T.C.
GAZİANTEP
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: .....
KARAR NO: .....
HAKİM: .....
KATİP: .....
DAVACI : .....
VEKİLİ: .....
DAVALI :.....
VEKİLİ: .....
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 11/03/2022
KARAR TARİHİ: 13/06/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; 18.06.2020 tarihinde sürücü ..... ..... sevk ve idaresinde bulunan .....plaka sayılı araç ile seyir halinde iken ..... ..... çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin yaralandığını, maddi ve manevi kaybının olduğunu, sigorta şirketine başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle şimdilik 10,00 TL maluliyet tazminatı 10,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri, 10 TL Bakıcı Gideri temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı taleplerinin zaman aşımına uğradığını iddia ederek davanın reddinin gerektiğini savunmuştur, mahkeme aksi kanaatte ise dosyanın alanında uzman bilirkişilere tevdi edilerek tazminat hesabı yaptırılmasını, hesaplanacak tazminat tutarı üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirim yapılmasını talep etmiştir. Bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları,
2-Kazaya ilişkin soruşturma dosyası ve kaza tespit tutanağı,
3-Davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen ZMSS poliçesi ve hasar dosyası,
4-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar,
5-Dosyada mündemiç kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları,
6-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası neticesinde meydana cismani zarar nedeniyle geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir.
Kazaya ilişkin bilgiler;
Davaya konu kaza 18/06/2020 tarihinde ..... plakalı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası.
Davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce yapılan başvuru;
Dosyada yer alan tebliğ mazbatası tetkik edildiğinde davacının iş bu davayı açmadan önce 14/12/2021 tarihinde davalıya başvuru yaparak 2918 sayılı KTK m.97 hükmünde düzenlenmiş olan başvuru şartını yerine getirmiş olduğuna kanaat getirilmiştir.
Arabuluculuk dava şartı bakımından yapılan değerlendirme;
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/14429 Esas, 2021/5729 Karar sayılı ve 29/09/2021 Tarihli ilamı ile Gaziantep 17. Hukuk Dairesi'nin 2021/1131 Esas, 2023/261 Karar sayılı ve 03/02/2023 Tarihli ilamında belirtildiği üzere eldeki dava bakımından arabuluculuk dava şartı bulunmadığı belirtilmiş olup bu nedenle arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmıştır.
Davacıya kaza nedeniyle herhangi bir gelir bağlanıp bağlanmadığı yönünden yapılan tespit;
Gaziantep Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış olup davaya konu kazaya istinaden davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı ve herhangi bir gelir bağlanmadığı anlaşılmıştır.
Kusur yönünden yapılan değerlendirme;
Kazaya ilişkin soruşturma dosyası tetkik edildiğinde kaza tespit tutanağının tanzim edilmiş olduğu görülmektedir. Öte yandan mahkememizce de kusur yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor tanzim sağlanmıştır. Anılan deliller tetkik edildiğinde mahkememizce aldırılan rapor ile soruşturma dosyasında yer alan kaza tespit tutanağının çelişkili olduğu anlaşılmıştır. Bu bağlamda çelişkinin giderilmesi amacıyla Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik içtihatları uyarınca dosya talimat yoluyla Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmiş ve Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden oluşturulan 3 kişilik kusur bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır. Bu şekilde hazırlanan 30/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda ..... plakalı otomobilin sürücüsün % 75 oranında, davacının ise % 25 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Bu haliyle bilirkişi raporunda kazanın gerçekleşme şeklinin doğru bir şekilde irdelendiği ve bu şekilde kanaate varıldığı ve bu haliyle de raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiş ve hükme esas alınmıştır.
Maluliyet yönünden yapılan değerlendirme;
Kusura ilişkin tespit yapıldıktan sonra dosya maluliyet bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Burada davacının maluliyeti tespit edilirken öncelikle hangi yönetmeliği uygulanacağının belirlenmesi gerekmektedir.
Bu noktada alınacak maluliyet raporlarında uygulanacak yönetmeliğin tespitine ilişkin olarak; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/7120 Esas, 2021/2627 Karar sayılı ve 11/03/2021 Tarihli ilamında "...2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir..." denilmektedir. Görüldüğü üzere uygulanacak yönetmeliği tespiti noktasında kaza tarihinin baz alınması gerekmektedir.
Dosya kapsamında hazırlanan 06/06/2022 tarihli maluliyet raporu Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca hazırlanmış olduğu anlaşılmıştır. Kaza tarihinin 18/06/2020 tarihi oluşu da nazara burada Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca hazırlanan raporun hükme esas alınması gerektiğine kanaat getirilmiş ve hükme esas alınmıştır.
Talep edilebilecek tazminat miktarının belirlenmesi yönünden yapılan değerlendirme;
Burada davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi noktasında baz alınacak yaşam tablosu ve uygulanacak hesaplama yönteminin de ayrıca irdelenmesi gerekmektedir. Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/1290 Esas, 2021/751 Karar sayılı ve 21/05/2021 Tarihli ilamında "...Mahkemece yapılacak iş, bilirkişi kuruluna anılan yönetmelik çerçevesinde yeni bir maluliyet raporu tanzim ettirdikten sonra, davacının muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenerek, hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması için yeni bir aktüerya raporu almaktan ibaret olup..." denilmektedir.
Dosyada yer alan 10/05/2022 havale tarihli aktüerya bilirkişi raporu dikkate alındığında bu şekilde bakiye ömre ilişkin tespitin doğru bir şekilde yapıldığı anlaşılmıştır. Yine raporda hesaplama yöntemi olarak progresif rant yönteminini benimsendiği, işlemiş aktif dönem, işleyecek aktif dönem ve işleyecek pasif dönem hesaplamalarının ayrı ayrı ve isabetli olarak yapıldığı anlaşılmıştır. Bu haliyle de raporun dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiştir.
Bu haliyle de davacının muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre %13 oranında maluliyete ilişkin maddi zararın 103.827,88 TL olduğu, gerçek zararın ise 117.776,08 TL olduğuna kanaat getirilmiştir.
Dosyada yer alan aktüerya raporu tetkik edildiğinde hesaplama yönteminin ve yaşam tablosunun doğru olduğu, hesaplamaların doğru bir biçimde yapıldığı ve geçici iş göremezlik ödemesinin de mahsup edildiği anlaşılmıştır.
Bu haliyle de raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmış ve hükme esas alınmıştır.
Mahkememizce tespit edilen kusur oranları ile oranlama yapıldığında davacının 148.143,15 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10.461,15 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 3.090,15 TL bakıcı gideri tazminatı talep edebileceğine kanaat getirilmiştir.
Davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarına yönelik savunmaları bakımından değerlendirme;
Davalı vekili cevap dilekçesi ile müvekkilinin davacının talep etmiş olduğu geçici iş göremezlik tazminatı talebinden sorumlu olmadığını savunmuştur. Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/2495 Esas, 2021/1644 Karar sayılı ve 01/11/2021 Tarihli ilamında "...Mahkeme tarafından delillerin değerlendirilmesinde ve takdirinde bir isabetsizlik olmamasına göre özellikle 6111 sayılı yasanın 59. maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK'nın 98. maddesi ile getirilen " Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır" hükmü gereğince trafik kazası sonucu yaralanan kişi, tümüyle iyileşip eski sağlığına kavuşuncaya kadar yaptığı tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmet bedelleri SGK tarafından karşılanacaktır. Geçici iş göremezlik tazminatının ve bakıcı giderinin bu madde kapsamında değerlendirilemeyeceği ve bu tazminatların da davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğu belirtildiği üzere davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun devam ettiğinden, tüm bu açıklanan nadenlerle davalı vekilinin itirazın yerinde olmadığı anlaşılmıştır..." denilmektedir.
Bu açıklamalar doğrultusunda da davalı vekilinin bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir.
Bedel artırım talebi;
Davacı vekili dosyaya sunduğu;
- 04/07/2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı bakımından talebini 76.183,00 TL'ye artırmıştır.
- 17/04/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı bakımından talebini 162.724,50 TL'ye artırmıştır.
Davacı vekilince artırılan bedel miktarı bakımından 492 sayılı Harçlar Kanunu m.28/1-a hükmü uyarınca alınması gereken harcı da yatırmış olduğu tespit edilmiştir.
İş bu dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup davacı tarafında 1 kez bedel artırım ve 1 kez de ıslah yapması mümkündür. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/19844 Esas, 2019/8286 Karar sayılı ve 19/09/2019 Tarihli ilamı)
Bu açıklamalar doğrultusunda da 17/04/2023 tarihli ıslah dilekçesine mahkememizce itibar edilmiş ve hüküm bu doğrultuda tesis edilmiştir.
Bedel artırım dilekçesi davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Faiz başlangıcı yönünden yapılan değerlendirme;
Davacı vekili temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi talebinde bulunmuştur.
Davacının iş bu davayı açmadan önce davalı sigorta şirketine yaptığı başvuru davalı sigorta şirketine 22/11/2021 tarihinde ulaşmıştır. Bu noktada 2918 sayılı KTK m.99/1 hükmünde "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." denilmektedir. Bu haliyle davalının temerrüde düşme tarihi 01/12/2021 tarihidir.
Bu açıklamalar doğrultusunda da hüküm altına alınan tazminat miktarlarına davalının temerrüde düştüğü tarih olan 01/12/2021 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir.
Yapılan açıklamalar doğrultusunda da davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL ve KISMEN REDDİ ile; 148.143,15 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10.461,15 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 3.090,15 TL bakıcı gideri tazminatının 2918 sayılı KTK m.99/1 hükmü uyarınca davalının temerrüde düştüğü tarih olan 01/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya dair taleplerin REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 161.694,45 TL üzerinden alınması gereken 11.045,35 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç ile toplam 2.726,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 8.238,65 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 peşin harç ve 2.726,00 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen toplam 5.378,00 TL yargılama giderinin davanın kabul (%99,37) ve ret (%0,63) oranlarına göre hesaplanan 5.344,12 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın kabul edilen değeri üzerinden hesaplanan 25.254,17 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın ret edilen değeri üzerinden hesaplanan 1.030,05 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk kurumu nedeniyle hazineden karşılanmış olan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
9-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK m.345/1 hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi. 13/06/2023