T.C.
GAZİANTEP
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:....
KARAR NO:....
HAKİM: ....
KATİP: ....
DAVACILAR: 1....
VEKİLİ: ....
DAVALI: ....
VEKİLLERİ: ....
DAVA İHBAR OLUNAN : ....
VEKİLİ:....
DAVA İHBAR OLUNAN....
VEKİLİ: ....
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 22/02/2022
KARAR TARİHİ: 13/06/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; 17.11.2021 tarihinde gerçekleşen kazada davacıların murisi .... .... vefat ettiği, 7.11.2021 tarihinde meydana gelen kazada, müteveffa .... .... herhangi bir kusurunun bulunmadığını, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/65758 soruşturma sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre; .... plaka sayılı araç sürücüsü .... .... .... asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, Kazaya karışan ....plakalı araç, davalı .... Sigorta A.Ş.'nin .... numaralı poliçesi ile ZMSS kapsamında sigortalı olduğunu, Davalılara zararın tazmini konusunda başvuru yapmak amacıyla kazaya ilişkin tüm evraklar 13/12/2021 açıklanan nedenlerle Her bir davacı için 100 TL destekten yoksun kalma tazminatının , şimdilik toplamda 500,00-TL'nin başvuru tarihi olan 13.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesini, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı taleplerinin zaman aşımına uğradığını iddia ederek davanın reddinin gerektiğini savunmuştur, Davaya konu kazadan bir hafta sonra gerçekleşen ölüm ile kaza arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı ve kesin ölüm sebebinin her türlü şüpheden uzak bir şekilde belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilerek rapor alınması gerektiğini, Bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları,
2-Kazaya ilişkin soruşturma dosyası ve kaza tespit tutanağı,
3-Davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen ZMSS poliçesi ve hasar dosyası,
4-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar,
5-Dosyada mündemiç kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları,
6-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası neticesinde meydana cismani zarar nedeniyle geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir.
Kazaya ilişkin bilgiler;
Davaya konu kaza 17/11/2021 tarihinde ....plakalı aracın ...., ....ve .... plakalı araçlara çarpması ve ....plakalı aracın da çarpmanın etkisiyle yaya kaldırımı üzerinde bulunan yaya .... ....’e çarpması neticesinde meydana gelmiştir.
Davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce yapılan başvuru;
Dosyada yer alan tebliğ mazbatası tetkik edildiğinde davacının iş bu davayı açmadan önce 13/12/2021 tarihinde davalıya başvuru yaparak 2918 sayılı KTK m.97 hükmünde düzenlenmiş olan başvuru şartını yerine getirmiş olduğuna kanaat getirilmiştir.
Arabuluculuk dava şartı bakımından yapılan değerlendirme;
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/14429 Esas, 2021/5729 Karar sayılı ve 29/09/2021 Tarihli ilamı ile Gaziantep 17. Hukuk Dairesi'nin 2021/1131 Esas, 2023/261 Karar sayılı ve 03/02/2023 Tarihli ilamında belirtildiği üzere eldeki dava bakımından arabuluculuk dava şartı bulunmadığı belirtilmiş olup bu nedenle arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmıştır.
Davacıya kaza nedeniyle herhangi bir gelir bağlanıp bağlanmadığı yönünden yapılan tespit;
Gaziantep Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış olup davaya konu kazaya istinaden davacılara herhangi bir gelir bağlanmadığı anlaşılmıştır.
Kusur yönünden yapılan değerlendirme;
Kazaya ilişkin soruşturma dosyası tetkik edildiğinde kaza tespit tutanağının tanzim edilmiş olduğu görülmektedir. Öte yandan mahkememizce de kusur yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor tanzim sağlanmıştır.
.... plakalı araç sürücüsü....ın, K.T.Kanununun 46/c maddesine aykırı davranışı ile meydana gelen olayda ağır ihlal ve ihmalinin olduğu,
....plakalı araç sürücüsü....’ın, meydana gelen olaya etken hatalı davranışının olmadığı,
....plakalı araç ile....8 plakalı araç sahibi/işletenlerinin meydana gelen olaya etken hatalı davranışlarının olmadığı,
Yaya ....’in meydana gelen olaya etken hatalı davranışının olmadığı görüş ve kanaatini içerir raporun ibraz edildiği görülmüştür.
Bu haliyle bilirkişi raporunda kazanın gerçekleşme şeklinin doğru bir şekilde irdelendiği, tespitletin kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu, bu şekilde kanaate varıldığı ve bu haliyle de raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiş ve hükme esas alınmıştır.
İlliyet bağı yönünden yapılan değerlendirme;
Önemle belirtmek gerekir ki iş bu dava kapsamında davacıların davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilmesi için davalı sigorta şirketince sigortalı aracın karıştığı kaza ile davacıların desteğinin ölümü arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir.
Dosya kapsamında hazırlanan 31/10/2022 tarihli ATK raporunda:17/11/2021 tarihinde araç dışı trafik kazası nedeniyle yaralandığı, kaldırıldığı hastanede tedavisinin ardından 21/11/2021 tarihinde taburcu edildiği, rahatsızlanması üzerine 23/11/2021 tarihinde tekrar hastaneye kaldırıldığı ve 24/11/2021 tarihinde öldüğü bildirilen Bakır kızı 14/08/1983 doğumlu .... .... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgeler ile otopsi raporunda bulunan veriler değerlendirildiğinde,Otopsisinde tespit edilen sternum kırığının lokalizasyonu ve özellikleri dikkate alındığında;
Yeniden canlandırma işlemi sırasında husulünün mümkün olduğu,
2.Kişinin tıbbi belgelerinde zehirlenme bulgusu tanımlanmadığı, otopsi sırasında alınan doku örneklerinin Kimya İhtisas Dairesince yapılan incelemesinde tedavisinde kullanılan ilaç etken maddeleri tespit edildiği, tedavi düzeyinde oldukları, toksik düzeyde olmadıkları dikkate alındığında;
Kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı,
3.Adli dosyada kayıtlı bilgilerde; kişinin 17/11/2021 tarihinde araç dışı trafik kazası nedeniyle yaralandığı, kaldırıldığı hastanede yapılan muayene ve tetkiklerinde sağ tibia ve fibula parçalı kırığı, sakrum kırığı, sağ superior ve inferior pubik kol kırığı ve L5 omur kırığı saptandığı, ortopedi tarafından ameliyat edildiği, tedavisinin ardından 21/11/2021 tarihinde taburcu edildiği, 23/11/2021 tarihinde rahatsızlanması üzerine tekrar hastaneye kaldırıldığı, tetkiklerinde akciğerde her iki pulmoner arterde emboli saptandığı, yoğun bakım ünitesine yatırıldığı, tedavisinin düzenlendiği, genel durumunun kötü olduğu, 24/11/2021 tarihinde solunum ve dolaşımının durduğu, yeniden canlandırma işlemine yanıt vermediğinin kayıtlı olduğu, otopsisinde akciğer damarlarında ve bacak toplar damarlarında pıhtı görüldüğü, iç organların histopatolojik tetkikinden elde edilen bulgular ve ölümün meydana geliş şekli birlikte değerlendirildiğinde;
Kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı pelvis, ekstremite, omur kırıkları ve buna bağlı gelişen akciğer embolisi sonucu meydana gelmiş olduğu,
4.Kişinin 17/11/2021 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağı bulunduğunun mütalaa edildiği görülmüştür.
Bu haliyle de davacıların davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceğine kanaat getirilmiştir.
Talep edilebilecek tazminat miktarının belirlenmesi yönünden yapılan değerlendirme;
Burada davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi noktasında baz alınacak yaşam tablosu ve uygulanacak hesaplama yönteminin de ayrıca irdelenmesi gerekmektedir. Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/1290 Esas, 2021/751 Karar sayılı ve 21/05/2021 Tarihli ilamında "...Mahkemece yapılacak iş, bilirkişi kuruluna anılan yönetmelik çerçevesinde yeni bir maluliyet raporu tanzim ettirdikten sonra, davacının muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenerek, hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması için yeni bir aktüerya raporu almaktan ibaret olup..." denilmektedir.
Dosyada yer alan 17/01/2023 tarihli aktüerya bilirkişi raporu dikkate alındığında bu şekilde bakiye ömre ilişkin tespitin doğru bir şekilde yapıldığı anlaşılmıştır. Yine raporda hesaplama yöntemi olarak progresif rant yönteminini benimsendiği, işlemiş aktif dönem, işleyecek aktif dönem ve işleyecek pasif dönem hesaplamalarının ayrı ayrı ve isabetli olarak yapıldığı, bu hususların yanısıra poliçe limiti nazara alınarak garame hesabının da doğru bir biçimde yapıldığı anlaşılmıştır. Bu haliyle de raporun dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiştir.
Bu haliyle de raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmış ve hükme esas alınmıştır.
Bedel artırım talebi;
Davacı vekili dosyaya sunduğu 09/05/2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile davacıların destekten yoksun kalma tazminatı bakımından taleplerini toplam 371.464,07 TL'ye artırmıştır.
Davacı vekilince artırılan bedel miktarı bakımından 492 sayılı Harçlar Kanunu m.28/1-a hükmü uyarınca alınması gereken harcı da yatırmış olduğu tespit edilmiştir.
Bedel artırım dilekçesi davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Faiz başlangıcı yönünden yapılan değerlendirme;
Davacı vekili temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi talebinde bulunmuştur.
Davacının iş bu davayı açmadan önce davalı sigorta şirketine yaptığı başvuru davalı sigorta şirketine 13/12/2021 tarihinde ulaşmıştır. Bu noktada 2918 sayılı KTK m.99/1 hükmünde "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." denilmektedir. Bu haliyle davalının temerrüde düşme tarihi 24/12/2021 tarihidir.
Bu açıklamalar doğrultusunda da hüküm altına alınan tazminat miktarlarına davalının temerrüde düştüğü tarih olan 24/12/2021 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir.
Yapılan açıklamalar doğrultusunda da davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL ve KISMEN REDDİ ile; davacı .... .... bakımından 285.405,08 TL, davacı .... .... bakımından 12.652,06 TL, davacı .... .... bakımından 15.443,64 TL, davacı .... .... bakımından 21.556,39 TL, davacı .... .... bakımından 34.212,55 TL destekten yoksun kalma tazminatının 2918 sayılı KTK m.99/1 hükmü uyarınca davalının temerrüde düştüğü tarih olan 24/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, fazlaya dair taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 369.269,72 TL üzerinden alınması gereken 25.224,81 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç ile toplam 1.585,50 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 23.558,61 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 peşin harç ve 1.585,50 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen toplam 3.682,00 TL yargılama giderinin davanın kabul (%99,41) ve ret (%0,59) oranlarına göre hesaplanan 3.660,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
6-Davacı .... .... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 42.956,71 TL vekalet ücretinin davalı .... Sigorta Anonim Şirketin'den alınarak davacı .... .... VERİLMESİNE,
7-Davacı .... .... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalı .... Sigorta Anonim Şirketin'den alınarak davacı .... .... VERİLMESİNE,
8-Davacı .... .... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalı .... Sigorta Anonim Şirketin'den alınarak davacı .... .... VERİLMESİNE,
9-Davacı .... .... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalı .... Sigorta Anonim Şirketin'den alınarak davacı .... .... VERİLMESİNE,
10-.... .... .... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalı .... Sigorta Anonim Şirketin'den alınarak davacı .... .... VERİLMESİNE,
11-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın ret edilen değeri üzerinden hesaplanan 587,62 TL vekalet ücretinin davacı .... .... alınarak davalı .... Sigorta Anonim Şirketi'ne VERİLMESİNE,
12-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın ret edilen değeri üzerinden hesaplanan 540,97 TL vekalet ücretinin davacı .... .... alınarak davalı .... Sigorta Anonim Şirketi'ne VERİLMESİNE,
13-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın ret edilen değeri üzerinden hesaplanan 438,73 TL vekalet ücretinin davacı .... .... alınarak davalı .... Sigorta Anonim Şirketi'ne VERİLMESİNE,
14-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın ret edilen değeri üzerinden hesaplanan 227,03 TL vekalet ücretinin davacı .... .... alınarak davalı .... Sigorta Anonim Şirketi'ne VERİLMESİNE,
15-Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk kurumu nedeniyle hazineden karşılanmış olan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
16-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; davacılar vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı HMK m.345/1 hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi. 13/06/2023