T.C.
GAZİANTEP
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:...
KARAR NO: ...
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ...
VEKİLLERİ: Av. ...
Av. ...
DAVACI: 2-...
VEKİLLERİ: Av. ...
Av....
DAVALI:...
VEKİLLERİ: Av. ...
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 17/05/2018
KARAR TARİHİ: 26/09/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kaldırma Kararından Önceki Yargılama;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09/04/2018 tarihinde müvekkillerinin çocukları olan ... okuldan eve gitmek için karşıdan karşıya geçmek isterken çok hızlı bir şekilde ... plaka sayılı aracı kullanan ... isimli kişinin müvekkilinin çocukları olan ... nun üzerine tedbirsiz şekilde gelip çarpmak sureti ile yaklaşık 60-70 metre sürüklendikten sonra olay anında yanlı bulunan müvekkilinin çocuğunu bırakıp kaçtığını, çocuğun vefat ettiğini, gerçekleşen ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma zararının oluştuğunu, yapılan başvuruya davalı sigorta şirketinin olumlu bir cevap verilmediğini tüm bu nedenlerle her bir davacı için şimdilik 1 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: usulüne uygun başvurunun bulunmadığını, kusur raporunun adli tıp kurumundan alınması gerektiğini, sgk dan ödeme alınıp alınmadığının araştırılmasını, asgari ücret üzerinden ehil aktüerya bilirkişisinden rapor aldırılmasını tüm bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Dava nevi itibariyle ölüm sebebiyle açılan destekten yoksun kalmaya yönelik Tazminat davasıdır.
Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacılar desteği yolun karşısına geçmek için geçiş yaptığı kesimin ilerisinde bulunan yaya geçidini kullanmamakla, geçiş yaptığı kesimin yolun sol kenarında orta refüj boyunca bariyer bulunduğundan araç sürücülerinin bu kesimden geçebilecek bir yaya beklentileri olmayacağını düşünmemekle, bariyerler ile bu kesimde yaya geçişinin yasak olduğu halde kendisine bildirildiği halde bariyerin altından taşıt yoluna kontrolsüzce girmekle , geçiş yaptığı kesimde durup aracın geçmesini beklememekle ilk geçiş hakkını araçlara vermemekle asli kusurlu olduğu, araç sürücüsünün ise olay yerine geldiğinde yolun sağ kenarındaki trafik işaretleri ile meskun mahale girdiği, yaya geçidine yaklaşmakta olduğu, azami hazının 50 km/h olduğu ve az ileride de hızını 30 km/h e düşürmesi gerektiği kendisine bildirildiği halde yüksek hızla seyirini sürdürmekle , yolun sağ kenarında 2-3 tane küçük çocuk gördüğü halde de bu çocukların yola girebileceğini öngörüp sol şeride geçtiği halde yine de hızını düşürmemekle bu çocukları ses cihazı ile uyarmamakla, hızının mahal şartlarına göre yüksek olmasının olayın sonucuna etkisi nedeniyle tali kusurlu olduğu anlaşılmış, karayolları fen heyetince oluşturulan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen oranlama mahkemece benimsenmiş olup, poliçe tarihi dikkate alınarak desteğin kusuru oranında aktüerya bilirkişisinin yaptığı hesaplamada indirim yapılmış, usulüne uygun başvuruya rağmen başvuruyu sonuçsuz bırakan davalı sigorta şirketinin tazminat ödemesine bahisle davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulmuştur.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2020/727 esas ve 2022/708 karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2020/727 esas ve 2022/708 karar sayılı ilamında;
"...Dava: trafik kazası sonucu ölüm nedeni ile ölenin yakınları tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;
Davacılar tarafından olay tarihi olan 09/04/2018 tarihinde dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın müşterek çocukları ...'na okul çıkışı karşıdan karşıya geçerken çarpması şeklinde meydana gelen kazada müşterek çocuklarının vefat ettiği belirtilerek destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmiştir.
1-Dosya içerisinde mevcut kaza tespit tutanağında; davacıların murisinin ve davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; davalı sigortalı araç sürücüsünün yola gerekli dikkati vermeyerek, hız, işaret ve levhalarına uymaması nedeni ile asli derecede % 75 oranında kusurlu olduğunun, davacıların murisi yayanın ise taşıt yolunun yaya ve okul geçidi ile kavşak girişi ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmelerinin yasak olması kuralına uymaması nedeni ile tali derecede % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece talimat yolu ile Karayolları Fen Heyetinden oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor aldırıldığı ve düzenlenen raporda; müteveffa yayanın geçiş yaptığı kesimin ilerisinde bulunan yaya geçidini kullanmayarak, yolun sol kenarında orta refüj boyunca bariyer bulunduğundan araç sürücülerinin bu kesimden geçebilecek bir yaya beklentisi olmayacağını düşünmemekle bu kesimde yaya geçişinin yasak olduğu halde karşıya geçmek istemesi nedeni ile asli derecede % 75 oranında kusurlu olduğu, davalı sigortalı araç sürücüsünün ise, olay yerinin sağ kenarında 2-3 tane çocuk gördüğü halde bu çocukların yola girebileceğini öngörüp sol şeride geçtiği halde yine de hızını düşürmediği bu çocukları ses cihazı ile uyarmayıp, hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığından % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, kazaya ilişkin Gaziantep 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/268 E. sayılı dosyasında aldırılan ATK raporunda davalı araç sürücüsünün tali, müteveffa yayanın asli derecede kusurlu olduğunun belirtildiği, bu itibarla hükme esas alınan Karayolları Fen heyetince düzenlenen kusur raporunun olayın oluş şekline ve ceza yargılamasında alınan ATK raporu ile uyumlu olduğu anlaşıldığından tarafların kusura ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı tarafça yetiştirme giderinin 11 ay eksik hesaplandığı belirtilerek istinaf itirazında bulunulmuştur.
Her baba ve annenin çocuğunu belli bir yaşa kadar büyütmek, yetiştirmek ödevi olup çocuğun ölümü nedeni ile artık yapılması gerekmeyecek yetiştirme giderlerinin belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi (anne ve babadan birinin ya da her ikisinin çalışıp çalışmadığına ilişkin ayrıksı durumlar da göz önüne alınarak) gerekmektedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasına göre desteğin 18 yaşında kazanç elde etmeye başlayacağı, bu yaşa kadar davacı annenin gelir getirici işte çalışması halinde davacıların, davacı annenin çalışmaması halinde ise sadece davacı babanın yetiştirme gideri yapacağı kabul edilmektedir.
Somut olayda davacıların desteği 25/11/2011 D.lu olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaza tarihi olan 09/04/2018 tarihinden 01/01/2029 tarihine kadar yetiştirme gideri hesaplandığı, davalı tarafça yapılan itiraz üzerine bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda ise; "müteveffanın 18 yaşı nazara alınarak söz konusu yaşı ikmal edeceği tarihe kadar iaşe bedelinin o yılın başına getirilmek suretiyle iskontolama yapıldığı müteveffanın 18 yaşını ikmal ettiği tarihte hak sahibi baba 48 yaşında olacak olup yapılan iaşe bedelinin 48 yaşa göre hesaplandığı" belirtilmiş ise de, ek rapor denetime imkan vermemektedir. Zira davalı tarafça murisin 25/11/2011 D.lu olup 18 yaşını 25/11/2029 tarihinde ikmal etmesine rağmen yetiştirme giderinin 01/01/2029 tarihine kadar 11 ay eksik hesaplandığı belirtilmesine rağmen bu hususta bilirkişi ek raporunda değerlendirme yapılmadığı ek raporun bu bakımdan denetime imkan vermediği anlaşıldığından davalı tarafın itirazları nazara alınarak bilirkişiden denetime imkan verir şekilde ek rapor alınarak sonucuna göre tarafların kazanılmış haklarıda nazara alınarak değerlendirme yapılması gerekmektedir.
3-Kabule göre de: Mahkemece dosya içerisinde mevcut aktüer raporuna göre kusur indirimi yapılarak sonuç maddi tazminat miktarı belirlenmiş ise de, 06/02/2019 Tarihli hesap raporunda davacı baba Hüseyin bakımından yetiştirme gideri tenzilinden sonra bulunan 46.376.76-TL tazminattan davalı tarafın % 75 kusur durumuna göre 34.782,57-TL tazminat belirlendiği, söz konusu kusur durumuna mahkemece itibar edilmemesi üzerine hükme esas alınan kusur raporunda davalı tarafın kusurunun % 25 olarak tespitinden sonra mahkemece 46.376,76-TL tazminat miktarından % 25 kusura isabet eden miktara hükmedilmesi gerekirken % 75 kusura isabet eden 34.782,57-TL üzerinden yeni belirlenen % 25 oranına göre hesaplama yapılarak davacı aleyhine daha az miktar tazminata hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenle, sair hususular incelenmeksizin HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve dairemiz kararına uygun şekilde tarafların kazanılmış hakları da nazara alınarak, davanın yeniden görülerek eksikliklerin giderilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir"... gerekçesi ile dosya yeniden mahkememize gönderilmiş ve işbu esasa kaydı yapılmıştır.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2020/727 esas ve 2022/708 karar sayılı ilamı sonrası yapılan yargılamada ;
Yeni duruşma günü taraflara tebliğ edilmiştir.
Kaldırma Kararı doğrultusunda mahkememizin 09/09/2022 tarihli tensip tutanağı 2 nolu ara kararı uyarınca dosyanın yeniden ek rapor tanzim eden aktüerya bilirkişisine tevdi edilerek kaldırma kararı doğrultusunda ek rapor hazırlanılması istenilmiş bilirkişi tarafından 13/10/2022 tarihli hazırlanan raporda özetle; Hak sahibi anne yönünden iaşe gideri tenkis edilmemesi gerektiğinin kabulü halinde; Hak sahibi baba ...'nun gerçek zararının 31.981,16 TL olduğunu, hak sahibi Anne ...'nun gerçek zararının 50.361,05 TL olmak üzere gerçek zarar toplamının 82.342,21 TL olduğunu, Hak sahibi anne yönünden iaşe gideri tenkis edilmesi gerektiğinin kabulü halinde hak sahibi baba ...'nun gerçek zararının 31.981,16 TL olduğunu, Hak sahibi anne ...'nun gerçek zararının 40.761,39 TL olmak üzere gerçek zarar toplamının 72.742,55 TL olduğu görüş ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Akabinde mahkememizin 1 nolu celse 1 nolu ara kararı uyarınca dosya ek rapor hazırlanmak üzere yeniden aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişiden güncel asgari üzerinden hesaplama yapılarak rapor hazırlanması istenilmiş bilirkişi tarafından hazırlanan 21/03/2023 tarihli ek raporda özetle; Hak sahibi anne yönünden iaşe gideri tenkis edilmemesi gerektiğinin kabulü halinde; Hak sahibi baba ...'nun poliçe teminat limitine tekabül eden gerçek zararı 147.293,98 TL olduğunu, Hak sahibi anne ...'nun poliçe teminat limitine tekabül eden gerçek zararı 212.706,02 TL olmak üzere, gerçek zarar toplamının 360.000,00 TL olduğunu, hak sahibi anne yönünden iaşe gideri tenkis edilmesi gerektiğinin kabulü halinde; Hak sahibi baba ...'nun gerçek zararı 158.076,58 TL olduğunu, Hak sahibi anne ...'nun gerçek zararı 197.106,28 TL olmak üzere, gerçek zarar toplamının 355.182,86 TL olduğunu, TRH 2010 YAŞAM TABLOSU ( Progresif Rant Yöntemi) göre Hak sahibi anne yönünden iaşe gideri tenkis edilmemesi gerektiğinin kabulü halinde; Hak sahibi baba ...'nun poliçe teminat limitine tekabül eden gerçek zararı 150.282,63 TL olduğunu, Hak sahibi anne ...'nun poliçe teminat limitine tekabül eden gerçek zararı 209.717,37 TL olmak üzere, gerçek zarar toplamı 360.000,00 TL olduğunu, Hak sahibi anne yönünden iaşe gideri tenkis edilmesi gerektiğinin kabulü halinde; Hak sahibi ...'nun poliçe teminat limitine tekabül eden gerçek zararı 158.634,45 TL olduğunu, Hak sahibi ...'nun poliçe teminat limitine tekabül eden gerçek zararı 201.365,55 TL olmak üzere, gerçek zarar toplamı 360.000,00 TL olduğunu mahkememize bildirmiştir.
Dosya son olarak davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilen talep dilekçesi doğrultusunda mahkememizin 14/07/2023 tarihli ara kararı gereğince güncel asgari tutar üzerinden hesaplama yapılmak üzere yeniden aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş bilirkişi tarafından hazırlanan 03/09/2023 tarihli ek raporda özetle; TRH 2010 YAŞAM TABLOSUNA GÖRE (Devre Başı Ödemeli Belirli Süreli Rant Yöntemi) Olayda müteveffanın %25 oranında kusurlu olduğunun kabulü halinde: Hak sahibi anne yönünden iaşe gideri tenkis edilmemesi gerektiğinin kabulü halinde; Hak sahibi ...'nun poliçe teminat limitine tekabül eden gerçek zararı 148.387,08 TL olduğunu, Hak sahibi ...'nun poliçe teminat limitine tekabül eden gerçek zararı 211.612,92 TL olmak üzere, gerçek zarar toplamı 360.000,00 TL olduğunu, Hak sahibi anne yönünden iaşe gideri tenkis edilmesi gerektiğinin kabulü halinde; Hak sahibi ...'nun gerçek zararı 160.440,32 TL olduğunu, Hak sahibi ...u'nun gerçek zararı 199.559,68 TL olmak üzere, GERÇEK ZARAR TOPLAMI 360.000,00 TL olduğunu, Olayda müteveffanın %75 oranında kusurlu olduğunun kabulü halinde: Hak sahibi anne yönünden iaşe gideri tenkis edilmemesi gerektiğinin kabulü halinde;Hak sahibi ...'nun gerçek zararı 71.519,06 TL olduğunu, Hak sahibi ...'nun gerçek zararı 101.992,43 TL olmak üzere, gerçek zarar toplamının 173.511,49 TL olduğunu, Hak sahibi anne yönünden iaşe gideri tenkis edilmesi gerektiğinin kabulü halinde; Hak sahibi ...'nun gerçek zararı 71.519,06 TL olduğunu, Hak sahibi ...u'nun gerçek zararı 88.957,20 TL olmak üzere, gerçek zarar toplamının 160.476,26 TL olduğunu, TRH 2010 YAŞAM TABLOSU ( Progresif Rant Yöntemi) Olayda müteveffanın %25 oranında kusurlu olduğunun kabulü halinde: Hak sahibi anne yönünden iaşe gideri tenkis edilmemesi gerektiğinin kabulü halinde; Hak sahibi ...'nun poliçe teminat limitine tekabül eden gerçek zararı 150.961,48 TL olduğunu, Hak sahibi ...'nun poliçe teminat limitine tekabül eden gerçek zararı 209.038,52 TL olmak üzere, gerçek zarar toplamının 360.000,00 TL olduğunu, Hak sahibi anne yönünden iaşe gideri tenkis edilmesi gerektiğinin kabulü halinde; Hak sahibi ...'nun poliçe teminat limitine tekabül eden gerçek zararı 158.780,02 TL olduğunu, Hak sahibi ...'nun poliçe teminat limitine tekabül eden gerçek zararı 201.219,98 TL olmak üzere, gerçek zarar toplamının 360.000,00 TL olduğunu, Olayda müteveffanın %75 oranında kusurlu olduğunun kabulü halinde: Hak sahibi anne yönünden iaşe gideri tenkis edilmemesi gerektiğinin kabulü halinde; Hak sahibi ...'nun gerçek zararının 115.567,05 TL Hak sahibi ...'nun gerçek zararı 160.027,35 TL olmak üzere, gerçek zarar toplamının 275.594,40 TL olduğunu, Hak sahibi anne yönünden iaşe gideri tenkis edilmesi gerektiğinin kabulü halinde; Hak sahibi ...'nun gerçek zararı 115.567,05 TL Hak sahibi ...'nun gerçek zararının 146.456,71 TL olmak üzere, gerçek zarar toplamının 262.023,76 TL olduğunu, mahkememize bildirmiştir.
Davacı vekilinin 07/09/2023 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava değerinin 275.594,40 TL olarak arttırdığı görülmüştür.
Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davacı ... bakımından 115.567,05 TL, diğer davacı ... bakımından 160.027,35 TL destekten yoksun kalma tazminatının 14/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 275.594,40 TL üzerinden alınması gereken 18.825,85 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harç ile 941,27 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 17.848,68 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen 35,90 TL başvurma harcı, 35,90 peşin harç, 941,27 TL ıslah harcı ve 3.507,30 yargılama giderinin toplamından oluşan 4.520,37 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
5-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 18.490,73 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'na VERİLMESİNE,
6-Davacı ...kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 25.604,38 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'na VERİLMESİNE,
7-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK m.345/1 hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan taraflara okunmak suretiyle tefhim edildi. 26/09/2023