T.C.
GAZİANTEP
2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ...
KARAR NO: ...
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: ...
DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 26/05/2022
KARAR TARİHİ: 21/06/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı, davacı Bankanın müşterilerinden Harun Kalfe ve Yunus Kalfe ile imzalanan Genel Nakdi ve Gayrı Nakdi Kredi Sözleşmesi’ni ve kredilerin geri ödeme planlarını müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, asıl borçlunun kredi borcunu ödeyememesi üzerine anılan kredinin kat edildiğini, asıl borçlu ile davalı/müteselsil kefillere ... Noterliği’nin 24/04/2019 Tarih ve ... Yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi keşide edilerek davalılara tebliğ edildiğini, borçlunun gönderilen ihtarnameye rağmen borçlarını ödemediğini, ve alacağın tahsili için ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/84434 E. sayılı takip dosyası ile davalı/borçlu aleyhine icra takibine başlatıldığını, davalı/borçlular icra dairesine vermiş olduğu dilekçe ile icra takibine itiraz ettiğini ve takibimiz durduğunu, tüm bu nedenlerle ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/84434 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının fazlaya ilişkin talep ve dava haklar saklı kalmak kaydı ile iptaline ve takibin devamına, Davalının alacak miktarının %20’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, Dava masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olup davalı taraf süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir. Cevap dilekçesi verilmemesi nedeniyle HMK 128 delaletiyle davacının ileri sürdüğü bütün vakıalar davalı tarafından inkar edilmiş sayılmıştır.
DELİLLER:
1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları,
2-Genel Kredi Sözleşmesi,
3-Kat İhtarına ilişkin evraklar,
4-İcra Dosyası,
5-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER, TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava Nevi İtibari İle 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka ve K.Kartlarından Kaynaklanan İtirazın İptali İstemine İlişkindir
İcra Dairesi'nin yetkisine ilişkin yapılan tespitler;
Dava konusu ... İcra Müdürlüğünün 2019/84434 sayılı icra takip dosyası ile davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam 105.140,57 TL'nin tahsili talebiyle icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalılara borçluya tebliğ edildiği, davalının 7 günlük itiraz süresi içerisinde tarihinde takibe konu borca ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmediğinden 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.
Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde 105.140,57 TL yönünden davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise icra müdürlüğünün yetkili olmadığını savunmuştur.
Uyuşmazlık, davacının genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibinde ... İcra Müdürlüklerinin yetkili icra müdürlüğü olup olmadığı, icra müdürlüğü yetkili ise takip tarihi itibarıyla davacının takip dayanağı kredi sözleşmesi nedeniyle davalıdan talep edebileceği herhangi bir alacağı bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Dava konusu icra takip dosyasında davalı yan borca itirazının yanı sıra ... İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğunu bildirerek icra müdürlüğünün yetkisine de itiraz etmiştir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasındaki uyuşmazlığın kaynağının tespit edilmesi gerekir. Dava konusu icra takip talebinde, takip dayanağı olarak kredi sözleşmeleri ve hesap kat ihtarnamesi gösterilmiş, takip talebi ekine taraflar arasında akdedilen 15/07/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi eklenmiştir. Davacı yan, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde davalıların itirazının haksız olduğunu iddiasına dayanarak işbu itirazın iptali davasını açmıştır.
Davacı ile davalılar arasında arasında akdedilen 15/07/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinin 13.4 maddesinde yetkili mahkeme ve icra müdürlüğü olarak sözleşmenin akdedildiği banka şubesi ve İstanbul mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğu, kanunen yetkili mahkeme ve icra dairelerinin yetkilerinin saklı bulunduğu hükme bağlanmış ve genel kredi sözleşmesi bu şartlarla akdedilmiştir.
Genel kredi sözleşmesinde yer alan yetki hükmü ancak genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda uygulanacaktır.
Genel kredi sözleşmesi ise tacirler arasında düzenlenmiş ticari nitelikte bir sözleşme olup HMK'nun 17. maddesi uyarınca bu sözleşmedeki yetki şartı geçerlidir. Genel kredi sözleşmesinde Sözleşmenin imzalandığı genel yetkili yer Mahkeme ve İcra Daireleri, İstanbul mahkeme ve icra dairelerinin yetkili kılındığı açıkça düzenlenmiştir. Bir başka anlatımla taraflar arasındaki yetki sözleşmesi münhasır yetkiyi içermemektedir. Yetkili mahkemeye ilişkin seçim hakkı davacıda olup, sözleşmede münhasır olarak belirlenmeyen davalıların yerleşim yeri icra müdürlüklerinde takip başlatılabileceği gibi mahkemelerde dava açabilecektir. (Emsal karar için bknz. Ankara BAM 21HD 2021/1641 Esas ve 2021/1339 Karar sayılı ilamı)
Kredinin kullanıldığı banka şubesi ... Şubesi'dir.
Bu durumda münhasır olmayan yetki sözleşmesi gereği davacı ..., ... veya davalılar yerleşim yerlerinde icra takibi başlatabilecektir.
Davacı yan seçim hakkını sözleşmede hiç yer almayan ... İcra Daireleri olarak kullanmıştır.
Bu haliyle başlatılan icra takibinin yetkili olmayan icra dairesinde başlatıldığı ve davalıların icra dairesine olan yetki itirazlarında haklı oldukları anlaşılmıştır.
Benzer bir uyuşmazlığa ilişkin Yargıtay 11'inci Hukuk Dairesi'nin 2020/4586 Esas ve 2021/7116 Karar sayılı ilamında da;
"Bölge Adliye Mahkemesince, borçlu tarafından süresinde verilen borca itirazla birlikte icra müdürlüğünün yetkisine de itiraz edilmişse, mahkemenin öncelikle, dava şartı olan yetkili icra müdürlüğünde başlatılan geçerli bir takip olup olmadığını değerlendirmesi gerektiği, davacının takibe konu ettiği Genel Kredi Sözleşmesinin Aydın ilinde yapıldığı, kredi veren banka şubesinin de ... ilinde olduğu, davalıların ikametgahının da ...’da olduğu, davacı vekilinin istinaf dilekçesi ekinde sözleşmenin yetki düzenlemesine ilişkin sayfası ibraz edilmişse de, dosya içinde bulunan sözleşme fotokopisinde bu bölümün boş olduğunun görüldüğü, dolayısıyla sözleşmede yetki düzenlemesinin bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin takibin başlatıldığı icra müdürlüğünün yetkisine itirazı değerlendirerek takibin yetkisiz icra dairesinde başlatılması nedeniyle geçerli bir icra takibi olmadığından davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." denilmiştir.
Davacı tarafından yetki sözleşmesinde yer almayan ve HMK Genel yetki kurallarına göre davalının yerleşim yerinin yetkili olduğu davada;
Davalıların yerleşim yerinin MERNİS sistemi ve davalı tüzel kişinin MERSİS sistemi üzerinde yapılan sorgusunda " ..." adresi olmadığı görülmüştür.
Davalılardan Harun Kalfe'nin yerleşim yerinin MERNİS sistemi üzerinde yapılan sorgusunda ... adresi olduğu görülmüştür.
Davalılardan ...yerleşim yerinin MERNİS sistemi üzerinde yapılan sorgusunda ... adresi olduğu görülmüştür.
Davalılardan ...yerleşim yeri ise "..." olduğu görülmüştür.
Davaya konu uyuşmazlığa ilişkin Genel Kredi Sözleşmesinin incelemesinde ise ilgili Kredinin Davacı Bankanın .../ ... şubesinden kullanılmış olduğu anlaşılmıştır.
Davalının yetkili icra dairesini de doğru gösterdiği nazara alındığında bu haliyle de davalı yanın süresinde ve usulüne uygun olarak ileri sürmüş olduğu yetki itirazının haklı olduğuna kanaat getirilmiştir.
Hal böyle olunca davacı ... İcra dairelerinin yetkili olduğunu ispat edemediğinden, yetkisiz icra dairesinde takip yapılması sebebiyle usulsuz icra takibine dayalı açılan itirazın iptali davasında dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Usulüne uygun yetkili icra dairesinde takip yapılmadığı anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğundan dolayı USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 179,90 TL ilam harcından dava açılırken yatırılan 1.269,84 TL peşin harcın mahsubu ile fazla alınan 1.089,94 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
5-Davalı kendisinin vekil ile temsil ettirmediğinden, vekalet ücreti hususunda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
6-Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk dava şartı nedeniyle hazineden karşılanmış olan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin 02/06/2018 Tarihli ve 30439 Sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği m.26/4 hükmü uyarınca davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan tarafa okunmak suretiyle tefhim edildi. 21/06/2023