(5271 S. K. m. 280) (5237 S. K. m. 43, 53, 103)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08/06/2018 tarih 2017/153 Esas 2018/157 Karar sayılı Çocuğun Cinsel İstismarı suçundan mahkumiyet kararına karşı sanık müdafii tarafından süresinde istinaf başvurusunda bulunulmuş olmakla, 5271 sayılı CMK'nun 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşmanın açılmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İDDİA:
Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 05/07/2017 tarih 2016/2206 soruşturma, 2017/3725 esas sayılı iddianamesi ile; sanığın katılana yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı suçunu işlediği iddiasıyla eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 103/1-1 cümle, 103/1-b, 43/1 ve 53. Maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık ......'ün ilk yargılama sırasında alınan savunmasında: "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, eğer böyle bir şey olsaydı koğuşta on dokuz kişi kalıyorduk, bir kişi bile benim bu yaptığım iddia edilen eylemleri görmemiş, ben nasıl olur da herkesi kovuştan çıkartıp böyle şeyler yaparım, kimse demez mi, siz ikiniz yanlız kalıp ne yapacaksınız diye, her gün infaz koruma memurları koğuşa geliyorlar, madem mağdura bunları yaptım, bu kadar zaman infaz koruma memurları gelince niye söylememiş, iddialar asılsızdır, ben koğuş mümesilliği yapmadım, bana sürekli ben E-7 deyken kendisi bana E-5'den pusula atıyordu, bunları da idareye teslim ettim, pusula atıyordu, ...... E-6'dayken kovuş mümesiliydi, ...... de aynı koğuştaydı, görüşe geldiklerinde ailesine müşteki durumu anlatabilirdi, bunların hiçbirini yapmayıp daha sonra benim hakkımda şikayetçi bulunması iddiaların iftira olduğunu göstermekteydi, ben bu kadar kötü bir insansam bana neden pusula atıyor benim kavuşa gelmek için, bu pusulalar idarede mevcuttur, dosya içerisinde yer alan kenarları çiçekli kağıda yazılmış olan mektubu ben ......'e yazdım, yazma sebebim ise bazı hükümlülerden kendisinin pantolon, radyo gibi bir eşya istemesi ve bu durumun da hükümlüler arasında yanlış anlaşılması, ...... hakkında olumsuz sözler sarfedilmesi üzerine ......'i uyarma amacıyla yazmıştım. Ben o kadar cahil bir kişi değilim, ben bir kişiye hediye göndermek istersem İdare'ye gidip idare eliyle gönderirdim, ...... benim kavuşumdan gittikten bir kaç ay sonra benim yeğenim ile ...... tanışmışlar, birkaç kez de görüş sırasında ayakta konuşmuşlardır, yeğenim de benim haberim yokken ......'in hesabına 70,00 TL para yatırmış, suçu işlemedim, beraatimi talep ediyorum" demiştir.
SÖZLÜ DELİLLER:
Katılan ......ilk yargılama sırasında alınan beyanında:"İddianamede anlatılan olaylar doğrudur. Ben çocuk koğuşunda biri ile kavga ettiğimden dolayı güvenlik nedeniyle beni büyük koğuşuna verdiler. Sanık ile birlikte kaldığım koğuş on iki kişiliktir. Söz konusu eylemleri E-6 koğuşunda gerçekleştiriyordu, öbür kişilerin hepsi mutfak bölümüne aşağı kata gidiyorlardı, ...... ile ...... koğuşu ele geçirmişlerdi, herkes onlardan korkuyordu, koğuştan gitmelerini istediklerinde diğer hükümlüler karşı çıkamıyorlardı, ...... o tarihte E-12'deydi, E-6'da değildi. ...... da yoktu, ......'ı da tanımam. Ben E-6 kovuşunda yedi ay kadar kaldım. Ben şikayette bulunduğumda başka bir koğuşa geçmiştim. Ben şikayette bulunmadan yedi ay kadar önce en son sanığın bana yönelik cinsel istismar içeren eylemi meydana gelmişti. Bana cinsel istismarda 15-20 kez bulundu. Benim kıyafetlerimi çıkartmaya çalışıyordu, ben ağlayıp bağırdığımda çıkartmıyordu. Eylemleri benim vücuduma dokunma ve okşama şeklindeydi, başka bir eylemi olmadı, ...... öbür kişileri indirirken oradaki bulunan hükümlülere in diyordu, oradakiler neden diye sorduklarında küfür ederek indiyordu. Ben dilekçe yazıyordum, dilekçemi yırtıyordu, görüşte aileme söyleyecektim ancak utancımdan söyleyemedim, idareye bu konuyu anlatamıyordum, kendisinden korkuyordum, sanıkta bulunduğu halde E-6 koğuşunda kaldığımız koğuş arkadaşlarımızın isimlerini şu anda hatırlamıyorum, hepsi şu anda tahliye olmuştur. Sanıktan şikayetçiyim, davaya katılma talebim vardır." demiştir.
Tanık ...... ilk yargılama sırasında alınan beyanında: "Sanığı ve müştekiyi birlikte bir süre aynı kovuşta kaldığımız için tanırım, ...... ve ...... ile aynı kaldığımız kovuş E6 dır, ...... ile ......le kaldığımız sırada kavuş mümessili bendim, ben iddinameye konu olaya hiçbir şekilde şahsen kendim şahit olmadım, ben daha önce de bu konu ile ilgili savcılıkta ve ceza evi idaresine ifadede bulundum, ben olayı görmedim, görmüş olsam bunu değil ...... için şahsım için konuşuyorum kim olursa olsun ben aynısını anlatırdım, o dönemde de çok fazla kovuş içerisinde kalmıyordum, öyle bir sıkındı ve durumla karşı karşıya gelmedim, kovuş içerisinde çok fazla kalmamamın sebebi ise idarenin cezaevi içerisinde bana görev vermesinden kaynaklıdır, diyeceklerim bundan ibarettir" demiştir.
Tanık ...... ilk yargılama sırasında alınan beyanında: "Sanık ile Mağduru daha önce bulunmuş olduğum kapalı ceza infaz kurumundan tanırım, iddianameye konu olayla ilgili olarak da aradan uzun süre geçmesi nedeniyle hatırlamıyorum, ancak daha önce bu konu ile ilgili ifade vermiştim, ben olayı kendi gözümle görmedim, ancak böyle bir söylentinin olduğunu da aradan uzun süre geçmesi nedeniyle hatırlamıyorum, Sanık ...... mağdur ......'e karşı biraz ilgiliydi, bu ilgiden kastım sanığın ...... ile arasında yaş farkı olmasından dolayı ......'e ilgili davranmasıydı, bunu söyledim, davranışlarla alakalıdır, bunun haricinde herhangi bir şey görmedim. Benim ...... ile aramda herhangi bir husumet ve sıkıntı yoktu, benim bilgim bundan ibarettir" demiştir.
Tanık ...... ilk yargılama sırasında alınan beyanında: "......'ü ve mağdur ......'yi ceza evindeyken E6 kovuşunda bulunduğum sırada tanıdım, Ben yaklaşık 32 yıldır cezaevindeyim, sanığa benim hakkımda tehlikeli bir kişi olduğum bilgisi iletilmiş, beni kovuşta istemediler, idare de benimle kavga eden ve sanığın da içerisinde bulunan kişileri başka kovuşa aldı, Bana sormuş olduğumuz iddianameye konu olayla ilgili olarak kovuşta bir ode gibi bir yerde bu kadar çok insanın bulunduğu bir yerde cinsel istimar suçunun oluşması söz konusu değildir, ...... kilot ile kovuş içerisinde gezerdi ve bağırıp çağıran bir tiptir, benim kendi kanaatim bu durum iftiradır, bir tuvalette bile herkes sıraya girer, ...... bana ...... hakkında iftara attığını ya da atacağına dair bir şey söylemedi, Ben ...... le konuşmuyordum, ...... le de aramız pek iyi olmadığı için onun la da konuşmazdım, daha önceki ifademde de aynı şekilde beyanda bulundum diyeceklerim bundan ibarettir" demiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08/06/2018 tarih 2017/153 Esas 2018/157 Karar sayılı kararı uyarınca; sanık ......'ün katılan ......'ye yönelik sabit görülen Çocuğun Cinsel İstismarı suçundan eylemine uyan TCK'nun 103/1, 103/3-b, 43/1, 62, 53/1-2-3 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU:
Sanık müdafi istinaf dilekçesi ile; yerel mahkemenin kararının hukuka aykırı olduğunu, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğini bildirerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Sanık müdafi tarafından verilen karara karşı yapılan istinaf başvurularının dairemizce incelemesinde; CMK'nın 280/1-b maddesi kapsamı dışında kalan hukuka aykırılıkların bulunduğunun değerlendirilmesi ve aykırılık hallerinin yeniden yargılama yapılarak giderilebileceği kanısına ulaşıldığından CMK'nın 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilmiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YARGILAMASI:
Sanık ......'ün SEGBİS aracılığıyla alınan savunmasında: Atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben katılan ile bir süre aynı koğuşta kaldım. Bu koğuş 20 kişilik bir koğuştu. Sırayla yemek yemek ve lavobayı kullanmak zorunda idik. Hatta ...... dahi yerde yatıyordu. Böyle kalabalık bir ortamda atılı cinsel istismar eylemlerini gerçekleştirmek mümkün değildir. Benim katılan ile bir yakınlığım yoktu. Kesinlikle cinsel bir eylemimde olmadı. Ben aynı koğuşta kaldığım sırada ...... isimli hükümlü ile tartışmıştım. Sonra ...... ve ...... aynı koğuşa düşünce, ...... ...... aracılığı ile bana iftira etti. Ben kantinden yalnız kendi ihtiyacımı alıyordum. ......'e başka koğuşa gittiğinde telefon kartı vs. göndermedim. Ancak başkalarının sözlerine itibar etmemesi için mektup yazdığım doğrudur. Esasen ...... bana yeniden bizim koğuşa gelmek için bir çok pusula gönderdi. Ben bu pusulaları dosyaya sunmuştum. Açık görüşte ...... benim bir akrabam ile karşılaşmış. Ayağındaki spor ayakkabıları istemiş. Akrabam ...... bana bunu anlattı. Bende durumu uygunsa ......'e harçlık yatırabileceğini söyledim. ...... isimli kişiyi benim koğuşuma geldiğinde tanıdım. Ben yargılama sırasında eski hasmım ......'a da tanıklığı ile ilgili bir mektup göndermiştim. Asılsız sözler söylememesini istedim. Katılan sık sık idareye gidip ifade veriyordu. Benim bir cinsel istismar eylemim varsa bunu idareye, koğuş sorumlusuna bildirmemesi olanaklı değildir, savunmam bundan ibarettir" demiştir.
Katılan ...... SEGBİS aracılığıyla alınan beyanında: "Ben sanık ile bir süre aynı koğuşta kaldım. Gerek sanık gerek ben cinsel istismar eylemleri nedeniyle cezaevinde bulunuyorduk. Sanık kantinden aldığı malzemeyi benimle paylaşıyordu. Ayrıca ben sana aşık oldum vb. sözler söylüyordu. Sanık koğuşta kimse olmadığı zamanlarda yanıma gelip benim pantolonumu indiriyordu. İç çamaşırımın üzerinden benim cinsel organımı okşuyordu. Beni dudaklarımdan öpüyordu. Hatta bir keresinde sanık bana nitelikli cinsel istismarda bulunmaya çalıştı. Ben izin vermedim. Ben şikayet ifademde bunu anlatmıştım. Dava dışı ......'ın bu tür eylemlerde bulunduğunu söylemedim. Ailem beni evlatlıktan reddeder düşüncesi ile uzun süre şikayetçi olmamıştım. Ben sanığın koğuşundan ayrıldıktan sonra sanık bana telefon kartı ve mektup gönderdi. Ben bu telefon kartlarını attım. Mektubunu dosyaya sunmuştum. Sonra şikayetçi olmaya karar verdim. Sanık bir akrabası aracılığıyla bana 70 TL para da gönderdi. Ben böyle bir para da istemedim. Sanık diğer hükümlüler televizyon izlemeye vs. gittiğinde beni yalnız yakalıyordu. Bahçede bulunduğumda ısrarla yanına çağırıyordu. Bu sayede yalnız kalmamızı sağlıyordu. Koğuştan ayrıldıktan sonra yeniden sanığın koğuşuna gitmek için pusula vs. göndermedim. Hatta Van Açık CİK 'e gelen bir mahkum yeni zamanlarda bana sanıktan haber getirdi. Sanık bana 2000-3000 TL para vereceğini, benim de şikayetten vazgeçmek için dilekçe yazmamı istediğini söylemiş. Bu kişi ...... isimli kişidir. Sanıktan şikayetçiyim. Cezalandırılmasını istiyorum" demiştir.
Tanık ...... Talimat yoluyla alınan beyanında: "Ben sanığı ve katılanı daha önce kaldığım cezaevinden tanıyorum. Ancak aynı anda bu ikisi ile aynı koğuşta kalmadım. Sanığın katılana yönelik cinsel eylemi varsa da ben tanık olmadım. Bu konu tanık olarak bana sorulunca ifade vermiştim. Ayrıca kimsenin koğuş değişikliği konusunda bir ricasını diğerine iletmedim. Bilgim bundan ibarettir, esasen ......, ...... ve ben sadece dört gün aynı koğuşta kalmıştık. ...... tartışma çıkınca başka koğuşa geçti. Ben bir konferans sırasında karşılaştığım ......'ten ......'in koğuşuna gitmek için bir ricada bulunduğunu hatırlayamıyorum. Aradan zaman geçtiği için ayrıntıları unutmuş olabilirim. Ayrıca ben ...... ile de aynı koğuşta kaldım. Aralarındaki bir husumetten bilgim yoktur" demiştir.
Tanık ...... talimat yoluyla alınan beyanında: "Ben sanığı da katılanı da ceza infaz kurumundan tanıyorum. Farklı zamanlarda aynı koğuşta kaldığımız oldu. Ayrıca üçümüzün birlikte aynı koğuşta kaldığımız bir dönem de oldu. Bu dönemde aralarında büyük yaş farkı olmasına karşın sanığın katılana özel bir ilgi gösterdiğini hissetmiştim. Ancak cinsel bir eylem hiç aklımdan geçmedi. Ben sanığın cinsel istismar içerikli bir eylemine tanık olmadım. Sanık ile benim bir husumetim yoktur. Ancak sanık ......'in beni tanık gösterdiğini duymuş bir başka cezaevinde olduğu halde ilk derece yargılaması sırasında bana bir mektup göndermişti. Bu mektupta tehdite benzer ifadeler vardı. Ailemin dışarıda olduğundan bahsederek ifadem konusunda sözler yazılmıştı. Benim önceki ifademde doğrudur, aradan uzun zaman geçtiği için ayrıntıları hatırlayamadım. Her iki ifadem doğrudur" demiştir.
Tanık ...... talimat yoluyla alınan beyanında: "Ben sanık ve katılan ile bir dönem cezaevinde aynı koğuşta kaldım. Ancak yaklaşık aradan 2,5 yıl geçmiştir. Bu yüzden ayrıntıları hatırlamıyorum. Ben sanığın katılana yönelik bir cinsel eylemini görmedim. Böyle bir yakınlık da hissetmedim. Yine ...... koğuştan ayrıldıktan sonra aralarında hediye gönderme, pusula atma biçiminde bir şeye tanık olmadım. Bilgim bundan ibarettir" demiştir.
Tanık ......talimat yoluyla alınan beyanında: "Ben ceza infaz kurumunda iken sanığın ve katılanın kaldığı koğuşa gönderilmiştim. Ancak aralarında bir cinsel yakınlaşmaya hiç tanık olmadım. Katılan ile ilgili gözlemim, katılanın asılsız iddialarda bulunarak çıkar temin ettiğine yöneliktir. Hatta birkaç kez idarede hakkında işlem de yapıldı. Güvenilmez bir yapısı olduğunu biliyorum. Ancak bana açık açık sanığa iftira ettiğine ilişkin bir şey söylemedi. Bilgim bundan ibarettir" demiştir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: İlk derece mahkemesinin kararı usul ve esasa uygun olmadığından sanığın Çocuğa Karşı İşlenmiş Cinsel İstismar suçundan hakkında mahkumiyet hükmü kurmaya yeter somut ve kesin delil mevcut olmadığından sanığın beraatine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunmuştur.
DAİREMİZCE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Toplanan kanıtlar, iddia, sanık savunması, katılan ve tanık anlatımları, disiplin soruşturması, Van M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yazı yanıtı, pusulalar ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; sanığın ve katılanın suç tarihleri itibariyle Van M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olarak bulundukları, ayrıca bir dönem sanık ile katılanın aynı koğuşta birlikte de kaldıkları, katılanın 04/02/2016 tarihinde Ceza İnfaz Kurumu İdaresine verdiği dilekçede, sanığın E-7 koğuşunda birlikte kaldıkları sırada, kendisine elle tacizde bulunduğunu, kendisini öptüğünü, kendisi aciz olduğundan buna karşı koyamadığını, E-5 koğuşunda iken ise dava dışı ......'ın kendisini elle taciz ettiğini, bu tacizler nedeniyle koğuşunu değiştirdiğini, ancak sanık ve ......'ın kendisine pusulalar göndererek tekrar kendi koğuşlarına çağırdıklarını bildirmek suretiyle şikayetçi olduğu, aynı tarihte Ceza İnfaz Kurumu İdaresi huzurunda verdiği ayrıntılı ifadede, E-7 koğuşunda sanıkla yaklaşık yedi ay kadar birlikte kaldıklarını, sanığın ayrıca koğuş mümessili olduğunu, yalnız kaldıkları zamanlarda kendisini sanığın yanına çağırdığını, pantolonun üzerinde poposunu okşadığını, dudaklarını öptüğünü, kendisine hediyeler aldığını, yedi ay boyunca cinsel tacize mağruz kaldığı için koğuş değişikliği talep ettiğini, talebi üzerine E-5 koğuşuna geçtiğini, burada ise dava dışı ......'ın benzer biçimde dudaklarından öpmek, kalçasını pantolonunun üzerinden okşamak biçiminde istismar eylemlerinde bulunduğunu, hatta bir kaç seferinde ......'in fiili livata yoluyla cinsel ilişkide bulunmak istediğini, buna kendisinin izin vermediğini, sanığın ve ......'ın eylemlerini kimsenin görmediğini, bu kişilerin kendisine hediyeler gönderdiklerini tanıkların da bildiğini belirterek şikayetçi olduğunu dile getirmiştir.
Soruşturma aşamasında katılan 11/04/2016 tarihinde Cumhuriyet Savcısı huzurunda ikinci kez ifade vermiş, bu ifadesinde ana hatlarıyla sanıktan ve dava dışı ......'dan kendisine yönelik cinsel eylemleri nedeniyle şikayetçi olduğunu, korktuğu için rızası varmış gibi davrandığını, ayrıca adı geçenler kendisine kantinden hediyeler aldıkları için cinsel istismar eylemlerine ses çıkaramadığını bildirmiştir.
Katılan soruşturma sürecinde Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nda 19/06/2017 tarihinde verdiği ikinci ifadesinde; sanığın kendisine yönelik eyleminin 2014 yılında gerçekleştiğini, buna karşın kendisinin bu eylemleri idareye 2016 yılında ihbar ettiğini, sanığın bu eylemler sırasında yüzünü öperek ve giysilerinin üzerinden poposunu okşayarak istismarda bulunduğunu, olanları kimsenin görmediğini, sanığın yaşananları anlatmaması konusunda kendisini ölümle tehdit ettiğini, bir başka koğuştayken sanığın kendisine on adet telefon kartını hediye olarak gönderdiğini, ayrıca sanığın yeğeninin kendi hesabına bir kez para yatırdığını, sanığın kendisine pusula da gönderdiğini, kendisinin ise sanığa pusula yollamadığını, sanığın kendisine yönelik tamamlanmış bir cinsel istismar eyleminin olmadığını, eylemlerinin öpme ve okşamayla sınırlı kaldığını, ...... isimli kişiyi şahsen tanımadığını, ......'le hiçbir ilişkisinin olmadığını, sanıktan korktuğu ve çekindiği için uzun süre şikayet yoluna başvurmadığını belirtmiştir.
Katılan yargılama sürecindeki şikayet beyanında da; sanığın eylemlerinin E-6 koğuşunda gerçekleştiğini, sanık ile ...... isimli kişilerin koğuşun yönetimini ele geçirdiklerini, sanığın yaklaşık 15-20 kez cinsel istismara yönelik eylemlerinin olduğunu, bu nedenle sanıktan şikayetçi olduğunu ifade etmiştir.
Katılan sanığın kendisine yönelik cinsel istismar niteliğindeki eylemlerinin, aynı koğuşta kaldıkları sırada 2014 yılında yedi ay süreyle devam ettiğini ileri sürmesine karşın, 04/02/2016 tarihli şikayet dilekçesine kadar herhangi bir makama sanık hakkında şikayetçi olduğunu bildirmemiştir. Yine katılan şikayet dilekçesinde ve Savcılıkta alınan ilk beyanında, dava dışı ......'ın da aynı koğuştayken kendisine cinsel istismarda bulunduğunu öne sürdüğü halde, 19/06/2016 tarihli ikinci Savcılık ifadesinde, çelişkili biçimde dava dışı ...... ile aynı koğuşta kalmadığını, bu bakımdan ......'in kendisine yönelik bir cinsel istismar eyleminin de olmadığını bildirmiş, katılanın çelişkili anlatımları karşısında dava dışı ...... hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı eylemi bakımından Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilmiştir.
Diğer yandan katılanın sanığın kendisine yönelik cinsel istismar eylemlerinin E-7 koğuşunda 2014 yılında yaklaşık yedi ay devam ettiğini bildirmesine karşın, soruşturma dosyasında bulunan Van M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun 08/02/2016 tarihli yazı yanıtına göre; sanık ile katılanın 14/07/2015-04/08/2015 tarihleri arasında E-7 koğuşunda yaklaşık yirmi gün kadar birlikte kaldıkları, yedi ay aynı koğuşta tutulmalarının söz konusu olmadığı dosyaya yansımıştır.
Katılanın suç tarihinden uzun bir zaman geçtikten sonra şikayet başvurusunda bulunması nedeniyle soruşturma aşamasında herhangi bir adli muayene de yaptırılamamıştır.
Sanık ise tüm aşamalarda istikrarlı biçimde atılı suçlamayı kabul etmediğini, katılanla bir süre aynı koğuşta kaldığının doğru olduğunu, buna karşın katılana karşı kesinlikle bir cinsel istismar eyleminin söz konusu olmadığını, katılanın yaşının küçük olması ve etki altında kalması nedeniyle zaman zaman kendisini uyardığını, bu amaçla katılana pusula da gönderdiğini, koğuşta kalabalık bir ortamda kalmaları karşısında, cinsel istismara yönelik bir eylem gerçekleştirmesinin de söz konusu olamayacağını, katılanın sonradan gittiği koğuşta kendisine husumet besleyen üçüncü kişilerin etkisiyle asılsız iddialar öne sürdüğünü belirtmiştir.
İlk derece mahkemesinin yargılaması ve istinaf incelemesi sırasında dinlenen tanıklar da sanığın katılana yönelik cinsel istismar eylemine ilişkin görgüye dayalı bir bilgilerinin bulunmadığını ifade etmişlerdir.
Ceza yargılamasının amacı maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde ortaya konulmasıdır. Birtakım varsayımlara dayalı olarak mahkumiyet kararı verilmesi hukukun temel ilkeleri karşısında olanaklı görülemez. Somut olayda katılan sanığın 2014 yılında E-7 koğuşundayken yedi ay boyunca kendisine cinsel istismara yönelik eylemlerde bulunduğunu ileri sürmüş ise de; aşamalarda ciddi biçimde çelişen soyut katılan anlatımları dışında, atılı suçun işlendiği konusunda somut bir kanıt elde edilememiştir. Yukarıda açıklandığı üzere kurum kayıtları uyarınca sanık ile katılanın aynı koğuşta kaldıkları tarih ve süre de katılanın beyanları ile uyumlu bulunmamaktadır. Ceza yargılamasının kuşkudan sanık yararlanır temel ilkesi karşısında, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği konusunda, mağdurun başkaca bir kanıt ile desteklenmeyen, aşamalarda ciddi biçimde çelişen soyut anlatımları dışında, sanığın savunmasının aksini gösterir, mahkumiyetini gerektirir, her türlü kuşkudan uzak, somut ve inandırıcı kanıt elde edilemediği kanısına varılmıştır.
Her ne kadar Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08/06/2018 tarih 2017/153 Esas 2018/157 Karar sayılı kararı uyarınca; sanığın sabit görülen Çocuğun Cinsel İstismarı suçu nedeniyle eylemine uyan 6545 sayılı Kanunun 59. maddesi ile değişik TCK'nun 103/1, 103/3-b, 43/1, 53 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; toplanan kanıtlar gözetildiğinde, ilk derece mahkemesinin kabulünde yanılgıya düşüldüğü anlaşıldığından, sanık müdafiin istinaf isteminin kabulü ile Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08/06/2018 tarih ve 2017/153 Esas, 2018/157 Karar sayılı kararının 5271 Sayılı CMK'nun 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıda açıklandığı üzere sanığın üzerine atılı Çocuğun Cinsel İstismarı suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Çocuğun Cinsel İstismarı suçundan sanık ......'e ilişkin Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08/06/2018 tarihli 2017/153 Esas ve 2018/157 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
1-Her ne kadar sanık hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince takdiren BERAATİNE,
2-Yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair, Cumhuriyet Savcısı ......'ın huzurunda, sanığın yüzüne karşı, katılanın yokluğunda, verilen hükme yüzüne karşı verilenler yönünden tefhim yokluğunda karar verilenler yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Yargıtay ilgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yolu açık olmak üzere, mütalaaya uygun olarak 03/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)