Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2016-3-4 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 16-11/172-77
Karar Tarihi : 23.03.2016
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN,
Doç. Dr. Tahir SARAÇ, Kenan TÜRK, Adem BİRCAN
B. RAPORTÖR : İsmail Yücel ARDIÇ, Yusuf ÜLKER, Ferhat BOZKAYA
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Resen
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : Fındık Sektöründe Faaliyet Gösteren Teşebbüsler
(1) E. DOSYA KONUSU: Fındık fiyatlarında yaşanan hareketliliğe dair Rekabet
Kurumuna gelen başvuruların ve basında yer alan haberlerin 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilmesi.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Fındık fiyatlarının düşük seyrine yönelik 14.12.2015 tarih ve
5953 sayı, 18.01.2016 tarih ve 344 sayı ile Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına giren
başvurular ve basında yer alan haberler üzerine 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 4. maddesinin ihlal edilip edilmediğinin
tespitine yönelik resen önaraştırma yapılmıştır.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Fındık fiyatlarında yaşanan hareketliliğe dair Kuruma intikal
eden şikâyetlerin ve basında yer alan haberlerin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında değerlendirilmesine ilişkin 18.01.2016 tarih, 2016-3-4/İİ sayılı İlk İnceleme
Raporu düzenlenmiştir. Bahse konu İlk İnceleme Raporu 21.01.2016 tarihli Rekabet
Kurulu (Kurul) toplantısında ele alınmış ve 16-03/56-M sayılı karar ile fındık alım
piyasasında faaliyet gösteren teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal
edip etmediğinin tespitine yönelik önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Anılan
karar uyarınca düzenlenen 14.03.2016 tarih ve 2016-3-4/ÖA sayılı Önaraştırma
Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(4) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; hakkında önaraştırma yapılan teşebbüslerin
iddia konusu uygulamalarına ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun'un 41. maddesi uyarınca
soruşturma açılmasına gerek olmadığı ve başvuruların reddedilmesi gerektiği
belirtilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(5) Kurumumuza yapılan başvurularda genel olarak, fındık alım fiyatlarının sürekli düştüğü,
fiyatlardaki belirsizliklerin üreticileri kaygılandırdığı, Kurumun fındık alım fiyatlarına
müdahale edip edemeyeceği, özellikle küçük üreticilerin fiyatların düşmesi noktasında
ciddi mağduriyetler yaşadığı gibi hususlara yer verilmiştir.
16-11/172-77
2/18
(6) Diğer yandan basında da 2015 yılı içinde fındık alım fiyatlarının sürekli bir düşüş
gösterdiğine dair haberlerin1 yer aldığı görülmektedir. Haberlerde özetle; fındık alım
fiyatlarının geçen sezon fiyatlarına nazaran düşük seyrettiği, alım fiyatlarında meydana
gelen düşüşlerin nedenin alıcı konumundaki bazı firmaların spekülatif hareketlerinin
yanı sıra fındığın üreticiler tarafından tüccara emanet2 bırakılması ve tüccarın emanete
bırakılan bu fındıkları piyasaya sürmesi olduğu hususlarına işaret edildiği
görülmektedir.
I.1. İlgili Pazar
I.1.1 Fındık Piyasasına İlişkin Genel Bilgiler3
(7) Fındık, bademden sonra dünyada yetiştiriciliği en yaygın yapılan sert kabuklu meyve
konumundadır. Dünya fındık üretimi, 1960’lı yıllarda yaklaşık 250.000 ton civarında
iken son beş yıllık süreçte ortalama 778.000 tona çıkmıştır. 2010-2014 yılları arası
Dünya fındık üretimi ortalama rakamlarına bakıldığında, Türkiye’nin dünya üretiminin
%68,76’sını gerçekleştirdiği, ülkemizi İtalya (%12,96), Azerbaycan (%4,64) ve ABD’nin
(%4,25) takip ettiği anlaşılmaktadır.
Tablo 1- Dünya Fındık Üretimi 2009 – 2014 (Kabuklu,Ton)
Kabuklu
Fındık 2010 2011 2012 2013 2014 Ortalama
Ortalama Üretim
İçindeki Payı (%)
Türkiye 600.000 430.000 660.000 549.000 412.000 530.200 68,76
İtalya 87.200 140.000 84.000 120.000 80.000 98.240 12,96
Azerbaycan 25.000 55.000 40.000 35.000 25.000 36.000 4,64
ABD 24.500 35.000 32.000 35.000 35.000 34.600 4,25
Gürcistan 40.000 30.000 28.000 30.000 36.300 33.600 3,89
İspanya 20.000 22.000 16.000 19.500 19.500 19.000 2,40
Diğer 27.000 27.000 25.000 25.000 25.000 25.800 3,11
TOPLAM 823.700 739.000 885.000 813.500 632.800 777.540 100,00
Kaynak: Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) 2014 Fındık Sektörü Raporu
(8) Dünyada fındık tüketiminin önemli bir bölümü Avrupa Birliği ve diğer Avrupa ülkeleri
tarafından gerçekleştirilmekte ve üretilen fındığın %80’i çikolata ve şekerleme
sanayinde ham madde olarak kullanılmaktadır.
1
(17,n,12131153,340).aspx
borsasindaquncel-fiyatlar-findik-quncel-fiyat-17-ocak-2016-pazar-qeleceqin-ionu-h21004.html
2 Fındık hasadı, Ağustos ayında üreticilerin bahçelerinden mahsulü alması şeklinde gerçekleşmektedir.
Önaraştırma döneminde yapılan görüşmelerde üreticilerin büyük kısmının bahçelerinin bulunduğu
şehirlerin dışında ikamet ettikleri, mahsul dönemi geldiğinde ürünleri toplayıp, ikamet ettikleri şehirlere
döndükleri belirtilmiştir. Toplanan mahsulün kimi üreticiler tarafından hemen satıldığı, kimi üreticilerin
ise ilişkili oldukları ve piyasada manav (tüccar) ismiyle tanınan kişilere fındıklarını emaneten teslim
ettikleri ifade edilmiştir. Belirtilen sistem, “emanet sistemi” olarak adlandırılmaktadır.
3 Bu bölümün hazırlanmasında Karadeniz İhracatçılar Birlikleri (KİB) ve Ordu Ticaret Borsası’ndan
(OTB) alınan bilgilerden faydalanılmıştır.
16-11/172-77
3/18
(9) Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın (BAKANLIK) Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS)
göre Türkiye’de 39 ilde fındık yetiştiriciliği yapılmasına rağmen, ticarete konu olan
fındık yetiştiriciliğin tamamına yakını Ordu, Giresun, Samsun, Trabzon, Düzce,
Sakarya, Zonguldak, Artvin, Bartın, Kocaeli, Kastamonu ve Rize illerinde
gerçekleştirilmektedir. ÇKS verileri Türkiye’de 700 bin hektarlık alanda fındık
yetiştiriciliği yapıldığını göstermektedir. Türkiye’de fındık dikim alanlarının %60,2’si
ürünün asıl üretim bölgesi olan Doğu Karadeniz Bölgesinde bulunmaktadır.
(10) Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) verilerine göre, kabuklu fındık cinsinden iç tüketim yıllık
100–120 bin ton civarındadır (yağlığa ayrılan miktarlar hariç). Yetersiz tanıtım ve bilgi
eksikliği, fiyatların tüketiciler tarafından yüksek olarak algılanması, çerez olarak
tüketiminin yaygın olmaması ve ikame ürünlerin fazlalığı gibi etkenler tüketimin
artırılmasındaki en önemli engeller olarak görülmektedir. Aşağıdaki tabloda yıllar
itibariyle Türkiye’de fındık tüketim miktarlarına yer verilmektedir.
Tablo 2- Türkiye Fındık Tüketimi (Kabuklu Karşılığı, Ton)
Yıllar 2010/11 2011/12 2012/13 2013/14 2014/15 Ortalama
Miktar (Ton) 232.000 135.000 150.000 142.000 80.000 147.800
Kaynak: TMO 2014 Fındık Sektör Raporu
(11) İç pazara ilişkin kısımda üzerinde durulmasında yarar görülen bir diğer husus TMO’nun
piyasadaki faaliyetleridir. Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’nin (Fiskobirlik)
yaşadığı sorunlar nedeniyle piyasa istikrarının sağlanması amacıyla TMO, 2006/10865
sayılı Kararname ile fındık alımıyla görevlendirilmiştir. TMO bu görevi 2009 yılına kadar
sürdürmüş, 2009/15202 sayılı Kararname ile bahsi geçen görev sonlandırılmıştır.
Bunun yanı sıra TMO, iç tüketimi teşvik etmek amacıyla 2009-2012 yılları arasında
fındıktan ürettiği çeşitli ürünlerin satışıyla iştigal etmiştir. İlgili yıllardaki iç fındık
tüketiminin yüksek olmasının bir nedeni de bu durumdur.
(12) Yukarıda değinildiği üzere, Türkiye’de üretilen fındığın %15-20 kadarı iç piyasada
tüketilmekte, %80-85’i ise ihraç edilmektedir. Türkiye, 2005–2015 yılları ortalaması
226.000 ton olan iç fındık ihracatı ile dünya fındık ihracatının yaklaşık %76’sını
gerçekleştirmiştir. Türkiye’nin fındık ihracatının yaklaşık %74’ü iç fındık olarak, %26’sı
ise işlenmiş fındık olarak gerçekleştirilmektedir. 2014 yılı itibariyle; Türkiye’nin fındık
ihracatında ilk sırayı Almanya ikinci sırayı İtalya ve üçüncü sırayı ise Fransa
almaktadır.
(13) Türkiye’de Karadeniz bölgesinde fındık ihracatı yapan teşebbüsler içinde, 2014 yılı
ihracat verilerine göre, en büyük on ihracatçı teşebbüs ve bu teşebbüslerin ihracat
rakamları aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.
16-11/172-77
4/18
Tablo 3- Karadeniz Bölgesinde Fındık İhracatı Gerçekleştiren İlk On Teşebbüs
I.1.2. Fındık Alım Piyasasının İşleyişine İlişkin Bilgiler5
(14) Türkiye'de, fındık tedarik zinciri dört seviyeye ayrılmış durumdadır. Tedarik zincirinin ilk
seviyesinde yaklaşık bir hektarlık alanlara bölünmüş bahçelerde fındık üretimi ile
uğraşan 300.000-400.000 civarında çiftçi bulunmaktadır. Çiftçiler ürettikleri fındıkları
sektörde “manav” olarak adlandırılan teşebbüslere satmaktadırlar. Manavların ana
işlevi, fındıkları bahçelerden satın almak ve zincirin bir sonraki seviyesinde yer alan
“kırıcı”lara veya ihracatçı firmalara satmaktır. Türkiye’de yaklaşık olarak 800-1000
civarında manav olarak adlandırılabilecek firma olduğu bilgisine ulaşılmıştır. Üçüncü
seviyede faaliyet gösteren kırıcılar, fındıkları kabuklarından ayıran ve kabuksuz
fındıkların boyut ve kalitelerine göre ilk ayrımını gerçekleştiren teşebbüslerdir.
Türkiye'de yaklaşık olarak 80-100 kırıcı bulunduğunun tahmin edildiği görülmektedir.
(15) Pazarın son seviyesinde yer alan ve toptan fındık ihracatı ve satımı ile iştigal eden
teşebbüsler ise, genellikle, kırıcılarca yapılandan daha karmaşık ayrım işlemlerini
gerçekleştirebilen ve fındıkları işlemek, kavurmak veya parçalamak için gerekli bilgi ve
alt yapıya sahip olan görece büyük firmalardır. Türk fındığı toplam üretiminin yaklaşık
%80'i ihraç edildiği için, bu seviyedeki teşebbüsler genellikle piyasada ihracatçı olarak
da adlandırılabilmektedir. Tedarik zincirinin bu son halkasında fındık, toptan olarak
diğer tacirlere, şekerleme sektöründeki büyük endüstriyel müşterilere ve daha küçük
olan diğer şekerleme imalatçılarına, fırınlara ve pastanelere satılmaktadır.
(16) Açıklanan tedarik zincirine ek olarak, farklı ülkelerden fındık ve diğer yenilebilir kabuklu
yemişlerden satın alarak pazarda küresel ölçekte faaliyet gösteren Cargill, Olam,
Tiryaki Agro, Shoei Fodds ve Besana unvanlı tacir ve brokerler gibi uluslararası
firmaların varlığından da bahsedilebilecektir. Söz konusu firmalar genelde, en büyük
endüstriyel müşteriler olan ihracatçılarla doğrudan çalışma eğilimi gösterseler de,
yenilebilir kabuklu yemiş veya diğer gıda maddeleri gibi birçok ürünle ilgili faaliyette
bulunmakta ve potansiyel olarak ihracatçılarla aynı müşterilere satış yapmaktadırlar.
Bununla birlikte, Türkiye'deki fındık alım zincirinin yukarıda açıklanan yapısı çok katı
değildir. Nitekim ihracatçılar fındıkları kırıcılardan veya manavlardan alabilmektedir.
Hatta ihracatçıların ürün miktarına bağlı olarak, üreticilerden de direkt olarak fındığı
alma imkânı olmasına karşın, fındık alımındaki işlem maliyetlerinin artmaması için
ürünlerin kırıcı ya da manavlar aracılığıyla ihracatçılara ulaştırıldığı görülmektedir.
4 Teşebbüsler ilgili değerlerin açıklanmasını istememişlerdir.
5 Bu bölümün hazırlanmasında 08.01.2015 tarih ve 15-02/8-6 sayılı Kurul kararından faydalanılmıştır.
Teşebbüs Unvanı Miktar (Kg) Değer ($)
Oltan Gıda Mad. İhr. İth. Tic. Ltd. Şti. 63.420.135 559.930.344
Durak Fındık San. ve Tic. A.Ş. 18.038.734 153.865.279
Yavuz Gıda San. ve Tic. A.Ş. 11.871.137 111.637.724
Özgün Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. 12.118.558 105.911.005
Arslantürk Tarım Ürün. San. Nak. İhr. ve İth. A.Ş. 8.729.974 82.169.114
Gürsoy Tarımsal Ürünler Gıda San. ve Tic. A.Ş. 7.268.341 74.123.749
Poyraz Fındık Entegre San. ve Tic. A.Ş. 7.218.84 *4
Sabırlar Fındık İhr. Ltd. Şti. 5.315.293 49.732.015
Yavuzkan HAZEL Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. * 31.510.874
Noor Fındık San. ve Tic. Ltd. Şti. * 17.260.671
Şenocak Gıda Fındık Entgr. Tur. Nak. San. Tic. Ltd. Şti 1.258.535 10.871.661
Kaynak: Ulusal Fındık Konseyi (KONSEY) 2014 yılı Fındık Raporu
16-11/172-77
5/18
I.1.3. İlgili Ürün Pazarı
(17) “İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz”da (Kılavuz) da belirtildiği üzere, belirli bir
ürün ve onunla yüksek ikame edilebilirliği olan diğer ürünlerden oluşan pazarlar ilgili
ürün pazarını oluşturmaktadır. Bir ürünün diğer bir ürünle aynı pazarda yer alabilmesi
için bu ürünlerin tüketici gözünde nitelikleri, kullanım amaçları ve fiyatları açısından
benzer olmaları ve birbirleriyle ikame edilmeleri gerekmektedir.
(18) Önaraştırma kapsamında değerlendirilen iddiaların temelini kabuklu fındık alımı
gerçekleştiren teşebbüslerin kabuklu fındık alım piyasasındaki eylemleri
oluşturmaktadır. Bu nedenle ilgili ürün pazarı “kabuklu fındık alım pazarı” olarak tespit
edilmiştir.
I.1.4. İlgili Coğrafi Pazar
(19) Kılavuz’un dördüncü paragrafında da ifade edildiği üzere ilgili coğrafi pazar;
teşebbüslerin mal ve hizmetlerinin arz ve talebi konusunda faaliyet gösterdikleri,
rekabet koşullarının yeterli derecede homojen ve özellikle rekabet koşulları komşu
bölgelerden hissedilir derecede farklı olduğu için bu bölgelerden kolayca ayrılabilen
bölgeler olarak tanımlanmaktadır.
(20) Dosyada yer alan bilgiler doğrultusunda, ilgili coğrafi pazar, söz konusu işlem
açısından ilgili ürün pazarında ülkenin herhangi bir bölgesindeki rekabet koşullarının
diğer bölgelerden farklılık göstermemesi, bir başka deyişle rekabet koşullarının ülkenin
tamamında homojen bir yapı sergilemesi nedeniyle “Türkiye Cumhuriyeti sınırları”
olarak belirlenmiştir.
I.2. Rekolte Açıklamaları İle Fiyat Beklentileri Arasındaki İlişki
(21) Tarım ürünleri için beklenen üretim miktarları ilgili ürünün sezonda oluşacak fiyatı için
sinyaller vermektedir. Bundan dolayı genel itibariyle tüm tarım ürünlerinde olduğu gibi
fındık ürününde de beklenen üretim miktarları fındığın muhtemel fiyatının tespiti
açısından büyük önem arz etmektedir. Her hasat sezonu öncesinde bölgede zincirin
farklı seviyesindeki oyuncular tarafından fındığın tahmini rekolte miktarına ilişkin
birbirinden farklı açıklamalar yapıldığı görülmüştür. Fındığın rekolte miktarı
kapsamında; iklim, dış pazar, müdahale alımı konuları ekseninde cereyan eden
beyanların fındık fiyatlarını etkileme amacına hizmet ettiği farklı seviyelerdeki oyuncular
tarafından da ifade edilmiştir. Bu kapsamda tahmini rekolte miktarları ve fındık fiyatları
arasındaki ilişkiye ayrıntılı olarak değinmek gerekmektedir. Fındık üretiminde rekolte
tahmini çalışmaları Mart ayında başlamaktadır. İlk çalışmalar fındık ağaçlarının çiçek
açmasıyla birlikte Mart ayında; daha isabetli rekolte tahminleri yapılmasına imkan
veren çotanak sayımı ise Haziran ayında yapılmaktadır.
16-11/172-77
6/18
(22) Önaraştırma sürecinde Karadeniz İhracatçı Birlikleri’nde (KİB) yapılan görüşmede,
yetkililer tarafından piyasada BAKANLIK6, Fındık Tanıtım Grubu ve Türkiye Ziraat
Odaları Birliği’nin (TZOB) rekolte tahminlerini açıkladıkları ifade edilmiştir. 6964 sayılı
Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Kanunu’nun “Odaların Görev ve Yetkileri” başlıklı
3. maddesinin (a) bendinde “Tarım ve çiftçilikle ilgili haber ve bilgileri toplamak, gerekli
inceleme, endeks ve istatistikî çalışmaları yapmak ve yayımlamak, gerektiğinde
ilgililerce istenilen bilgi ve kayıtları vermek” ziraat odalarının görevleri arasında
zikredilmektedir. Kanun metninden de anlaşılacağı üzere, ziraat odalarının tarımla ilgili
konularda istatistiki çalışma yapmak görevleri bulunmaktadır. 18.04.2006 tarihli ve
5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 11. maddesine dayanılarak çıkarılan Ulusal Fındık
Konseyi Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik’in “Konseyin Faaliyetleri”
başlıklı 7. maddesinin (c) bendinde ise “Sektörle ilgili verileri toplar, fındık konusunda
ortaya çıkan gelişmeler çerçevesinde ortak bir strateji belirler” ifadeleri yer almaktadır.
Bu çerçevede bahse konu iki kuruluş her yıl fındık piyasasına ilişkin rekolte tahminlerini
kamuoyuyla paylaşmaktadır.
(23) Rekolte tespiti ve tespit edilen rekoltenin piyasa aktörleriyle paylaşılması, fındık
piyasasında faaliyet gösteren teşebbüsler bakımından önem arz etmektedir.
Teşebbüsler tarafından ifade edilen ve aşağıda yer verilen hususlar rekolte ve fiyat
beklentileri arasındaki ilişkiyi destekler niteliktedir:
- Oltan Gıda Mad. İhr. İth. ve Tic. A.Ş. (OLTAN GIDA) yetkilileri tarafından; rekolte
algısının fındık fiyatları üzerinde doğrudan etkiye sahip olduğu, örnek olarak
gerçek rekolte miktarı 600.000 ton iken, piyasada rekoltenin 750.000 ton olduğu
algısının oluşması halinde, üreticilerin fiyatlar düşmeden ürünlerini satabilmek
için ürünlerini aynı anda piyasaya süreceği ve alıcıların da 750.000 ton rekolte
beklentisine göre hareket edeceğinden dolayı işlemlerin düşük fiyattan
gerçekleşebileceği, bu nedenle esas rekolte miktarı kadar piyasada bu yönde
oluşan algının da fiyat üzerinde etkili olduğu, bu çerçevede rekolte beklentisinin
fındık fiyatları üzerindeki en önemli faktör olduğu, tüm piyasa aktörlerinin rekolte
tahminlerinden etkilendiği ve bu tahminlere göre alım stratejilerini ve bütçelerini
şekillendirdikleri,
- Durak Fındık San. ve Tic. A.Ş. (DURAK FINDIK) yetkilileri tarafından; fiyatları en
çok etkileyen hususun rekolte miktarı olduğu, rekolte miktarına bağlı olarak
fındık fiyatlarının, ürünün az olduğu senelerde yükseldiği, ürünün çok olduğu
senelerde ise düştüğü, nitekim 2014 yılı rekolte miktarının düşük olması
sebebiyle fiyatların yükseldiği,
- Özgün Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. (ÖZGÜN GIDA) yetkilileri tarafından; fındık
fiyatlarında ana parametrenin rekolte olduğu,
- Progıda Tarım Ürünleri San. Tic. A.Ş. (PROGIDA) yetkilileri tarafından;
rekoltenin düşük gerçekleşmesinin fiyatların yükselmesine, rekoltenin yüksek
gerçekleşmesinin ise fiyatların düşmesine sebep olduğu
ifade edilmiştir.
6 BAKANLIK İl Müdürlükleri Koordinatörlüğündeki Komisyonca yapılan çalışmalara son şeklinin Türkiye
İstatistik Kurumu tarafından verildiği bilgisi KİB yetkilileri tarafından ifade edilmiştir.
16-11/172-77
7/18
(24) Özetle fındık fiyatlarını şekillendiren ve ilgili piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin
aksiyonlarına yön veren en önemli parametrenin rekolte açıklamaları olduğu dosya
mevcudu bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Bu husus Kurul’un 06.11.2012 tarih ve
12-54/1520-538 sayılı kararında: “...Fındık fiyatlarını doğrudan etkileyen bir unsur ise
rekoltedir. Rekoltenin fazla olduğu yıllarda arz fazlası olduğundan fiyatların da düşmesi
iktisadi olarak beklenen sonuçtur. Ordu Ticaret Borsası Genel Sekreterinden alınan
bilgilere göre fındık ağaçlarının çiçek açması ile birlikte çeşitli devlet kurumlarından
görevli kişilerin oluşturduğu bir komisyon örnek fındık bahçelerinde çotanak sayımı
yaparak tahmini rekolteyi belirlemekte ve komisyonca belirlenen rekolte
duyurulmaktadır. Açıklanan rekolte gelecek yıl piyasaya arz edilecek fındıkla ilgili
piyasadaki aktörlere fikir vermekte ve arzın fazla ya da az beklenmesine göre fiyat
beklentileri oluşmaktadır ..." şeklinde ifade edilmektedir.
(25) Dosya kapsamında yapılan araştırmalardan fındık piyasasına ilişkin kamuoyuyla
rekolte tahminlerini paylaşan 4 farklı kurumun olduğu belirlenmiştir. Sektörde en büyük
tartışmanın rekolte tahminleri olduğuna dikkat çeken KİB’in görüşü ve fındık rekolte
tahminlerinin fiyatları etkilemek amacıyla speküle edildiğine yönelik iddialar
çerçevesinde ilgili piyasaya yönelik tahminlerde bulunan kuruluşların rekolte
tahminlerini gerçekleşen üretim miktarlarıyla karşılaştırma ihtiyacı hasıl olmuştur.
(26) Aşağıdaki tabloda 2009-2016 yıllarına ilişkin çeşitli kurumlar tarafından kamuoyuna
açıklanan rekolte tahminlerine ve ilgili yıllarda gerçekleşen toplam tüketim miktarlarına
yer verilmektedir:
Tablo 4- 2009-2015 Yılları Açıklanan Rekolte Tahminleri ve Gerçekleşen Üretim Miktarları (Ton)
Sezon TZOB Bakanlık Fındık Tanıtım Grubu Fiskobirlik
Gerçekleşen
Üretim7
2009-10 462.000 490.877 450.000 525.000 500.000
2010-11 600.000 655.210 658.585 642.000 600.000
2011-12 404.142 452.847 458.153 440.000 430.000
2012-13 654.776 707.396 700.302 735.000 660.000
2013-14 484.268 572.385 661.540 570.000 549.000
2014-15 371.185 381.042 500.000 430.000 412.000
2015-16 590.394 680.286 733.246 650.000 646.000
Kaynak: KİB, OTB ve TZOB’den Gelen Bilgiler
(27) Açıklanan tahmini rekolte miktarları piyasadaki oyunculara fındık alım fiyatlarının ne
seviyede olabileceği hususunda ipuçları vermektedir. Bu çerçevede hasat sezonunun
başlamasından önce sektörde fındığın tahmini rekolte miktarı hakkında piyasada bir
bilgi kirliliği olabilmektedir. Bu husus, 2014 yılı tahmini rekolte miktarına ilişkin olarak
yaptığı açıklamada Fiskobirlik Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Bayraktar tarafından;
“Tabi şunu artık anladık. Herkes bulunduğu pozisyona göre bir açıklama yapmaya
çalışıyor. FİSKOBİRLİK'in asli görevi üreticiyi doğru bilgilendirmek, olanı söylemek. Biz
arazide bir çalışma yaptık, bugün itibarıyla 430 bin ton civarında tahmini fındık rekoltesi
tespit ettik. Tabi rekolte fiyatlara nasıl yansır, dünyaya nasıl yansır önemli” şeklinde
ifade edilmiştir8.
7 TÜİK verileri esas alınmıştır.
8
16-11/172-77
8/18
(28) Bu kapsamda aşağıda çeşitli kurumlar tarafından açıklanan rekolte tahminlerinin
farklılığına dikkat çekmek amacıyla bahse konu rekolte tahminleri gerçekleşen üretim
miktarlarıyla karşılaştırılmıştır.
Grafik-1: Rekolte Tahminleri ve Gerçekleşen Üretim Miktarları
(29) Çeşitli kurum ya da kuruluşlar tarafından açıklanan tahmini rekolte miktarları ile fiili
üretim miktarları arasındaki sapmaların minimum seviyede olmasının piyasadaki
oyuncuların beklentilerini rasyonel hale getireceği piyasa aktörleri tarafından da ifade
edilmektedir.
(30) Bu çerçevede rekolte tahminlerinde iklimsel koşullardan başka değerlendirmeye
alınacak bir diğer husus fındık üretilmeye elverişli tarım alanlarıdır. Aşağıdaki tabloda
Türkiye’de fındık üretimi yapmaya elverişli tarım alanı miktarına yer verilmektedir:
Tablo 5- Fındık Üretim Alanları (Hektar)
Yıl 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015
Üretim
Alanı 656.273 688.861 681.187 687.628 690.112 692.020 692.862 694.821
Kaynak: Ulusal Fındık Konseyi 2015 yılı Fındık Raporu
(31) Tablodan da görüleceği üzere, ülkemizdeki fındık yetiştirmeye elverişli üretim
alanlarında yıllar itibariyle rekolte tahminlerini etkileyecek kayda değer bir değişiklik
olmamıştır.
I.3. Yapılan Yerinde İnceleme ve Görüşmeler
I.3.1. OLTAN GIDA’da Yapılan Yerinde İnceleme
(32) Önaraştırma kapsamında iddiaya konu edilen teşebbüs olan OLTAN GIDA’da yerinde
inceleme gerçekleştirilmiştir. Yapılan yerinde incelemede, OLTAN GIDA firmasının
fındık alım fiyatlarını manipüle ederek düşük tuttuğuna dair herhangi bir belgeye
ulaşılmamıştır.
I.3.2. Yapılan Görüşmeler
(33) Dosya kapsamındaki iddialar çerçevesinde fındık alım piyasasında faaliyet gösteren
teşebbüsler, Karadeniz İhracatçı Birlikleri ve (…..) Ticaret Borsası yetkilileri ile
görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Aşağıda bu görüşmelere yer verilmektedir:
16-11/172-77
9/18
I.3.2.1. PROGIDA Yetkilileri İle Yapılan Görüşme
(34) Önaraştırma kapsamında 16.02.2016 tarihinde PROGIDA yetkilileriyle görüşme
gerçekleştirilmiş ve bilgi talebinde bulunulmuştur. Cevabi yazı 07.03.2016 tarih, 1636
sayı ile Kurum kayıtlarına girmiştir. Söz konusu cevabi yazıda PROGIDA tarafından;
- Yurtiçi fındık alım fiyatını etkileyen faktörlerin üretim maliyetleri, alıcıların stok
durumu, çikolata ve kuruyemiş sanayisinden gelen talep ve rekolte miktarı olduğu,
- Ticaret borsalarının fındık fiyatını belirleme yetkisi olmadığı, yalnızca günlük piyasa
satışlarına göre tescil edilmiş fiyatları deklare ettikleri,
- Son yıllarda rekolte tahmini ve gerçekleşen üretim miktarları karşılaştırıldığında
gerçeğe en yakın, en doğru ve tarafsız rekolte tahminin KİB tarafından yapıldığını
tespit ettikleri
hususları ifade edilmiştir.
I.3.2.2. KİB ile Yapılan Görüşme
(35) Dosya kapsamında, 16.02.2016 tarihinde KİB yetkilileri ile bir görüşme
gerçekleştirilmiştir. Görüşmede yetkililer tarafından;
- İlk rekolte tahminlerinin Mart ayında çiçek saymak suretiyle yapıldığı, Haziran
ayında çotanak sayımı yapılarak daha gerçekçi sonuçlara ulaşılabildiği, Ağustos
ayında ise hasat başladığından dolayı realizasyon tahminlerinde bulunulduğu,
herhangi bir olumsuz doğa olayı yaşanmadığı sürece rekolte tahminlerinin hemen
hemen üretim miktarıyla yakın çıktığı,
- Üreticinin, ürünü manava, fabrikaya ya da direk sanayiciye satabildiği, ayrıca fındığı
belli bir süre stoklayıp daha sonra tedarik zincirindeki kişilere satma imkânının
olduğu, fındığın kabuklu bir şekilde rutubetsiz, kuru bir yerde iki sene kadar
bekletilebildiği, TÜBİTAK araştırmasında kabuklu fındığın elverişli bir ortamda 3 yıl
bekletilebileceği sonucuna ulaşıldığı, ancak iç fındığın bir yıldan fazla
depolanamadığı,
- Yurtiçi fındık alım fiyatlarının arz ve talebe göre belirlendiği, fındık üreticisi rakip
ülkelerin fiyat politikalarının da bu noktada önemli bir değişken olduğu, AB üyesi
ülke menşeili üreticilerin piyasadaki gelişmelere ülkemizdeki duruma kıyasla çok
daha rekabetçi bir şekilde tepki gösterebildiği,
- Arzın düşük çıkması ve döviz kurundaki gelişmelerin fındık alım sezonunda alım
fiyatlarındaki dalgalanmaların temel nedenlerinden olduğu, yurtdışında ya da il
dışında yaşayan üreticilerin hasat zamanı ürünü toplayıp nakde çevirdikten sonra
bir an evvel ikamet edilen yerlere dönme isteklerinin de ürünlerin düşük fiyatlardan
satılmasının sebepleri arasında yer aldığı,
- Fındıkta gerçek anlamda bir borsa olmadığı, borsaların tescil borsası niteliğinde
olduğu, alım satım sonrası kesilen faturaların borsaya intikal ettiği ve bu fiyatlardan
o günün ortalamasının alındığı, bu anlamda borsaların fiyat belirleyici yönlerinin
olmadığı, borsada oluşan fiyatların geleceğe yönelik fiyattan ziyade fındığın o
günkü işlem fiyatının açıklanmasından ibaret olduğu,
- BAKANLIK, Fındık Tanıtım Grubu ve ziraat odalarının her sene rekolte tahminlerini
açıkladıkları, her yıl en düşük rekolteyi ziraat odalarının açıkladığı, BAKANLIK’ın
ziraat odalarına göre daha dengeli bir tahminde bulunduğu, üreticilerin düşük
rekolte tahmini açıklamasından dolayı ziraat odalarını dikkate aldıkları, ziraat
odasının rekolte tahmininin gerçekçi olmayan düzeyde düşük olması nedeniyle
16-11/172-77
10/18
üreticilerin fiyatların artacağı beklentisiyle ürünü pazara çıkarmaktan imtina
edebildiği,
- Fındık sektöründe en büyük tartışmanın rekolte tahminleri olduğu, KİB’in 2015 yılı
için 713.000 ton fındık üretimi tahmin ettiği, BAKANLIK’ın 683.000 ton, ziraat
odalarının ise 585.000 ton rekolte açıkladığı,
- Ziraat odalarının teşviki ile üreticilerin ürünü pazara sunmadığı, bundan dolayı
yurtdışı alıcılarının başka ülkelerin fındıklarına yöneldiği, geçen yıl fındık fiyatlarının
artmasından dolayı ürünlerinde fındık kullanan sanayicilerin üretim formüllerinde
birtakım değişiklikler yaptığı,
- 2014 yılında don olayından dolayı Mart ayından sonra fiyatların arttığı, 2015 yılında
fındık sezonunun 12 TL ile başladığı, geçen yıla göre %40 arz fazlası olması
sebebiyle fiyatlarda düşüşler görüldüğü,
- Fındık fiyatlarında artış olduğunda fındığın kullanıldığı sektörlerde faal olan
oyuncuların alternatif ürünlere yöneldiği, dolayısıyla yurtdışında fındığa olan talebin
azalmasıyla birlikte fiyatlarda da bir düşüş gerçekleşebildiği, dünyada toplam fındık
üretiminin 950.000 ton civarında olduğu, ancak dünyanın toplam tüketiminin
800.000 tonu geçmediği, bir sene fiyatlar artışa geçtiğinde, fındık kullanan çikolata
ve benzeri üreticilerin farklı alternatiflere yöneldikleri, örneğin badem fiyatlarının son
aylarda %30-40 oranında azaldığı, fındık yerine badem kullanılmaya başlandığında,
fındık fiyatları azaldığında dahi yeniden fındığa dönüş yapılmasının zaman
alabildiği,
- Geçen yıl manav kesiminin 10 TL’den alım yaptığı ve ürünü 15-16 TL’ye sattığı,
krediyle fındık alımı yapan birçok manav olduğunun tahmin edildiği, bu yıl da aynı
beklentiyle harekete geçen manavların beklentilerinin piyasa gerçekleriyle
örtüşmemesi neticesinde hayal kırıklıkları yaşadıkları,
- Fındık sektöründe 500.000 tonluk ve 700.000 tonluk üretimlerde aynı fiyatların
gerçekleşmesinin mümkün olmadığı, dış pazarlarda da ülkemizdeki üreticilerin
göremediği bazı gerçeklerin olduğu, örnek vermek gerekirse Rusya, Ukrayna ve
Orta Doğu ülkelerine yapılan ihracatın bitme noktasına geldiği, pazara dış dünyada
meydana gelen daralmaların etki ettiği, bunu stok yapan kesimin ve üreticinin
görmesinin mümkün olmadığı, bu hususları ihracatçı kesimin analiz edebildiği, 2009
yılından itibaren serbest piyasa koşullarının işlediği fındık piyasasında serbest
ekonomi mekanizmasının üretici tarafından kabullenilemediği,
- Fiyatların arz-talebe göre değil de müdahalelere göre şekillenmesinin ihracat
rakamlarına çok ciddi zararlar verdiği, ihracatta 3,5 milyar ABD Dolarının
hedeflendiği, 2,8 milyar ABD Dolarına kadar ulaşıldığı, ancak fiyatlara müdahale
edildiği yıllarda ihracatın 900 milyon ABD Doları’na kadar gerilediği,
- Dünya geneline ihraç edilen 200.000-250.000 ton iç fındığın ağırlıklı olarak 8-10
firma tarafından satın alındığı, bunların başında ise Ferrero International S.A’nın
(FERRERO) geldiği, FERRERO’nun ürünlerinde fındık kullanmama kararı alması
halinde fındık üreticisinin bundan çok ciddi zarar göreceği, büyük çapta alım yapan
bazı firmaların artık kendi fındık üretim alanlarını oluşturmaya başladığı, ülkemiz
dışındaki fındık üretiminin 300.000-350.000 tona çıkması halinde ülkemizin
rekabetçi gücünün zarar göreceği
hususları ifade edilmiştir.
16-11/172-77
11/18
I.3.2.3. (…..) Ticaret Borsası ((…..)) ile Yapılan Görüşme
(36) 17.02.2016 tarihinde (…..) yetkilisi ile fındık alım piyasasına ilişkin genel bir görüşme
yapılmıştır. Yapılan görüşmede;
- Fındığın bir sistematiğe bağlı olarak ihraç edilen bir ürün olduğundan manipülasyon
yapılma ihtimalinin çok düşük olduğu,
- 2009 yılında fındık fiyatlarının serbest piyasa ekonomisi çerçevesinde oluşmaya
başlamasıyla birlikte piyasada arz-talep kanunun işlediği, fındık alım sezonunun
10,75 TL ile açıldığında ziraat odalarının fiyatların 15 TL’ye çıkacağı beklentisiyle
ürünlerini satmamaları konusunda üreticileri yönlendirdiği, ancak daha sonra
fiyatların 10,75 TL’nin de altına indiği ve üreticinin zarara uğradığı,
- Fındık piyasasında arz ve talebe bağlı olarak bir fiyat teşekkülünün söz konusu
olduğu, ziraat odalarının beyan ettikleri 15 TL fiyatının üreticiyi beklenti içine
soktuğu, piyasada fiyat 10 TL’nin altına düşünce bir sorumlu arandığı ve bu
sorumluluğu kimsenin üzerine almak istemediği, şu haliyle üreticiyi zarara sokan
asıl yönlendirmenin ziraat odalarının açıklamaları olduğu,
- Borsa olarak “fiyat tespiti” yapmak gibi bir yasal dayanaklarının olmadığı, fındık
ticaretiyle ilgili işlemleri sonucuyla takip ederek, müsbit evraka dayandırıp
tescilledikleri ve bunun sonucunda oluşan fiyatın ortalamasını bilgi amaçlı olarak
yayımladıkları, borsa tarafından ilan edilen fiyatın müstahsilden tacire satılan %50
randımanlı kabuklu fındık fiyatı olduğu, borsa üyesi tacirlerin kendi aralarındaki alım
satımlarına konu fiyatların ilan yerlerinde ilan edilmediği, böyle bir teamül
bulunmadığı,
- Emanet sisteminin piyasa gerçeği ve yasal olduğu, üreticinin tüccar ile yıllardır süre
gelen bir güven ilişkisi olduğu, üreticinin tüccara fındığını çeşitli nedenlerle (başka
illerde ikamet ediyor olması, ürünü depolama imkânı olmaması gibi) emanet olarak
bıraktığı, emanet fındığın resmi evrakla kayıt altına alındığı, tüccarın emanet olarak
kendisine bırakılan fındığı satmasının önünde herhangi bir engel bulunmadığı,
ürünü sattıktan sonra fiyat arttığı takdirde zarar edebileceği, satılan fiyatın altına
indiği takdirde de kâr elde etmiş olacağı, bu çerçevede tüccarın ticari risk üstlendiği,
her aşaması resmi olarak kayıt altına alındığından emanet yönteminin taraflar
arasındaki yasal bir ilişki olduğu,
- Fındık üretim piyasasıyla ilgili 14 ticaret borsası kuruluşunun faaliyet gösterdiği,
fındığın fiyatıyla ilgili bir manipülasyon olmasının bu 14 ticaret borsasının da etki
altında bırakılması gibi akıl almaz bir güç ve organizasyon gerektirdiği, fındığın bir
ihraç ürünü olduğu ve kayıt dışı olarak el değiştirmesi ve manipüle edilmesinin
olanaksız olduğu
hususları ifade edilmiştir.
16-11/172-77
12/18
I.4. Kurum Kayıtlarına İntikal Eden Bilgi-Belgeler
I.4.1. OLTAN GIDA’dan Gelen Bilgiler
(37) Cevabi yazısında OLTAN GIDA tarafından;
- Fındık üretiminde yaşanan dalgalanmaların hava koşulları ile ilişkili olduğu,
beklenmedik bir mevsimsel gelişme neticesinde mahsulün %70-80 oranında zarar
görme ihtimalinin bulunduğu, yurtiçi fındık alım fiyatlarını belirleyen en önemli
faktörün arz-talep dengesi olduğu, geçici bir durum olmakla birlikte mahsulün çok
olduğu yıllarda bile üreticinin ürünü pazara indirmemesi neticesinde fiyatların
artabileceği, aynı şekilde müdahale alımlarının gündeme gelmesiyle birlikte
fiyatlarda artış yaşandığı, yurtiçi fındık fiyatlarını belirleyen unsurların yurtdışı fındık
fiyatları için de geçerli olduğu, arz-talep beklentileri ve rekolte gibi hususların
fiyatların oluşmasında önem arz ettiği,
- Rekolte beklentisinin fındık fiyatları üzerindeki en önemli etken olduğu, tahminlerinin
KİB bünyesindeki Fındık Tanıtım Grubu tarafından açıklandığı, ziraat odalarının da
rekolte açıkladıkları ancak bu açıklamalarda hata payı yüksek olduğundan bu
açıklamaları dikkate almadıkları
hususları ifade edilmiştir.
I.4.2. Özgün Gıda S Tic. Ltd. Şti.’den (ÖZGÜN GIDA) Gelen Bilgiler
(38) Cevabi yazısında ÖZGÜN GIDA tarafından; 2009 yılından itibaren serbest piyasa
ekonomisi değişkenlerine bağlı olarak fındık alım fiyatlarının belirlendiği, fındık fiyatının,
rekolte miktarı ana parametre olmakla birlikte, iç ve dış piyasadaki arz-talep dengesine
göre ani reaksiyonlar verdiği ifade edilmiştir.
I.4.3. Durak Fındık San. Ve Tic. A.Ş.’den (DURAK FINDIK) Gelen Bilgiler
(39) DURAK FINDIK tarafından gönderilen cevabi yazıda;
- Fındık alım fiyatlarını etkileyen en önemli faktörün rekolte miktarı olduğu, 2014
yılında rekoltenin düşük olmasından dolayı fiyatların yüksek, 2015 yılında ise
rekolte beklentisinin yüksek olması sebebiyle fiyatlarda 2014 yılına nazaran düşük
gerçekleştiği,
- 2016 mahsulü için yapılacak rekolte tahminlerinin de bundan sonraki süreçte 2016
fiyatları üzerinde etki doğuracağı
hususları ifade edilmiştir.
16-11/172-77
13/18
I.4.4. Balsu Gıda San. ve Tic. A.Ş.’den (BALSU GIDA) Gelen Bilgiler
(40) BALSU GIDA tarafından gönderilen yazıda;
- 2009 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile devletin fındık piyasasına müdahalesinin
önlendiği, 2009 yılına kadar üreticinin değil ürünün desteklendiği (FİSKOBİRLİK
veya TMO vasıtası ile), satın alınan fındığın satılmayıp yağlık olarak
değerlendirilmesi neticesinde oluşan milyarlarca ABD Doları zararın Hazine
tarafından karşılandığı,
- 2009 sonrası ilk defa ürün yerine üreticinin desteklendiği ve fındık fiyatlarının
serbest piyasada belirlendiği, bu kararın sanayi açısından daha öngörülebilir bir
piyasanın oluşmasını sağladığı, bu kararın dünyadaki fındık tüketimini artırdığı ve
fiyatların sıhhatli artışına vesile olduğu,
- Fındık üreticisinin, geçen iki sezonda olduğu gibi bir arz noksanı olacağını
düşünerek ürünü geç sattığı ve bu nedenle piyasada suni bir mal darlığı oluştuğu,
Eylül 2015’de 11 TL seviyesinde olan kabuklu fındık fiyatının Kasım ayı başında 14
TL’ye kadar çıktığı ancak piyasaya mal akmaya başlayınca Mart ayı itibariyle fiyatın
tekrar 9,50 TL’ye kadar gerilediği,
- BAKANLIK’ın alan bazlı destek kapsamında üreticiye 170 TL/Dekar ödeme yaptığı,
ortalama verimin 100 KG/Dekar olduğu varsayıldığında KG başına 1,7 TL’lik bir
destek (BAKANLIK’ın yaptığı çalışmalar neticesinde kabuklu fındığın üreticiye
maliyeti olan 4,35 TL/KG) düşünce kabuklu fındığın bugün 2,65 TL ye üretildiği,
- Çiftçinin zarar etmesinin mevzubahis olmadığı, yalnızca son senelerdeki anormal
kârın bir daha olmayacağı, bunun da hayal kırıklığı yaratacağı
ifade edilmiştir.
I.4.5. Türkiye Ziraat Odaları Birliğinden (TZOB) Gelen Bilgiler
(41) TZOB tarafından Kurum kayıtlarına 11.3.2016 tarih 1748 ile intikal eden yazıda;
- TMO’nun fındık alım görevini sona erdirdiği 2009 yılında bu yana ülkemiz fındık
piyasasında gerçek anlamda serbest piyasa şartlarının oluşmadığı, fındık
piyasasında oligopol yapı şeklinde çok sayıda üretici karşısında az sayıda alıcının
bulunduğu, bu durumun fındık fiyatlarının gerçek anlamda serbest piyasa
şartlarında oluşmasını engellediği,
- Fındık üretim miktarının iklim şartlarına bağlı olarak (don, aşırı sıcak vb.)
değişkenlik gösterdiği, ürünün satış fiyatının üretici maliyetinin üzerine kar,
enflasyon farkı ve refah payı eklenmesiyle oluştuğu ancak piyasa fiyatlarının,
ürünün az olduğu yıllarda yüksek; ürünün çok olduğu dönemlerde ise üretici
maliyeti civarında veya maliyetinin biraz üzerinde şekillendiği,
- Fındık sezonunun açıldığı Ağustos ayı ve sonrasındaki süreçte 14-15 TL/kg
seviyelerine kadar yükselen fiyatların fındık arzında bir değişiklik veya fiyatın
düşmesini gerektiren hiçbir neden olmamasına rağmen son 3 aylık süreç içerisinde
düşüşe geçtiği, fındık fiyatlarının halihazırda 9,00-9,30 TL/Kg bandında seyrettiği,
hasadın bittiği Ağustos ayından bugüne 7 aylık bir sürenin geçtiği dikkate
alındığında 5-6 TL’lik düşüşün bazı kesimlerin telaffuz ettiği rekolte fazlalığından
kaynaklandığı iddiasının tamamen yanlış bir iddia olduğu, bu durumun oligopol
yapıyı oluşturan birkaç firmanın fiyatları manipüle etmesinden kaynaklandığı,
- Ferrero’nun ülkemizin en büyük fındık ihracatçı firması olan Oltan Gıda’yı 2014
yılında kendi bünyesine katmasının, bahse konu teşebbüsün ülkemizde tekelleşme
16-11/172-77
14/18
çalışmalarının en somut adımları olduğu, adı geçen firmanın ülkemizde üretilen
fındığın (…..), grubun dünya çapındaki toplam fındık ihtiyacının da (…..) yakın
bölümünü ülkemizden tedarik ettiği,
- Bölge ziraat odalarından ve fındık üreticilerinden TZOB’a gelen telefonlarda,
FERRERO’nun bölge genelinde bulunan tüccar ve manavlarla anlaşarak çiftçiler
tarafından emanete bırakılan fındığın kendilerine sorulmadan ve izin alınmadan yurt
dışına ihraç edildiğinin belirtildiği, 20 bin tonun üzerinde bir fındığın ihraç edilerek
dış alıcıların ihtiyacının geçici olarak karşılanmasının, fındık fiyatlarındaki düşüşün
en önemli nedenlerinden biri olduğu
ifade edilmiştir.
I.5. Değerlendirme
(42) Bilindiği gibi 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabeti engelleyici, bozucu
ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar yasaklanmaktadır. 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesinde yasaklanan karar ve eylemlere verilen örnekler arasında, (a) bendinde
“Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi
unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi” sayılmaktadır.
(43) Şikâyet başvurularında yer alan iddialar ilgili Kanun’un 4. maddesi kapsamında
değerlendirilebilecek niteliktedir. Ancak yapılan yerinde incelemelerde, iddiaları
destekleyecek nitelikte herhangi bir belgeye ulaşılmamıştır. Bununla birlikte fındık
piyasasında faaliyet gösteren teşebbüslerin alım fiyatları incelenmiş, ancak söz konusu
teşebbüslerin fındık alımlarını piyasa fiyatlarından düşük gerçekleştirdiğini gösteren
herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.
(44) Fındık fiyatlarının 2014 sezonuna göre bu yıl düşük gerçekleştiği bilinmekle birlikte,
bunda, 2014 yılındaki don olayı neticesinde fındık ürününde yaşanan rekolte kaybı
sonucu arzda yaşanan kısıtın fiyatları yükseltmesi hususunun etkisi olduğu
değerlendirilmiştir. Nitekim 2015 sezonunda fındık rekolte miktarının normal seyrine
gelmesinin beklenmesi ile birlikte fındık fiyatlarının 2014 sezonu fiyatlarından
farklılaşmasının doğal bir süreç olduğu sonucuna varıldığından, konuya ilişkin bu
hususlara aşağıda ayrıntılı olarak değinilmektedir.
I.5.1. Fındık Alım Fiyatlarına İlişkin Analiz
(45) Piyasadaki fındık alım fiyatlarının incelenmesi ve teşebbüslerin pazardaki
davranışlarının benzer ya da farklı olup olmadığının tespiti amacıyla pazarda büyük
hacimde alım gerçekleştiren teşebbüslerin 01.01.2015-31.01.2016 tarihleri arasındaki
fındık alım fiyatları incelenmiştir. Aşağıdaki grafikte belirtilen tarihler arasındaki kabuklu
fındık ortalama alım fiyatlarının seyri görülmektedir.
Grafik-2: Teşebbüslerin Kabuklu Fındık Alım Fiyatları9
(…..TİCARİ SIR…..)
9 OLTAN GIDA’nın verilerini söz konusu teşebbüsün Ordu, Trabzon ve Düzce illerindeki fabrikalarında
gerçekleştirilen; PROGIDA’nın verilerini ise Ordu ve Kocaali fabrikalarında gerçekleştirilen fındık alım
miktar ve fiyatlarının ortalamaları teşkil etmektedir.
16-11/172-77
15/18
(46) Grafikte şikayete konu dönem olan 01.01.2015-31.01.2016 tarihleri arasında fındık
piyasasında en büyük hacimde alım yapan teşebbüslerin kabuklu fındık alım fiyatlarına
yer verilmiştir10. Verilerden tespit edileceği üzere teşebbüslerin alım fiyatlarının piyasa
dinamikleri gereği kayda değer olmamakla birlikte farklılaştığı değerlendirilmiştir.
(47) Grafikten tespit edileceği üzere, kabuklu fındık fiyatlarının yılın ilk yarısında yükseliş
eğilimde olduğu görülmektedir. Bunda fındık hasat sezonun sonu olması hasebiyle
ürün arzında yaşanan daralmanın payı olduğu söylenebilecektir. Nitekim Ağustos
ayında fındık bahçelerinde hasadın başlaması ve yeni ürünlerin piyasaya çıkması ile
birlikte ilgili aydan itibaren fiyatların düşüşe geçtiği görülmektedir.
(48) 29-30-31 Mart 2014 tarihlerinde yaşanan kar yağışı ve don olayı neticesinde 2014 yılı
mahsulü büyük oranda hasar görmüş, fındık bahçeleri kurumaya maruz kalmıştır.
Yaşanan don felaketi sonucunda bölgedeki fındık rekoltesinde büyük bir kayıp
gerçekleşmiştir. Söz konusu rekolte kaybı fındık piyasasında arzın kısılması ile birlikte
fiyatların artışa geçeceği sonucunu beraberinde getirmiştir. Nitekim 2014 yılı içerisinde
ağustos ayında başlayan hasatla birlikte kabuklu fındık fiyatları geçen yıllara nazaran
iki kattan fazla artmıştır. Aşağıdaki grafikte 2014 yılı içerisinde kabuklu fındık
fiyatlarının seyrine yer verilmektedir:
Grafik-3: 2014 Yılı Ordu Ticaret Borsasında İlan Edilen Kabuklu Fındık Alım Fiyatları
3,00
5,00
7,00
9,00
11,00
13,00
15,00
Oca.14 Şub.14 Mar.14 Nis.14 May.14 Haz.14 Tem.14 Ağu.14 Eyl.14 Eki.14 Kas.14 Ara.14
Kg/TL
Oca.14 Şub.14 Mar.14 Nis.14 May.14 Haz.14 Ağu.14 Eyl.14 Eki.14 Kas.14 Ara.14
Ordu Ticaret Borsası 6,22 5,93 5,81 8,79 9,40 9,20 10,42 12,57 13,81 13,58 13,65
Kaynak: Ordu Ticaret Borsası
10 Bilgi talebinde bulunulan teşebbüslerden BALSU GIDA ve ÖZGÜN GIDA kabuklu fındık alımı
yapmadıklarını, alımlarını iç fındık şeklinde gerçekleştirdiklerini ifade ettikleri için söz konusu
teşebbüslerin verileri grafiğe dahil edilmemiştir.
16-11/172-77
16/18
(49) 2013 yılı kabuklu fındık fiyatları 5-6 TL11 civarlarında iken 2014’ün başlarında sezonun
sonlarına gelinmesi dolayısıyla ürün miktarındaki azalma neticesinde fiyatların 8 TL
seviyelerine yükseldiği görülmektedir. Ardından yukarıda değinildiği üzere 2014 yılının
Mart ayında gerçekleşen don olayı ilgili yılda fındık ürününde rekolte kayıplarına neden
olmuş, bunun sonucunda ise Grafik-3’ten de görüleceği üzere ilgili aydan itibaren
fiyatlar yükselme eğilimi içerisine girmiş ve bu eğilim 2015 yılının Mayıs ayına kadar
devam etmiştir. 2015 yılında herhangi bir don olayının yaşanmaması ve tahmini rekolte
miktarlarının yaklaşık 600.000 ton seviyelerinde belirlenmesi ile fındık arz miktarının
geçen sezona göre fazla olacağı düşünülmüş, bu da fiyatların geçen sezona nazaran
düşük olacağının habercisi olarak değerlendirilmiştir. Nitekim 2014 yılı fındık üretim
miktarı yaklaşık 500.000 ton olarak gerçekleşmişken bu miktarın 2015 yılı için 650.000-
700.000 ton civarında olması beklenmektedir. Dolayısıyla 2015 yılının Ağustos ve
Temmuz aylarında başlayan hasat ile yeni ürünün piyasaya girmesiyle ilgili aylardan
itibaren fındık fiyatlarında düşüşler görülmüştür. Bu husus Fatsa Ticaret Borsası, Ünye
Ticaret Borsası, Terme Ticaret Borsası, Çarşamba Ticaret Borsası, Giresun Ticaret
Borsası ve OTB’de tescil edilen fiyatları gösteren Grafik-4’ten de anlaşılmaktadır.
Grafik-4: Ticaret Borsalarında Oluşan Fındık Alım Fiyatları12
Kaynak: Ordu Ticaret Borsasından Gelen Bilgiler
(50) Grafikten görüleceği üzere ağustos ayında yeni mahsulün piyasaya sürülmesiyle
birlikte kabuklu fındık fiyatları 2014 yılında gerçekleşen fiyatların altına düşmüştür. Arz
miktarında düşüş veya herhangi bir don olayının yaşanmamasından mütevellit, 2015
sezonu için 2014 yılındaki fiyatların oluşacağı yönündeki üretici beklentisi piyasa
dinamikleri ile bağdaşmamaktadır. Bunda en büyük pay rekolte miktarının geçen
sezona göre %40 oranında fazla olmasıdır.
11 (Erişim Tarihi 10.03.2016).
12 Söz konusu grafiğe Temmuz ayının verileri borsaların bu ayda tatile girmesi ve bunun sonucunda
borsaların bu ay içerisinde fiyat açıklamaması sebebiyle dahil edilmemiştir. Bu husus 09.03.2016
tarihinde (…..) Ticaret Borsası (…..) ile gerçekleştirilen telefon görüşmesinde ifade edilmiştir.
16-11/172-77
17/18
(51) Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden anlaşılacağı üzere, fındık alım fiyatları piyasa
aktörleri tarafından yapılan açıklamalardan ciddi anlamda etkilenen bir yapı
sergilemektedir. Özellikle rekolte miktarına ilişkin farklı kesimlerden gelen yanıltıcı
açıklamalar, üretici beklentilerini yönlendirmekte, piyasadaki arz-talep dengesinin
beklentilerin uzağında kalması neticesinde ise ilgili piyasaya yönelik şikayetleri
artırmaktadır. Arz-talep dengesinin fiyatlara olan etkisine ilişkin olarak, OLTAN GIDA
yetkilileri tarafından gönderilen yazıda, fındık sezonunun 12 TL ile başladığı, arzın fazla
olması neticesinde fiyatların 11 TL’ye gerilediği, üreticinin ürünü pazara indirmemesi
sonucunda ise fiyatların 14 TL seviyelerine yükseldiği ifade edilmiştir. Aynı belgede
hükümetin müdahale alımı yapacağını açıklamasının ardından fiyatların 9,5 TL’den 10
TL seviyelerine çıktığı hususuna da yer verilmiştir. Tüm bu hususlardan anlaşılacağı
üzere, piyasa aktörleri tarafından yapılan açıklamalar neticesinde fiyatlarda artış ya da
azalışlar yaşanmasının mümkün olduğu dolayısıyla fındık alım piyasasının açıklama ve
beklentilere endeksli kırılgan bir piyasa olduğu değerlendirilmiştir.
(52) İşbu raporun önceki bölümlerinde de ifade edildiği üzere BAKANLIK, KONSEY, ziraat
odaları ve Fiskobirlik rekolte tahminlerini kamuoyuyla paylaşmaktadır. Farklı kuruluşlar
tarafından açıklanan rekolte açıklamaları piyasanın dengesini bozmakta, piyasanın
farklı seviyelerindeki oyuncularda bir bilgi kirliliğine sebep olmaktadır. Farklı
teşebbüsler tarafından farklı değerlerde açıklanan rekolte tahminleri ve bunun
sonucunda oluşan algı ve tartışmalar piyasada faaliyet gösteren oyuncularda rekabetçi
endişelerin vuku bulmasına sebep olmaktadır. Nitekim Gıda Tarım ve Hayvancılık
bakanı Faruk ÇELİK konuyla ilgili olarak 06.03.2016 tarihinde; “Rekolte tahminini üç
kesim yapıyor. Biri yükseltiyor, biri düşürüyor ve burada yine pazarı sarsıcı oyunlar
oynanıyor. Bundan sonra, aldığımız karar, fındığın rekoltesi 1-7 Haziran arasında
bakanlık tarafından yapılacak” açıklamasında13 bulunmuştur. Ayrıca 2015 yılında
KONSEY tarafından yayımlanan “Fındık Raporu”nda da rekolte tespit işinin BAKANLIK
tarafından yapılması önerisinde bulunulduğu görülmektedir.
(53) Buna ek olarak yerel ve ulusal basında fındığın üreticiler tarafından satılmaması, bir
süre ellerinde tutulması ve bu yolla suni olarak fiyatların yükseltilmesi amacına binaen
yapılan aşağıdaki açıklamaların serbest piyasa dinamikleri ile bağdaşmadığı, bu yolla
yapılan açıklamaların piyasada bilgi kirliliğine yol açarak üreticileri fiyatların artacağı
yönünde beklentiye soktuğu kanaatine varılmıştır. Aşağıda örnek basın açıklamalarına
yer verilmektedir:
“Geçen hafta itibariyle pazara inen fındık miktarında azalma yaşanıyor. Bu
azalma da herkesin gördüğü gibi fındık fiyatlarına yansıyor. Eğer üreticilerimiz
fındığı pazara indirmezse fındık fiyatları 15 lira seviyelerine tırmanacak" (Arslan
Soydan, TZOB Yönetim Kurulu Üyesi)
“Fındık fiyatı çok hızlı yükseliyor, piyasadaki açığı da göz önünde
bulundurursak daha da yükselecek gibi görünüyor. Bundan karlı da elinde
fındık bulunduran üreticilerimiz çıkacak. Kendilerinden direnmeye devam
etmelerini istiyoruz. Pazara ürün inmediği sürece fiyat artacaktır.” (Erim
YAMAN, Giresun Ziraat Odaları Koordinasyon Kurulu Başkanı)
“Eylül-Ekim aylarında piyasaya yüklü bir fındık girişi olursa fiyatının dengesi
bozulabilir. Yani fındık fiyatları 15 liranın altına düşebilir. Bu yüzden üreticilerin
yapması gereken hususlar var. Öncelikle üreticilerimiz Eylül, Ekim aylarında
fındığı piyasaya indirmemelidir. Eğer indirirse FİSKOBİRLİK’e vermelidir.” (Lütfü
BAYRAKTAR, Fiskobirlik Yönetim Kurulu Başkanı)
13
16-11/172-77
18/18
(54) Sonuç olarak yapılan incelemeler ve değerlendirmeler ışığında, iddialara konu
teşebbüsün ve incelenen diğer teşebbüslerin, fındık alım fiyatlarını düşük tuttuklarına
dair herhangi bir belgeye veya bulguya ulaşılmaması nedeniyle fındık alım piyasasında
faaliyet gösteren teşebbüsler hakkında soruşturma açılmasına yer olmadığı kanaatine
varılmıştır.
J. SONUÇ
(55) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 4054 sayılı Kanun’un 41.
maddesi uyarınca soruşturma açılmamasına OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy