T.C.
GAZİANTEP
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ...
KARAR NO: ...
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ: ...
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ: ...
...
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/09/2021
KARAR TARİHİ: 18/07/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkil hakkında icra takibinin olduğunu e devlet vatandaş uyap modülü üzerinden 25/08/2021 tarihinde tesadüfen öğrendiklerini, İcra takibi 08/05/2009 tarihinde başlatılmış, 89 ihbarnameleri; 08/09/2010, 24/11/2010, 20/01/2011 tarihlerinde tebliğ edildiğini, Davalı şirket Ankara İcra Dairesi E.2017/22807 [eski esas 2009/7332] sayılı dosya üzerinden 21/04/2009 ve 02/05/2009 keşide tarihli çeklere istinaden toplam 553.806,90 TL alacak hakkında 08/05/2009 tarihinde icra takibi başlattıklarını, İcra Dosyası arasında alınan Ticaret Sicili Gazetesine göre müvekkil ..., ... 5 Noterliği 02/12/2003 gün ve ... yevmiye sayılı işlemiyle ortak olduğu davalı/ takip alacaklısı şirketin şirket ortaklığından, hissesini ... 4. Noterliği 10/02/2004 gün ve ... yevmiye sayılı işlemiyle çıktığını, Davalı/ takip alacaklısı vekili, 01/09/2010 tarihinde müvekkili ...'ın, Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından bildirilen adresine 89/1 ihbarnamesi çıkarılmasını talep etmiştir. Her üç haciz ihbarnamesinin de "... adresine çıkarıldığını, tebligat mahallinde "ismen tanınmayan" müvekkile TK m.35 gereğince tebligat yapıldığını, Ticaret Sicili Gazetesi ile icra dosyası arasına alınan Ticaret Müdürlüğü yazıyla sabit olduğu üzere müvekkili ...'ın takip borçlusu şirketten 10/02/2004 tarihinde ayrıldığını, bu nedenlerle Müvekkili ...'ın takip borçlusu ... Gıda Nakliyat İnşaat İthalat İhracat Limited Şirketini'ne borçlu olmadığının tespitini, Ankara 8. İcra Dairesi E.2017/22807 sayılı dosyada mübrez İİK m.89 ihbarnamelerinin iptalini, Davalı/ takip alacaklısının takip bedelinin % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, Yargılama giderleriyle vekalet ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA:
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacının açmış olduğu, Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/1184 Esas sayılı dosyasıyla yürüyen tebligatın iptaliyle ilgili şikayet davasının kanaatlerince süresinde açılmadığı kanaatinde olduklarını, Öncelikle, davacının, dava konusu etmeye çalıştığı, İİK.m.89/1,2,3. Haciz İhbarnamelerini, müdürlük tarafından 7201 sayılı Tebligat Kanununun kendisine gönderilmiş olduğu, aşağıda gösterilen tarihlerde tebliğ almış olduğu; kanaatlerince davacının, İİK.m.89/3.f.sı hükmü gereğince, iş bu davayı açması gereken 15 günlük hak düşürücü süresi, 10 yıl önce sona erdiğini, 10 yıl sonra açılmış olan eldeki davanın süre hükümlerine göre işin esasına girilmeden reddine karar verilmesini, talep edilmiştir.
DELİLLER:
1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları,
2-Ankara 8. İcra Dairesi'nin 2017/22807 esas sayılı takip dosyası,
3-Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları,
4-MERNİS kayıtları,
5-Dosyada mündemiç kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları,
6-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 2004 sayılı İİK m.89/3 hükmünden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Ankara 8. İcra Dairesi'nin 2017/22807 esas sayılı takip dosyası tetkik edildiğinde;
- Davacı adına 1. haciz ihbarnamesinin tebliği için çıkartılan tebligatın ... adresi itibariyle çıkartılmış olup 03/09/2010 tarihinde adreste tanınmadığından bahisle iade edildiği,
- daha sonra aynı adreste 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.35 hükmüne göre 18/10/2010 tarihinde tebliğ işlemi yapıldığı,
- 24/11/2010 tarihinde 2. haciz ihbarnamesinin yine aynı adreste 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.35 hükmüne göre tebliğ edildiği,
- 20/01/2011 tarihinde 3. haciz ihbarnamesinin yine aynı adreste 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.35 hükmüne göre tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
UYAP sistemi üzerinden alınan MERNİS kayıtlarına göre davacının 04/04/2007 tarihinde günümüze kadar olan tüm adresleri bulunmakta olup tebliğ yapılan adresin davacının yerleşim yeri adresleri arasında bulunmadığı dosya kapsamı itibariyle sabittir.
Gaziantep Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 23/09/2021 tarihli cevabi yazısına göre de davacının dava dışı asıl borçlu şirket bünyesinde 04/12/2003 tarihinde ortaklığa girdiği ve 10/02/2005 tarihinde ise ortaklığının sona erdiği anlaşılmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu m.35 hükmünün ilk üç fıkrası aşağıdaki gibidir;
"(1) Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.
(2)Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.
(3) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.
"
Görüldüğü üzere davacıda olduğu gibi gerçek kişiler bakımından m.35 hükmü uyarınca tebligat yapılabilmesi için öncelikle o dosya kapsamında davacıya usulüne uygun olarak tebliğ işleminin yapılmış olması gerekmektedir. Ancak somut uyuşmazlıkta davacıya usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmamakta olup bu haliyle de davacıya her üç haciz ihbarnamesinin de tebliğine dair tebliğ işlemleri usulsüz niteliktedir.
Öte yandan davalı vekili davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığına dair savunmada bulunduğu görülmüştür. Bu noktada dava açma süresi tebliğ işlemi ile başlayacak olup yukarıda detaylıca izah olunduğu üzere 3. haciz ihbarnamesinin davacıya tebliği usulsüz olduğundan davalı vekilinin bu savunması mahkememizce yerinde görülmemiştir.
Yine bakıldığı zaman ilgili icra takibinin dayanağı çek olup çekin keşide tarihi 21/04/2009 tarihidir. Anılan tarihin davacının asıl borçlu şirketin ortaklığından ayrıldığı tarihten çok sonraki bir tarih olduğu da ortadadır. Bu hususunda yanında davalı tarafından dava dışı borçlunun davacıdan alacaklı olduğuna dair gerek icra dosyasına, gerekse de iş bu dava dosyasına herhangi bir delil de sunulmuş değildir. Bu haliyle de davacının borçlu olmadığını ispat etmiş olduğuna kanaat getirilmiştir.
Bu haliyle de davalının kötü niyetli olduğuna kanaat getirilmiş ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davacının Ankara 8. İcra Dairesi'nin 2017/22807 esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin KABULÜ ile; Ankara 8. İcra Dairesi'nin 2017/22807 esas sayılı takip dosyasındaki alacak miktarı üzerinden % 20 nispetinde hesaplanacak kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK m.89/3-son cümle hükmü uyarınca alınması gereken 269,80 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 59,30 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 210,50 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin harç ve 66,60 TL yargılama giderinin toplamından oluşan 185,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın kabul edilen değeri üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere oy birliği karar verildi.. 18/07/2023