T.C.
GAZİANTEP
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ....
KARAR NO: ....
HAKİM: ....
KATİP: ....
DAVACI: ....
VEKİLİ: ........
VEKİLİ: ....
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 10/05/2018
KARAR TARİHİ: 13/06/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; 11/10/2017 tarihinde müvekkil .... .... yolcu konumunda bulunduğu elektrikli motosiklet ile, .... mahallesi .... caddesi üzerinde seyir halinde iken ara sokaktan aniden ana caddeye çıkan dava dışı .... .... sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın müvekkile çarpması trafik kazasının meydana geldiği, İşbu trafik kazası nedeniyle Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı, Kazaya karışan.... plakalı araç; .... Sigorta Kooperatifi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi yaptırılmış olup, poliçe kapsamında poliçe limiti ile araç sürücüsünün kusuru oranında müvekkilinin maddi zararından sorumlu olduğunu, Kazanın oluşumunda tali yoldan ana yola aniden ve aşırı hızla çıkarak kazanın oluşumuna sebebiyet veren .... sayılı araç sürücüsü .... ....,'nin asli ve tam kusurlu olduğunu, buna rağmen müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, Müvekkil .... ....’in dava konusu trafik kazası nedeniyle; iş görmezliğinden ve bakıcı giderlerinden kaynaklı şimdilik 5.000,00TL Maddi Tazminatın (belirsiz alacak), dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA:
Davalı .... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle: Yetki itirazlarının bulunduğu, Kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, Davacının maluliyetinin tespitinin “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’e göre belirlenmesi dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, kusur ve maluliyetin tespitinin ardından aktüeryal hesaplamanın Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen aktüerler tarafından yerine getirilmesini, Davaya yönelik tüm beyanlarının dikkate alınmak suretiyle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, aksi takdirde hesaplanacak olan tazminat tutarından dilekçemizde belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı .... sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Açılan davanın reddini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER:
1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları,
2-Kazaya ilişkin soruşturma dosyası ve kaza tespit tutanağı,
3-Davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen ZMSS poliçesi ve hasar dosyası,
4-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar,
5-Dosyada mündemiç kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları,
6-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası neticesinde meydana cismani zarar nedeniyle geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri, tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkememizce verilen 2018/599 Esas, 2020/254 Karar sayılı ve 19/02/2020 Tarihli karar Gaziantep Bölge adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/1053 Esas, 2022/1017 Karar sayılı ve 25/05/2022 Tarihli ilamı ile "...Dava, trafik kazası sonucu maruz kalınan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan doğruya talep ve dava hakkı’ başlıklı 97. maddesinde; “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü; aynı maddenin 18. fıkrasında ise; özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Somut olayda, davacı vekilinin 10/04/2018 tarihli dilekçesi ile davalı sigorta şirketine bedensel zarardan doğan tazminat için başvuruda bulunduğu ancak davalının ödeme talebine cevap vermediği anlaşılmaktadır. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru zorunluluğu bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlenmiş olmasına göre, davacı vekilinin özel dava şartı olarak düzenlenen Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi kapsamında zorunlu başvuru şartını yerine getirdiği gözetilerek işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu yönde davacı vekili tarafından yapılan istinaf itirazının kabulü le mahkeme kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir..." denilerek kaldırılmıştır.
Kaldırma sonrasında dosya mahkememizin 2022/629 esasına kaydedilmiş ve taraflar usulünce davet edildikten sonra kaldırma ilamında belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunmuştur.
Davaya konu kazaya bakıldığı zaman kazaya karışan aracın.... olmasına rağmen soruşturma dosyasında sehven .... olarak belirtildiği, davacı tarafın dava dilekçesi ile husumeti .... plakalı aracın sigortacısına yönelttiği, yargılama esnasında doğru araç plakasının .... olduğunun anlaşıldığı, mahkememizce kaldırma öncesinde davacı tarafından taraf değişikliği talebinin kabul edildiği, bu durumun isabetli olduğu ve kaldırma kararında da bu yönde bir kaldırma nedenine yer verilmediği, önceki karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulduğu ve istinaf başvurusunun kabul edildiği, bu haliyle asgari ücret bakımından davalı yanın herhangi bir usuli kazanılmış hakkının bulunmadığı, mahkememizce bu bağlamda güncel asgari ücret bakımından ek rapor aldırıldığı, hazırlanan 13/01/2023 tarihli ek raporun yerleşik içtihatlara uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı vekilince ıslah dilekçesi ile talepleri 185.359,73 TL'ye yükseltildiği, davanın belirsiz alacak davası olması nedeniyle bir kez bedel artırım ve bir kez de ıslah yoluna başvurulmasının yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca mümkün olduğu, yine 6100 sayılı HMK m.177/2 uyarınca kaldırma sonrasında tahkikata ilişkin bir işlem yapıldığında ıslahın mümkün bulunduğu, mahkememizce ek rapor alınarak tahkikata ilişkin işlem yapıldığı ve bu haliyle de davacı tarafın ıslah talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Yine ıslah dilekçesi 6100 sayılı HMK m.177/3 hükmü uyarınca davalı vekiline usulünce tebliğ edilmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, 13.904,94 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 168.788,54 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.666,25 TL bakıcı gideri tazminatının dava tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 185.359,73 TL üzerinden alınması gereken 12.661,92 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harç ile toplam 616,03 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 12.009,99 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen 35,90 TL başvurma harcı, 35,90 peşin harç, 616,03 TL ıslah harcı, 253,80 TL keşif harcı ve 3.005,00 TL yargılama giderinin toplamından oluşan 3.946,63 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın kabul edilen değeri üzerinden hesaplanan 28.803,96 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/06/2023