T.C.
GAZİANTEP
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ...
KARAR NO: ...
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: ...
DAVALI : ...
VEKİLİ: ...
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 15/11/2021
KARAR TARİHİ: 26/04/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/05/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31/05/2021 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan... plakalı aracın müvekkil sevk ve idaresinde bulunan ...plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, aracın bakım ve onarımı ile ilgili sigorta şirketi tarafından giderildiğini, ancak değer kaybı ve mağdur aracın ticari araç olduğu için 18 günlük iş kaybı değerine ilişkin ödeme yapıldığını, meydana gelen kazada ... plakalı aracın kusurlu olduğunu, müvekkilin bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilin aracını tamir süresi boyunca kullanamadığını ve ortalama 4.500,00 TL olan günlük kazancını 18 günlük süre boyunca elde edemediğini, açıklanan bu nedenlerle şimdilik; mahrum kalınan kar kaybı ve değer kaybı nedeni ile 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, kaza dolayısı ile talep sahibi tarafından müvekkil şirkete yapılan başvuru üzerine hasar dosyası açıldığını ve yapılan değerlendirmeler sırasında alınan ekspertiz raporunda mevcut kazada hasar gören aracın km aşımı olmasından dolayı değer kaybı tespit edilememiştir denildiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, gerekli yerlerden raporların alınması hususunu da belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
1-Taraflarca usulüne uygun olarak ileri sürülen iddia ve savunmalar,
2-Kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı,
3-Davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen ZMSS poliçesi ve hasar dosyası,
4-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar,
5-Dosyada mündemiç kusur ve makine mühendisi bilirkişi raporları,
6-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası neticesinde araçta meydana gelen değer kaybının tazmini istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığa uygulanacak mevzuatın tespitine ilişkin yapılan değerlendirme;
Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesine göre; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' hükmünü içermektedir.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 90'ıncı maddesi "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda (…)(2) öngörülen usul ve esaslara tabidir. (Ek cümle:9/6/2021-7327/18 md.) Bu tazminatlardan;
a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak,...
hesaplanır.Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır" düzenlemesini içermektedir.
Hasar bedeli tazminatı bakımından yapılan değerlendirme;
Motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen zararlardan dolayı sorumluluk zarar görenin uğradığı gerçek zarar ile sınırlıdır. BK’nun 42. (6102 sayılı Kanun 50. Md.) 6762 sayılı TTK'nın 1283. ( 6102 sayılı TTK'nın 1427 vd ) maddeleri gereğince sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup motorlu aracın neden olduğu zarar nedeniyle meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir.
Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar. Sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmektedir. Zira, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanır. ( Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K. Sayılı ilamları )
İkame araç bedelinin talep edilip edilemeyeceği bakımından yapılan değerlendirme;
ZMSS genel şartlarının teminat dışı kalan hallen kapsamımda düzenlemesine göre;
A.6. TEMİNAT DIŞINDA KALAN HALLER
" Aşağıdaki haller sigorta teminatı dışındadır:
a) İşletilme halinde olmayan araçların sebep olacağı zararlar,
b) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri,
c) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri,
ç) Sigortalının, eşinin, sigortalının usul ve fürunun, sigortalıya evlat edinme ilişkisiyle bağlı olanların, sigortalının birlikte yaşadığı kardeşlerinin, mallarına gelen zararlar sebebiyle ileri sürebilecekleri talepler,
d) Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri,
e) Zarar görenlerin beraberinde bulunan bagaj ve benzeri eşya dışında sigortalı araçta veya bu araç vasıtasıyla çekilen römorkta/yarı römorkta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlardan dolayı sigortalıya karşı ileri sürülecek talepler,
f) Manevi tazminat talepleri,
g) Sigortalının, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,
ğ) Sigortalının aracına veya bu araç vasıtasıyla çekilen römorklara ve yarı römorklara veya çekilen araçlara gelecek zararlar nedeniyle ileri sürülecek talepler,
h) Çalınan veya gasp edilen araçların sebep oldukları ve Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalının sorumlu olmadığı zararlar, aracın çalındığını veya gasp edildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek talepler ile çalan ve gasp eden kişilerin talepleri,
ı) Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar,
i) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda belirtilen terör eylemlerinde ve bu eylemlerden doğan sabotajda kullanılan araçların neden olduğu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalının sorumlu olmadığı zararlar ile aracın terör eylemlerinde kullanıldığını veya kullanılacağını bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürecekleri talepler, aracı terör ve buna bağlı sabotaj eylemlerinde kullanan kişilerin talepleri,
j) Motorlu araç kazalarından dolayı toprak, yeraltı suları, iç sular, deniz ve havanın kirlenmesi ya da kirlenme tehlikesi nedeniyle temizleme, toplanan atıkların taşınması ve bertarafı masrafları ile biyolojik çeşitlilik, canlı kaynaklar ve doğal yaşama verilen zararlar nedeniyle bozulan çevrenin yeniden oluşturulması ile ilgili çevresel zararlardan ileri gelen talepler,
k) Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat talepleri,
l) İlgili mevzuatla genel hükümlere tâbi kılınan talepler,
m) 2918 sayılı Kanunun 104 üncü ve 105 inci maddelerinde düzenlenen sorumluluklar (Bu maddeler kapsamına dahil durumlar bu amaçla yaptırılan zorunlu mali sorumluluk sigortasına tâbidir.),
n) Cezai kovuşturmadan doğan tüm giderler ile idari ve adli para cezaları,
o) Bu Genel Şart ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.
(Ek :RG-2/2/2016-29612)(1) Sigortacının bu maddenin birinci paragrafının (d) bendi kapsamında olmasına rağmen ilgililere yaptığı tazminat ödemeleri için sigortalının terekesine ve tereke borçlusu olan mirasçılarına sigortalının kusuru oranında ve ilgili mevzuat dahilinde müracaat hakkı saklıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
Bununla birlikte ZMSS şirketi, kaza sonucu meydana gelen gerçek zarardan azami poliçe limitine kadar sigortalının kusuru oranında sorumludur. Kazanç kaybı vs. gibi dolaylı zararlardan sorumluluğu yoktur. Araçta meydana gelen değer kaybı ve aracın kaza mahallinden servise vs. çekilmesi için yapılan giderler de gerçek ve doğrudan zararlardandır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/839 E.2015/9142 K.Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2013/3317 E.2013/7594 K.) Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince, araç mahrumiyeti zararı, gerçek zarar dışında aracın hasarlanması nedeniyle uğranılan dolaylı bir zarar olması sebebiyle poliçe teminatına dahil değildir. Bu nedenle, mahkemece davalı sigorta şirketi aleyhine, araç kiralama zararından sorumlu tutmak mümkün görülmemiştir. (benzer nitelikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2016/13972 KARAR NO: 2017/6476).
Mahkememizin görevi açısından yapılan değerlendirme;
Yargıtay 17'inci Hukuk Dairesi'nin 2019/6195 Esas, 2020/3056 Karar ve 02/06/2020 tarihli "Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3. maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
Açılan somut davada davalılar arasında zorunlu mali sorumluluk sigortacısı da bulunmaktadır. Sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle dava ticari dava olup Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanı içinde olduğundan" şeklindeki ilamı doğrultusunda davayı görme konusunda mahkememizin görevli olduğu tespit edilmiştir.
Yukarıda göreve ilişkin yapılan değerlendirmede davalı sigorta şirketine husumet yöneltildiğinden mahkememizin görevli olduğu açıklanmıştır.
Davalıların sorumluluğu açısından yapılan değerlendirme;
Sigorta sözleşmesi davanın açıldığı tarih itibariyle somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nın 1263. maddenin birinci fıkrasında (6102 sayılı TTK, m. 1401); “Sigorta bir akittir ki bununla sigortacı bir prim karşılığında diğer bir kimsenin para ile ölçülebilir bir menfaatini halele uğratan bir tehlikenin (bir rizikonun) meydana gelmesi halinde tazminat vermeyi yahut bir veya birkaç kimsenin hayat müddetleri sebebiyle veya hayatlarında meydana gelen belli bir takım hadiseler dolayısiyle bir para ödemeyi veya sair edalarda bulunmayı üzerine alır.” şeklinde tanımlanmıştır.
Sigorta sözleşmelerinde sigortacı, sigorta ettirene bir prim karşılığında belirli bir rizikoya karşı koruma sağlamayı üstlenir (Avrupa Sigorta Sözleşmesi Hukuku İlkeleri, m.1:201). Sigorta sözleşmeleri tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 3. maddesinde; araç sahibi, araç için adına yetkili idarece tescil belgesi verilmiş veya sahiplik veya satış belgesi düzenlenmiş kişi, işleten ise; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hâllerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi olarak tanımlanmış ve ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimsenin de işleten sayılacağı belirtilmiştir. İşleten ile sigorta ettiren kişi de farklı kavramlardır.
İşleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğuna KTK’nın 85. maddesinde yer verilmiş, aynı Kanun’un 91. maddesi ile poliçenin geçerlilik süresinde meydana gelen kaza tarihinde ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın (ZMSSGŞ) A-3. maddesinde, sigortacının poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK’ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği düzenlenmiştir. KTK’nın 91. maddesi ile işletenlerin 85. maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanması amacıyla mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunlu kılınmıştır.
Dosyada yer alan trafik kaza tespit tutanağından ve davalının mahkememize ibraz etmiş olduğu poliçe tetkik edildiğinde kaza tarihinde aracın ZMSS poliçesi ile sigortalanıp sigortalanmadığı tetkik edildiğinde kaza tarihi itibariyle...plakalı aracın ZMSS ile davalı tarafından sigortalandığı tespit edilmiştir.
Davalı sigorta şirketlerine dava açılmadan önce yapılan başvuru ve poliçeler;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, bu başvuru yapılmadan dava yoluna gidilmesi halinin dahi HMK'nın 115/2. maddesi gereği tamamlanabilir dava şartı olduğu Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları ile kabul edilmektedir. (Y4HD 2021/4498 Esas, 2021/7405 Karar sayılı ilamı)
Dosyada yer alan davalı sigorta şirketinin cevabi yazıları ve davacının dosyaya ibraz ettiği başvuru ile başvuruya ilişkin tebliğ mazbataları tetkik edildiğinde; davacının iş bu davayı açmadan önce davalı sigorta şirketine de başvuru yaparak 2918 sayılı KTK m.97 hükmünde düzenlenmiş olan başvuru şartını yerine getirmiş olduğuna kanaat getirilmiştir.
Arabuluculuk dava şartı bakımından yapılan değerlendirme;
Eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde olup 6102 sayılı TTK m.5/A/1 hükmü uyarınca arabuluculuk dava şartına tabidir. Dosyada bulunan arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanakların tetkiki neticesinde davacı tarafından iş bu dava açılmadan önce davalı bakımından da arabuluculuk dava şartının yerine getirmiş olduğu anlaşılmıştır.
Kusura ilişkin yapılan değerlendirme;
Kusur durumunun tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup hazırlanan 11/03/2022 tarihli raporda özetle;
A) ... Plakalı Araç Sürücüsü'nün;
Yönetimindeki aracı ile iki yönlü olarak gidiş gelişe açık cadde üzerinden, sol tarafında kalan tali yola dönüş yapacağı sırada 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 53/b maddesinde açıklanan, sola dönüş işaretini vermesi, hızını azaltması, dönüş sırasında karşıdan gelen ve emniyetle durdurulamayacak kadar kavşağa yaklaşmış olan taşıtların geçmesini beklemesi, yolu kullananların tümü için herhangi bir engel ya da zorluk yaratmadan kontrollü bir şekilde dönüşe başlaması gerekirken karşı yönden gelen aracı fark edemediğini beyan etmiş olmasına göre gerekli ve yeterli kontrolü sağlamadığını, karşı istikametten gelen bir otobüsün geçmesinden hemen sonra sola hatalı ve kontrolsüz dönüş yapıp, karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şeridi ihlal ederek kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84. Maddesinde yer alan "Doğrultu Değiştirme Manevraları Yanlış Yapma" kuralı ile 53/b maddesi kapsamını "sola dönüş kuralına uymamak" kuralını ihlal ederek kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini,
B) ... Plakalı Araç Sürücüsünün;
Kendi şeridinde doğru istikametinde seyir ederken, yakın mesafeden dönüşe geçerek şeridini ihlal eden araçla kazaya karışmış olduğunu, meydana gelen olayda herhangi bir ihlalinin olmadığını mahkememize bildirmiştir.
Kusur bilirkişi raporundaki tespitlerin dosyada bulunan deliller, kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu ve raporun hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiş ve hükme esas alınmıştır.
Zarara ilişkin yapılan değerlendirme;
Kusur durumu tespit edildikten sonra aracın değer kaybının tespitine geçilmiştir.
Burada hemen belirtmek gerekir ki 09/10/2020 tarihli ve 31269 sayılı resmi gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı ve 17/07/2020 Tarihli kararı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun m.90 hükmünün birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Bu haliyle de artık zarar miktarının hesabı noktasında Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nda yer alan düzenlemelerin esas alınma olanağı kalmamıştır.
Nitekim bu yönde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/1843 Esas, 2020/1278 Karar sayılı ve 04/12/2020 Tarihli ilamında "...2918 Sayılı Yasanın Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonraki son hali "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindedir. Anayasa Mahkemesi İptal kararından sonra genel şartlar ile ekindeki formüllere göre yapılan tazminat hesabının yasal dayanağı kalmamıştır. Bu durumda Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları dikkate alınarak kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre vasıtanın kazadan önceki rayici ile onarım sonrası değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak belirlenmesi gerekir..." denilmektedir.
Genel şartların uygulanma olanağı bulunmadığından burada zarar miktarının tespiti noktasında genel şartlardan önce mevcut olan uygulamanın esas alınması gerekecektir. Buna ilişkin olarak benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/7769 Esas, 2016/11925 Karar sayılı ve 26/12/2016 Tarihli ilamında "...Araçta meydana gelen değer kaybının; aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki hasarlı halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerekir..." denilmektedir.
Kazanın meydana geldiği tarihte KTK madde 90 yürürlükte olmadığı için KTK madde 90'ın yeni hali ile paralel Yargıtay içtihatları esas alınmıştır.
Dolayısıyla eldeki uyuşmazlıkta da bu yönde değerlendirme yapmak gerekecektir.
Bu bağlamda dosyada yer alan 15/03/2022 tarihli makine mühendisi bilirkişi raporunda özetle;
Dosya kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda meydana geldiği belirtilen kaza ile araçta oluşan hasarın örtüştüğünü, araçta oluşan 20.000,00 TL maddi hasarın ZMMS poliçesi kapsamında yaptırıldığını, özel servis tarafından yapılan iş ve işlemleri ile hasar kaydı nedeniyle araçta değer kaybı oluştuğunu, araca ait tamir süresinin 18 gün olduğunu, aracın ticari olduğunu ve tamir süresince araçtan mahrum kalınması nedeniyle de yerine koyma bedeli zararının oluştuğunu,
Aracın kaza tarihi itibari ile mevcut durumu, hasar kaydı, hasarlı parçaların ağırlığı, boyanan parçaları ve onarım bedeli dikkate alınarak serbest piyasa 2. El Rayiç Değeri ile tamir sonrası serbest piyasa 2. el rayiç değeri arasındaki objektif değer kaybının 5.000,00 TL olduğunu,
Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü'nce 14/05/2015 tarih 29355 sayı Resmi Gazetede yayınlanarak 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giden Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartları 1 nolu ekinde yer alan esaslar dahilinde ise 1.111,50 TL olduğunu, araca ait tamir süresinin 18 gün olduğu ve aracın ticari olması nedeniyle yerine koyma bedelinin 12.272,32 TL olduğunu mahkememize bildirmiştir.
Akabinde mahkememizin 2 nolu celsesi 3 nolu ara kararı gereği, mahkememizin 1 no.lu celse 3 no.lu ara karar gereği orjinal parça bedeli hakkında da rapor hazırlanmasının istenildiği, bu hususta rapor hazırlamadığı görülmekle, orjinal parça bedeli talebi konusunda rapor tanzim edilmesi için dosyanın makine mühendisi bilirkişiye tevdii edildiği, hazırlanan 26/04/2022 tarihli ek raporda özetle;
Dosya kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda meydana geldiği belirtilen kaza ile araçta oluşan hasarın örtüştüğünü, araçta oluşan 20.000,00 TL maddi hasarın ZMMS poliçesi kapsamında yaptırıldığını, özel servis tarafından yapılan iş ve işlemleri ile hasar kaydı nedeniyle araçta değer kaybı oluştuğunu, araca ait tamir süresinin 18 gün olduğunu, aracın ticari olduğunu ve tamir süresince araçtan mahrum kalınması nedeniyle de yerine koyma bedeli zararının oluştuğunu,
Araca ait kaza tarihi itibari ile hasar miktarının; Orijinal Parçalar ile 23.396,25 TL ve Alternatif Yan Sanayi Yedek Parça ile de 20.000,00 TL olduğunu, 20.000,00 TL maddi hasarın Z. M. M. S. Poliçesi kapsamında yaptırıldığını,
Hasar miktarının 20.000,00 TL veya 23.396,25 TL olması durumunda Hasar Katsayısının (Büyük Hasar 0,90 Katsayı) ve Değer Kaybı Hesaplarının değişmeyeceğini, aracın kaza tarihi itibari ile mevcut durumu, hasar kaydı, hasarlı parçaların ağırlığı, boyanan parçaları ve onarım bedeli dikkate alınarak serbest piyasa 2. El Rayiç Değeri ile tamir sonrası serbest piyasa 2. el rayiç değeri arasındaki objektif değer kaybının 5.000,00 TL olduğunu,
Aracın kaza tarihi itibari ile mevcut durumu, hasar kaydı, hasarlı parçaların ağırlığı, boyanan parçaları ve onarım bedeli dikkate alınarak serbest piyasa 2. El Rayiç Değeri ile tamir sonrası serbest piyasa 2. el rayiç değeri arasındaki objektif değer kaybının 5.000,00 TL olduğunu,
Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü'nce 14/05/2015 tarih 29355 sayı Resmi Gazetede yayınlanarak 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giden Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartları 1 nolu ekinde yer alan esaslar dahilinde ise 1.111,50 TL olduğunu, araca ait tamir süresinin 18 gün olduğu ve aracın ticari olması nedeniyle yerine koyma bedelinin 12.272,32 TL olduğunu mahkememize bildirmiştir.
Denetime elverişli ve ayrıntılı olarak düzenlenmiş olan bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
Bedel artırım talebi açısından değerlendirme;
Davacının dava dilekçesinde davanın açıkça belirsiz alacak davası olduğu belirtildiğinden dava belirsiz alacak davası olarak değerlendirilmiştir. (Emsal karar için bknz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/9-485 Esas ve 2021/971 Karar sayılı ilamı)
Davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu değer arttırım dilekçesi dava değerini 5.100,00 TL'ye yükseltmiş, bedel arttırım dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiştir.
Gerçek zarar bakımından yapılan değerlendirme;
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda değer kaybı 5.000,00 TL, orjinal parça fark bedeli 3.396,25 TL ve ikame araç bedeli ise 12.272,32 TL olarak belirlenmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalarda da bahsedildiği üzere davalı sigorta şirketinin ikame araç bedeli ZMSS teminat kapsamı dışında olduğundan bu talep bakımından davanın reddi gerekmiştir.
Değer kaybı bedeli olarak ise davacı dava değerini 5.000,00 TL'ye yükseltiğinden ve değer kaybı alacağı teminat kapsamında olduğundan bu bedel bakımından kabul karar verilmiştir.
Orjinal parça bedeli de teminat kapsamında olmak birlikte bilirkişi tarafından 3.396,25 TL belirlenmekle birlikte davacı tarafından bu miktar bakımından dava değeri arttırılmadığından dava dilekçesindeki talep miktarı olan 50,00 TL üzerinden taleple bağlı kalınarak kabul kararı verilmiştir.
Faiz başlangıcı yönünden yapılan değerlendirme;
Davacının iş bu davayı açmadan önce davalı sigorta şirketlerine yaptığı başvuru tarihi 28/06/2021 tarihidir. Bu noktada 2918 sayılı KTK m.99/1 hükmünde "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." denilmektedir. Bu haliyle davalının temerrüde düşme tarihi 08/07/2021 tarihidir.
Neticeten;
Tüm dosya kapsamı denetime elverişli olarak alınmış bilirkişi raporları, taraf beyanları, birlikte değerlendirildiğinde davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın Kısmen KABULÜ Kısmen REDDİ ile; 5.000,00 TL değer kaybı tazminatı ve 50,00 TL orjinal parça bedeli olmak üzere toplam 5.050,00 TL tazminatın davalının temerrüde düştüğü 08/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2- Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 5.050,00 TL üzerinden alınması gereken 344,96 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 59,30 TL peşin harç, 70,02 TL değer arttırım harcının toplamı olan 129,32 mahsubu ile bakiye 215,64 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL peşin harç, 70,02 TL arttırım harcının toplamı olan 129,32 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen toplam 1.271,05 TL yargılama giderinin davanın kabul (%99,02) ve ret (%0,98) oranlarına göre hesaplanan 1.258,59 TL yargılama ve 59,30 TL başvurma harcının toplamı olan 1.317,89 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın kabul edilen değeri üzerinden hesaplanan 5.050,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın ret edilen değeri üzerinden hesaplanan 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
8-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,
9-Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği m.26/2 hükmü gereğince, Gaziantep Arabuluculuk Bürosu tarafından suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul (%99,02) ve ret (%0,98) oranlarına göre hesaplanan 1.307,06 TL'sinin davalıdan alınarak, bakiye 12,94 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, dava değeri miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan tarafa okunmak suretiyle tefhim edildi. 26/04/2023