T.C.
GAZİANTEP
2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ...
KARAR NO: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI : ... -
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/07/2023
KARAR TARİHİ: 12/07/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ülkemizde 6 şubat 2023 tarihinde meydana gelen deprem felaketinde ikamet ettiği bağımsız bölüm de zarar gördüğünü, sitenin ... Anonim Şirketi tarafından sigortalandığını, konutta meydana gelen zararların bir an önce tamirini ve tamiratının yapılması için talepte bulunulduğunu, ancak sigorta şirketi tarafından reddedildiğini, konutun eski haline getirilmesi için tespit edilen bedelin raporla davalıya tebliğ olduğunu ve Gaziantep İcra Dairesinde .../50846 dosya numarasıyla icra takibi başlatıldığını ve davalı tarafça icra takibinin durdurulduğunu beyanla davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Dava sigorta poliçesinde kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
6502 sayılı tüketicinin korunması hakkındaki kanunun İkinci maddesinde, söz konusu kanunun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsadığı düzenlemesine yer verilmiş, üçüncü maddede ise tüketici işlemi tanımlanmış, mal ve hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifadelerine yer verilmiştir. Bu düzenlemeler ile sigorta şirketi ve tüketiciler arasındaki sigorta sözleşmesinden kaynaklanan her türlü ilişkinin tüketicinin korunması hakkındaki kanun kapsamına alınmış olduğunu açıkça göstermektedir. Ayrıca aynı yasanın 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez denilerek 6502 sayılı kanunun tüketici işlemlerinde mutlak uygulama alanı bulacağı ayrıca vurgulanmıştır.
Tüketici; “Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişileri” (m. 3/k); sağlayıcı ise; “Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye hizmet sunan gerçek veya tüzel kişileri” (m. 3/ı) ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Öte yandan, 6502 sayılı Kanun’un kapsamı belirlenirken “her türlü tüketici işleminden” bahsedilmiş olup, “tüketici işlemi”nin ne olduğu da “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre; Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanmıştır (3/l). Bir hukukî işlemin, 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.01.2020 tarihli ve 2017/19-1637 E., 2020/13 K. sayılı kararında da yer verilmiştir.
Mahkememizce UYAP entegrasyon sorgusu yapıldığında davacının devlet memuru olarak çalıştığı, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28'inci maddesi dikkate alındığında da davacının tacir veya esnaf olamayacağı kanaatin varılmıştır.
Bunun yanında davacının dava dilekçesi tetkik edildiğinde de sigortalanan taşınmazın davacının ailesi ile birlikte ikamet ettiği taşınmaz olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Deprem sigortası akdedilen taşınmazın mesken niteliğinde olduğu ve davalı kurum ile aralarında akdedilen sigorta sözleşmesinin de bir tüketici işlemi olmasından dolayı, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığa bakma görevi, 6502 sayılı TKHK m. 3, 73/1 ve 83/2 hükümleri uyarınca tüketici mahkemesine ait bulunmaktadır.
Davacı, ticari ve mesleki amaçlarla hareket etmeyip tüketici sıfatına haizdir. Dava konusu alacağın dayanağı işlemin 6502 sayılı Kanun’un 3. maddesi kapsamında bir tüketici işlemi olduğundan ve tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevli bulunmaktadır. (Emsal kararlar içinz bknz. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6'ncı Hukuk Dairesi'nin 2021/2740 Esas ve 2022/2276 Karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17'nci Hukuk Dairesi'nin 2021/313 Esas ve 2021/435 Karar sayılı ilamı,)
Tüm dosya kapsamı ve yapılacak yargılama neticesinde;Davanın yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasadan sonra açılmasına, 6502 sayılı yasanın 73/1. maddesindeki düzenlemede belirtildiği üzere, davacı tüketici konumunda olup davalı sigorta şirketi ile aralarında aktedilen sigorta sözleşmesinin bir tüketici işlemi olması ve tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında davanın görevsizlik nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı HMK m.114/1-c ve m.115/2-1. cümle hükümleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-6100 sayılı HMK m.20 hükmü gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde talepte bulunulması halinde dosyanın davaya bakmakla görevli Gaziantep Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı HMK m.20 hükmünde öngörülen yasal süre içerisinde talepte bulunulmaması halinde yine 6100 sayılı HMK m.20-2. cümle hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin taraflara İHTARINA,
4-Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti gibi hususların görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair, tarafıların yokluğunda dosyanın incelenmesi neticesinde gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi. 12/07/2023