T.C.
GAZİANTEP
2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ...
KARAR NO: ...
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACILAR : ...
VEKİLLERİ: Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : 3-...
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 11/04/2017
KARAR TARİHİ: 20/09/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İstinaf öncesi yargılama;
İDDA:
Davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesi ile; 17/05/2016 tarihinde ... plakalı aracın kusuryla meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, oluşan kazada müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, kusurlu aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olduğunu, açıklanan nedenlerle şimdilik 200,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı ... vekili ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesi ile;... plakalı aracın 14/12/2015 tarihinde davaya konu kaza tarihinden önce ...'a uzun süreli olarak kiralandığını, müvekkili yönüyle herhangi bir husumetin yönlendirilemeyeceğini, açıklanan nedenlerle davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesi ile; ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi bünyesinde sigortalı olduğunu, davacının haksız olarak işbu davayı açtığını, ilgili yerlerden gerekli raporlarnı alınması gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava ölümlü/yaralamlı trafik kazasından kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
Dosya kusur yönüyle incelenmesi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tanzim etmiş olduğu raporunda; ...plakalı aracın kazanın oluşumunda 8/8(sekizdesekiz) = %100(yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğunu, yaya... ve'nin kazanın oluşumunda bir kusurunun bulunmadığını mahkememize bildirmiştir.
Dosya maluliyet incelemesi için Adli Tıp Kurumundaki heyete tevdi edilmiş olup, heyet düzenlemiş oldukları raporlarında; 1999 doğumlu ...'nin %36 maluliyetinin olduğunu, 9 ay geçici iş görmezliğinin olduğunu, 12 aya kadar iyileşme süresinin uzayabileceğini, 3 ay bakıma muhtaç olduğunu mahkememize bildirmiştir.
Dosya son olarak hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tanzim etmiş olduğu raporunda; davacının %100 malul sayılan dönemde oluşan maddi zararının, 14.555,57 TL olduğunu, %36 oranında maluliyete ilişkin maddi zararının 311.166,93 TL olduğunu, bakıcı gideri olarak 3.902,97 TL zararının olduğunu, toplam 329.625,47 TL zararının olduğunu mahkememize bildirmiştir.
Davacı vekili sigorta poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla, sigorta şirketi aleyhine açmış olduğu tazminat davasından feragat ettiğini mahkememize göndermiş olduğu 21/02/2019 tarihli dilekçe ile beyan etmiştir.
KYTK 85 maddesinde araç malikinin sorumluluğu ile ilgili kusursuz sorumluluk olup diğer davalının sorumluluğu ise kusurundan kaynaklı Haksız fiil sorumluluğu bulunmaktadır. Davalı Sigorta yönünden maddi tazminat miktarı sigorta poliçesindeki limitle sınırlı olup davacı tarafça imzalanan makbuz ve ibranamede "poliçe limiti üzerinde kalan bakiye kısım için sigorta şirketinin sorumluluğu kalmadığından sürücü ve araç işletene karşı davacı davasını devam edecektir" şeklinde ibare bulunduğu , 86/son işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olacağı düzenlenmiştir.
Davacı vekili sigorta şirketi yönünden giderilen zararı dışındaki maddi zararını talep etmiştir. Davacı taraf talebini geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlikten maddi zararın giderilmeyen kısmı ile bakıcı gideri yönünden davacı davasını ıslah etmiştir.
Dava konusu yaralamalı trafik kazası nedeni ile sigorta şirketi dışındaki davalıların sorumluğunun devam ettiği kanaatine varılmakla; Sigorta şirketi tarafından karşılanmayan zararlardan ;
Davacı ...nin geçici iş göremezlik süresinde 18 yaşından küçük olduğu ve bu süreçte gelir getirici bir işte çalıştığına dair dosyaya yansıyan herhangi bir delil bulunmaması (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/5266 Esas 2017/11946 Karar ve Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2018/489 Esas 2018/297 Karar sayılı ilamı) da birlikte değerlendirildiğinde kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacı asilin geçici iş göremezlik tazminatı alamayacağı hususu dikkate alınarak davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Islah dilekçesi taraflara tebliğ edilmiştir.
Davacıların manevi tazminat davasına gelince; tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu, tarafların beyanları, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında; meydana gelen trafik kazasında davacı ... yaralanması nedeni ile diğer davalı ... açtığı manevi tazminat davasında ,6098 Sayılı TBK.'nun 56/2 "Ağır bedensel zarar ve ölüm halinde ,zarar görenin veya ölenin yakınları manevi tazminat olarak uygun bur miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." Maddesi gereğince davacıların çekmiş olduğu acı ve elemin karşılığı olarak bir miktar manevi tazminatın, davalılar ve ... ve ...'dan alınmasının gerektiği, bu nedenle davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabul-kısmen reddine karar vermek gerektiği vicdani kanısına varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstinaf incelemesinde;
Davacılar vekilince, davalı ...'un sürücüsü olduğu diğer davalı ...'ın işleteni olduğu ... plakalı aracın olay tarihi olan 17/05/2016 tarihinde yaya geçidi şerit çizgisi üzerinde yolu karşıdan karşıya geçen yaya davacı ...'ye çarpması sonucunda davacı İrem'in yaralandığı belirtilerek kalıcı, geçici iş gücü kaybı, bakıcı ve tedavi giderine ilişkin maddi tazminat, Davacı... ve davacı ... annesi davacı ... için manevi tazminat talebinde bulunulmuştur.
2918 sayılı KTK.nun hükümlerine göre, trafik kaydı "işleten"i kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Davalı ... vekili tarafından aracın uzun süreliğine diğer davalıya kiralandığı müvekkilinin ev hanımı olup uzun süreli kira sözleşmesi kapsamında sorumluluğu olmadığı belirtilerek istinaf itirazında bulunulmuştur.
Davalı tarafça ... ve ... arasında imzalanan 14/12/2015 tarihli taksi plakası ve araç kiralama kontratına ilişkin sözleşme ve bir kısım para makbuzları ibraz edildiği görülmüştür.
Mahkemece, davalının husumet itirazı uyarınca, ibraz edilen kira sözleşmesinin ve kira bedelinin maliye ve vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği araştırılarak, gerektiğinde bulunması halinde malik ve kiracının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin, fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, kira ilişkisinin başladığı iddia olunan 14/12/2015 tarihinden itibaren ticari taksi ile ilgili vergi ve trafik cezalarının kim tarafından ödendiği ilgili vergi dairesinden sorularak, davalılar arasında 3. kişileri bağlayacak güçte, uzun süreli kira sözleşmesi ilişkisi olup olmadığı, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olup olmadığı hususları araştırılarak, bu hususta davalı tarafça ibraz edilen deliller toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalının husumet itirazı değerlendirilmeksizin hüküm tesisi yerinde görülmemiştir.
BK.'nın 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı BK. md. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davacı tarafça Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/986 E. Sayılı dosyasında davaya konu kaza nedeni ile açılan ve usulden reddedilen maddi ve manevi tazminat davasında davacı İrem için 70.000-TL davacı Fatma için 30.000-TL manevi tazminat talep edilmiştir.
Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre manevi tazminatın bölünmesi, bir kısmının dava konusu yapılması kalanın saklı tutulması olanağı yoktur. Niteliği itibariyle manevi tazminat bölünemez. Bir defada istenilmesi gerekir. Manevi acı tazminata hükmedilirken davalısına göre değişiklik göstermez. Yargıtay H.G.K'nun 25.9.1996 gün ve 1996/21-397-637 sayılı kararı ile 13.10.1999 gün ve 1999/21-684-818 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Somut olayda, Meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davalıların sorumluluğunun niteliği, kusur oranları, davacı da meydana gelen maluliyetin derecesi ve önceden açılan dava da talep edilen miktar da nazara alınarak söz konusu miktarı geçmemek üzere tazminatın taktir edilmesi gerekirken davacılar için belirlenen manevi tazminat miktarının bir miktar az olduğu görülmüştür.
Davacı tarafça dava dilekçesinde talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarı açısından işleten ve sürücüden kaza tarihinden itibaren itibaren faiz talep edilmesine ve somut uyuşmazlığın niteliği gereği haksız fiil tarihi olan kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminat bakımından dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.
Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir. Mahkemece kabul edilen Manevi tazminat miktarına dair vekalet ücretine ilişkin bir hüküm tesis edilmemiştir. Hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı nazara alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacılar yararına vekalet ücreti takdiri gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi yerinde görülmemiştir.
Kabule göre de: davacının dava dilekçesinde tedavi giderine ilişkin talebi bulunmasına rağmen mahkemece bu hususta hüküm tesis edilmediği anlaşılmıştır.HMK 26.madde kapsamında dava konusu edilen taleplerin tümü hakkında karar verilmesi gerekir. 6100 sayılı HMK'nın Hükmün Kapsamı başlıklı 297. maddesinin 2. bendi hükmüne göre; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli ve zorunludur. Bu itibarla mahkemece dava dilekçesinde belirtilen tüm talepler ile ilgili hüküm tesis edilmemesi yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, sair hususlar incelenmeksizin HMK'nın 353/1-a,6 maddesi uyarınca taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve Dairemiz kararına uygun şekilde, kazanılmış haklarda dikkate alınarak davanın yeniden görülerek eksikliklerin giderilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİNİN 15/11/2021 TARİH 2019/2561 ESAS VE 2021/1775 KARAR SAYILI ilamı sonrası yapılan yargılamada;
Yeni duruşma gün ve saati taraflara tebliğ edilmiştir.
Kaldırma nedenleri bakımından yapılan değerlendirme;
1 no.lu kaldırma nedeni bakımından yapılan değerlendirme;
Davalı araç maliki kazaya karışan aracın uzun süreli olarak araç sürücüsüne kiraladığını iddia etmiştir. Davalılar arasında var olduğu iddia edilen kira sözleşmesinin uzun süreli ve üçüncü kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi olup olmadığı, aracın kazadan ne kadar zaman önce teslim edildiği, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olup olmadığı, kira sözleşmesinin ve kira bedelinin Maliye ve Vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği, kira bedellerinin ödenip ödenmediği, kiralanan araçların ceza ve diğer ödemelerinin kim tarafından yapıldığı hususunda inceleme yapılması gerekmiştir.
Vergi Dairesi yazı cevabında aracın kiralanmasına ilişkin herhangi bir bildirimin bulunmadığı mahkememize bildirilmiştir.
Vergi Dairesi'nden aracın ceza ve vergilerinin kim tarafından ödendiği husus sorulmuş, mahkememize bildirilen yazı cevabında kim tarafından ödendiği bilinmediği bildirilerek tahsilat fişleri mahkememize gönderilmiştir.
İlgili tahsilatların yapıldığı bankalara müzekkere yazılarak ödeme işleminin kim tarafından yapıldığı sorulmuştur. Gelen yazı cevabında bu hususunun bilinmediği mahkememize bildirilmiştir.
Dosyada davalı sürücü ... ve diğer davalının aracın kiralandığına dair beyanının haricinde bir delil, bilgi ve belge olmadığı anlaşılmıştır.
Yine Vergi Dairesi'nden gelen yazı cevabında davalı ...'ın 18/11/2009-15/03/2017 tarihleri arasında "Taksi ile yolcu taşımacılığı" işi ile faaliyette bulunduğu mahkememize bildirilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2405 Esas ve 2022/13424 Karar sayılı ilamında;
"Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır." denilmiştir.
Bu noktada davalılar tarafından kiralama olgusunun ispat edilemediğinden davalı ... işleten sıfatı ile sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
2 no.lu kaldırma nedeni bakımından yapılan değerlendirme;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. Maddesi (818 sayılı BK 47) hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda manevi tazminatın bölünemezliği ilkesi gereği; davacı tarafından Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan 2016/986 Esas sayılı dosyada talep edilen manevi tazminat miktarları dikkate alınarak davacı İrem için 70.000,00 ve davacı Fatma için 30.000,00 TL manevi tazminat istemi ile dava açıldığı kanaati ile değerlendirme yapılmıştır.
Manevi tazminat belirlenirken kazanın bir yaya için yolu kullanırken en güvenli yer olan yaya geçidinde karşıya geçmeye çalışırken meydana gelmiş olması ve davalının kazanın meydana gelmesindeki kusurunun ağırlığı, davacının kazanına meydana geldiği tarihte 17 yaşında bir genç kız olması ve %36 oranındaki kalıcı maluliyeti, davacının kaza nedeniyle 12 aya kadar işgöremez olması dikkate alınarak 70.000,00 TL üzerinden tazminat belirlenmiştir.
Diğer davacı anne bakımından ise yine kazanın meydana geldiği yer, davalının kusur oranının ağırlığı, annenin kızının bakıma muhtaç olduğu 3 ay boyunca kızına bakmak zorunda kalması, maluliyet oranının %36 olması dikkate alınarak, annenin de kaza sonucunda acı, elem ve ızdırap duyacağı kuşkusuz olup 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Kaldırma ilamında bahsedildiği üzere manevi tazminatın bölünemezliği ilkesi gereği Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan 2016/986 Esas sayılı dosyasında talep edilen manevi tazminattan daha fazla manevi tazminatın mahkememiz dosyasında talep edilmiş olması ise manevi tazminat bakımından davanın kısmen kabulüne kısmen reddine sebebiyet vermiştir.
3 no.lu kaldırma nedeni bakımından yapılan değerlendirme;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda tedavi giderlerine ilişkin yasal düzenleme, kanunun 2. ayırımında “Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri” başlığı altında ele alınmıştır. Bu kanunun 53. ve 54. maddelerinde tedavi giderlerinin, haksız fiil kaynaklı oluşan zararlar arasında olduğu açıkça tanımlanmıştır.
Yaralanma halinde bedensel zararlar 54'üncü maddede "Tedavi giderleri" olarak tanımlanmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda tedavi giderlerine ilişkin yasal düzenleme kanunun 98. maddesinde “Tedavi Giderlerinin Ödenmesi”, yeni ismiyle “Sağlık Hizmeti Bedellerinin Ödenmesi” başlığı altında ele alınmıştır.
6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 59’uncu maddesi ile değişik KTK 98'inci maddesi;
"Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. (Ek cümle: 4/4/2015-6645/60 md.) Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, bu kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirler, protez ve ortezler için farklı birim fiyatı tespit eder. Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmez.
Trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının % 15’ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14 üncü maddesinde düzenlenen durumlar için Güvence Hesabı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılır. Söz konusu tutar, ilgili sigorta şirketleri için sigortacılık ilkelerine göre ayrı ayrı belirlenebilir. Aktarım ile sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülükleri sona erer. Cumhurbaşkanı söz konusu tutarı % 50’sine kadar artırmaya veya azaltmaya yetkilidir.
Bu madde çerçevesinde sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı tarafından ödenecek meblağın süresinde ödenmemesi halinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.
Sigorta şirketleri ve Güvence Hesabından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacak meblağın belirlenmesi ve ödenmesi ile sağlık hizmetleri için teminat sağlanan sigortaların tespiti ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca belirlenir. Trafik kazası sebebiyle Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurumlarınca gerçekleştirilen tedavi giderleri bakımından, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Sağlık Bakanlığına yapılacak ödemeye ilişkin usul ve esaslar Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sağlık Bakanlığı tarafından ayrıca belirlenir." şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları "A.5. Kapsama Giren Teminat Türler" başlığı altında "b" bendi "Sağlık Giderleri Teminatı: Üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminattır. Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." şeklinde düzenlenmiştir.
Tedavi giderlerinin kapsamı; İlk yardım ve ambulans için yapılan masraflar, Muayene için yapılan masraflar, Tahlil için yapılan masraflar, Tedavi için yapılan masraflar, Tedavi sonrası sağlık kuruluşlarında yapılan fizik tedavi ve rehabilitasyon giderleri, Doktor raporu ile alınan SGK Kapsamında olan diğer tıbbi medikal ürün giderleri gibi Sağlık Hizmeti Giderlerini; Hastane refakatçı bakıcı giderleri, Tedavi için yapılan yol giderleri gibi İyileşme Giderlerini kapsamaktadır.
Karayolları Trafik Kanunu 98. maddesinde 25.02.2011 tarihli ve 27857 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklikle beraber trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu trafik sigortalarında, sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu sona erdirilerek, sağlık hizmet bedellerinin ödenmesinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması amaçlanmıştır.
SGK’nın sorumluluğu, belgelendirilmiş tedavi giderleri olarak belirlenmiştir. Bunun dışında kalan tedavi giderleri arasında olan belgelendirilemeyen tedavi giderleri ise sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu kapsamında kalmaktadır.
Mahkememizin 1 no.lu celsesi 1 no.lu ara kararı gereği karayolları trafik kanunu md. 98 uyarınca SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri hususunda rapor hazırlanılması için dosya adli tıp uzmanı bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 31/03/2022 tarihli raporda özetle;
17/05/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanan ve hakkında düzenlenmiş belgeler incelenerek, tedavi ve yol gideri sorulan 1999 doğumlu ...'ye ait yapılan değerlendirme sonucunda;
1-Dava dosyasındaki her türlü tıbbi ve tedavisine ilişkin kayıtların davacının tanı ve tedavisi ile uyumlu ve illiyetli tıbbi uygulama olduğunu,
2-Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ndeki Ortopedi ve Travmatoloji Poliklinik muayenesi, Acil poliklinik muayenesi, Psikiyatri poliklinik muayenesi, Enfeksiyon konsültasyon muayenesi, Gastroenteroloji konsultasyon muayenesi, ekstermal fiksatör uygulanması, büyük kemik implant çıkarımı operasyonu, direkt grafi istemleri, yara yeri debridmanı, kan tetkikleri, standart yatak ücreti, 72.792,43 TL fatura edildiği kayıtlı olduğunu, 2918 sayılı Kanun'un 98. Maddesi kapsamında olduğunu ve tedavi gideri olarak kabul edilmediğini,
3-Dava dosyasındaki her türlü tıbbi ve tedavisine ilişkin kayıtlardan davacı tarafça tedavi giderlerine yönelik sunulan faturalandırılmış ödemelerin özel harcama gideri olarak sayıldığından bahisle; Gaziantep Üniversitesi ...... Hastanesi'nde görmüş olduğu tedavi sonrası, 31/05/2016 tarihli 540 TL'lik, 11/06/2016 tarihli 495 TL'lik, 13/06/2016 tarihli 585 TL'lik, 26/06/2016 tarihli 495 TL'lik, 11/06/2016 tarihli 180 TL'lik, 18/07/2016 tarihli 405 TL'li, 31/07/2016 tarihli 585 TL'lik, 11/10/2016 tarihli 225 TL'lik Otelcilik Hizmetleri ve 11/10/2016 tarihli 75 TL'lik tedavi giderinin fatura edildiğini, bu tutarların toplamının 3.585 TL olduğunu,
-Gaziantep Özel ... Hastanesi'nin 14/10/2016 tarihli Hastaya Sunulmuş Olan Hizmetler ve İlave Ücreti Gösterir Belge fotokopisinde hastadan greft alınması 138,78 TL, kas flebi 284,85 TL, Büyük kemik implant çıkarma 329,51 TL, orta kemik psödoartrozu cerrahi tedavisi 416,39 TL, büyük kemik psödoartrozu cerrahi tedavisi 1.683,72 TL, otelcilik hizmetleri 360 TL, Ek 2/C 1.390 TL'lik fatura bulunduğunu, bu tutarların toplamının 4.603,25 TL olduğunu,
-Mavi ...Ticaret Ltd. Şti.'nin 14/10/2016 tarihli tıbbi malzeme giderine ait 4.710,96 TL'lik fatura bulunduğunu,
-Gaziantep ... Hastanesi'ne ait 17/10/2016 tarihli, ... sıra nolu kas flebi 185,19 TL, Büyük kemik psödoartrozu cerrahi tedavisinin 500 TL, orta kemik psödoartrozu cerrahisinin 277,78 TL, büyük kemik implant çıkarma 231,48 TL, greft alınması 92,59 TL, otelcilik hizmetlerinin 333,33 TL'lik fatura bulunduğunu, bu tutarların toplamının 1.620,37 TL olduğunu ve bu giderlerin tedavi masrafına ait ödemelerin davacının belgeye dayalı 2918 sayılı Kanun'un 98. Maddesi kapsamına girmeyen tıbbi harcama miktarı olduğunu ve tedavi gideri olarak kabul edilmesi gerektiğini,
4-Tıbbi evrak üzerinden yapılan değerlendirmede herhangi bir belge, fiş, ibrazı olmamakla birlikte yol ücretleri harcamasının olması gerekiğini, Şahinbey ... Hastanesi'ne 112 tarafından getirildiği ve opere edildiğini, hastanın ikameti olan hastanın ikameti olarak Batıkent Mah. Abdulkadir Aksu Bulvarı No:56/10 Şehitkamil/GAZİANTEP'e taburcu olurken ve 21 kontrol muayenesi olmak üzere 43 kez, ikamet adresinden Gaziantep Özel ... Hastanesi'ne özel sağlık bakım hizmeti bedeli için 2 kez taksit kullanması gerektiğini, bu durumda 2022 yılına ait güncel yol ücreti giderinin toplam 1.951,8 TL olması gerektiğini,
5-Faturalandırılmış belge bulunmamakla birlikte mevsim şartları göz önüne alındığında şahsın refakatçisinin takdiren 300 TL giyim harcamasının olmasının gerektiğini,
6-Davacının tanı ve tedavisi ile uyumlu ve illiyetli tıbbi uygulamaları göz önüne alındığında;
-Kendisinde meydana gelen yaralanmanın vasfı, anatomik lokalizasyonu ve uygulanan tedavileri göz önünde bulundurulduğunda şahsın hastaneden taburcu olduktan sonra kendi işlerini görebilecek seviyeye gelebilmesi için 12 ay gerektiğini,
-Hastane yatışı sırasında hastane refakatçi bulunma süresinin toplamda 104 gün olduğunu,
-Taksi ücretinin güncel olarak 1.951,8 TL olduğunu,
-Tedavi için 15.219,58 TL faturalı gider olduğunu,
7-Tedavi gideri, taksi ücreti ve gereksinim ihtiyaçlarının toplamda 17.471,38 TL olduğunu mahkememize bildirmiştir.
Akabinde mahkememizin 3 no.lu celsesi 1 no.lu ara kararı gereği davacı vekilinin itirazları celse arasında dosyaya ibraz etmiş olduğu tedavi evrakları dikkate alınarak ek rapor hazırlanmak üzere dosya kök rapor tanzim eden adli tıp uzmanı bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 26/07/2022 tarihli ek raporda özetle;
1-Dava dosyasındaki her türlü tıbbi ve tedavisine ilişkin kayıtların davacının tanı ve tedavisi ile uyumlu ve illiyetli tıbbi uygulama olduğunu,
2-Gaziantep Üniversitesi ... Hastanesi'ndeki Ortopedi ve Travmatoloji Poliklinik muayenesi, Acil poliklinik muayenesi, Psikiyatri poliklinik muayenesi, Enfeksiyon konsültasyon muayenesi, Gastroenteroloji konsultasyon muayenesi, ekstermal fiksatör uygulanması, büyük kemik implant çıkarımı operasyonu, direkt grafi istemleri, yara yeri debridmanı, kan tetkikleri, standart yatak ücreti, 72.792,43 TL fatura edildiği kayıtlı olduğunu, 2918 sayılı Kanun'un 98. Maddesi kapsamında olduğunu, tüm bu sağlık hizmet giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılandığını, şahsın herhangi bir ödemede bulunmadığını, bu nedenle tedavi gideri olarak kabul edilmediğini,
3-Dava dosyasındaki her türlü tıbbi ve tedavisine ilişkin kayıtlardan davacı tarafça tedavi giderlerine yönelik sunulan faturalandırılmış ödemelerin özel harcama gideri olarak sayıldığından bahisle; Gaziantep Üniversitesi ... Hastanesi'nde görmüş olduğu tedavi sonrası, 31/05/2016 tarihli 540 TL'lik, 11/06/2016 tarihli 495 TL'lik, 13/06/2016 tarihli 585 TL'lik, 26/06/2016 tarihli 495 TL'lik, 29/06/2016 tarihli 180 TL'lik, 18/07/2016 tarihli 405 TL'lik, 31/07/2016 tarihli 585 TL'lik, 11/10/2016 tarihli 225 TL'lik Otelcilik Hizmetleri ve 11/10/2016 tarihli 75 TL'lik tedavi giderinin fatura edildiğini,
-... San. Ve Tic. Ltd. Şti'ne ait 30/06/2016 tarihli 700 TL'lik 10 no.lu fiş faturası bulunduğunu,
-Gaziantep ... Hastanesi'nin 14/10/2016 tarihli Hastaya Sunulmuş Olan Hizmetler ve İlave Ücreti Gösterir Belge fotokopisinde hastadan greft alınması 138,78 TL, kas flebi 284,85 TL, Büyük kemik implant çıkarma 329,51 TL, orta kemik psödoartrozu cerrahi tedavisi 416,39 TL, büyük kemik psödoartrozu cerrahi tedavisi 1.683,72 TL, otelcilik hizmetleri 360 TL, Ek 2/C 1.390 TL'lik fatura bulunduğunu,
-Gaziantep Özel ...Hastanesi'ne ait 17/10/2016 tarihli, ... sıra nolu kas flebi 185,19 TL, Büyük kemik psödoartrozu cerrahi tedavisinin 500 TL, orta kemik psödoartrozu cerrahisinin 277,78 TL, büyük kemik implant çıkarma 231,48 TL, greft alınması 92,59 TL, otelcilik hizmetlerinin 333,33 TL'lik fatura bulunduğunu, bu tutarların toplamının 15.219,58 TL olduğunu ve bu giderlerin tedavi masrafına ait ödemelerin davacının belgeye dayalı 2918 sayılı Kanun'un 98. Maddesi kapsamına girmeyen tıbbi harcama miktarı olduğunu ve tedavi gideri olarak kabul edilmesi gerektiğini,
-... Ltd. Şti.'nin 14/10/2016 tarihli tıbbi malzeme giderine ait 4.710,96 TL'lik fatura bulunduğunu,
4-Tıbbi evrak üzerinden yapılan değerlendirmede herhangi bir belge, fiş, ibrazı olmamakla birlikte yol ücretleri harcamasının olması gerekiğini, Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne 112 tarafından getirildiği ve opere edildiğini, hastanın ikameti olan hastanın ikameti olarak .taburcu olurken ve 21 kontrol muayenesi olmak üzere 43 kez, ikamet adresinden Gaziantep Özel ...Hastanesi'ne özel sağlık bakım hizmeti bedeli için 2 kez taksit kullanması gerektiğini, bu durumda 2022 yılına ait güncel yol ücreti giderinin toplam 1.951,8 TL olması gerektiğini,
5-Davacının tanı ve tedavisi ile uyumlu ve illiyetli tıbbi uygulamaları göz önüne alındığında;
-Kendisinde meydana gelen yaralanmanın vasfı, anatomik lokalizasyonu ve uygulanan tedavileri göz önünde bulundurulduğunda şahsın hastaneden taburcu olduktan sonra kendi işlerini görebilecek seviyeye gelebilmesi için 12 ay gerektiğini,
-Hastane yatışı sırasında hastane refakatçi bulunma süresinin toplamda 104 gün olduğunu,
-Taksi ücretinin güncel olarak 1.951,8 TL olduğunu,
-Tedavi için 15.219,58 TL faturalı gider olduğunu,
6-Şahısta 17/05/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonrası oluşan arızaları nedeniyle tedavi sırasında ve sondasında yapılacak 2918 sayılı Kanun'un 98. Maddesi kapsamına girmeyen yani SGK tarafından ödemesi yapılmayan belgelendirilmiş ve belgelendirmemiş olsa dahi zaruri görülen tüm tıbbi harcama miktarının tedavi gideri olarak değerlendirildiğini mahkememize bildirmiştir.
Yine mahkememizin 4 no.lu celsesi 1 no.lu ara kararı gereği, davacı vekilinin itirazlarında yer alan 11 defa ameliyat olunması hususundaki itirazlarını karşılar nitelikte rapor tanzimi ile birlikte daha önceki belirlemede bu hususun dikkate alınıp alınmadığı hususunun da bildirilerek ek rapor hazırlanmak üzere dosya adli tıp uzmanı bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 12/12/2022 tarihli ek raporda özetle;
1-Dava dosyasındaki her türlü tıbbi ve tedavisine ilişkin kayıtların davacının tanı ve tedavisi ile uyumlu ve illiyetli tıbbi uygulama olduğunu,
2-Tıbbi belge incelemeleri sonucunda, Gaziantep ... Hastanesi'ne ait 17/05/2016 tarihinde Büyük Kemik Kırıkları Cerrahisi, 30/05/2016, 06/06/2016 ve 10/06/2016 tarihlerinde Genel Anestezi Altında Yara Debridmanı, 20/06/2016 tarihinde Genel Anestezi Altında Yara Debridmanı, kısmi kalınlıkta deri grefti-tüme yakın operasyonu, 27/06/2016 tarihinde Yara Debridmanı, 11/07/2016 tarihinde sol kruris platoda çökme saptanması nedeniyle opere edildiğini, 18/07/2016 tarihinde bilatcral ekstermal fiksatör çıkarma operasyonu, 15/03/2017 tarihinde Aşilopilasti, 12/05/2017 tarihinde eksternal fiksatör çıkarımı, 08/06/2017 tarihinde büyük kemik psödoartroz cerrahisi ve kemik grefti alınması operasyonu, Gaziantep Özel ...Hastanesi'ne ait 14/10/2016 giriş, 17/10/2016 çıkış tarihli epikriz raporunda sağ krurise yönelik geniş debritman ve eksternal fiksatör uygulama işlemleri ve operasyonları yapıldığının kayıtlı olduğunu,
3-Davacının tanı ve tedavisi ile uyumlu ve illiyetli tıbbi uygulamaları göz önüne alındığında;
-Hastanın 17/05/2016 hastane yatış tarihi ile 23/06/2017 son taburculuk tarihleri arasında mükerrer tedavi ve operasyonları gerçekleştiğinin tıbbi belgelerden anlaşıldığını, dolayısıyla kaza tarihinden taburculuk tarihi 23/06/2017 tarihine kadar tedavi süreci içerisinde olduğundan iş göremezliğinin olduğunu,
-Kendisinde meydana gelen yaralanmanın vasfı, anatomik lokalizasyonu ve uygulanan tedavileri göz önünde bulundurulduğunda şahsın hastaneden taburcu olduktan sonra kendi işlerini görebilecek seviyeye gelebilmesi için 12 ay gerektiğini,
-Hastane yatışı sırasında hastane refakatçi bulunma süresinin toplamda 104 gün olduğunu mahkememize bildirmiştir.
Bilirkişi tarafından hazırlanan raporun denetime elverişli ve ayrıntılı olarak düzenlenmiş olması dikkate alınarak hükme esas alınmıştır. Buna göre davacının tedavi gideri kaleminde zararının 17.471,38 TL olduğu kanaati hasıl olmuştur.
Usuli kazanılmış hak bakmından yapılan değerlendirme;
Kaldırma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğurur. Kesinleşmiş kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. "Usuli kazanılmış hak" kavramı ise, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup, bir davada, mahkemenin yada tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder. (Emsal kararlar için bknz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2013/10965 E. 2014/2675 K., Gaziantep BAM 17HD 2021/96 Esas, 2021/333 Karar sayılı ilamları)
Bu noktada kaldırma öncesi verilen karara karşı yapılan istinaf başvuruları ve istinaf kararı incelenmiştir.
Kalıcı işgöremezlik, geçici işgöremezlik ve bakıcı gideri bakımından hükmedilen alacak kalemlerine dair de bir istinaf ve kaldırma kararı olmadığı dikkate alınarak kaldırma kararı öncesi miktar esas alınarak hüküm tesis edilmiştir.
Yargılama giderleri ve vekalet ücreti açısından yapılan değerlendirme;
AAÜT 10/4 maddesi "Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." hükmünü haizdir.
Bu nedenle vekalet ücreti açısından manevi tazminat taleplerine ilişkin davacı vekiline her bir davacı bakımından ayrı vekalet ücreti hükmedilmiştir.
Harçlar açısından yapılan değerlendirmede peşin harç manevi tazminatlar bakımından ve maddi tazminat bakımından oranlanarak ayrı ayrı değerlendirilmiş, ıslah harcı için ise maddi tazminatın bölünebilir olması sebebiyle ıslah harcının maddi tazminat açısından yapıldığı değerlendirilmiştir.
Yargılama gideri bakımından ise tüm davalılar yargılama giderinden sorumlu tutulmuştur.
Neticeten;
Tüm dosya kapsamı taraf beyanları, mevcut delil durumu, kaldırma kararında irdelenen hususlar ve denetime elverişli aldırılmış bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde davacıların davasının kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
Manevi Tazminat Bakımından
A1-... yönünden Davanın Kısmen KABULÜ Kısmen REDDİ ile;
Davacı ... 'nin manevi tazminat talebinin Kısmen Kabulü Kısmen Reddi ile 70.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... t ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... 'ye verilmesine, fazlaya dair talebin REDDİNE,
A1-1- Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca manevi tazminat bakımından hesaplanan 11.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacı... 'ye VERİLMESİNE,
A1-2-Davalılar kendisilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın ret edilen değeri üzerinden hesaplanan 11.200,00 TL vekalet ücretinin davacı... 'den alınarak davalılar ... ve ... 'a VERİLMESİNE,
A1-3- Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca manevi tazminat davasının kabul edilen değeri olan 70.000,00 TL üzerinden alınması gereken 4.781,70 TL ilam harcından davacı tarafından 140.000,00 TL'lik peşin harç için yatırılan 478,17 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.303,53 TL harcın davalılar ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
A1-4-Davacı tarafından 140.000,00 TL'lik peşin harç için yatırılan 478,17 TL peşin harcın davalılar ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ye VERİLMESİNE,
A2- ... Davanın Kısmen KABULÜ Kısmen REDDİ ile;
Davacı ... 'in manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... 'e VERİLMESİNE, fazlaya dair talebin REDDİNE,
A2-1-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca manevi tazminat bakımından hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacı ... 'e VERİLMESİNE,
A2-2-Davalılar kendisilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın ret edilen değeri üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacı ... 'ten alınarak davalılar davalılar ... ve ... 'a VERİLMESİNE,
A2-3- Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca manevi tazminat davasının kabul edilen değeri olan 30.000,00 TL üzerinden alınması gereken 2.049,30 TL ilam harcından davacı tarafından 60.000,00 TL'lik peşin harç için yatırılan 204,93 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.844,37 TL harcın davalılar ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
A2-4-Davacı tarafından 60.000,00 TL'lik peşin harç için yatırılan 204,93 TL peşin harcın davalılar ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... 'e VERİLMESİNE,
Maddi Tazminat Bakımından kaldırma ilamındaki kaldırma kararı verilmeyen hususların dikkate alınması suretiyle;
B1-... yönünden Davanın Kısmen KABULÜ Kısmen REDDİ ile;
Kalıcı işgöremezliğe ilişkin maddi tazminat davasının davalı sigorta şirketi yönünden feragat nedeni ile REDDİNE, sigorta teminatı dışında kalan 1.166,93 TL'nin kalıcı işgöremezlik tazminatının kaza tarihi olan 17/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... T ve ... 'tan müştereken müteselsilen alınarak davacı ... 'ye VERİLMESİNE,
G... 'tan müştereken müteselsilen alınarak davacı İrem KEÇELİ'ye VERİLMESİNE,
Geçici işgöremezlik tazminatı talebinin davalılar ... ve ... yönü ile REDDİNE,
Tedavi gideri tazminatı talebinin kabulü ile 17.471,38 TL tazminatın 17/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar... ve ... 'tan müştereken müteselsilen alınarak ... ye VERİLMESİNE,
Bakıcı gideri maddi tazminatı olan 3.902,92 TL'nin kaza tarihi olan 17/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ... 'tan müştereken müteselsilen alınarak davacı ... 'ye VERİLMESİNE,
B2- Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca maddi tazminat bakımından hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacı... 'ye VERİLMESİNE,
B3- Davalılar kendisilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın ret edilen değeri üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacı ... 'den alınarak davalılar ... ve ... 'a VERİLMESİNE,
B4-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın maddi tazminat bakımından kabul edilen toplam değeri olan 22.541,23 TL üzerinden alınması gereken 1.539,79 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan diğer alacak kalemlerine ilişkin peşin harç düşüldüğünde bakiye kalan peşin harç miktarı olan 0,69 TL peşin harç, 66,35 TL ıslah harcı ve kaldırma sonrası tedavi gideri alacak kalemine ilişkin 60,00 TL ıslah harcının toplamı olan 127,04 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.412,75 TL harcın ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
B5- Davacı... tarafından yatırılan diğer alacak kalemlerine ilişkin peşin harç düşüldüğünde bakiye kalan peşin harç miktarı olan 0,69 TL peşin harç, 66,35 TL ıslah harcı ve kaldırma sonrası tedavi gideri alacak kalemine ilişkin 60,00 TL ıslah harcının toplamı olan 127,04 TL'nin davalılar ... t ve Ederi alacak kalemine ilişkin 60,00 TL ıslah harcının toplamı olan 127,04 TL'nin davalılar ... t ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
B6- Davacılar tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen toplam 3.535,90 TL yargılama giderinin davanın kabul (%51,68) ve ret (%48,32) oranlarına göre hesaplanan 1.827,35 TL yargılama gideri 31,40 TL başvurma harcının toplamı olan 1.858,75 TL'nin davalılar ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE, kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
B7- Davalılar tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
B8-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan tarafa okunmak suretiyle tefhim edildi.
20/09/2023