T.C.
GAZİANTEP
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ....
KARAR NO:....
BAŞKAN: ....
ÜYE:....
ÜYE: ....
KATİP: ....
DAVACI : ....
VEKİLİ: ....
DAVALI :....
VEKİLİ: ....
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/03/2022
KARAR TARİHİ: 13/07/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili müvekkil şirket ile savalı borçlu arasında gerçekleşmiş olan ticari mal satımına ilişkin olarak; faturaya dayalı cari hesap ilişkisi düzenlenmiş olup bu alacağın tahsili amacıyla Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2022/15714 Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını. Davalı borçluya gönderilen ödeme emri üzerine davalı borçlu tarafından borca ve yetkiye itiraz edilmiştir. Davalı borçlu tarafından yapılan bu itiraz haksız ve kötüniyetli olup borcun kendisine yüklediği edim yükümlüğünden kurtulmak ve uhdesinde bulunan malvarlığını kaçırmak amacıyla yapılmış olduğunu, davacı müvekkil şirket tarafından 2021 yılı içerisinde davalıya faturaya konu malların gönderilerek ve faturasının düzenlendiğini, davalı borçlu tarafından kendisine tebliğ edilen faturalara hiçbir itiraz edilmemiş ve bu fatura miktarlarına karşılık belli bir miktarda ödeme yapıldığını, müvekkil tarafında yıl sonu itibari ile cari hesap alacağının ödenmesi konusunda defaatle sözlü ikazda bulunulmasına karşın bu talebi olumsuz sonuçlandığını, Dava öncesi arabulucuya başvurulmuş olup, arabuluculuk faaliyeti taraflar arasında anlaşmama şeklinde sonuçlanmış olduğunu, Davalı borçlu tarafından dava konusu faturalara açık bir itiraz bulunmadığından ve faturalara dayalı cari hesap alacağının likit bir alacak olması sebebiyle, davalı borçlu tarafından haksız ve kötüniyetli olarak mal kaçırma ve süreyi uzatmaya yönelik olduğunu, Açıklanan nedenle davanın kabulü ile davalı/borçlunun Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2022/15714 Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazlarının iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın 9620 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davacı şirket arasında bir dönem ticari ilişki mevcut olup, müvekkil bu ilişkinin gerektirdiği tüm yükümlülükleri yerine getirmiş olduğunu, müvekkilin davacı şirkete herhangi bir borcu söz konusu olmadı Davaya konu edilen faturalara her ne kadar yasal süresi içerisinde itiraz edilmemişse de faturalara
itiraz edilmemiş olması yerleşik içtihatlara göre de faturada belirtilen malların teslim edildiği sonucunu doğurmadığını, kaldı ki davacı taraf, davasına temel oluşturan faturalardaki malları teslim ettiğine dair hiçbir somut delil sunmamış olduğunu, Takip konusu faturalar müvekkile tebliğ edilmediği gibi salt fatura tebliği dahi fatura düzenleyene alacak hakkı vermez. İş bu davada ispat yükü, ortada kesinleşmiş bir fatura olup olmadığına bakılmaksızın davacı nezdinde devam edeceğini, davacının bu hususta tanık dinletmesi de mümkün olmadığını, Davacı yanın icra inkar tazminatı yönündeki talepleri de yerinde olmadığını, İş bu davaya bakmakla yetkili mahkemenin Adana Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilmesini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine karar verilerek davacı şirketin alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında alım satımdan kaynaklanan davalının Gaziantep İcra Dairesine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce davacı tarafın 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin ticari defterleri ve BS formları üzerinde inceleme yapılarak davaya konu edilen faturaları ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, BS formları arasında yer alıp almadığı, ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı ve taraflarar asındaki borç ve alacak durumunun tespit edilmesi amacıyla dosya mali müşavir .... .... tevdi edilmiş, bilirkişi raporundan özetle; Yukarıda detaylıca belirttiğim incelemeler, tespitler ve hesaplamalar sonucunda, davacının dava dosyasına ibraz ettiği yasal defterlerinde ve dava dosyasına konu olan somut olayda tespit edilen durumların yukarıda belirtilen gibi olduğu, bu belirtilen durumlara göre, Davacının dava dosyasına 2020 ve 2021 yıllarına ait yevmiye, envanter ve kebir defterlerini yerinde ibraz ettiği, davacının dava dosyasına yerinde ibraz ettiği bu yasal defterlerinden 2020 yılı yasal defterlerinin noter açılış tasdikinin önceki unvanı olan .... Kimya Tarım Ürünleri Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi olarak yaptırıldığı, davacının dava dosyasına yerinde ibraz ettiği bu yasal defterlerinin noter açılış tasdiklerini zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırdığı gibi Türk Ticaret Kanununda belirtilen 2020 ve 2021 yılları yevmiye defterlerinin noter kapanış tasdiklerinin de zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırıldığı, Yukarıda (c) bentte 2020 ve 2021 yılları için iki ayrı tablo halinde detaylıca verilen davacı tarafin incelenen 2020 ve 2021 yılları yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre, davacının 2020 yılında davalıya 3 adet faturayla toplamda 170.697,38 TL tutarında satış yaptığı ve yaptığı bu satışların karşılığında nakit tahsilâtla davalıdan toplamda 170.697,38 TL tutarında tahsilât yaptığı, böylece davacının davalıdan 2020 yılında herhangi bir alacağının kalmadığı, bunun yanında davacının davalıya 2021 yılında dava dosyasına konu icra takibine dayanak olan 6 adet faturayla toplamda 935.317,38 TL tutarında satış yaptığı, yaptığı bu satışların karşılığında davalıdan herhangi bir tahsilât yapmadığı, böylece davacının incelenen bu 2021 yılı ticari münasebet kayıtlarına göre, davacının davalıdan (935.317,38 - 0,00) =935.317,38 TL alacağının kaldığı kaydının olduğu, Bunun yanında dava dosyasına davacının bağlı bulunduğu vergi dairesi olan Şehitkâmil Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından ibraz edilen 29.08.2022 tarih 74079 sayılı yazı ekinde bulunan davacıya ait 2020 ve 2021 yıllarına ait BS formlarının incelenmesinde, davacının davalıya 2020 yılında 3 belge karşılığı KDV hariç 169.007,00 TL tutarında, 2021 yılında 6 belge karşılığında KDV hariç 926.056,00 TL tutarında satış yaptığını bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan ettiğini mahkememize bildirmiştir.
Mahkememizce Adana Nöb. Tic. Mah. Talimat yazılarak mali müşavire tevdi ile davalı tarafın ticari defterleri ile dosya içerisinde yer alan davalı tarafa ait BA formları üzerinde inceleme yapılarak davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı, davaya konu edilen faturaların BA formlarında ve ticari defterlerinde yer alıp almadığı ve taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin tespit edilmesi istenilmiş, bilirkişi Eda Özdemir tarafından ibraz edilen bilirkişi raporundan özetle; Davalı taraf 2020 yılında İşletme defteri kapsamında olup, işletme defterinde ödemelere dair kayıt yapılmamaktadır. 2021-2022 yıl defterlerin 213 sayılı VUK'nun 221-222-223-224-225 sayılı maddelerinde belirlenen süre ve şekillere uygun olarak açılış tasdiklerinin yaptırıldığı; ayrıca 2021 yılı TTK'nin 64. maddesine uygun olarak kapanış tasdiki işleminin de yaptırılmış olduğu, 2022 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdiki işleminin süresinin bulunduğu, bu defterlerin VUK'nun 215. Ve 219. maddelerinde belirtilen kayıt nizamına göre ve genel kabul görmüş muhasebe standartları, muhasebe sistemi uygulama genel tebliğ hükümlerine uygun olarak tutulmadığı, Davalı taraf yasal defterine göre; takip tarihi itibari ile davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı, Davalı tarafın 2021 yılında Form BA bildirimi ile davacı şirket adına 6 adet fatura bildiriminde bulunduğu, davalı taraf 2020 yılında işletme hesabı esasına göre defter tuttuğundan Form BA bildirimi verme zorunluluğu bulunmadığından davacıdan alınan 3 adet faturanın beyan kapsamında olmadığı ancak yasal defterlerinde davacının 2020 yılında düzenlediği faturanın yasal defterinde kaydının bulunduğu ayrıca taraf defterlerinde bu yıla ait faturaların ödemesinin yapılmış olduğunun tespit edildiği, Davacı tarafından davalıya 2021 yılında 935.317,38-TL fatura; defterinde 2021 yılında davacıya yaptığı ödemelerden 90.000-TL”: dilekçesi ekinde davalı adına düzenlediği muavin defter raporu içeriğinde bulunduğundan kabul edilmesi gerekeceği, ancak davalının yapmış olduğu 845.317,38-TL ödemenin dava dosyası kapsamında tevsik edici belgesi bulunmadığından kabul edilemeyeceği, ayrıca davacı defterini inceleyen bilirkişi tarafından düzenlenen raporda davalının davacıya takip tarihi itibari ile 935.317,38-TL borçlu olduğunu tespit edildiği, ancak yukarıda açıkladığım üzere davalının davacı şirkete yapmış olduğu 90.000-TL ödemenin mahsup edilmesi halinde davacı defterine göre de (935.317,38-90.000) 845.317,38 TL kaldığını mahkememize bildirmiştir.
Mahkememizce davacı ve davalı tarafın ticari defterleri incelenmiş ve alınan bilirkişi raporlarından anlaşılacağı üzere, davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesinde takip tarihi itibari ile davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı, davalı tarafın 2021 yılında form BA bildirimi ile davacı şirket adına 6 adet fatura bildiriminde bulunduğu, davalı taraf 2020 yılında işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, form BA bildirimi verme zorunluluğunun bulunmadığı, davacıdan alınan 3 adet faturanın beyan kapsamında olmadığı ancak yasal defterinde davacının 2020 yılında düzenlediği faturanın yasal defterinde kaydının bulunduğu ayrıca taraf defterlerinde bu yıla ait faturaların ödemesinin yapılmış olduğunun tespit edildiği, Davacı tarafından davalıya 2021 yılında 935.317,38-TL faturaya düzenlendiği, davalı defterinde 2021 yılında davacıya yaptığı ödemelerden 90.000-TL’sinin davacı şirketin dava dilekçesi ekinde davalı adına düzenlediği muavin defter raporu içeriğinde bulunduğundan kabul edilmesi gerekeceği, ancak davalının yapmış olduğu 845.317,38-TL ödemenin dava dosyası kapsamında tevsik edici belgesi bulunmadığından kabul edilemeyeceği, ayrıca davacı defterini inceleyen bilirkişi tarafından düzenlenen raporda davalının davacıya takip tarihi itibari ile 935.317,38-TL borçlu olduğunu tespit edildiği, ancak yukarıda açıkladığım üzere davalının davacı şirkete yapmış olduğu 90.000-TL ödemenin mahsup edilmesi halinde davacı defterine göre de (935.317,38-90.000) 845.317,38 TL kaldığının anlaşılacağı mahkememize bildirilmiştir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması ilişkin düzenlemenin 6100 Sayılı HMK madde 222'de yer aldığı ilgili madde hükmünün "1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.21 (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır"şeklinde olduğu ilgili madde hükmünden anlaşılacağı üzere ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilinmesi için eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş açılış ve kapanış onayları yapılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiğini ve bu şartlara uygun olarak tutulan defter kayıtlarına sahibi ve haleflerinin lehine delil olarak sayılabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defter kayıtlarının bunlara aykırı olmaması gerektiği anlaşılmakla, eldeki dava dosyasında davacı ve davalı taraf ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede davaya konu icra takibine konu edilen tüm faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde de yer aldığı her iki taraf ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı taraf ticari defterlerinde davacı taraf defter kayıtlarından farklı olarak 27/02/2021 tarihli 245.317,38 TL 01/03/2021 tarihli 20.000,00 TL bedelli ödeme 03/04/2021 tarihli 200.000,00 TL bedelli ödeme 13/04/2021 tarihli 200.000,00 TL bedelli ödeme 20/04/2021 tarihli 180.000,00 TL bedelli ödemenin yer aldığı davalı tarafa 5 nolu celse 2 nolu ara kararı uyarınca bu ödemelerin ispatı için delil ve belgelerini sunması için kesin süre verilmesine rağmen herhangi bir delil ve belge ibraz edilemediği, bu ödemelerin davalı tarafından yapılmadığı dikkate alınarak davlının davacıya 845.317,38 TL borcunun olduğu, davacı taraf ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 935.317,38 TL alacaklı olduğu anlaşılmış ise de dava dilekçesi ekinde davacı tarafça davalı adına düzenlenen muavin defter kayıtları içerisinde davalı tarafından yapılan 90.000,00 TL'lik ödemenin yer aldığı, bu delilin dava dilekçesi ekinde davacı tarafça ibraz edilmiş olması karşısında bu ödemenin davalı tarafından davacıya yapıldığının mahkememizce kabul edildiği dikkate alınarak 935.317,38 TL alacak miktarından bahse konu 90.000,00 TL'lik ödeme mahsup edildiği takdirde davacı taraf ticari defter kayıtlarına göre de davacının davalıdan 845.317,38 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
Davaya konu alacak likit olduğundan davacı taraf lehine hükmedilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABUL ve KISMEN REDDİ ile;
1-Davalının Gaziantep İcra Dairesinin 2022/15714 esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazının Kısmen İptali ile 845.317,38 TL miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya dair talebin REDDİNE,
2-Hüküm altına alınan asıl alacak miktarı olan 845.317,38 TL üzerinden %20 nispetinde hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 845.317,38 TL üzerinden alınması gereken 57.743,64 TL ilam harcından davacı tarafça yatırılan 12.270,93 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 45.472,71 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 12.270,93 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen toplam 2.205,75 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranlarına göre 1.835,17 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümleri uyarınca davanın kabul edilen değeri üzerinden hesaplanan 110.984,91 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümleri uyarınca davanın rededilen değeri üzerinden hesaplanan 26.604,61 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
9-Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği m.26/2 hükmü gereğince, Gaziantep Arabuluculuk Bürosu tarafından suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranlarına göre 1.098,24 TL'sinin davalıdan, bakiye 221,76 TL'sinin ise davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
10-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,
Dair davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/07/2023