Fuchs / Almanya - 29222/11 ve 64345/11 - 27.01.2015 tarihli Karar [V. Bölüm]
Olaylar — Başvuran bir avukattır. Başvuran, bilgisayarına çocuk pornosu yüklemekle suçlanan müvekkilini temsil ederken, veri dosyalarının şifrelerini çözmek üzere iddia makamı tarafından tayin edilen özel bilirkişinin, iddia makamının istediği sonucun alınmasını sağlayacak şekilde söz konusu dosyalar üzerinde oynadığını ve deliller üzerinde tahrifat yapmakta kişisel bir menfaatinin bulunduğunu yerel mahkeme nezdinde yazılı olarak ileri sürmüştür. Bilirkişi, sonuçları mahkemeye sunarken yemin etmiştir. Bilirkişi, başvuran hakkında şikâyette bulunmuştur. Başvuran, hakaret etmekle suçlanmış ve para cezasına mahkûm edilmiştir. Daha sonra gerçekleştirilen disiplin soruşturması neticesinde, kınama ve para cezasıyla cezalandırılmıştır.
Başvuran, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yaptığı başvuruda, kendisi aleyhine alınan tedbirlerin, Sözleşme’nin 10. maddesi kapsamındaki haklarının ihlaline neden olduğu hususunda şikâyette bulunmuştur.
Hukuki Değerlendirme — Madde 10: Mahkeme, söz konusu tedbirlerin demokratik bir toplumda gerekli olduğu sonucuna varmıştır. Mahkeme, yerel mahkemeler tarafından sunulan gerekçelerin ilgili ve yeterli olup olmadığı hususuyla ilgili olarak, müvekkilinin menfaatlerini savunmanın, başvurana, genel olarak bilirkişinin deliller üzerinde tahrifat yaptığını ima etme hakkı tanımadığı konusunda ulusal ceza mahkemesinin görüşüne katılmıştır. Mahkeme, ayrıca, disiplin soruşturması sırasında, rencide edici ifadelerde, başvuranın müvekkilinin davasında bilirkişi tarafından sunulan hizmetin tarafsız bir eleştirisinin söz konusu olmadığı, genel olarak bilirkişinin yaptığı çalışmaya itiraz edildiği ve tespitlerinin faydasız olduğunun belirtildiği hususunda da yerel mahkemenin görüşüne katılmıştır. Mahkeme, başvuranın müvekkilinin menfaatlerinin meşru bir şekilde savunulmasının, disiplin soruşturmasına ve ceza davasına konu olan ifadelerin dile getirilmesi açısından haklı bir gerekçe teşkil etmediği yönündeki yerel mahkemenin tespitlerini kabul etmiştir.
Mahkeme, orantılılık konusuyla ilgili olarak, ceza mahkemesinin, başvurana uygulanacak olan yaptırıma karar verirken, ifadelerinin aleni bir şekilde dile getirilmemiş olduğu, yeminli bilirkişilerin görevlerini yerine getirirken haksız bir kaygı yaşamamaları gerektiği ve rencide edici ve küfürlü ifadeler şeklindeki sözlü saldırılardan korunmaları gerekebileceği ve disiplin soruşturması ve ceza davası neticesinde verilen cezaların orantısız olduğunun söylenemeyeceği hususlarını dikkate aldığını belirtmiştir.
Sonuç: kabul edilemez (açıkça dayanaktan yoksun).
Full & Egal Universal Law Academy