(5237 S. K. m. 43, 125, 265) (5271 S. K. m. 223)
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
I-İDDİA
A)İddianame;
İDDİA: Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı müştekiler ..... ve .....'in Patnos Kaymakamlığında polis memuru olarak görev yaptıkları, olay günü yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı şüpheli .....'ın Patnos Kaymakamı ile kendisine iş verilmesi için görüşme talebinde bulunduğu, müşteki .....'in de şüpheliyi İŞKUR'a yönlendirdiği, şüphelinin bunun üzerine "gitmeyeceğim zorla da olsa Kaymakam ile görüşeceğim" şeklinde bağırarak kendisini yere attığı" müştekiler şüpheliye telkinde bulunduğu sırada şüphelinin " sizler çakallarsınız, ne yaparsanız yapın zorla da olsa görüşeceğim çakallar" demek suretiyle hakaret ettiği, şüphelinin direnmesi sonucunda müşteki .....'ın olay sırasında sol el bileğinde ve sol dirsek dış kısmında sıyrıklar meydana geldiği bu suretle basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecede yaralandığı, şüphelinin alınan ifadesinde, müştekilere "çakallar" demek suretiyle üzerine atılı hakaret suçunu işlediğini ikrar ettiği, yaptıklarından dolayı pişmanlık duyduğunu beyan ettiği,
Soruşturma evrakı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde müşteki beyanları, şüpheli savunması dosya arasında bulunan Adli Raporlar dikkate alındığında şüphelinin her iki müştekiye karşı "çakallar" demek suretiyle kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu işlediği, müştekilerin görevini yapmasını cebir kullanarak engellemek suretiyle görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin oluştuğu anlaşılmakla;
1-)Şüphelinin yargılamasının mahkemeniz tarafından yapılarak yukarıda yazılı sevk maddeleri gereğince cezalandırılmasına,
2-)Şüphelinin kasten işlemiş olduğu suç sebebiyle hakkında hapis cezasına hükmedilmesi halinde TCK 53 maddesinde düzenlenen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına,
3-)Şüphelinin Adli Sicil kaydında tekerrüre esas kaydı bulunduğundan hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimine hükmedilmesine,
Karar verilmesi kamu adına iddia ve talep olunmuştur. ''şeklindedir.
B)İstinaf Mahkemesinde İddia Makamı Esas Hakkında Mütalaasında;
'' Sanığın kamu görevlisi olan polis memurlarına karşı görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçunu işlediği sabit olduğundan TCK'nın 265/1, 43/2, 53,58; 125/3-a, 125/4, 43/2, 53, 58. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur dedi. '' şeklindedir.
II-SAVUNMA VE BEYANLAR
A)İlk Derece Mahkemesinde Yapılan Savunmalar:
SAVUNMA, ŞİKAYET VE TANIK BEYANLARI:
"Sanık ..... 18/04/2018Tarihli Savunmasında: Ben önceki savunmamı aynen tekrar ederim. Olay günü iş arama amacıyla kaymakam beyle görüşmek için gitmiştim. Ben sekiz yıl cezaevinde kaldığım için kimse beni işe almıyordu ve iş kura yaptığım başvurularda da olumlu sonuçlar gelmiyordu. Ben de bu yüzden kaymakam beyle görüşmek istemiştim. Benim tek amacım bir işimin olmasını istemekti. Ancak orada bulunan polis memurları beni zorla dışarıya çıkarmak istediler ve benim kolumda bulunan dikişleri patlattıkları için can acısıyla çakallar dedim ancak benim hakaret etmek gibi bir kastım yoktu can acısıyla bu şekilde söylemde bulundum. Ayrıca polislerin görevini yaptırmamak için direnme gibi bir eylemim olmadı. Ben üzerime atılı olan suçlamayı kabul etmiyorum. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, suçsuzum, beraatimi talep ederim demiştir.
Müşteki ..... 10/05/2018Tarihli Beyanında: Ben önceki beyanımı aynen tekrar ederim. Olay günü sanık Kaymakamlığa geldi ve kaymakam bey ile görüşmek istediğini söyledi ve koridorda bağırıp çağırmaya başladı bunun üzerine ..... ile birlikte sanığı dışarı çıkardık. Ancak bu esnada bize iddianamede geçen hakaret içeren sözleri söyledi. Biz sanığı dışarı çıkarırken kendisi yere yattı ve daha sonra ..... ile birlikte sanığı ayağa kaldırdığımızda çevresine elini kolunu sallamaya başladı. Ben bu olayda yaralanmadım. .....'ın olayda yaralanıp yaralanmadığını bilmiyorum. Şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum, olay nedeniyle maddi zararım yoktur demiştir.
Müşteki ..... 04/07/2018 Tarihli Beyanında: Ben önceki beyanlarımı aynen tekrar ederim. Olay günü Patnos Kaymakamlığı'nda polis memuru olarak görev yapıyordum ve bir şahsın bağırdığını duydum kaymakam beyin odasının önüne gittim. Bir şahıs kaymakam beyle görüşmek istediğini söyleyerek bağırıyordu biz de yerden kalkmasını söyledik. Ancak şahıs sürekli kendini yerlere atıyordu. Biz şahsı kollarından tutarak dışarı çıkarmak istedik bu esnada iddianamede geçen hakaret vari söylemlerde bulundu. Ancak kolunda ve vücudunun herhangi bir yerine dikiş izinin olup olmadığını ben şuan hatırlamıyorum. Olay nedeniyle elimde ufak sıyrıklar oldu. Başkaca bir yaralanmam yoktur. Ben sanıktan şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum. Olay nedeniyle maddi zararım yoktur demiştir. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
B)DAİREMİZCE ALINAN SAVUNMALARDA:
Sanığın Talimat Mahkemesince Alınan Beyanında: Ben bu konuda daha önce savunmada bulunmuştum, aynen tekrar ederim. Olay günü iş aramak amacıyla kaymakam bey ile görüşmeye gittim. Ben 8 sene cezaevinde kaldığım için kimse işe almıyordu. Kaymakam bey ile görüşmek istedim o sırada polisler bana müdahale etti ve bileğimde bulunan dikişlerim patladı o can havliyle çakallar dedim. Benim suç işleme kastım yoktu. Devletime karşı bir suç işlemek istemem. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinin 6. Ceza Dairesinin yeniden yargılamasına karşı bir diyeceğim yoktur. Hakkımda tekrardan beraat kararı verilmesini talep ederim, dedi.
Sanığın hazırlık beyanı ile şimdiki beyanı arasında çelişki yok.
Sanığa dosya içerisindeki bilgi, belge ve tutanaklar ayrı ayrı okundu soruldu: Aleyhime olan hususları kabul etmiyorum.
Sanığa dosyada mevcut adli sicil ve nüfus kaydı okundu, soruldu: Doğrudur bana aittir dedi.
Sanığa hakkında mahkumiyet kararı verilmesi halinde CMK'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi ihtimaline binaen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sonuçları anlatıldı, bu karar verilmesi durumunda CMK 231/10 maddesi gereğince sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği takdirde, açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesi kararı verileceği, CMK 231/11 maddesi gereğince denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi halinde hükmün açıklanmasına karar verileceği anlatıldı.
SANIKTAN SORULDU: Ben atılı suçlamayı kabul etmiyorum, ancak mahkumiyet almam halinde hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini istiyorum dedi.
III-DELİLLER
1-Sanık savunmaları
2-Müşteki beyanları
3-Sanığın nüfus ve adli sicil kaydı,
4-Sanığın sosyal ekonomik durum araştırması,
5-Tüm dosya kapsamı
IV-DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
A)İlk Derece Mahkemesince Delillerin Değerlendirilmesi ve Mahkemenin Ulaştığı Kanaat:
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;
''İddianame, sanığın savunması, müştekilerin beyanları ile dosyadaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde sanığın iş istemek için Patnos Kaymakamlığına giderek kaymakam beyle görüşmek istediği ancak müşteki .....'in sanığı İŞKUR'a yönlendirdiği ve sanığın "gitmeyeceğim zorla da olsa Kaymakam ile görüşeceğim" şeklinde bağırarak kendisini yere attığı ve" sizler çakallarsınız, ne yaparsanız yapın zorla da olsa görüşeceğim çakallar" dediği olayda sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından TCK'nın 125/1, 125/3-a, 125/4, 43/2, 265/1, 43/2, 53 ve 58 maddelerinden kamu davası açılmıştır.
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceği öngörülmüştür. Tehdit eylemi, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdit içerdiği düşünülen sözlerin olay kapsamında hangi bağlamda kullanıldığının da değerlendirilmesi gerekir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde sanığın müştekilere karşı " sizler çakallarsınız, ne yaparsanız yapın zorla da olsa görüşeceğim çakallar" dediği için kamu davası açılmış ise de hakaret suçunun cezalandırılması için sözlerin açıkça onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmekte olup müştekilerin şikayetçi olmadıkları anlaşıldığından sanığın hakaret suçundan dolayı cezalandırılması için açılan kamu davasında suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraat kararı verilmiştir.
Sanığın "gitmeyeceğim zorla da olsa Kaymakam ile görüşeceğim" şeklinde bağırarak kendisini yere attığı olayda sanığın herhangi bir cebir ve tehdit eyleminin görevli memurlara karşı olmadığı, sanığın salt kendisini yere atması da görevi yaptırmamak için direnme suçuna vücut vermeyeceği için açılan kamu davasında suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraat kararı verilmiştir. '' şeklindedir.
B)Dairemizce Delillerin Değerlendirilmesi ve Ulaşılan Kanaat:
Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret suçlarından sanık ..... hakkında yapılan yargılama sonucunda, beraatine ilişkin Patnos 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 09.07.2018 tarih ve 2018/63 esas, 2018/336 karar sayılı ilamın o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, dosyanın incelemesini yapan Dairemizce, CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca sanığın eylemlerinin suç teşkil edip etmediği, ettiği kabul edildiği takdirde ise suç vasfının belirlenmesi için davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Duruşmalı istinaf incelemesi kapsamında, sanığın savunması alınmış, mağdurlar için yazılan talimatın bila ikmal gelmesi ve yeniden dinlenmelerinin zorunlu görülmemesi nedeniyle beyanlarının alınması için tekrar girişimde bulunulmamış ve somut olay bu haliyle Dairemizce değerlendirilmiştir.
Bu bağlamda;
Sanığın kısmen ikrar içeren savunmaları, mağdurların soruşturma ve ilk derece Mahkemesindeki beyanları, olaya ilişkin tutanaklar ve mağdurların iddialarını doğrular nitelikte mağdur .....'ın sol el bileği ve sol dirsek dış kısmında 1X0,5 cm. boyutlarında sıyrıklar bulunduğuna dair adli rapor ve tüm dosya kapsamından, olay günü kaymakam ile görüşmek için kaymakamlık binasına giden sanığın, burada görevli polis memuru olarak bulunan mağdurların bunun mümkün olmadığını söyleyerek kendisini iş kura yönlendirmeleri üzerine onlara hitaben "sizler çakallarsınız, ne yaparsanız yapın zorla da olsa görüşeceğim çakallar" şeklinde sözler söylediği ve kendisini yere attığı, mağdurların müdahale etmek istemeleri üzerine de, gitmemek için aktif olarak direndiği ve elini sallayarak onlara vurmaya çalıştığı, sanığın eylemleri nedeniyle mağdur .....'ın kolunda adli raporda tarif edildiği şekilde yaralanma meydana geldiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar ilk derece Mahkemesince, sanığın üzerine atılı hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı ve mağdurların şikayetçi olmadıkları, görevi yaptırmamak için direnme suçunun da unsurlarının oluşmadığı ifade edilerek ancak bu kabule uyan CMK'nın 223/2- a maddesi yerine aynı Kanunun 223/2-c maddesine göre beraat kararı verilmiş ise de, Dairemizce yapılan değerlendirmede, sanığın görevli polis memurlarına bağırarak bir kaç defa söylediği "...çakallar" şeklindeki ifadenin açıkça mağdurların onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte olduğu ve bu nedenle sanığın üzerine atılı kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu oluşturduğu kanaatine varılmış, aynı şekilde sanığın görevini yapan polis memurlarına karşı elini sallayarak vurmaya çalışması ve gitmemek için itip kakarken mağdur .....'ın yaralanmasına neden olması şeklindeki eyleminin de görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.
Sanığın eylemlerinin niteliği ve gerçekleştirilme biçimi gözetilerek her iki suça ilişkin olarak cezasının alt sınırdan belirlenmesi ve tek fiille birden fazla mağdura karşı işlediği bu suçlardan dolayı hakkında TCK'nın 43/2. maddesi delaletiyle 43/1. maddesi tatbik edilmek suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Adli sicil kaydından daha önce kasıtlı suçlardan birden fazla kez mahkum olduğu anlaşılan sanığın suça meyilli olarak kabul edilen kişiliği itibariyle bir daha suç işlemeyeceğine dair kanaat oluşmadığından hakkında hükmedilen hapis cezasının TCK'nın 50. maddesi uyarınca adli para cezası ile seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesine, TCK'nın 51. maddesi uyarınca TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine veya CMK'nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş, adli sicil kaydında yer alan Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/05/2013 tarih ve 2008/273 esas, 2009/101 karar sayılı ilamıyla mükerir olduğu anlaşılan sanık hakkında TCK’nın 58/6-7 maddesi gereğince, mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarı kısımda açıklandığı üzere;
A)1-Patnos 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/07/2018 tarih, 2018/63 esas ve 2018/336 karar sayılı ilamının CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Sanığın üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunun işlendiği anlaşılmakla, eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 265/1. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman suç konusunun önem ve değeri dikkate alınarak takdiren alt sınırdan olmak üzere 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığın eylemini tek bir hareket ile birden fazla kişiye karşı zincirleme olarak gerçekleştirdiği anlaşılmakla cezasında TCK'nun 43/2. maddesi delaletiyle 43/1. maddesi gereğince 1/4 oranın artırım yapılarak 7 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek cezasında 5237 sayılı TCK'nun 62/1 fıkrası gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak6 AY 7 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1-2-3 madde ve fıkralarının UYGULANMASINA,
6-Adli sicil kaydından daha önce kasıtlı suçlardan birden fazla kez mahkum olduğu anlaşılan sanığın suça meyilli olarak kabul edilen kişiliği itibariyle bir daha suç işlemeyeceğine dair kanaat oluşmadığından hakkında hükmedilen hapis cezasının TCK'nın 50. maddesi uyarınca adli para cezası ile seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesine, TCK'nın 51. maddesi uyarınca TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine veya CMK'nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
7-Sanığın adli sicil kaydında yer alan Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/05/2013 tarih ve 2008/273 esas, 2009/101 karar sayılı ilamıyla mükerir olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında TCK’nın 58/6-7 maddesi gereğince, mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri UYGULANMASINA,
B)1-Sanığın kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu işlediği anlaşılmakla, eylemine uyan TCK'nın 125/3-a maddeleri uyarınca, aynı kanunun 61/1. maddesine göre suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri, sanığın amaç ve saiki dikkate alınarak takdiren alt sınırdan olmak üzere 1 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Sanığın hakaret eylemini alenen işlediği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK 125/4. maddesi uyarınca cezasından 1/6 oranında artırım yapılarak 1 YIL 2 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığın eylemini tek bir hareket ile birden fazla kişiye karşı zincirleme olarak gerçekleştirdiği anlaşılmakla, TCK'nun 43/2. maddesi delaletiyle 43/1.maddesi gereğince sanığa verilen cezanın takdiren 1/4 oranında arttırılarak sanığın 1 YIL 5 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek cezasında 5237 sayılı TCK'nun 62/1 fıkrası gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 1 YIL 2 AY 17 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1-2-3. madde ve fıkralarının UYGULANMASINA
6-Adli sicil kaydından daha önce kasıtlı suçlardan birden fazla kez mahkum olduğu anlaşılan sanığın suça meyilli olarak kabul edilen kişiliği itibariyle bir daha suç işlemeyeceğine dair kanaat oluşmadığından hakkında hükmedilen hapis cezasının TCK'nın 50. maddesi uyarınca adli para cezası ile seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesine, TCK'nın 51. maddesi uyarınca TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine veya CMK'nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
8-Sanığın adli sicil kaydında yer alan Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/05/2013 tarih ve 2008/273 esas, 2009/101 karar sayılı ilamıyla mükerir olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında TCK’nın 58/6-7 maddesi gereğince, mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri UYGULANMASINA,
Dair, sanığın yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı .....'un (.....) huzurunda, kararın tefhiminden itibaren 15 gün içinde Dairemize verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile Zabıt Kâtibine beyanda bulunulmak suretiyle Yargıtay nezdinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere, belirtilen süre içerisinde yasa yoluna başvurulmadığı takdirde kararın kesinleşeceği hususu belirtilerek ve mütalaaya aykırı olarak, oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/04/2019 (¤¤)