T.C.
GAZİANTEP
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ,
KARAR NO:,
BAŞKAN: ,
ÜYE: ,
ÜYE: ,
KATİP: ,
DAVACI : .
VEKİLLERİ: .
.
DAVALI : .
VEKİLİ: .
DAVALI :.
VEKİLLERİ: .
DAVALI :.
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 06/12/2021
KARAR TARİHİ: 26/01/2023
GEREKÇE TARİHİ : 02/02/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanında özetle: 10/09/2017 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkilinin sevk ve idaresindeki motorsiklete çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, kazaya .... plakalı araç sürücüsünün sebebiyet verdiğini, olay sonrası düzenlenen tutanağında iddialarının kanıtladığını, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50 TL geçici iş göremezlik, 50 TL geçici dönem bakıcı gideri, 50 TL kalıcı iş göremezlik nedeniyle uğranılan zararın davalılardan tahsilini, 30.000 TL manevi tazminatın davalılar... ve ....tan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Dava değerinin belirlenmesi: Davacı vekili Mahkememize ibraz ettiği 12/10/2022 tarihli değer arttırım dilekçesi ile netice-i talebini geçici iş göremezlik yönünden 4.327,78-TL, sürekli iş göremezlik yönünden 724.536,05-TL ve bakıcı gideri yönünden 1.659,00-TL olarak belirlemiştir.
DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı Türkiye Sigorta vekili cevap dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanında özetle: Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, davacının delil listesinde yazılı bulunan delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki menfaati bulunmadığını, kaza tespit tutanağı ve diğer tüm belgeler incelendiğinde kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, kabul manasına gelmemek kaydıyla Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alınmasını, davacıya SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılmasını, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadığını, tazminat belirlenirken asgari ücretin baz alınmasını, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacı sürücünün kazada müterafik kusurlu olduğu, kabul anlamına gelmemekle tazminat hesabı yapılırken bu hususun göz önünde bulundurulmasını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Türkiye Sigorta vekili cevap dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanında özetle: Davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı olmadığını, dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı ve bilirkişi tutanağının hatalı olduğunu, kaza sonrası müvekkilinin tanıklığına başvuru yapılmadan tutanağın düzenlendiğini, davacı sürücünün meydana gelen kazada müterafik kusurlu olduğu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat hesabı yapılırken bu hususun göz önünde bulundurulmasını, haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ....'a dava dilekçesi ve duruşma günü bildirir tebligat yapılmış olup, davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER:
1- Davalı sigorta şirketi nezdindeki hasar dosyası;
Davalı sigorta şirketi tarafından sigorta poliçesi ile hasar dosyası Mahkememize sunulmuş, hasar dosyası kapsamında davacıya herhangi bir ödemenin yapılmadığı bildirilmiştir.
2-Gaziantep 21. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası
UYAP üzerinden celp edilerek dosya arasına alınan dosyanın incelenmesinde; katılanın dosyamız davacısı .....osyamız davalısı.... olduğu, kovuşturmaya konu suçun taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma olduğu, 10/09/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle açılan soruşturma dosyasına binaen açılan dosya kapsamında alınan 25/09/2018 tarihli kusur bilirkişisi raporunda sürücü ....'nun asli, sürücü .....'nın tali kusurlu olduğunun rapor edildiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde alınan rapora itibar edilerek sanığın cezalandırılması yönünde 23/11/2018 tarihli kesin hükmün tesis edildiği anlaşılmıştır.
3- Davacının meydana gelen trafik kazası sonrasına görmüş olduğu tedavilere ilişkin hastane kayıtları;
Davacıya ait tedavi kayıtları Gaziantep Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesinden celp edilerek dosya arasına eklenmiştir.
4- SGK Kayıtları;
10/09/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacıya geçici iş göremezlik sebebiyle ödeme yapılıp yapılmadığı, gelir bağlanıp bağlanmadığı hususunda SGK Gaziantep İl Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, Gaziantep Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 10/12/2021 tarihli sayılı cevabında; davacıya meydana gelen trafik kazası nedeniyle toplam 4.561,05-TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı, peşin sermaye değerli gelir bağlanmadığı belirtilmiştir.
5- Tarafların sosyal ve ekonomik durumunun tespitine ilişkin kolluk araştırma tutanakları
6-Bilirkişi raporları;
i) ATK Trafik İhtisas Dairesi Raporu:
Kazada tarafların kusur oranlarının belirlenmesi, ayrıca 10/09/2017 tarihli trafik kazası tespit tutanağı ile Gaziantep 21. Asliye Ceza Mahkemesinin ....Esas sayılı dosyasında alınan kusur raporu arasında çelişki meydana geldiğinden oluşan çelişkinin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmıştır.
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi 25/02/2022 tarihli raporunda özetle: Davacı sürücü ..... sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyri esnasında kaza mahalli girişine yaklaştığı sırada sağ ilerisinde dikkatsiz ve kontrolsüz şekilde sağ ilerisinde park halinden sağa manevra ile istikamet şeridini kapatan araca karşı alabileceği bir önlem bulunmadığından kazada kusursuz olduğu, davalı sürücü ...resindeki minibüs ile park halinden sağa manevra ile harekete geçtiği sırada yola gereken dikkatini vermediği, düz seyir yaklaşan araçların varlığını dikkate almadığı, düz seyirle gelen motosikletlinin geçişini tamamlamasını beklemediği, dikkatsiz ve kontrolsüz şekilde sağa manevra yapıp düz gelen motosikletin istikametini kapattığı kazada %100 (yüzde yüz) kusurlu olduğu belirtilmiştir.
ii) Maluliyet Oranı Tespitine İlişkin Bilirkişi Raporu: Mahkememizce resen seçilen Adli Tıp Uzmanı bilirkişi heyetince düzenlenen 20/04/2022 tarihli gerekçeli raporda; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kullanılarak hesaplanan kişinin özürlülük oranın %32 olduğu, tıbbi iyileşme ve rehabilitasyon süresi dikkate alındığında 6 ay süre ile geçici iş göremezliği olduğu, iyileşme dönemi içerisinde 4 hafta tam gün bakıcı ihtiyacı olduğu belirtilmiştir.
iii) Aktüer Bilirkişi Raporu: Kusur ve maluliyet oranının tespitine müteakip dosya, gerçek zararın hesabı yönünden aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş; aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 13/06/2022 tarihli raporda özetle; davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyet, tedavi süresi ve kusur oranı dikkate alınarak TRH 2010 yaşam tablosuna göre geçici iş göremezlik tazminatının 4.327,27-TL, sürekli iş göremezlik tazminatının 565.196,21-TL, bakıcı gideri zararının 1.659,00 -L olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce hesap bilirkişisinden rapor hazırlanırken 01/07/2022 tarihinden önce yürürlükte bulunan asgari ücret miktarının esas alındığı, rapor tarihinden sonra 01/07/2022 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde asgari ücrette artışın yapıldığı, yerleşik yüksek mahkeme içtihatları gereği karar tarihine en yakın asgari ücret tutarı üzerinden hesaplama yapılması gerektiğinden ek rapor alınmıştır.
Hesap bilirkişisinden alınan 25/08/2022 tarihli ek raporda özetle: Davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyet, tedavi süresi ve kusur oranı dikkate alınarak TRH 2010 yaşam tablosuna göre geçici iş göremezlik tazminatının 4.327,27 TL, sürekli iş göremezlik tazminatının 724.536,05 TL, bakıcı gideri zararının 1.659,00 TL olduğu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava 6098 sayılı TBK md. 54 gereğince bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat (geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri) istemine ilişkindir.
Dava açılmadan önce başvuru şartının yerine getirilmediği iddiası yönünden:
KTK'nın 97.maddesi "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." şeklindedir. Davacının bu kapsamda dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvurduğu, madde metninde başvuru sırasında hangi belgelerin sunulacağına ilişkin bir hükmün bulunmadığı sabit olduğundan davalı vekilinin gerekli belgelerle başvurulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin itirazlarına itibar edilememiştir. (Emsal olarak; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/2102 E., 2021/1494 K. Sayılı kararı ile Yargıtay 4. HD'nin 25/10/2021 tarih 2021/4498 E. 2021/7405 K. Sayılı kararı )
Yetki itirazı yönünden;
6100 sayılı HMK'nın 16. maddesinde "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Öte yandan, 2918 sayılı KTK'nun 110. maddesinde; "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" ifadesine yer verilmiştir. HMK'nin haksız fiillerde yetkiyi düzenleyen anılan 16. maddesinde belirlenen yetkinin kesin yetki olmadığı açıktır. Bir dava için birden fazla yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmakta seçimlik hakka sahiptir. Eldeki davada, davacının yerleşim yeri ve kazanın vuku bulduğu yer Gaziantep olduğuna göre davanın mahkememizde açılmış olmasında bir isabetsizlik yoktur; bu sebeple vekilinin yetki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davanın esası yönünden;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder." şeklinde ifade edilmiştir.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54'te özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda, tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davaya konu kazanın, 10/09/2017 tarihinde saat 07:30 sıralarında davacı sürücü .....'nın sevk ve idaresindeki motosikleti ile Akyol Caddesini takiben ....Caddesi yönüne seyir halinde iken kaza mahalli olan kavşağa geldiği esnada aracıyla seyir istikametine göre sağ ilerisinde park halinde iken sağa manevra ile kavşak kolu olan ....sokağa dönüş yapmak isteyen davalı sürücü....'nun yönetimindeki ..... plakalı minibüsün sağ ön far kısmına çarpması ardından .... girişindeki demir dubaya çarpması neticesinde meydana geldiği davacı sürücü ..'nın sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyri esnasında kaza mahalli girişine yaklaştığı sırada sağ ilerisinde dikkatsiz ve kontrolsüz şekilde sağ ilerisinde park halinden sağa manevra ile istikamet şeridini kapatan araca karşı alabileceği bir önlem bulunmadığı anlaşıldığından kazanın oluşumuna etken herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalı sürücü ...'nun park halindeki aracını sağa manevra ile harekete geçirdiği sırada yola gereken dikkatini vermediği, düz seyir yaklaşan araçların varlığını dikkate almadığı, düz seyirle gelen davacının geçişini tamamlamasını beklemediği, dikkatsiz ve kontrolsüz şekilde sağa manevra yapıp davacının istikametini kapattığı anlaşıldığından kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu değerlendirilmiştir.
10/09/2017 tarihli trafik kazası tespit tutanağı ile Gaziantep 21. Asliye Ceza Mahkemesinin.... Esas sayılı dosyasında alınan kusur raporu arasında meydana gelen çelişkiyi giderir yönde alınan ATK raporuna itibar edilmiştir.
Kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olan ....plakalı aracın kaza tarihini de kapsayan süreçte davalı sigorta şirketi nezdinde geçerli bir ZMMS poliçesinin bulunduğu, davalılardan ....n aracın işleteni, diğer davalı....'nun aracın kaza esnasında sürücüsü olduğu anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında kusur raporu aldırıldıktan sonra, davacının yaralanması sebebiyle sürekli iş göremezlik oranının, geçici iş göremezlik süresinin ve bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığının belirlenmesi yönünden rapor alındıktan sonra konusunda uzman bilirkişiye maddi tazminat hesabı yaptırılmıştır.
Toplanan delillerden; davalının sigortalısı olan araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu hareketleri ile davacı tarafın yaralanmasına sebep olduğu anlaşılmıştır. Özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine uygun şekilde düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirlenen %32 maluliyet oranının, 6 aylık geçici iş göremezlik süresi ile 4 hafta bakıcı ihtiyacının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasının yerinde olacağı kanaatine varılmış, hükmedilen maddi tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi olan 04/12/2017 tarihinden (başvuru + 8 iş günü) itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 10/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (Kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre maluliyet durumunun tespit edilmesi gerektiği yönünden bkz. Yargıtay 4. HD'nin 2021/15095E., 2021/3746 K. Sayılı kararı ve TRH 2010 tablosu ve progresif rant yöntemi uyarınca hesaplama yapılması gerektiğine dair bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas, 2021/6472 Karar sayılı kararı )
Davalının geçici iş göremezlik zararının poliçe teminatı kapsamında olmadığı savunması yönünden yapılan değerlendirmede;
TBK'nın 54.maddesi ile KTK'nın 98.maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilememiştir. (Bu yönde emsal olarak bkz. Yargıtay 4. HD’nin 2021/8288 Esas ve 2022/1147 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 4. HD’nin 2021/8341 Esas ve 2022/1644 Karar sayılı ilamı)
Müterafık kusur yönünden yapılan değerlendirmede;
Somut olayda davacının meydana gelen trafik kazası esnasında davaya konu trafik kazasına karışan motosikletin sürücüsü olduğu, davacının trafik kazası sonrasında meydana gelen yaralanma bölgesi itibariyle (omur kırığı) koruyucu tertibat kullanmamasının meydana gelen kazada yaralanan davacının zararını artırıcı bir etken olmadığı değerlendirilerek müterafık kusur indirimi yapılmamıştır.
Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede;
Hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Somut olayımızda tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın gerçekleşmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğu, davacının yaşı, maluliyet oranı ve yukarıda belirtilen ilkeler ile hakkaniyet ilkesi gözetildiğinde davacı için 30.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın maddi tazminat talebi yönünden KABULÜNE, 724.536,05-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.327,78-TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 1.659,00-TL bakıcı giderinin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 04/12/2017 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 10/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (davalı ....in poliçe teminat limiti olan 330.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına),
2-Davanın manevi tazminat talebi yönünden KABULÜNE, 30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar İrfan Uğurlu ile Muhittin Polat'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-a)Maddi tazminat davası bakımından kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 49.902,01-TL nispi harçtan peşin alınan 2.392,14-TL harcın mahsubu ile eksik 47.509,87-TL harcın; 21.461,69-TL'sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiye 26.048,18-TL'sinin davalılar İrfan Uğurlu ile Muhittin Polat'tan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
b)Manevi tazminat davası bakımından kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.049,30-TL harçtan peşin alınan 102,46-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.946,84-TL harcın davalılar İrfan Uğurlu ile Muhittin Polat'tan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
c)Zorunlu Arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL giderin 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi gereğince, davalı Türkiye Sigorta A.Ş'den alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacının yaptığı harç dahil toplam 5.838,50-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalıların yaptığı herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine yer olmadığına,
6-Maddi tazminat davası bakımından karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre 98.357,51-TL nispi vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketinin 44.431,16-TL'si ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Manevi tazminat davası bakımından karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılar İ.....'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Yapılan giderin avanstan mahsubu ile bakiye kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine
Dair, davacı vekili, davalı asil ve vekili ile davalı sigorta şirketi vekilinin yüzüne karşı, HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak oybirliği ile verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 26/01/2023