T.C.
GAZİANTEP
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ .
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:.
KARAR NO: .
HAKİM:.
DAVACI: .
VEKİLİ: .
DAVALI: .
.
VEKİLİ: .nat)
DAVA TARİHİ: 02/09/2022
KARAR TARİHİ: 02/05/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/02/2021 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçe ile sigortalı olan, dava dışı ... sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı aracın yaya olan müvekkiline çarpması neticesinde müvekkillinin yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin trafik kazasına karıştığını belirttiği..... Plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, müvekkili şirketin sigortalısının kusur oranında sorumluluğunun bulunduğunu ilgili yerlerden gerekli raporlar alınması gerektiğini belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacıya ait tedavi evrakı Dr. Ersin Arslan Devlet Hastanesinden getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Gaziantep Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 06/09/2022 tarihli sayılı cevabında; Davacıya meydana gelen trafik kazası nedeniyle peşin sermaye gelir bağlanmadığı belirtilmiştir.
Yaralamalı trafik kazası sebebi ile açılan ceza dosyası sureti getirtilmiştir.
Davalı sigorta şirketi uhdesinde açılan hasar dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Tüm dosya kapsamından 08/12/2021 tarihinde Şahinbey ilçesi sınırları içerisinde ..plaka sayılı aracın davacıya çarptığı, kazanın bu şekilde meydana geldiği anlaşılmıştır.
Davacının dava açılmazdan evvel davalı sigorta şirketine 23/02/2022 tarihinde başvurduklarına ilişkin başvuru belgesi dava dilekçesi ekinde ibraz edilmiştir. Bu haliyle dava şartının oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Davacı dava açılmadan önce arabulucuya başvurmuş ve arabuluculuk son tutanağı ibraz edilmiştir.
Dosyaya sunulan 23/06/2021 tarihli poliçeden, kaza tarihi itibarı ile .... plakalı aracın sigorta ettireninin davalı olduğu anlaşılmıştır.
Kazanın meydana gelmesinde tarafların kusurunun tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup davalının sigortaladığı aracın sürücüsü olan ...' un meydana gelen kazanın oluşumunda, K.T.K'nın 52/a Maddesine aykırı davranışı ile meydana gelen olayda ihlal ve ihmalinin olduğu, yaya davacının ise; Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 68/b Maddesine aykırı davranışı ile meydana gelen olayda ağır ihlal ve ihmalinin olduğu, rapor edilmiştir.
Raporun, kolluk görevlilerince kazaya ilişkin olarak tutulan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle bilirkişi raporunda kazanın gerçekleşme şeklinin doğru bir şekilde irdelendiği ve bu şekilde kanaate varıldığı, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiş ve hükme esas alınmıştır.
Yine kusur bilirkişisi raporunda sadece ihlal edilen hükümlerin belirtildiği herhangi bir kusur oranı tespiti yapılmadığı ortadadır. İhlal edilen kanun maddeleri ve kazanın gerçekleşme şekli nazara alındığında kazanın meydana gelmesinde davacının asli, ..... plaka sayılı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğuna kanaat getirilmiştir.
Kusura ilişkin tespit yapıldıktan sonra dosya maluliyet bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Burada davacının maluliyeti tespit edilirken öncelikle hangi yönetmeliği uygulanacağının belirlenmesi gerekmektedir.
Bu noktada alınacak maluliyet raporlarında uygulanacak yönetmeliğin tespitine ilişkin olarak; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ......1 Tarihli ilamında "...2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir..." denilmektedir.
Somut olayda dosya kapsamında hazırlanan maluliyet raporu Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca hazırlanmıştır. Kaza tarihinin 08/12/2021 tarihi oluşu da nazara alındığında alınan maluliyet raporunu doğru yönetmelik hükümleri uyarınca hazırlanmış olduğuna kanaat getirilmiş ve hükme esas alınmıştır.
Maluliyet raporuna göre davacının özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %33 olduğu, tıbbi iyileşme süreci dikkate alındığında 12 ay süre ile geçici iş göremezliğinin olduğu, iyileşme dönemi içerisinde 6 hafta tam gün bakıcı ihtiyacı olduğu tespit edilmiştir.
Davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi noktasında baz alınacak yaşam tablosu ve uygulanacak hesaplama yönteminin de ayrıca irdelenmesi gerekmektedir. Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2..... sayılı ve 21/05/2021 Tarihli ilamında "...Mahkemece yapılacak iş, bilirkişi kuruluna anılan yönetmelik çerçevesinde yeni bir maluliyet raporu tanzim ettirdikten sonra, davacının muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenerek, hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması için yeni bir aktüerya raporu almaktan ibaret olup..." denilmektedir.
Kusur ve maluliyet oranının tespitini müteakip dosya, gerçek zararın hesabı yönünden bu işlerden anlar aktüer bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mahkemece resen seçilen bu işlerden anlar aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 20/03/2023 tarihli gerekçeli raporun yukarıda bahsedilen 17.Hukuk Dairesinin belirlediği ilkelere uygun olduğu anlaşılmıştır. Rapor içeriğine göre davacının 1.125.628,97 TL sürekli iş göremezlik, 56.524,02 TL geçici iş göremezlik, 6.031,20 TL bakıcı gideri yönünden maddi zararı olduğu rapor edilmiştir.
Davacı vekili, vekaletnamesinde mevcut olan davadan feragat özel yetkisine binaen mahkememize ibraz etmiş olduğu 02/05/2023 tarihli feragat dilekçesi ile işbu davadan feragat etmiştir.
Davalı vekili ibraz etmiş olduğu 04/05/2023 tarihli dilekçe ile davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
Davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemi olup, davalının kabulüne de bağlı değildir. Bu durumlar karşısında davacının davasından feragat etmesi nedeniyle davanın reddine ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
Harçlar Kanununun 22. maddesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ nun 25.01.1984 tarih ve 1981/4-57 Esas ve 1984/29 Karar sayılı kararı gereğince alınması gereken harç miktarı, maktu karar ve ilam harcı üzerinden hesaplanması ve alınması gerektiğinden, işbu davadan feragat de yargılamanın ilk celsesinden sonra olduğundan maktu karar ve ilam harcının 2/3 oranına isabet eden 119,93 TL harcın peşin alınan 80,70 TL harçtan düşülmesi ile bakiye 39,23 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Arabuluculuk Kanununun 18/A-13 ve Arabuluculuk ücret tarifesinin 1.kısım 2.a maddesine göre hesaplanan 1.560,00 TL'nin, Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2 madde gereğince davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacının yaptığı tüm masrafların kendisi üzerinde bırakılmasına,
Tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
Karar kesinleştiğinde ve talep halinde bakiye avansın iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda miktar itibarı ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/05/2023