T.C.
GAZİANTEP
2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : .
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR :
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : ...
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ,davalı ... Şirketinin %70 oranında pay sahibi ve diğer davalı paydaş ... ile birlikte yönetim kurulu üyesidir. Davalı ... ...17 Şubat 2023 günlü Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde de ilan edildiği gibi 1 yıl süre ile yönetim kurulu başkanıdır. Halihazırda süre yönünden yönetim kurulu başkanlığı görevi son ermiş durumdadır. Davalı ... ... yönetim kurulu başkanlık görevinin sone ermesine rağmen gerek başkanlık görevi devamı sürecinde gerekse de devamında müvekkilin şirket yönetim kurulu üyeliğini etkisiz hale getirmiş, belirtilen süreç içinde yönetim kurulunu toplamamış, toplanması yönündeki taleplere sessiz kalmıştır. Ayrıca süreç içinde şirketin işleri ve işleyişi hakındaki bilgi alma ve inceleme taleplerine de cevap vermemiştir. Müvekkil uzunca süre şifahi taleplerine cevap verilmeyince ...maddelerinde belirtilen haklardan istifade ile ... 53. Noterliğinin ... yevmiye nolu ... tarihli ihtarı ile davalıdan hem ortak hem de yönetim kurulu üyesi olarak şirket işleri ve işleyişi hakkında bilgi alma ve inceleme yapma ve uygun bir tarihte yönetim kurulunun toplanması talebinde bulunmuştur. Aradan geçen uzunca süreye rağmen ihtarnamede belirtilen bilgi alma ve inceleme hakkındaki talepler ve yönetim kurulu toplantısı yapılması hakkındaki talep cevapsız bırakılınca ... Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile " bilgi edinme hakkının ihlali ve yönetim kurulu toplantısının yapılasının sağlanmasına " yönelik davayı ... tarihinde açtık. Dava derdest olup ilk duruşması ... tarihinde olacaktır. ... 18.Noterliğinin ...arih ... sayı ile tasdik ettiği ... tarihli, ... sayılı "pay sahipliği değişikliğine" ait şirket genel kurulu kararı alarak müvekkilin yüzde 70 payını şeklen uhdesine geçirmiş, şeklen şirketi tek ortaklı, şirketi tek pay sahipli A.Ş. haline getirmiş , ... 18.Noterliğinin ...arih ...sayı ile tasdik ettiği ...tarihli ... sayılı genel kurul gündeminin belirlenmesine ait şeklen şirket yönetim kurulu kararı almış, ...Noterliğinin ... tarih ... sayı ile tasdik ettiği ... tarihli ...4 sayılı şirket yönetim kurulu görev dağılımı kararı ile müvekkilin yönetim kurulu yetkisini sona erdirerek kendisini şeklen tek başına, sınırsız yönetim kurulu üyesi haline getirmiş, ... 18.Noterliğinin ...tarih ... sayı ile tasdik ettiği ... tarihli davalı şirket genel kurulu kararı)ile kendisini genel kurul toplantı başkanı yapmış, kar zarar görüşmüş , bilançoyu yönetim olarak kendi kendine ibraz etmiş ve kendini 3 yıl süre ile yönetim kurulu tek üyesi haline getirmiştir. Yukarda belirtilen şekli ve sahte yönetim ve genel kurul kararları noter tasdikinden sonra Ticaret Sicil Müdürlüğüne davalıca götürülüp Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanması talep edilmiştir. Neticeten 3 Temmuz 2024 tarihli 11114 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan yapılmıştır. Sonuç olarak davalıca hem davalı şirket hem de davacı müvekkil aleyhine suç teşkil eden eylemlerle yapılan yukarıda belirtilmiş işlemlerin iptali ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 410.maddesinin 2.fıkrası "Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir.” hükmüne binaen genel kurul talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; 6102 sayılı TTK m. 445 uyarınca: “446’ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.” Her kanuna aykırılık, genel kurul kararlarının iptali kurumuna tabi değildir. Mutlak emredici hükümlere yani kamu düzenine aykırı bir boyuttaki kanuna aykırılık var ise burada genel kurul kararının butlanı gündeme gelecektir. Ancak kamu düzenine aykırı olmayan, daha çok şirket pay sahiplerini ilgilendiren kanuna aykırılıklar ise nispi emredici olarak kabul edilecektir ve bu durumda ise genel kurul kararlarının iptali gündeme gelecektir. Dürüstlük kuralına aykırı kararlar da iptal edilebilirlik kurumuna bağlıdır. Ancak müvekkil şirket nezdinde alınan davaya konu genel kurul kararları aşağıda olay silsilesini ayrıntılı olarak anlatacağımız üzere usulüne uygun olarak yapılış ve kararlar Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmıştır. Davacının imzayı inkar etmesini ve müvekkil ... davacını imzasını taklit etmek sureti ile kararların alındığı iddiasını kabul etmemekle birlikte imza incelemesi bilirkişiler marifeti ile yapıldığında imzaların davacıya ait olduğu ortaya çıkacaktır. İmzalar davacıya ait çıktığında ise davacı davasını ispat edememiş olacak ve davanın reddi gerekecektir. Müvekkilin beyanlarına istinaden olaylar silsilesi aşağıdaki gibi gerçekleşmiştir ve bu konuda takdir sayın mahkemenizindir. Müvekkilim ...Yönetim Kurulu başkanı olarak ticari faaliyetlerine devam ettiği esnada, şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan kız kardeşi ...'ın şirket sermayesinden yüksek miktarlarda harcama yaptığı, şirket faaliyetleri dışında farklı amaç ve iş kollarına yönelik şirket sermayesinden ve şirketin banka hesaplarından zimmetine para (zimmetine geçirdiği para miktarı yaklaşıl olarak milyonlara tekabül etmektedir) geçirdiği tespit edilmiştir. Müvekkilim ... tarafından bu durumun tespit edilmesi akabinde kız kardeşi ve şirket ortağı olan ... Whatsapp üzerinden ihtar edilmiştir. Müvekkil tarafından yapılan bu ihtarda Müşteki'nin zimmetine geçirmiş olduğu bir milyon Türk lirasının derhal ve ivedilikle şirket hesabına iade edilmesi gerektiği ifade edilmiştir. İşbu Whatsapp üzerinden gönderilen ihtarı ve müştekinin zimmetine para geçirdiğine dair banka dekontunu dilekçemizin ekinde sunuyoruz. Müşteki tarafından bu ihtara riayet edilmemesi üzerine müvekkil;.. Noterliği 09/04/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile şirketin yetkilisi ve yönetim kurulu üyesi olarak kendisinden habersiz yapılan bu para geçişinin iptal edilerek müşteki tarafından zimmetine geçirilen paranın tekrar şirkete ödenmesi, aksi halde yasal yollara başvuru yapılacağı ihtar edilmiştir. Buna ilişkin ilgili ihtarname ve sair evraklar da işbu dilekçenin ekinde mahkemenizin takdirine sunulmuştur.Bu olayın akabinde; Müvekkilim ...nin yönetim kurulu başkanlığı faaliyetlerini devam ettirdiği esnada şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan müşteki ...yönetim kurulu başkanı olan müvekkilden habersiz, herhangi bir müzakere olmaksızın ve karar alınmaksızın ablası ...'yi ...4. Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname ile bankalar nezdinde geniş yetkiler verilmesi sureti ile vekil olarak tayin etmiştir. Müşteki tarafından ablasına yapılan bu yetkilendirme müvekkilin herhangi bir bilgisi ve rızası alınmaksızın yapılmıştır. Müvekkilim aradaki kardeşlik bağına istinaden müştekiyi Whatsapp üzerinden uyararak verilen bu yetkileri iptal etmesini, aksi halde hukuken bu durumu yönetmek zorunda kalacağını ifade etmiştir. Fakat müvekkilin bu iyi niyetli ve çözüm odaklı yaklaşımı müşteki tarafından suistimal edilmiştir. Müşteki tarafından gerçekleştirilen bu hareketler şirkete zarar vermeye başladığı müvekkil tarafından görülmüş ve ... 4. Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numarası ile ...'nin yetkilerini fesih name ile feshetmiştir. Bu resmi ihtarnameler de dilekçemizin ekinde sunulmaktadır.Müvekkil yapmış olduğu araştırmalar ve almış olduğu duyumlar neticesinde müşteki ve ablası ... ile birlikte aynı fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek müvekkil şirket ...'ye ait maddi değer taşıyan varlıkları kaçırmaya ve zimmetine geçirmeye yönelik işlemler yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini ögrenmiştir. Müvekkil Bahse konu eylemlerden uzak durmaları ve bu tarz yasa dışı ve hukuka aykırı işlemleri yapmamaları konusunda müştekiyi telefon ile arayarak uyarmış, şirkete zarar vereceğini anlatmıştır. Müşteki söz konusu telefon konuşmasında böyle bir durumun olmadığını iddia etmiştir. Bu telefon konuşmasının hemen arkasından; müşteki, ablası ...'ye Şirketin ... plakalı 2012 model ...Marka traktörü piyasa değerinin onda bir fiyatına ve yine şirkette yönetim kurulu başkanı olan müvekkilimin rızasını ve onayını almadan satarak şirket üzerinden kendi zimmetine mal ve para geçirmeye devam etmiştir. Tüm bu olayların ardından davacı ve müvekkil aralarında yapmış olduğu müzakereler neticesinde uzlaşarak 24.06.2024 tarihinde şirket devri ile alakalı şirket merkezinde bir araya gelerek şirket devrini gerçekleştirmişlerdir. Bahse konu devir işlemleri 28.06.2024 tarihinde ... Ticaret Odası aracılığı ile tescil edilerek Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Ancak davacı şirket devrinden bir kaç gün sonra müvekkil ile görüşerek şirket devrinden kaynaklı eşi ... tarafından baskı ve şiddete mağruz kaldığını eşinin ekstra para talebinde bulunduğunu dile getirmesi üzerine müvekkil talep edilen para miktarını sorduğunda müştekinin ekstra 25 milyon Türk lirası ve ... plakalı mercedes marka lüx otomobil ile ... plakalı volvo marka xc40 jipi istediğini öğrenmiştir. Müvekkil bu talepleri asla karşılayamayacağını bunun mümkün olmadığını dile getirmesi üzerine davacı ile arasında tartışma çıkmıştır. Bahse konu tartışma esnasında davacı müvekkili, tehdit etmiş ve akabinde de iş bu davayı açmıştır. Davacı, müvekkili zor durumda bırakmak ve ticari hayatını olumsuz etkilemek maksadı ile 24.06.2024 tarihinde imzalamış olduğu şirket devir sözleşmesini inkar ederek ilgili devrin sahte ve imzasının taklit edilmesi sureti ile gerçekleştiğini iddia ederek müvekilime yönelik dava açmıştır. Bununla da yetinmeyerek tehditkar söylemlerinde dile getirdiği eylemleri fiili olarak gerçekleştirmiş, müvekkilim çalışmış olduğu tüm banka ve finans kuruluşlarına mail yollayarak şirket devir işlemlerindeki imzanın kendisine ait olmadığını beyan ederek müvekkili sahtekarlık ve dolandırıcılık ile suçlamıştır. Ayrıca şirketin ticari faaliyet yürüttüğü tüm tedarikçileri arayarak müvekkilin sahtekar ve dolandırıcı olduğunu iddia ederek müvekkili piyasalar nezninde itibar kaybına uğratmıştır. Oysa müştekinin ilgili noterlerden çıkartmış olduğu kendisine ait imza sürkülerindeki imza örnekleri ile şirket devir evraklarındaki imzası çıplak göz ile bakıldığında bile aynı iken müşteki imzaların kendisine ait olmadığını iddia etmiştir. Yapılacak bilirkişi incelemesi ile imzaların davacıya ait olduğu ortaya çıkacaktır. Tüm bu hususlar dikkate alındığında TTK235'inci maddenin de şartlarının oluşmadığı görülmektedir. Davacının amacı müvekkillerden biraz daha fazla para koparmak olduğu aşikardır. Davacı davasını ispat etmekle yükümlüdür. Yukarıda açıklanan sebepler ışında müvekkil aleyhine açılan işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dosyanın incelenmesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK md. 410/2 uyarınca pay sahibi ortağın genel kurulun toplantıya çağrı istemine ilişkindir.
Tarafları ve niteliği yazılı olan dava, mahkememizin 2024/538 Esas sayılı dava dosyasında davacı vekilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 410.maddesinin 2.fıkrası "Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir.” hükmüne binaen genel kurul talebinin tefrik edilerek mahkememiz esasın yukarıdaki sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
... Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı ...Ş.'nin ortaklık durumun gösterir ticaret sicil bilgilerinin ve ticaret sicil defterinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş verilen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır.
Kural olarak anonim şirketlerin genel kurulunun toplantıya çağırma ve gündemi hazırlama yetkisi yönetim kuruluna aittir, ancak TTK 410/2 maddesine göre çağrı konusunda asıl yetkili olan yönetim kurulunun toplanamaması, toplantı nisabının sağlanmasının olanaksız olması veya hiç mevcut olmaması hallerinde tek bir pay sahibi mahkemeye başvurarak genel kurulun toplanmasına karar verilmesini isteyebilir. Pay sahibi başvurusunda öncelikle çağrı hakkının varlığını yani yönetim kurulunun toplanamadığını kanıtlamalı ayrıca gündemi ve gerekçelerini belirtmelidir.
İlgili kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere 6102 Sayılı TTK madde 410/2'ye göre mahkemenin izni ile Genel Kurulun toplantıya çağrı yetkisi şirketteki pay sahiplerine ait olup, eldeki davadaki davacı ...'ın dava tarihi itibari ile ticaret sicil müdürlüğünden gelen yazı cevapları dikkate alındığından şirkette pay sahibi olmadığı anlaşılmıştır.
Eldeki davanın tefrik edildiği 2024/538 Esas sayılı dava dosyasının dava dilekçesi incelendiğinde her ne kadar davacı ... tarafından davalı ... ...'nin imzalarını taklit ederek diğer davalı şirketteki paylarını ...'nin kendi üzerine aldığı iddia edilmiş ise de netice-i talep kısmının incelenmesinde pay devrinin iptali talebinin veya yoklukla malulü isteminin söz konusu olmadığı bu sebeple de eldeki dava yönünden 2024/538 esas sayılı dava dosyasının neticesinin beklenilmesinde hukuki yararın bulunmadığı mahkememizce değerlendirilerek davacının eldeki dava yönünden aktif husumetinin bulunmadığı dikkate alınarak davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın AKTİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacıların yaptığı ve karşıladığı tüm yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalıların yaptığı ve karşıladığı herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
5-Karar tarihinde yürürlükte olan ...Ü.T'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
6-Karar kesinleştiğinde bakiye avansın iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davacı asilin yüzlerine karşı, davalı tarafın yokluğunda KESİN olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/01/2025