Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-3-80 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 10-47/863-300
Karar Tarihi : 1.7.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ Mehmet Akif ERSİN, İsmail Hakkı
KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat
ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER: Kürşat ÜNLÜSOY, Ebru İNCE
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : IND Endüstriyel Dayanıklı Tüketim Mamulleri San. ve Tic. A.Ş.
Temsilci: Av. Murat TURHAN, Av. Beyza Banu ÖZDİLEK, 20
Av. Kemal EREZ, Av. Volkan SAYLAN
Turhan & Turhan Avukatlık Bürosu Tomurcuk Sok. Nursanlar İş
Merkezi A Blok K.3 D.13 Kuştepe Şişli/İstanbul
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILAN:
Fagor Endüstriyel Dayanıklı Tüketim Mamulleri San. ve Tic. A.Ş.
Gebze Güzeller Organize Sanayi Bölgesi İnönü Mahallesi Balçık
Yolu Üzeri Gebze/Kocaeli
E. DOSYA KONUSU: Fagor Endüstriyel Dayanıklı Tüketim Mamulleri San. ve 30
Tic. A.Ş.’nin endüstriyel mutfak ürünleri pazarında rekabeti bozucu eylem ve
davranışlarda bulunduğu iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Yapılan başvuruda özetle; Fagor Endüstriyel Dayanıklı
Tüketim Mamulleri San. ve Tic. A.Ş. (Fagor)’nin Fagor markalı mutfak eşyalarının
IND Endüstriyel Dayanıklı Tüketim Mamulleri San. ve Tic. A.Ş. (IND) tarafından alınıp
satılmasını engellediği iddia edilerek, gereğinin yapılması talep edilmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 30.3.2010 tarih, 2730 sayı ile giren
başvuru üzerine hazırlanan 22.4.2010 tarih ve 2010-3-80/ÖA-10-177.K.Ü sayılı İlk 40
İnceleme Raporu, Rekabet Kurulu’nun 6.5.2010 tarih ve 10-34/549-M sayılı
toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun
çerçevesinde soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla,
Kanun’un 40/1. maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. İlgili
karar uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 24.6.2010 tarih ve 2010-3-
80/ÖA-10-177.K.Ü sayılı Önaraştırma Raporu 28.6.2010 tarih ve REK.0.07.00.00-
110/274 sayılı Başkanlık önergesi ile 10-47 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek
karara bağlanmıştır.
2
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Raporda; dosya konusu iddialara ilişkin olarak 50
4054 sayılı Kanun çerçevesinde soruşturma açılmasına yer olmadığı ve şikâyetin
reddinin gerektiği kanaat ve sonucuna ulaşıldığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Başvuru Konusu İddialar
Kurumumuza iletilen başvuruda, 18.6.2010 tarihinde şirket vekili Beyza Banu Özdilek
ile yapılan telefon görüşmesinde ve Kurum kayıtlarına 22.6.2010 tarih, 4867 sayı ile
giren ek bilgi yazısında; 60
Endüstriyel mutfak ürünleri pazarında faaliyette bulunan Fagor’un aynı
sektörde Haziran 2009’da faaliyete geçen IND’nin yeniden satışını yapmak
üzere Fagor bayilerinden yaptığı mal alımının önüne geçmeye çalıştığı,
Fagor’un endüstriyel mutfak eşyaları pazarının en büyük firmalarından biri
olarak pazardaki payının ….. seviyelerinde olduğu,
Fagor ile yaklaşık aynı pazar payına sahip diğer firmaların ise Öztiryakiler ve
Inoksan markaları ile faaliyette bulunduğu,
Pazarda sayıları 100’ü aşkın diğer firmaların ise toplam %40 seviyesinde
pazar payına sahip olduğu, 70
Fagor’un endüstriyel mutfak ürünleri pazarının “buzdolabı, buz makinesi,
tezgah tipi soğutucu ve benzeri soğutucular” alt segmentinde yaklaşık ….
pazar payının bulunduğu,
IND’nin yeniden satmak üzere aldığı Fagor ürünlerinin önemli bir bölümünün
bu segmentte yer aldığı,
Fagor’un IND’ye yönelik sergilediği sözü edilen davranışların bayilerinin
satışlarını engellemesi itibarıyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini, pazardaki
hâkim durumunu kötüye kullanması yönüyle 6. maddesini ihlal eder nitelikte
olduğu
iddia edilerek, gereğinin yapılması talep edilmiştir. 80
I.2. Taraflar
I.2.1. Fagor Endüstriyel Dayanıklı Tüketim Mamulleri San. ve Tic. A.Ş.(Fagor)
Fagor, İspanyol menşeli Mondragon Corporacion Cooperativa (MCC) unvanlı grubun
Türkiye’de kurulu iştiraklerinden biridir. Fagor, mutfak ve çamaşırhane ekipmanları
tasarlamakta, üretmekte ve pazarlamaktadır.
Fagor Türkiye pazarına yönelik satışlarını, Türkiye çapında 28 ilde faaliyette bulunan 90
toplam 46 yetkili bayi aracılığıyla, MCC’nin İspanya Onati’de kurulu merkez
fabrikasından yaptığı ithalat ve Gebze’de kurulu fabrikasında yaptığı üretimden
karşılayarak gerçekleştirmektedir.
Fagor’un endüstriyel mutfak ürünleri pazarındaki payına ilişkin net bir bilgiye
ulaşılmamakla birlikte dosya mevcudu bilgi ve belgelerden şirketin Öztiryakiler,
Inoksan, Elektrolux ve Kayarlar gibi firmalarla birlikte endüstriyel mutfak ürünleri
pazarının önde gelen firmaları arasında yer aldığı, anılan firmaların pazardan
3
yaklaşık olarak eşit pay alan ve hemen hemen aynı güçte firmalar olduğu
anlaşılmaktadır. 100
I..2.2. IND Endüstriyel Dayanıklı Tüketim Mamulleri San. ve Tic. A.Ş. (IND)
IND endüstriyel dayanıklı tüketim ürünleri üretmek, ithal etmek, bunların dağıtım,
pazarlama ve satışı konusunda faaliyet göstermek üzere sermayesinin …. …..
tarafından karşılanarak 4.6.2009 tarihinde kurulmuştur.
……………….Ticari sır …………..
IND vekili tarafından Kurumumuza iletilen yazıda, IND’nin N’DUSTRIO adı altında
kendi markasıyla üretimini yapacağı endüstriyel mutfak ürünlerinin satışına 110
geçmeden önceki dönemde pazardaki faaliyetlerini diğer markaları taşıyan ürünlerin
yeniden satışı ile sürdürmeyi planladığı, kendi markasını taşıyan ürünleri
pazarlamaya başlamasından itibaren diğer marka satışlarındaki bu aracılık rolüne
son vermeyi düşündüğü bilgisi yer almaktadır. Nitekim şirket Mayıs 2010’da kendi
markası altında buzdolabı üretim ve satışına başlamış, bu tarihten itibaren diğer
marka buzdolabı satışlarını durdurmuştur.
IND’den temin edilen bilgilerden, şirketin 2009 yılında yaklaşık …….. TL cirosunun
olduğu, cironun “bulaşık makinesi ve aksesuarları”, “buzdolabı ve soğutucu”, “pişirici”
ve “hazırlık” malzemeleri kalemlerine yaklaşık aynı oranda dağıldığı görülmektedir. 120
IND’nin 2010 içinde yapılan satışlardan elde ettiği cironun …….. …… TL olduğu, bu
ciro içerisinde …….. TL’lik kısmın buzdolabı satışından elde edildiği, ……… TL’lik bu
satışın ………… TL’sinin kendi markasını taşıyan ve son 1 ayda satışını yaptığı
buzdolaplarından sağlandığı öğrenilmiştir.
Şirketin kendi markasıyla üretimine geçtiği ilk ürün grubunun buzdolabı olduğu,
Mayıs 2010’dan itibaren diğer marka buzdolabı satışlarını durdurduğu, zaman
içerisinde diğer ürün gruplarında da kendi markasını taşıyan ürünleri pazara
sunmasının sonrasında diğer marka satışlarını tamamen bırakmayı hedeflediği dosya
mevcudundan anlaşılmıştır. 130
I.3. ilgili Pazar
I.3.1. Pazara Yönelik Genel Bilgiler
Endüstriyel mutfak ürünleri, oteller başta olmak üzere; lokantalar, pastaneler, resmi
ve özel işyeri yemekhaneleri gibi büyük ölçekte mutfağa sahip işletmelerde
kullanılan, ev tipi mutfak ürünlerine nazaran daha büyük hacimli profesyonel
ürünlerdir.
140
Türkiye endüstriyel mutfak eşyaları pazarının 2009 yılındaki büyüklüğü Endüstriyel
Mutfak, Çamaşırhane, Servis ve İkram Ekipmanları Sanayicileri ve İşadamları
Derneği (TUSİD) verilerine göre yaklaşık 546 milyon ABD Doları olup, bu rakam
dâhilinde net pazar büyüklüğü olarak da tanımlanan ana mutfak ekipmanı satışları
295 milyon ABD Doları iken, yardımcı mutfak ve masaüstü ekipmanı 121 milyon ABD
Doları, ihracat 60 milyon ABD Doları ve repete satışlar1 ise 70 milyon ABD Doları
1 Repete satış, firmaların ticari amaçla birbirlerine yaptıkları satışı ifade etmektedir.
4
tutarındadır. TUSİD’den temin edilen araştırmalara göre endüstriyel mutfak ürünleri
pazarında faaliyette bulunan firma sayısının 500 civarında olduğu, bunlardan pazarın
esas bölümünü teşkil eden ana mutfak ekipmanı üreten/dağıtan firma sayısının ise
yaklaşık 150 olduğu görülmekte olup ana mutfak ekipmanları aşağıda yer alan alt 150
kategorilere ayrılmaktadır:
- Modüler ve modüler olmayan pişiriciler,
- Fırınlar,
- Buzdolabı, buz makinesi, tezgâh tipi soğutucu ve benzeri soğutucular,
- Bulaşık makinesi ve aksesuarları,
- Hazırlık ekipmanları,
- Paslanmaz çelik mutfak mobilyaları ve mutfak arabaları,
- Sıcak ve soğuk içecek makineleri.
160
Sektörün yapısına ilişkin yukarıda yer alan bilgilere ek olarak; gerek TUSİD ve
sektörün önde gelen firmalarından bazıları ile yapılan görüşmeler gerekse sektöre
yönelik olarak yapılan incelemeler sektörün rekabetçi bir yapıda olduğunu, sektörde
önde gelen Fagor, Inoksan, Öztiryakiler, Elektrolüx ve Kayarlar gibi firmaların her bir
alt kategoride oldukça etkin bir rekabet içerisinde olduklarını göstermektedir.
I.3.2. İlgili Ürün Pazarı
Yukarıda yer verilen açıklamalar, sektörde yer alan firmaların alt ürün kategorisi
ayrımına gitmeden bütün kategorilerde üretim yaptıklarını ve aktif bir şekilde bütün 170
kategorilerde rekabet ettiklerini ortaya koymaktadır. IND her ne kadar şu anda
yalnızca buzdolabı üretimini gerçekleştiriyor olsa da, şirketin hâlihazırda bütün
kategorilerde satış yapmaya devam ettiği, ayrıca uzun dönemde diğer şirketlerde
olduğu gibi bütün ürün gruplarında üretime geçmeyi planladığı görülmektedir. Bu
nedenle dosya bakımından ilgili ürün pazarı “Endüstriyel Mutfak Ürünleri” olarak
tanımlanmıştır.
I.3.3. İlgili Coğrafi Pazar
Endüstriyel mutfak ürünleri pazarındaki firmaların bayileri aracılığıyla Türkiye’nin pek 180
çok şehrinde pazarlama faaliyeti gerçekleştirdikleri noktasından hareketle, ilgili
coğrafi pazar “Türkiye” olarak tanımlanmıştır.
I.4. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
Başvuruda yer alan iddialar bakımından Fagor’un bayilerinin IND’ye yaptığı satışları
engellemeye çalışması davranışının 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddesi
çerçevesinde değerlendirilmesi uygun olacaktır.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi “…mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya 190
dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu
etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar,
uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemler”i yasaklamaktadır.
IND’nin Fagor’un yetkili bayilerinden yaptığı alımları pazarda IND gibi faaliyet
gösteren teşebbüslerden farklı olarak engellemeye çalıştığı iddiası, 4054 sayılı
5
Kanun’un 4. maddesinin (e) bendinde ifade bulan ve “Münhasır bayilik hariç olmak
üzere, eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların
uygulanması” olarak tanımlanan ayrımcı uygulama çerçevesinde
değerlendirilebilecektir. 200
11.11.2009 tarih, 09-54/1297-328 sayılı Kurul Kararı’nda da değerlendirildiği üzere,
4054 sayılı Kanun’un 4 (e) maddesinde yer alan ayrımcılık hükmünün üst pazardaki
sağlayıcılar arasında bir irade uyuşması halinde uygulanmasında tereddüt
bulunmamaktadır. Bunun yanında ayrımcılık uygulamalarının sağlayıcı ile alıcı
arasındaki dikey anlaşmalarda da ortaya çıkması mümkündür. Örneğin alıcının talebi
üzerine alıcıyı rakip konumdaki diğer alıcılara göre rekabette avantajlı duruma getiren
hükümlerin konulması söz konusu olabilir. Ancak mevcut dosyada da söz konusu
olduğu üzere, uygulama dikey bir ilişkinin varlığı çerçevesinde gerçekleşiyorsa,
işlemin sağlayıcının tek taraflı bir eylemi mi olduğu yoksa sağlayıcı ile alıcı arasındaki 210
anlaşmanın bir parçası mı olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Taraflar arasında
dikey bir ilişkinin bulunduğu durumlarda ayrımcılık uygulamalarının Kanun’un 4.
maddesinin (e) bendi kapsamında değerlendirilebilmesi için, bu ayrımcılığın dikey
ilişki içerisindeki en az iki taraf arasındaki açık veya örtülü (zımni) bir irade
uyuşmasına atfedilebilir olması gerekmektedir. Dosya mevcudu bilgiler ve IND
başvurusu, ayrımcı uygulamanın Fagor’un tek taraflı davranışı ile ortaya çıktığını
göstermektedir. Nitekim taraflar arasında görülmekte olan bir dava da söz konusudur.
Ticari uyuşmazlıkla ilgili sürmekte olan mahkeme sürecine ilişkin IND tarafından
başvuruda sunulan bilgiler Fagor’un bayilerinin IND’ye yaptıkları satışı tek taraflı
olarak engellemeye çalıştığını göstermektedir. Ayrımcılığın tek taraflı olarak 220
uygulanmasının rekabet ihlali olarak değerlendirilebilmesi için öncelikle aranan şart,
bu uygulamayı hayata geçirmeye çalışan sağlayıcının belirli ölçüde pazar gücüne
sahip olmasıdır. Dolayısıyla tek taraflı olarak uygulanan ve mal vermeyi reddetme
şeklinde ortaya çıkan ayrımcılık iddiasının 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi
kapsamında değerlendirilmesi uygun olacaktır.
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi “…bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin
bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu
tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile
kötüye kullanması”nı yasaklamakta, bu maddenin (b) bendinde yer verilen “Eşit 230
durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri
sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak ayırımcılık yapılması” davranışı ise hâkim
durumun kötüye kullanılması hallerinden biri olarak sayılmaktadır.
Fagor’un IND’nin Fagor markasını taşıyan ürünlerin ticaretini yapmasını engellemeye
çalıştığı ve bu kapsamda IND’ye diğer aracı firmalara karşı sergilemediği bir mal
vermeyi reddetme eylemi içinde bulunduğu iddiası, 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesinin (b) bendi çerçevesinde değerlendirilmesi gereken konuları içermektedir.
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde herhangi bir teşebbüsün alıcıya mal 240
vermeyi reddetmek suretiyle müşterileri arasında ayrımcılık yapmasının hâkim
durumun kötüye kullanımı olarak değerlendirilebilmesi için öncelikle söz konusu
teşebbüsün ilgili pazarda hâkim durumda olması gerektiği açıktır. Bu bağlamda
herhangi bir pazarda hâkim durumda bulunmayan bir teşebbüsün bir kısım alıcıya
mal vermekten kaçınması, 4054 sayılı Kanun kapsamında rekabeti engelleyen,
bozan veya kısıtlayan bir eylem olarak değerlendirilmemektedir.
6
Hâkim durum, 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde “Belirli bir piyasadaki bir veya
birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyatı
arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücü” olarak 250
tanımlanmaktadır. Hâkim durumun belirlenmesinde ilgili teşebbüsün pazar payı,
pazarda faaliyet gösteren diğer firmaların sayısı ve pazar payları gibi nicel ölçütlerin
yanında, piyasaya giriş engelleri, fikri ve sınaî mülkiyetin varlığı, teknolojik üstünlük
gibi nitel ölçütler de kullanılmaktadır. Pazar payı hâkim durumun belirlenmesinde tek
başına yeterli bir ölçüt olmasa da teşebbüsün pazar payının düşük olması, piyasanın
çok sayıda oyuncunun yer aldığı rekabetçi bir piyasa olması, ürünün homojen
nitelikte olması ve giriş engellerinin bulunmaması gibi durumlarda hâkim durumdan
bahsetmek zorlaşmaktadır.
Endüstriyel mutfak ürünleri pazarı çok sayıda oyuncuyu barındıran ve her bir 260
segmentinde rekabetin yoğun olarak yaşandığı bir pazar yapısı sergilemekte, IND’nin
başvurusunda Fagor’un 2009 yılı satışları dikkate alındığında …. seviyesinde ve en
yüksek pazar payına sahip olduğu buzdolabı alt segmentinde dahi hâkim durumda
olmayacağı kanaati oluşmuştur. Zira, hâkim durum pazarda önemli ölçüde pazar
gücüne sahip olan bir teşebbüs dolayısıyla pazara giriş engeli yaratılan, bu nedenle
rekabetin önemli ölçüde azaldığı bir duruma işaret etmektedir. Fagor’un IND’nin
sunduğu verilere göre buzdolabı pazarında %....’ı aşan payı pazarda Fagor’un hakim
durumda olduğunu göstermemektedir. Nitekim IND kendi markasını taşıyan ürünlerin
üretimine buzdolabı ile başlamış ve Mayıs 2010’da pazara giren bu yeni ürünün
satışından 1 ay içerisinde önemli ciro elde etmiş, bu kalemde 2010 yılı satış hedefini 270
…….. adet olarak belirlemiştir.
Haziran 2009’da diğer markalara ait ürünlerin ticareti alanında faaliyete başlayan IND
bir yıldan daha kısa bir sürede kendi markasını taşıyan ürünleri ile pazara giriş
yapabilmiş, Fagor ürünlerinde yaptığı ticaretin önemli bir bölümünü oluşturduğu ve
Fagor’un piyasada önemli pazar payına sahip firma olarak hâkim durumda olduğu
iddia edilen buzdolabı segmentinde kendi markasını taşıyan ürünleri ile satışa
başlayıp, buzdolabı ticaretinde diğer markaları satış portföyünden çıkarmıştır. IND’nin
kuruluşundan itibaren geçirdiği gelişim evresi göz önünde bulundurularak, pazara
girişte önemli bir engelin olmadığı kanaatine varılmıştır. 280
Dolayısıyla, Fagor’un endüstriyel mutfak ürünleri pazarında hâkim durumda
bulunmadığından hareketle davranışının 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi
kapsamında ihlal oluşturmadığı kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
Dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca 290
soruşturma açılmasına gerek olmadığına, şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar
verilmiştir.
2
Full & Egal Universal Law Academy