(5271 S. K. m. 279, 280)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/02/2018 tarih, 2017/68 esas ve 2018/17 karar sayılı ilamı ile sanığın "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan mahkumiyetine karar verildiği, kararın sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Dairemizce CMK'nın 279 ve 280. maddeleri uyarınca yapılan ön inceleme ve inceleme sonucunda, sanığın suçunun sübutu, suç vasıfının değerlendirilmesi ve diğer hususların takdiri açısından duruşma açılması gerektiği kanısına ulaşıldığından, 5271 sayılı Kanunun 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına 11/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
I-İDDİA
A)İddianame;
İDDİA: ''Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 03/02/2017 tarih ve 2017/263 Esas sayılı iddianamesi ile, sanık hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 53, 63, 3713 Sayılı yasanın 5. maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. '' şeklindedir.
B)İstinaf Mahkemesinde İddia Makamı Esas Hakkında Mütalaasında;
'' Sanığın fetö-pdy silahlı terör örgütü mensuplarının kendi aralarında haberleşme ve gizliliği sağlamak amacıyla kullandıkları .... haberleşme programını kullandığı ve hakkındaki veri inceleme raporunun içeriği birlikte değerlendirildiğinde sanığın örgüt hiyererşisi içerisine dahil olarak atılı suçu işlediği sabit görüldüğünden ilk dece Mahkemesinin kararı yerinde görülmekle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur dedi. '' şeklindedir.
II-SAVUNMA VE BEYANLAR
A)İlk Derece Mahkemesinde Yapılan Savunmalar:
Sanık İlk Derece Mahkemesinde alınan savunmasında; ""Bana okunan iddianameyi anladım. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben herhangi bir terör örgütü üyesi olmadığımdan dolayı etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemiyorum. Ben Uşak Sivaslı da doğdum. İlkokul ortaokul ve liseyi Sivaslı ilçesinde okudum. Üniversiteye hazırlanırken dersaneye 1999 yılında gittim. .... olması lazım ancak tam emin değilim. İsim ve tarih olarak tam hatırlamıyorum. Samsun 19 mayıs üniversitesi fizik bölümünü kazandım. Üniversitede evde kaldım. Bu evde arkadaşlarla kaldım. Ben 7 yıl okudum üniversiteyi o yüzden sabit bir ev arkadaşım yoktu. Farklı farklı kişilerle okudum. Üniversiteden görüştüğüm ev arkadaşım .... ve .... vardı. Ancak soy isimlerini hatırlamıyorum. Şuan nerede ne iş yaptıklarını bilmiyorum. Üniversiteden sonra kendileri ile görüşmedim. Üniversite bittikten sonra askere gittim. Sonra polisliğe başvurdum. Pomem'e başvurdum üniversite mezunu olarak. Zaten kpss ile alıyordu. Ben 2008 ya da 2009 yılının kpss sine girdim. Bu sınavdan 60 aldım. Polisliğe başvuru sınırı da 60 idi. Mülakat ve spor sınavı oldu. Mülakatta referansım Akparti Uşak Sercikler Belediye başkanıydı. Ancak herhangi bir referans göstermemiz istenmemişti. İlk olarak Ispartaya atandım. Oraya eş durumundan atandım. Eşim DSİ de çalışıyordu. Eşimde uşaklıydı. Eşimle kuzenim vasıtasıyla tanıştık. Kuzenimle bacanak olduk. Eşim şuan görevdedir. Ispartada 2009-2010 yılında işe başladım. Orada çevik kuvvette işe başladım. Ispartada yaklaşık 4 yıl kaldım. Ispartada çevik kuvvet, kaçakçılık ve koruma bölümlerinde çalıştım. Sonra Iğdıra tayinim çıktı. Şark görevi için Iğdıra geldim. Iğdırda da çevik kuvvette çalıştım. Ben telefonumda .... programı çıkmadan önce ihraç edildim. Benim bildiğim kadarıyla .... listeleri önce emniyete gitmektedir. Emniyette bu .... listesine göre beni açığa aldı ve daha sonra ihraç etti diye düşünüyorum. Ben telefonuma .... u kesinlikle yüklemedim. .... nolu telefon numarası bana aittir. Yaklaşık 6-7 yıldır bu numarayı kullanmaktayım. İmei numarasını ben aileme sorgulattım. Eksik çıkıyor. Bana ait telefona çıkmıyor. Çıkma ihtimali zaten yoktur. Ben devlete düşman değilim. 17-25 aralık olayları öncesi Isparta Kom şubede çalışıyordum. Fetöcü müdürlerin zamanında ben şubeden gönderilmek istendim. 17-25 aralıktan sonra yine ben gönderildim. Ben fetöcü isem 17-25 aralıktan önce neden şubeden gönderilmeye çalıştım. 17-25 aralıktan önce basit göreve çekildim. Personel eksikliğinden dolayı beni gönderemediler. Ancak basit bir göreve verdiler. 17-25 aralık sonrası ben şubeden çıkarıldım diye kesinlikle mahkemeye başvurmadım. Mahkemeye başvuranlara da tepki gösterdim. Kom şube kimsenin tapulu malı değildir diye söyledim. Benim tayinim çıkınca 1 yıl ertelemeye çalıştım. Dilekçeler yazdım. Hatta bu konuda ak parti milletvekillerinden yardım istedim. Ben fetöcü olsam neden akparti milletvekillerinden yardım isteyeyim. Ben paralel yapıyı eleştiren bir yapıya sahiptim. Devlet içindeki kadrolaşmalarını her zaman eleştirdim. Ben savcılıkta .... ve Bayramı tanık olarak gösterdim. Bu arkadaşlarda paraleli eleştiriyorlardı. Bu tartışma olarak yansıtılmış ancak bu aramızda yaptığımız bir muhabbetti. Benim paralelci olmadığıma dair tüm çevremi tanık olarak gösterebilirim. Dosyadaki fotoğraflar yaklaşık 1 yıl önce çekilmiş fotolardır. Bunu bizzat kardeşimle beraber çektik. Bir insan sevmediği birisinin sembolini içeren bir fotoğraf çekmez. Bu benim düşmanlığımı değil bağlılığımı gösterir. Cizre gibi bölgelere ben bizzat gönüllü olarak gittim. Gönüllü olarak gittiğimi de tüm şube bilir. Ayrıca Cizrede görev yaptığım arkadaşlarımın hepsi hükümet yanlısı beyanlarıma şahittir. 15 temmuz darbesinde ben Iğdır vali yolunda haber aldım. Hemen şubeye arkadaşım ile gittik. Personel servisine çıktık. Ben ikinci darbe ihtimali varken Muş iline gönüllü olarak gittim. Burada bir gece kaldık. O gece görevim olmadığı halde darbe karşıtı gösterilere katıldım. Darbeye karşı gösterilere katılmam benim darbeye karşı oluşumu gösterir. Benim devlete olan desteğimi ve bağlılığımı gösterir. Benim bunların bankası ile hiç bir ilgim ve alakam yoktur. Dernekleri ve kuruluşları ile bağlantım da yoktur. Aksine devletimizi destekleyeci kuruluşlarla bağlantıda bulundum. Arakanlı müslümanlara yardım yapılması amacıyla Kızılaya eşimle birlikte yardım ettim. .... aboneliğim iptal etmedim. .... aboneliğim devam etmektedir. ....la ilgili bazı sorunlar vardır. Birinci listede olup ikinci listede olmayanlar var. Bazı mahkemelerde 117 gün sonra kişilerin .... kullanıcısı olmadığı anlaşıldığından, tahliye edildikleri örnekler var. Bununla ilgili başka örnekler de vardır. Muhtemelen benim durumum da bu olabilir. İmei sorgulandığında eksik çıkıyor. Bana ait telefonun imei numarası çıkmıyor. .... bir IP'i ….. kişiye vermektedir. Bundan kaynaklı bir sorun olabilir. Aynı IP ye sahip kişilerden biri .... yükleyince diğer 3 kişiye de .... yüklenmiş gibi olmaktadır. Benim durumumun da bu olduğu kanaatindeyim. Benim kaçma şüphem yoktur. Telefonumu kendim Teslim ettim. Çünkü böyle bir şüphem yoktur. Bu nedenle tutuksuz olarak yargılanmak istiyorum, dedi. Kendim teslim oldum, dedi. Yazıyı ben Iğdırda yazmıştım. Öylesine yazmıştım." Şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık müdafiinin beyanında; "Beyanlara bir diyeceğimiz yoktur. Sanığın facebook paylaşımları ve bağış yaptığına dair makbuzu mahkemenize sunuyorum. Örgütü eleştiren bir el yazısı vardır. Sanık bana göndermiştir. Bu tür dosyalara baktığımızda dönemsel değişiklikler olduğunu görüyoruz. Çoğunun beraat ettiğini ve devlet tarafından tazminat ödendiğini görüyoruz. Örgütün yönetimi ile ilgili bir bilgi yoktur. Örgüt yapısını oluşturan bir şablon yoktur. Müvekkil örgütün neresindedir belli değil. Basında çok fazla haber vardır. Tek başına delil olamaz. Yüklenmiş olsa bile bunu nerede kullandığı ne yazdığı belli değildir. Bylockla bağlantısı tespit edilememiştir. Delil olarak kabul etmiyoruz. 2 yıl öncesine kadar herkes fethullah gülene methiye düzüyordu. Bu örgüt Türkiye içerisinde göz göre büyüdü. Örgüt içerisindeki insanlar hukuk tarafından korunmalıdır. Çünkü örgütü daha önce destekleyenler yönetici oldukları için herhangi bir soruşturmaya uğramadılar. Kendilerini koruma altına aldılar. Alt tabakadaki insanlar ise zor durumda kaldılar. Aydın vural kendisine bir avukat tutamadı. Çünkü maddi durumu yoktu. Ailesi zor durumda. Kendi fetöcü olsa eşi şuan çalışıyor olmazdı. Yattığı süre göz önünde bulunarak tahliye talebinde bulunuyoruz. ....'ya müzekkere yazılmasını talep ediyoruz." Şeklinde beyanda bulunmuştur.
B)Dairemizde Yapılan Savunmalar
Sanığın Dairemizce 13/11/2019 tarihli alınan savunmasında: ''Ben daha önceki savunmalarımda ayrıntılı olarak açıkladığım üzere fetö ile hiç bir irtibatım yoktur. Aleyhimde sadece CGNAT kayıtları bulunmakta olup Yargıtay 16. Ceza Dairesi bunlara dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağına dair pek çok karar vermiştir. Yine Bank .... da hesabım, fetöye müzahir dernek, sendika vb. üyeliğim yoktur. Fetö mensupları bir dönem dijitürk aboneliklerini iptal ettirdikleri halde benim üyeliğim halen devam etmektedir ve hakkımda soruşturma olunca derhal gelip teslim oldum. Dolayısıyla aleyhime şüpheden başka delil yoktur. Beraatimi talep ederim, ben az önce savunmada da belirttiğim gibi örgütün hiç bir talimatına uymadım ve aksine hareket ettim. Bu haliyle söz konusu veri inceleme raporundaki belirtilen hususları kabul etmiyorum. Zira bu belge zaten bir fişleme belgesidir. Nerede, nasıl ve kim tarafından oluşturulduğu belli değildir. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Savunmalarım doğrultusunda beraatime karar verilmesini talep ediyorum. Cumhuriyet Savcısının mütalaasını kabul etmiyorum. 13 günde 48 kez .... IP sine bağlandığım iddiası dışında aleyhimde hiç bir delil olmadığı gibi lehe bir çok husus ileri sürdüm. En azından şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraatime karar verilmesini talep ediyorum dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
III-DELİLLER
Tanık .... İlk Derece Mahkemesince Alınan Beyanında; "Sanığı tanımıyorum, kendisini hiç görmedim, bizim uygulamamızda ben gruplara sohbet eden öğretmenlerin müdürüydüm. Sanığın ismini oradan duymuş olabilirim. Aradan uzun bir zaman geçti. Yanlış hatırlıyor olabilirim. Öğretmenlerle aramızda konuşurken isimler zikrediliyordu. Biz bunları listeliyorduk. Ancak sürekli gelenlerle birlikte sohbete bir defa gelenleri bile silmiyorduk. Dua niyetine tekrar gelmeleri için listeden kaldırmıyorduk, hatta hiç gelmeyenleri de listede tutup sohbete gelmesi için yakın çevresinden bir arkadaşını görevlendiriyorduk. Ben kendim bu gruplara sohbet vermediğim için sanığı hiç görmedim. Ben sanığı 2014 yılında kom şube dağıtılıncaya kadar sohbete geldiğini beyan etmişsem de ifade sırasındaki polislerin ihraç edilen ve tutuklu bulunan personelle ilgili yönlendirme yapmasından dolayı böyle bir beyanda bulunmuş olabilirim. Ancak ben şahsı kesinlikle tanımıyorum. Segbis sisteminde gördüğüm sanığı ilk defa burada gördüm." Şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yazılı Deliller:
-07/01/2017 tarihli araştırma tutanağı
-07/01/2017 tarihli .... sorgu sonucu
-10/01/2017 tarihli araştırma tutanağı
-16/01/2016 tarihli yakalama ve el koyma tutanağı
-09/01/2017 tarihli tespit tutanağı
-09/01/2017 tarihli adres ve araç tespit tutanağı
-01/02/2017 tarihli inceleme tutanağı
-13/09/2017 tarihli .... cbs sorgu sonucu
-24/07/2017 tarihli ığdır sosyal güvenlik il müdürlüğünün cevabı yazısı ve ekleri
-Sanığa ait nufüs ve adli sicil kaydı
IV-DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
A)İlk Derece Mahkemesince Delillerin Değerlendirilmesi ve Mahkemenin Ulaştığı Kanaat:
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;
"FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği iddiası ile Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeleri tarafından gizli mesajlaşmalar amacıyla kullanılan .... programını kullandığı, Sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği iddiasıyla mahkememize kamu davası açıldığı görülmüştür.
5237 sayılı TCK 314/2: "Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir."
Kanuna göre, örgüt kurucusu veya yöneticisi olmadığı halde örgütün üyesi olan kişi de korunan hukuki değere tehlike oluşturması nedeniyle cezalandırılmalıdır. Örgüt üyeliği suçunun oluşması için, üye olmak yeterli bulunduğundan, ayrıca herhangi bir örgüt faaliyetine veya eylemine iştirak edilmesi gerekli değildir. Bu nedenle, örgüt üyesi olma suçu, tehlike suçu niteliğindedir.
Silahlı örgüt üyeliği suçu; silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerekir. Suç, örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmakla birlikte, üyelik süresince eylem temadi etmektedir. Bu nedenle örgüt üyeliği suçu mütemadi suç niteliğindedir. (Osman YAŞAR, Hasan Tahsin GÖKCAN, Mustafa ARTUÇ- Yorumlu Uygulamalı Türk Ceza Kanunu Cilt VI s.8549)
Sanık .... isimli programı kullanmadığını beyan etmiş ise de; Kaçakçılık ve Organize Suçlar İle Mücadele Şube Müdürlüğü'nün raporuna göre sanığın (kullandığını beyan ettiği) .... numaralı GSM hattında .... uygulamasını kullandığının anlaşıldığı, bununla birlikte bu hat üzerinden .... ID'lerine ihraç olmadan önce görev yaptığı Isparta ve Iğdır illerinden 02/09/2014 tarihinden 15/09/2014 tarihine kadar 48 kez bağlandığının tespit edildiği, söz konusu uygulamanın güçlü bir kripto sistemi ile internet bağlantısı üzerinden erişim sağlanmak suretiyle gönderilen her bir mesajın farklı bir kripto anahtarı ile şifrelenerek iletilmesine dayanan bir tasarıma sahip olduğu, uygulamanın akıllı telefonlara yüklendikten sonra kullanılabilmesi için kullanıcı adı ve şifrenin akabinde cihaz üzerinde rastgele oluşturulan kullanıcıya özel güçlü bir kripto grafik şifrenin belirlenmesi, bu bilginin uygulama sunucusuna kriptolu olarak iletilmesi işlemlerinin yapılması gerektiği, bu şekilde kullanıcı bilgilerinin ve iletişiminin azami şekilde güvenliğinin sağlanması amacının güdüldüğü, iki kullanıcının haberleşmesi için her iki tarafın çoğunlukla yüz yüze veya bir aracı vasıtasıyla temin edilen kullanıcı adlarının eklenmesinin gerektiği, ancak bundan sonra her iki kullanıcının birbirini eklemesi akabinde mesajlaşmanın başlayabileceği, gerçekleştirilen haberleşmenin cihaz üzerinde belirli sürelerde manuel bir işleme gerek duyulmaksızın otomatik olarak silindiği ve olası bir adli işlem neticesinde cihaza el konulması durumunda dahi kullanıcı listesindeki kişilere ve haberleşmelere ilişkin geçmiş verilere erişime engelleyecek şekilde sistemin kurgulandığı, haricen edinilen açık kayıt verilerine göre giriş şifresi oluşturulduktan sonra sisteme Türkiye haricinden başka bir ülkenin Server (Sörvır)’ı üzerinden bağlantı sağlanabildiği, .... üzerinden gönderilen mesajlar, mesajı gönderdikten sonra alıcı tarafından silinmemiş ise 24 saat içerisinde mesajın sistem tarafından otomatik olarak silindiği, ancak gönderici mesajı gönderdikten sonra mesajı telefonundan silerse, alıcı mesajı okuduktan sonra sistemin mesajı otomatik olarak sildiği, .... içerisinde gelen mesajlardan telefonların özelliklerine göre ekran görüntüsü kopyası alınabildiğini ve yine Server'deki mesajların da belirli periyotlarla bir görevli tarafından silinmesi nedeniyle elde edilen verilerin programın tamamını kapsamadığı, sadece kurtarılabilen verilerin tespit edilebildiği ve bu nedenle içeriklerin de tam olarak tespit edilememiş olması, bu itibarla içeriğin tamamının tespitinin mümkün olmaması karşısında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mensuplarının örgütün elebaşı ....in talimatıyla, özel bir server üzerinden yalnızca FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının kullanabileceği özel bir yazılım olarak üretilen ve örgüt mensuplarının deşifre olmadan kendi aralarındaki haberleşmeleri sağlamaları amacıyla kullanımına sunulan .... isimli kriptolu program üzerinden haberleşmeyi sağladıkları, yapılan incelemede programın %90'dan fazla bir oran ile Türkiye'de indirildiği, programın 15/07/2016 tarihindeki hain darbe girişiminden önce örgüt mensupları dışında kişiler tarafından bilinmediği ve ancak bu tarihten sonra böyle bir program olduğunun ortaya çıktığı ve hatta programın tespit edildiğinin örgüt mensupları tarafından öğrenilmesinden sonra başka programlara geçiş yapılması için talimatlar verildiği, dolayısıyla .... isimli programa FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde faaliyet göstermeyen bir kişinin ulaşmasının mümkün olamayacağı, bu manada söz konusu programın bir kişide mevcudiyetinin aslen doğrudan doğruya örgütle görüşme dahilinde devam eden bir organik bağı ispat eden bir sübut vasıtası olduğunun anlaşılması nedeniyle sanığın bu programı kullanmadığına ilişkin savunmasına itibar edilmemiştir.
.... isimli program ile ilgili araştırma yapılması talebi yönünden gelen .... raporları da nazara alındığında; ....'un hat üzerinden indirilmesi ve sanığın görev yerleri olan Isparta ve Iğdır'da kullanıldığının tespit edilmesi, IP numarasının her bağlantıda farklı bir numara olarak verilmesi, kullanım verilerinin gönderilmiş olması nazara alınarak talebin reddine karar verilmiştir.
Dijital delillerin incelenmesinin uzun zaman alacağı ve dosyadaki delil durumu nazara alındığında dosyaya bir katkı sağlamayacağı anlaşıldığından sanık lehine değerlendirme yapılarak dijital delillerin beklenilmesinden vazgeçilmiştir.
Her ne kadar tanık .... Isparta Cumhuriyet Başsavcılığında vermiş olduğu ifadesinde sanığın 2014 yılında Isparta KOM Şube dağıtılana kadar sohbetlere geldiğini belirtmiş ise de, bu ifadesinde sanığı bizzat teşhis etmemesi, nitekim mahkememiz huzurunda da sanığı tanımadığını sadece sohbet yapan kişilerin müdürü olarak kendisine sohbetlere gelen kişilerin isimlerinin bildirildiğini, sanığın bizzat sohbetlere katıldığını görmediğini, polisin yönlendirmesi ile beyanda bulunduğunu belirtmesi nazara alınarak, sanığın üzerine atılı suç yönünden tanığın etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu beyanlara itibar edilememiştir.
FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyeliğine ilişkin her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmek kaydıyla.... isimli haberleşme programının kullanılmasının başlı başına FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyeliğinin ispatı olduğu ve diğer kriterlere göre örgüte bağlılığın çok güçlü bir delili olduğu, bununla birlikte sanığın personel bilgi formuna göre mesleğe başladıktan 14 ay sonra KOM Şube Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliğinde çalıştığı, örgütün kendi üyeleri dışında aktif bürolar olarak belirtilen bu bürolarda başka bir kişileri görevlendirmediği, bu itibarla .... programını kullanması bu husus ile birlikte nazara alındığında; örgüt üyeliğinin sabit olduğu, sanığın .... programını sadece 13 gün kullanmış olması ve giriş sayısı nazara alınarak suça ilişkin kanunda belirlenen alt sınırdan cezalandırılmasına, sanığın işlemiş olduğu suç nedeniyle Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi uyarınca cezasında yasal arttırım uygulanmasına, sanığın sabıkasız geçmişi, yargılama sürecinde gösterdiği saygılı tutum ve davranışlar göz önüne alınarak hakkında takdiri indirim uygulanmasına karar verilmiştir.
5237 sayılı TCK'nın 221/4.maddesine göre suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi halinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Kişinin bu bilgileri yakalandıktan sonra vermesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı verilecek cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır.
Pişmanlık; "Pişman olma; nedamet; yaptığı işten üzüntü duyup bir daha yapmamaya karar verme anlamına gelmektedir" (Türk Hukuk Sözlüğü Prof.Dr. Ejder Yılmaz)
Her ne kadar sanık tarafından lehe olan hükümlerin uygulanması talep edilmiş ise de; sanığın aşamalarındaki beyanlarında örgütün yapısına ilişkin veya kendisinin örgüt içerisindeki durumuna ilişkin herhangi bir bilgi vermediği, sürekli inkar yolunu tercih ettiği, dolayısı ile herhangi bir pişmanlığının bulunmadığı anlaşıldığından etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' şeklindedir.
B)Dairemizce Delillerin Değerlendirilmesi ve Ulaşılan Kanaat;
Sanık hakkında terör örgütüne üye olma suçundan Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 20/02/2018 tarih ve 2017/68 esas ve 2018/17 karar sayılı ilamın sanık ve müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine, dosyanın incelemesini yapan Dairemizce, CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin CGNAT kayıtlarının kişilerin .... kullandığını kabul etmek için yeterli olmadığı ve dosya içerisine sonradan giren belgelerin CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada okunarak sanık ve müdafine savunma yapma imkanı tanınması gerektiğine ilişkin kararları doğrultusunda gereğinin yapılması ve sanığın hukuki durumunun sonucuna göre değerlendirilmesi için davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Dairemizce açılan duruşma sırasında sanık hakkında düzenlenmiş olan veri inceleme raporu temin edilmiş olup, söz konusu raporda sanığın "EA" yani Fetö içerisinde olup, örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan kişi olarak vasıflandırıldığı görülmüş, bahse konu belge duruşmada okunarak sanığa savunma yapma imkanı tanınmıştır.
Bu halde, emniyet mahrem imamlar soruşturmasına ilişkin veri inceleme raporu içeriği ve Fetö'nün gizli haberleşme programı olan bylocka ait IP adreslerine bağlandığına ilişkin CGNAT kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın Yargıtay Ceza Genel Kurulu ile 16. Ceza Dairesi kararlarında ifade edilen, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından gizli haberleşme amacıyla kullanılan, bu özelliği nedeniyle de terör örgütü üyeliğinin başlıca delili niteliğindeki ByLock haberleşme sistemine dahil olduğu sonucuna ulaşılmış, dolayısıyla sanığın örgüt üyesi olduğuna ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünün ve uygulamasının yerinde olduğu kanaatine varıldığından sanık ve müdafinin istinaf isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarı kısımda açıklandığı üzere;
İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşıldığından sanık müdafinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Dair, sanığın yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı .... (....) huzurunda, kararın hazır bulunanlar yönünden tefhiminden, hazır bulunmayanlar yönünden ise tebliğinden itibaren 15 gün içinde Dairemize verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile Zabıt Kâtibine beyanda bulunulmak suretiyle Yargıtay nezdinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere, belirtilen süre içerisinde yasa yoluna başvurulmadığı takdirde kararın kesinleşeceği hususu belirtilerek ve mütalaaya uygun olarak, oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/03/2019 (¤¤)