T.C.
GAZİANTEP
2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :... Esas
KARAR NO :...
HAKİM : ...
KATİP :...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av....
DAVALI :... UETS
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 18/07/2024
KARAR TARİHİ : 16/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/04/2024 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca... plakalı aracın çarpması neticesinde müvekkilinin aracında değer kaybı oluştuğunu, kazanın oluşumunda karşı tarafın kusurlu olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalandığını, açıklanan bu nedenlerle şimdilik 10,00 TL hasar bedeli ve 10,00 TL değer kaybı tazminatın davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkilline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın açmış olduğu davayı kabul etmediklerini, davacı iddialarının ispatlanması gerektiğini, müvekkil şirket tarafından hasar bedeli olarak 5.901,07 TL ödeme yapıldığı, Müvekkili şirket aleyhindeki kesin ve somut delillere dayanmayan haksız ve hukuka aykırı davanın reddini ve gerekli yerlerden raporların alınması hususunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER:
1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları,
2-Davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen başvuru evrakı ve hasar dosyası,
3-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar,
4-Dosyada mündemiç heyet bilirkişisi raporu
5-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar,
HUKUKİ NİTELEME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava Sigorta Sözleşmesi ve Trafik kazasından kaynaklanan Değer Kaybı istemine İlişkindir.
Mahkememizin 1 nolu celse 1 nolu ara kararı gereği dosyanın trafik ve makine mühendisi bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi heyetince 04/11/2024 tarihli raporda özetle; Davalı nezdinde trafik sigortası ile sigortalanmış ... plakalı araç sürücüsünün 2918 K.T.K. 52/b bendinde yer alan kuralı ihlal ederek ağır ihmal ve ihlalinin olduğu, Davacı ... plaka sayılı araç sürücüsünün ise meydana gelen kaza olayında herhangi bir ihlal ve ihmalinin olmadığını, Değer Kaybı Açısından yapılan değerlendirmede ; Davacının Aracının Dava Konusu 25/04/2024 Tarihli Kazasında Oluşan Hasarları Neticesinde Yapılan Onarım İşçiliği, Yargıtay 17. H.d. İçtihatları Çerçevesinde Aracın Modeli, Markası, Özellikleri, Hasarı, Yapılan Onarım İşlemleri, Kilometresi, Olay Tarihindeki Yaşı, Davacı Tarafın İddiaları, Davalının Savunmaları Ve Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirilerek, davacının aracında dava konusu 25/04/2024 tarihli kaza sebebiyle oluşan değer kaybının 50.000,00 TL olduğunu ayrıca davacının aracında dava konusu 25/04/2024 Tarihli kaza sebebiyle 39.239,29 TL hasar bedelinin meydana geldiğini, davalı sigorta şirketinin hasar bedeli sebebiyle davacı tarafa 23/05/2024 tarihinde 5.901,07 TL ödeme yaptığı, yapılan ödeme sonucunda 33.338,22 TL hasar ödemesi farkının meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin değer kaybı sebebiyle davacı tarafa yapmış herhangi bir ödemesinin bulunmadığı, görüş ve kanaatine varıldığını, mahkememize bildirmişlerdir.
Burada hemen belirtmek gerekir ki 09/10/2020 tarihli ve 31269 sayılı resmi gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı ve 17/07/2020 Tarihli kararı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun m.90 hükmünün birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Bu haliyle de artık zarar miktarının hesabı noktasında Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nda yer alan düzenlemelerin esas alınma olanağı kalmamıştır.
Davacı vekilinin 11/11/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini hasar bedeli yönünden 33.338,22 TL, değer kaybı yönünden ise 50.000,00 TL olarak arttırdığı görülmüştür.
Bedel artırım dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Denetime elverişli aldırılmış bilirkişi raporu, taraf beyanları tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davacının kusurunun olmadığı, kaza neticesinde davacının aracında değer kaybı meydana geldiği, bilirkişi tarafından belirlenen değer üzerinden davacı tarafından değer arttırımında bulunulduğu ve yasal faiz talep edildiği, bu haliyle davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmış olup 2918 sayılı KTK m.99/1 "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." hükmü uyarınca davalının da temerrüde düşme tarihi belirlenmiş olup bu tarihten itibaren yasal faize hükmedilmiştir.
Davacı tarafça dava açılmazdan önce davalı sigorta şirketine 2918 sayılı yasanın 97. Maddesi uyarınca başvuru yapılmış olduğundan Arabuluculuk Kanununu 18/A maddesinin 18. Fıkrasına göre dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı anlaşılmakla, arabuluculuk ücretinin davacı tarafça karşılanmasına karar verilmiştir. (Benzer bir uyuşmazlığa ilişkin Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4937 esas, 2023/13790 karar sayılı ilamı)
Tüm bu nedenlerle, dosyada mevcut deliller, taraf beyanları, denetime elverişli alınmış bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜ İLE,
1-50.000,00 TL değer kaybı tazminatı, 33.338,22 TL hasar bedeli olmak üzere toplam 83.338,22 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası olan 17/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.692,84 TL harcın davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 1.423,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.850,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.842,24 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 1.423,00 TL ıslah harcının toplamı olan 2.278,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen toplam 4.466,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın kabul edilen değeri üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,
8-Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk dava şartı nedeniyle hazineden karşılanmış olan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 02/06/2018 Tarihli ve 30439 Sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği m.26/4 hükmü uyarınca davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2025