaren rızası olmamasına rağmen sanığın evi ve eşyaları müştekinin rızası dışında kullandığının sabit olduğu, bu şartlar altında ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, İspat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, cezanın takdir ve tayininde herhangi bir yanılgıya düşülmediği anlaşılmakla cmk'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
OLAY, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
İddia, Karayazı Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/197 Esas, 2016/536 Karar sayılı dosyasına ait hüküm, dosya kapsamında alınan sanık savunmaları, müşteki ve tanık beyanları ve diğer yasal deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde,
Olay tarihinde sanığın herhangi bir hakka dayanmaksızın müştekinin kiralamış olduğu evi malikmiş gibi sahiplenerek kullandığı, müştekinin uyarılarına rağmen evi boşaltmadığı, oturmaya devam ettiği, söz konusu evin maliki ... tarafından müşteki ...'e 7 yıllığına kiralandığı, müştekinin buna dair kira sözleşmesini dosyaya sunduğu, tanık olarak dinlenen köy muhtarı M. ...'un bu hususu doğruladığı, sanığın eylemini 5237 S.TCK.nın 154/1 maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu, sanığın üzerine atılı eylemin uzlaşma kapsamında kaldığı, Dairemizce uzlaştırma işlemlerinin yapılması için görevlendirilen uzlaştırmacı tarafından uzlaşma işleminin sağlanamadığı anlaşıldığından sanığın hakkı olmayan yere tecavüz suçundan cezalandırılmasında usule veya esasa ilişkin bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik bulunmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla sanık tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İstinaf isteminin esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Hakkı Olmayan Yere Tecavüz suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda sanığın yüklenen suçtan mahkumiyetine ilişkin Karayazı Asliye Ceza Mahkemesinin 25/10/2016 tarih ve 2014/197 Esas, 2016/536 Karar sayılı ilamının sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 07/04/2017 tarihli kararıyla 5271 sayılı CMK'nın 280/1/e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilmiş olmakla, duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere ilişkin istinaf başvurusunda bulunulmakla, başvuranların sıfatı, başvurunun süresi ve kararın niteliğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun usulden reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, eleştirilen husus dışında istinaf başvurusunda bulunan sanığın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dair, Cumhuriyet Savcısı ...'nun huzurunda, sanığın yokluğunda, 5271 sayılı CMK'nın 286/2/b maddesi uyarınca kesin olmak üzere, mütalaaya uygun olarak oybirliğiyle ile karar verildi. 30/03/2018 (¤¤)